Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ayıplı pasta hattı teslimatı ve eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ile ihtiyati haciz talepli gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir gıda şirketinin diğer bir şirketten 182.500 USD karşılığında sipariş ettiği pasta üretim hattının eksik, ayıplı ve taahhüt edilenden farklı şekilde teslim edilmesi nedeniyle ortaya çıkan bir alacak davasını özetlemekte olup; davacı şirket, yapılan delil tespiti ve arabuluculuk süreçlerinin başarısızlıkla sonuçlanması üzerine, sözleşmeden dönerek ödenen bedelin tamamen iadesini veya ayıp oranında bedel indirimi talep etmekte ve davalının temerrüdü ile yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle alacağını güvence altına almak amacıyla 1.000.000 TL tutarında ihtiyati haciz kararı verilmesini istemektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin █████/2024 tarih 2024/... Esas 2024/... Karar sayılı dosyasında verilen görevsizlik kararı sonucu, Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ... Gıda Unlu Mamüller İnş. Taah. San. ve Tic. LTD. ŞTİ.'nin ... Paslanmaz Çelik Gıda Mak. İmal. Tic. ve LTD. ŞTİ. ile faaliyet alanı olan "pastacılık" alanında kullanmak üzere bir pasta hattı ürettirmek üzere anlaştıklarını, taraflar arasındaki anlaşma bedelinin 182.500 USD olarak belirlendiğini, dava dilekçesinin EK-1 isimli dokümanında ise ... Paslanmaz Çelik Gıda Mak. İmal. Tic. Ve LTD. ŞTİ. tarafından müvekkili şirkete 182.500 USD karşılığında imalat ve teslimi gerçekleştirilecek olan pasta hattına ilişkin çizim ve teknik detayların yer aldığını, lakin ... Paslanmaz Çelik Gıda Mak. İmal. Tic. Ve LTD. ŞTİ.'nin müvekkili şirkete taahhüt ettiği pasta hattını tam ve eksiksiz olarak müvekkili şirkete teslim etmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin ilgili hattın kullanımı marifeti ile pasta üretimi gerçekleştiremediğini, müvekkili şirkete teslim edilmiş mevcut hattın (mevcut vaziyeti ile) başta ...SG riskleri olmak üzere pek çok risk taşıdığını, bu uyumsuzluk hali nedeni ile davalı şirkete müvekkili şirket tarafından derhal bildirimde bulunulmuş olup davalı şirket tarafından taahhüdü ile uyumsuz davranışların giderilmediğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2024/ Değişik İş Dosyası kapsamında delil tespiti yaptırılmış olup, bu delil tespiti dosyasında müvekkili şirkete teslim edilen makine ile taahhüt edilen makinenin birbiri ile aynı olmadığının, yoğun farklılıklar taşıdığının ispat olunduğunu, huzurdaki dava dosyası öncesinde ilgili tespit raporu ile beraber hem bir ayıp ihtarı daha yapılmış hem de 2024/ ... E. Sayılı ticari dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, Arabuluculuk sürecinde müvekkili şirkete imali ve satışı gerçekleştirilen ayıplı pasta imal makinesinin iade alınması ve ödenen ücretin iade edilmesi, mümkün değil ise ayıp oranında bedel inidirimi talep edilmişse de davalı şirket tarafından kabul edilmediğini, bu nedenle huzurdaki davanın açılması mecburiyeti doğduğunu, huzurdaki davada tarafların her ikisinin de tacir olduğunu, tarafların her ikisinin de ticari işletmesini ilgilendirir ticari bir satın alım mevcut olması nedeni ile ilgili davanın yetkili mahkeme olan Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğini, Ticari satışlarda ayıptan sorumluluğun 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda m.219 vd. hükümlerinde düzenlendiğini, ayıptan sorumluluk satıcının satılanın, hasarın geçtiği anda alıcıya bildirdiği veya dürüstlük kuralları gereğince ondan beklenen vasıfları taşımamasından dolayı sorumlu olması olduğunu, ticari satışlarda alıcının sözleşmeden dönme hakkına sahip olduğunu, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteyebileceğini, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteyebileceğini ya da satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini, alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkına da sahip olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirket tarafından kendisine taahhüt edilen makineyi teslim alamadığını, kendisine teslim edilen makinedeki ayıpların ise davalı şirket tarafından giderilmediğini, müvekkili şirket tarafından alınan duyumların davalı şirketin aynı zamanda diğer borçlularına karşı da yükümlülüklerini yerine getirmediği noktasında olduğunu, müvekkili şirket tarafından işbu dava öncesi alındığını ve davalı şirketin temerrüde düştüğünü gösterir bilirkişi raporu ışığında huzurdaki dava bakımından müvekkili şirket lehine 1.000.000 TL tutarında yahut mahkemece uygun bulunacak bir başka tutarda ihtiyati haciz kararına hükmedilmesini, mahkemece uygun bulunması halinde bu kararın teminatsız olarak, aksi halde kesin ve süresiz banka teminat mektubuna istinaden verilmesini talep ettiklerini, huzurdaki davada alıcı müvekkili bakımından mahkemece sözleşmeden dönerek tüm bedelin iade edilmesine yönelik talebinin kabul edilmeme ihtimaline karşı satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim talep etme hakkını kullanmak istediklerini, izah edilen nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ihtiyati haciz talebinin kabulü ile davalı şirket hak ve alacakları üzerinde tanzim edilmek üzere 1.000.0000 TL yahut mahkemece uygun bulunacak bir tutarda ihtiyati haciz uygulanmasına karar verilmesine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davalı şirketin banka hesapları, taşınır ve taşınmaz malları üzerine dava süresince müvekkilinin hak ve menfaatlerinin korunması adına 1.000.0000 TL tutarında ihtiyati tedbir uygulanmasına, müvekkili şirkete teslim edilmiş olan makine ile taahhüt edilmiş olan makine arasında mevcut uyumsuzluk oranında ( ayıp oranında ) satış bedeli olan 182.500 USD'den indirim yapılarak ilgili bedelin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek olan ticari temerrüt faizi ile beraber müvekkili şirkete iadesine, müvekkili şirketin ayıplı makineyi kullanamaması nedeni ile tüm bu süreçte uğradığı zararın mahkemece yapılacak olan inceleme neticesinde ilgili bedelin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek olan ticari temerrüt faizi ile beraber tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemede görülmekte olan haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin oldukça saygın ve işinin ehli bir firma olduğunu, yeterli donanıma, bilgiye ve deneyime sahip olan müvekkili şirketin bugüne kadar başkaca saygın firmalarla iş yaptığını ve hiçbir sorun yaşamadığını, ... Tatlıları ve Köfteci Yusuf gibi sektörde tanınmış firmalarla başarılı projelere imza atmış olan müvekkili şirketin her zaman işlerini titizlikle ve özenle tamamladığını, kaliteli hizmet sunarak sektördeki itibarını sağlamlaştırdığını, davacının müvekkili şirketin oldukça işinin ehli bir firma olduğunu gayet iyi bildiğinden aracı bir kişi vasıtasıyla görüşme talebinde bulunduğunu, bu süreçte tanık olarak huzurda dinlenmesi için bildirdikleri daha önce kendilerine makine yapıp kurdukları ve yaptıkları işlerden memnun kalan, memnuniyeti devam eden müşterileri ... Unlu Mamülleri Şirketi'nin sahibi ...'ın davacı şirkete müvekkili şirketi tavsiyede bulunduğunu ve aracı olduğunu, müvekkili ile davacı şirketin davaya konu makine yapımı konusunda önceleri müvekkilinin kabul etmemesine rağmen sonrasında davacının ısrarı üzerine karşılıklı anlaştıklarını, ısrarlı şekilde müvekkili firma ile çalışma talebinde bulunan davacı tarafın isteklerinin fazlalığının ve zorluğunun farkında olduğundan tüm sorumluluğu üzerine alacağını söyleyerek kendi istekleri doğrultusunda makinenin yapımını sipariş ettiklerini, davacı şirketin müvekkiline istediği makine ile ilgili anlatımlarını yaptığını ve bir çok makine videosu gönderdiğini, davacı şirketin müvekkili şirket ile görüşmeleri tamamlayarak taleplerini bildirdiğini, ancak davacı şirketin makine taleplerinin pratikte ve teknik olarak uygulanabilirliği zor olan isteklere dayandığını, davacı şirketin taleplerinin üç adet makinenin işlevini tek bir makineye sığdırma amacına yönelik olduğunu, davacının bir makine ile 3 farklı çeşitte pasta yapımını sağlayacak makineyi ortaya çıkarmasını müvekkili firmadan talep ettiğini, müvekkili şirketin bu isteklerinin teknik olarak mümkün olmasının zorluğunu ve sistematik açıdan hatalı olduğunu defalarca davacıya ilettiğini, ancak davacının bu uyarılara rağmen taleplerinden vazgeçmediğini, bunun üzerine müvekkili şirketin elinden gelen özeni göstererek hummalı çalışması sonucunda 12 metre şeklinde çizimi yapılan makineyi tasarladığını ve davacıya sunduğunu, makinenin 12 metre şeklinde tasarlanması gerektiğini de davacıya izah ettiğini, fakat davacının teknik olarak mümkün olması zor biçimde işyerinin darlığından söz ederek ısrarla makineyi 7,5 metreye sığdırmasını müvekkilinden talep ettiğini, davacının müvekkilini güç durumda çalışmaya zorlamasına rağmen teknik anlamda doğru olanı uygulayarak müvekkilinin 8 metreye sığdırdığı makineyi yaptığını, davacının isteklerine, davacının tarif ettiği şekilde uygulamalar yaparak karşılık verdiğini ve makineyi tamamladığını, davacının taleplerini yerine getirebilmek için müvekkili şirketin defalarca baştan projelendirme yaptığını ve makinenin kurulumu sırasında işlevsel değişiklikler yapmak zorunda kaldığını, davacının tüm bu isteklerine karşılık verebilmek amacı ile bir çok değişiklikler yapıldığını, projenin defalarca baştan sonra çizildiğini, uygulamanın birden fazla kez müvekkilinin işyerinde denendiğini, istenilen değişiklikler hususunda 50 çeşitten fazla makineye ait kalıplar denendiğini, uygulaması yapılmış makinedeki çikolata şelalesini sistemini davacı tamamen farklı biçimde değiştirmek istediğini ve davacının isteği üzerine şelalenin değiştirildiğini, fakat müvekkilinin olmayacağına dair tüm uyarılarını görmezden gelen davacının kendi isteği olmasına rağmen uyum sağlamayan çikolata şelalesini de çıkarıp yeniden müvekkiline geri gönderdiğini, bu yapılan işlemlerin tamamının da yaklaşık olarak 3 ay sürdüğünü, daha sonra davacının makina için olur vermesi üzerine müvekkili firmanın davacının işyerine makineyi kuruluma gittiğini, yapılan her bir değişikliğin müvekkili şirketin iş gücüne, zamanına ve emeğine mal olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin yapılan bu değişikliklerin karşılığını davacıdan talep ettiğini, ancak davacının bu ek değişiklikler için de ödemelerde bulunmadığı gibi müvekkilinin uğradığı zararları da tazmin etmediğini, üstelik müvekkili şirket tarafından talep edilen proje konusunda davacının defalarca ikaz edildiğini, davacının tüm bu ödemeleri yapmamış olmasına rağmen üzerine bir de kötü niyetli davranarak müvekkili aleyhine haksız ve mesnetsiz işbu davayı açtığını, müvekkili firmanın davacıya teslimini gerçekleştirdiği makinenin çalıştırılması, temizlenmesi ve nasıl kullanılacağına ilişkin bilgileri de verdiğini, hatta personel değişikliği olduğu hallerde de davacının işyerinde yeni işe başlayan personele kullanımın ne şekilde yapılacağına ilişkin eğitimi verdiğini, keza bu durumun mahkemede açılmış olan davaya kadar da devam etmekteyken işbu davanın açıldığını, müvekkilinin makineyi teslim edip kurulumunu sağladıktan ve makine davacı tarafından kullanılmaya başlandıktan sonra dahi sorun yaşanmadığını ve üstelik davacının müvekkilinden başkaca makineler talep ettiğini, müvekkilinin projede yapılan değişiklikler ve ayrıca harcanan mesailer için alması gereken ücreti davacıdan talep ettiğinde davacının müvekkilinden bir de susamlama makinesi tasarlamasını ve üretmesini istediğini, bu susamlama makinesininden yapımından sonra toplu bir biçimde ödeme yapacağını ...'ın da bizzat şahitliğinde beyan eden davacının susamlama makinesini de yapıp teslim etmiş olmasına rağmen müvekkiline ödeme yapmadığını, bunca haksız ve iyi niyet barındırmayan davranışları ile davacının müvekkilinin iyi niyetini suistimal ettiğini, makinanın teslimi ve kurulumu tamamlandıktan, sistem kullanılmaya başladıktan çok sonra davacı şirket yetkilisi ve ortağı olan ...'nın bankada işlem yapamadığından parasını alamadığından bahisle proje belgelerinin aslına uygun olmayan bir şekilde kendi talebi gibi düzenlenmesini, çizimlerin altına yazılması gerekenleri bizzat ilettiğini ve imzalanmasını müvekkili şirketten talep ettiğini, müvekkili şirkette böyle büyük meblağlı ve güvene dayalı iş yapılan bir şirket ile aralarında herhangi bir problem yaşanacağını düşünmediğinden ve öngöremediğinden davacının isteği üzerine sırf bankalardaki işlemlerinde aksama olmaması adına iyi niyetle proje evraklarında düzenleme yaptığını ve davacıya teslim ettiğini, davacının iş bu dosyaya sundukları çizim makine kurulumundan ve sistem çalışmaya başladıktan çok sonra yapıldığını, dosyaya sunulan çizim ve altına yazılanların tamamı ile müvekkili zarara uğratmak amacı ile kasten müvekkilinden talep edilen ve sonrasında müvekkili aleyhine kötü niyetli biçimde kullanılmaya çalışılan çizim olduğunu, en başında makinenin yapımı konusunda sözleşme şartı bulunmadığından müvekkili ile davacı şirketin ortağı hem de yetkilisi olan ... 'nın sözlü olarak anlaştıklarını, müvekkilinin sözleşmeyi yazılı yapma konusundaki ısrarına rağmen davacının kötü niyetli olarak kaçındığını, davacı tarafın dayanmış olduğu sözleşmenin geçersiz olduğunu, davacı tarafın dayanak yaptığı sözleşmenin kendi talebi ile düzenlenmiş olan çizimlerden ibaret olup davaya konu makinenin kurulumunun yapılıp çalışamaya başlamasından çok daha sonra yine davacının; '' Banka bu şekilde istiyor, bu şekilde sunmam gerekiyor.'' ricası ile oluşturulduğunu, davacının dayanmış olduğu çizimlerin geçerli bir sözleşmenin unsurlarını hiçbir şekilde taşımadığını, ayrıca makinenin teslimi, kurulumu ve uzun zamandır kullanımından sonra açılan iş bu davada konunun müvekkili ile anlaşılan makineden kaynaklı bir arıza yahut hata ile hiçbir ilgi bulunmadığını, davacı şirketin ortaklarının kendi aralarında olan anlaşmazlıklardan ve birbirlerinden bağımsız biçimde hareket etmelerinden kaynaklı problem sonrasında durum müvekkiline haksız biçimde yansıtılmaya çalışıldığını, çünkü müvekkili ile davacı şirketin ... haricindeki ortakları iletişime geçtiklerini ve bu makineyi neden bu şekilde yaptın diye müvekkiline söylemlerde bulunduklarını daha sade ve basit bir makine istediklerini bu makinenin çok teferruatlı olduğunu müvekkiline söylediklerini, müvekkilinin davacı ortağı ve yetkilisi olan ...'nın istekleri doğrultusunda bu makinenin yapıldığını taraflara ilettiğini, tüm bu konuşmalardan da anlaşılacağı üzere sorunun makine ile alakasız olduğunu, bu davada ileri sürülen iddiaların tamamen asılsız olup, müvekkili şirketin saygınlığına zarar vermek amacı ve haksız zenginleşme amacı taşıdığını, müvekkili şirketin her zaman işini en iyi şekilde yapmaya özen gösterdiği ve taahhütlerini yerine getirdiği göz önüne alındığında davanın kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketin aleyhine açılan bu davanın hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını ve müvekkili şirketin aleyhteki iddialar ile yıpratılmak istendiğini, arz ve izahını yaptıkları mahkemece re'sen göz önüne alınacak nedenlerle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafından ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, eser sözleşmesinin ayıplı ifası nedeniyle ayıp oranında bedelde indirim ve zararın tazmini istemine ilişkindir.Davacı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında, █████/2024 tarihli pasta (yapıştırma, şoklama, sıvama ve soslama) işlevine hizmet edecek makine hattı imalatı için 182.000 USD karşılığında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu, makinenin davalı tarafından üretilerek davacıya teslim edildiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıya teslimi yapılan makinenin sözleşmeye uygun olarak yapılıp yapılmadığı, ayıplı imalat bulunup bulunmadığı, varsa ayıbın niteliği ve davacının talep edebileceği bedellerin belirlenmesine ilişkindir.Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, TBK'nın 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içersinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır. Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır. Bu seçimlik hakların dışında ayıpta yüklenicinin kusurunun bulunması halinde iş sahibinin genel hükümlere göre ayıptan doğan diğer zararlarını isteme hakkı vardır. Davacı tarafça davalı tarafın projedeki pasta hattını tam ve eksiksiz teslim edemediği için kullanılamadığını, ayrıca hatta ... riskleri olmak üzere pek çok risk bulunduğu, davalı şirket tarafından yapılan bildirimlere rağmen taahhüdün yerine getirilmediği, bunun üzerine ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2024/... D.İş dosyası kapsamında delil tespiti yaptırılmış olup, bu delil tespiti dosyasında da teslim edilen makine ile taahhüt edilen makinenin birbiri ile aynı olmadığı, yoğun farklılıklar taşıdığı ispat olunduğu belirtilerek ayıp oranında bedelden indirim ve makinenin kullanılamamasından kaynaklı zararının tazminini talep etmiştir. ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2024/ D.İş sayılı dosyasında keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre, taahhüt edilen ve teslim edilen pasta hattının eksik ve kusurlu olduğu, kek koyma 1, kek koyma 2, kek koyma 3 ve şoklama sonrası operasyonun tamamı (toplama masası, krem şanti sıvama, çember çıkarma, çikolata şelalesi ve son toplama masası) eksik olduğu, sözleşmede taahhüt edilen ve mevcutta imalatı ile montajı yapılan pasta üretim hattının farklarının yukarıda belirtilen eksikler ile birlikte hatalı üretimlerin olduğu, hattın eksik ve hatalı imalat nedeni ile üretim yapılamadığı için performanslı çalışmadığı ve nihai ürün oluşmadığı, aynı zamanda ürünün proses geçişlerinde ürüne zarar verdiği için kalite problemleri oluştuğu, hat tam/eksiksiz ve imalat hatasız teslim edilmediği için işçilik ve imalat kalitesinin sektörel gereksinimlere uygun olmayıp proje aşamalarında ayıplı imalat yapıldığı yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Mahkememizce, dava dosyası, ibraz ve celp edilen deliller kapsamında, davaya konu makine üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak, aynı zamanda taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar incelenerek rapor tanzim edilmesine karar verilmiş, bu kapsamda yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu 09.06.2025 tarihli raporun ve 08.01.2026 tarihli ek raporun düzenlendiği görülmüştür.Davacı vekili 18.02.2026 tarihli dilekçe ile özetle, bilirkişi raporu doğrultusunda bedel indirim talebini dava tarihindeki kur üzerinden 72.500 USD x 34,2518= 2.483.255,50 TL miktarında artırarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda, davaya konu yaş pasta üretim hattında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, davaya konu makinenin keşif tarihinde kısmen kurulu olduğu görülmüş olup, makinanın çember sıvama ve krem şanti sıvama kısmının olmadığı, çikolata şelalesinin ve son toplama masasının bulunmadığı, üretim hattının kullanılamadığı, şoklama kısmının ise aktif olarak kullanıldığı belirlenmiş olup sistemin mevcut hali ile beklenilen faydayı temin edebilir durumda olmadığı,sistemin işlevini yerine getirememesi sebebiyle açık ayıplı olduğu, ayrıca delil tespit raporunda da belirtildiği üzere standart olmayan bu gibi üretim hatlarının projelerinde tasarım/imalat hatası/eksiği olması sürecin akışında normal olup ancak hattın devreye alınmasında (çalıştırıldığında) görülebilecek hatalar/eksikler yerinde tekrardan değişim/onarım/yenileme yapılarak giderilebileceği, iyileştirme maliyetinin toplam 72.500,00 USD olduğu tespit edilmiştir. Taraflar dava konusu makine için 182.500,00 USD anlaşıldığı, davalı tarafından, davaya konu makine için davacı şirkete 09.01.2024 tarih 3.600.000,00 TL bedelli fatura düzenlenmiş olup, davacı tarafından, davalı şirkete toplam 3.600.000,00 TL banka hesabına ödeme yapıldığı, davacı tarafından, davalı şirkete ödenen TL tutarın karşılığı 173.038,85 USD olduğu, davacının ayıp oranında satış bedelinden 72.500,00 USD indirim talep edebileceği tespit edilmekle Mahkememizce, ayıbın tutar ve değeri karşısında davacının ayıp oranında satış bedelinden 72.500,00 USD indirim talep edebileceği kanaatine varılarak, davacının ayıp nedeniyle bedelde indirim talebinin kabulüne karar verilmiş; her ne kadar davacı tarafça makinenin kullanılamamasından kaynaklı zararının tazminini talep edilmişse de, davacı şirketin resmi defterlerinde yaş pasta satışları ile ilgili kayıtlar; kayıtlar ürün bazlı net bir şekilde tutulmadığından yaş pasta satış tutarları tespit edilemediği, dosya kapsamına göre davacı zararı sübut bulmadığından tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 2.483.255,50-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 169.631,18-TL karar ve ilam harcından peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 42.927,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 126.703,58-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 364.823,22-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 47.777,50-TL harç, 15.000,00-TL bilirkişi ücreti, 8.000,00-TL keşif araç gideri, ve 371,00-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 71,148,50-TL yargılama giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak 71.134,17-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak (ret %0,03; kabul %99,97) davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!