T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari taşınır kira sözleşmesi kaynaklı vinç kiralama alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Bu itirazın iptali davası, ticari nitelikteki taşınır kira sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacının kiraladığı vincin bedeli için davalı hakkında başlattığı icra takibine yapılan itirazın kaldırılması talebini içermektedir; davalı, hizmeti almadığını ve faturanın tek taraflı düzenlendiğini iddia ederken, mahkemece görevlendirilen mali müşavir bilirkişi, davacı şirketin ticari defterlerini inceleyerek davalının belirli bir miktar borcu olduğunu tespit etmiş ve raporu hükme esas alınabilir bulmuştur.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirkete ait vinçin davalı tarafından kiralandığını, karşılığında davalı adına 07.02.2023 tarihli .... nolu 70.800,00 TL bedelli fatura tanzim edildiğini, davalı tarafın söz konusu faturaya istinaden kısmi ödeme yapması ve bakiye borcu ödemesi üzerine davalı aleyhine alacağın tahsili için İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından borca ve ferilerine itiraz edildiğini, davalının yetki itirazı doğrultusunda icra dosyasının Ağrı İcra Müdürlüğü'ne gönderildiğini, dosyanın ... Esasa kaydının yapıldığını, Ağrı İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyasından davalıya ödeme emri gönderildiğini ve davalının haksız ve kötüniyetli borca itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının takibe itirazı üzerine arabuluculuğa başvurulduğunu, Ağrı Arabuluculuk Bürosu’nun ... büro numara, ... arabulculuk dosya numaralı 20.10.2023 tarihli son oturum tutanağı ile “tarafların anlaşamadıklarını, müvekkil şirketin adresinin "... Mahallesi, ... Sokak, No:1 D:3 Bakırköy-İstanbul olduğunu, yetkili ve görevli mahkemenin Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davalının alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla haksız yere takibe itiraz ettiğini, itirazının yerinde olmadığını, müvekkiline borçlu bulunan ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden davalı borçlunun haksız itirazının iptalini ve davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Davalı müvekkilin adresinin "... Mahallesi, .... Caddesi No:█████ Merkez / Ağrı" olduğunu, bu nedenle yetkili mahkemenin Ağrı Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin davaya konu edilen faturanın karşılığı olan hizmeti alamadığını, davacı tarafından tek taraflı olarak fatura tanzim edildiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafından sunulmayan bir hizmetin karşılığı olarak müvekkilinden ödeme yapılmasının beklendiğini, müvekkilinin aleyhine haksız bir şekilde icra takibi başlatıldığını, dosya yetkili icra müdürlüğü olan Ağrı İcra Müdürlüğü'nün .... esasına kaydedildiğini, dava konusu faturanın tanzim edilmesine dayanak oluşturan hizmetin müvekkiline ifa ettiğini, dosyada davacı tarafından faturada belirtilen hizmetin sunulduğunu ispatlar nitelikte herhangi bir delilin bulunmadığını, dosya kapsamında yalnızca davacı tarafın tek taraflı olarak düzenlediği bir faturanın bulunduğunu, faturanın tek başına alacağın varlığını gösteremeyeceğini, faturada belirtilen hizmetin sunulmuş oludğu anlamını taşımayacağını, mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorunda olduğunu, davacı tarafından dava konusu edilen faturadaki hizmetin müvekkiline sunulmadığını, aksini ispat edecek delilin de bulunmadığını, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin itirazında haklı olduğunu, davalının haksız ve kötü niyetli olduğunun aşikar olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Bakırköy .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas ... Karar sayılı ilamıyla görevsizlik kararı verilmiş olup, dosya mahkememize gönderilmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE;Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Ağrı İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 42.121,81 TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;"Davacı tarafa ait 2023 Yılı ticari defterlerinin tasdik işlemleri yasal süreleri içerisinde yapıldığı,Ödeme emirinin düzenlendiği 28.08.2023 tarihinde davacının davalıdan toplamda 40.800,00 TL tutarında alacaklı olduğu görülmüştür. İcra-inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı konularının Sayın Mahkeme’nin takdirinde olacağı," şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır.HMK'nın MADDE 222. maddesinde;"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Taraflar bilirkişi raporuna herhangi bir itirazda bulunmamışlardır. Davacı tarafından davadan önce ihtarname gönderilmediği, bu sebeple temerrüt oluşmadığı, usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 40.800,00 TL asıl alacak olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Ağrı İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen İPTALİ ile takibin 40.800,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2- 40.800,00 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 2.787,04 TL ilam harcından peşin alınan 719,34 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.067,708 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,4-Davacı tarafından sarf edilen 195,80TL Başvuru Harcı, 719,34 TL Peşin Harç olmak üzere toplam 915,14 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 3.022,09TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 97,90 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.080,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 9.080,00 TL den kabul red oranına göre hesaplanan 8.795,06 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 40.800,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 9-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı █████/2026Katip ... ✍e-imzalıdırHakim ...✍e-imzalıdır