Olağanüstü Hal Kapsamında KHK 675 hükümlerine göre FETÖ bağlantılı şirketten muvazaalı devredilen arsanın tapu iptali ve tescil davasının mahkemelerce onanması.
Özet: Olağanüstü hal kapsamında çıkarılan 675 sayılı KHKnın 12. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil davasında, FETÖ ile iltisaklı olduğu iddia edilen bir şirketin, olası el koyma riskine karşı malvarlığını elden çıkarma amacıyla davalıya yaptığı taşınmaz satışının, satış ile şirketin kapanması arasındaki kısa süre, davalının taşınmazı kullanmaması, satış bedelinin elden ödenmesi iddiasının belgesiz kalması, bilirkişi raporuyla belirlenen değer farkı ve davalının terör örgütü üyeliğinden hükümlü olması gibi delillerle muvazaalı olduğu tespit edilerek davanın kabulüne, bu kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da hukuka uygun bulunmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Davacı vekili; 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin muvazaalı devir işlemleri başlıklı 12. maddesi kapsamında ...ili ... ilçesi,...Mahallesi 6 ada 122 parsel sayılı taşınmazın davalı ...'a satışına dair işlemin muvazaalı olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile ...adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili; anılan mevzuat hükmü uyarınca "Muvazaalı Devir İşlemi"nin dava konusu olayda gerçekleşmediğini, müvekkilinin ticaret ile meşgul olduğunu, elde ettiği kazanımları ile çeşitli yatırımlarda bulunduğunu, muvazaalı olduğu iddia edilen dava konusu gayrimenkul alım işleminin de müvekkili tarafından yatırım amaçlı yapıldığını, müvekkilinin gayrimenkulü değeri üzerinden aldığını ve bu alım karşılığı ücretini ödediğini, müvekkili tarafından söz konusu gayrimenkulün muvazaalı olarak alındığına yönelik varsayım dışında dosyada hiçbir delil bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu eski 6 ada 122 parsel (Yeni 10 44... parsel) sayılı taşınmazın tedavüllü tapu kaydında ve resmi senedinde yapılan incelemede dava konusu taşınmazın dava dışı ...Eğitim Hizmetleri ve Turizm Ticaret AŞ. adına kayıtlı iken şirketi temsilen ... tarafından 15.06.2016 tarih ve 4276 yevmiyeli resmi işlem ile taşınmazın tamamının 65.000,00 TL bedelle davalı ...'a tescilinin yapılmış olduğu, dava dışı ... isimli şahsın 07.03.20 17......sayılı Defterdarlık KHK İşlemleri Bürosu inceleme ve değerlendirme raporu kapsamında alınan ifadesinde ".........ve şirket ortakları, dershanelerin kapatılması ve şirkete kayyum atanabileceği ihtimalinin olduğunu, kayyuma devirdense, şirketin tasfiyesinin daha uygun olabileceğini belirttiler. Ben göreve gelmeden önce şirketin gazete faaliyetinde bulunan şubesi █████/2016 tarihinde kapatılmış. Daha sonra ...... ilçesinde bulunan şirket arsası █████/2016 tarihinde ... adlı şahsa satıldı. Arsayı alan kişinin kasaplık yaptığını biliyorum, ancak bu kişiyle bir samimiyetim ve herhangi bir ticari ilişkim yoktur. Bu şahsı ......bulmuştu. Arsanın satışının 70.000 TL ye olduğunu, paranın alınıp alınmadığı ve alınmışsa ne yapıldığı hakkında bilgim yoktur. Ancak arsayı alan ...'ın şu anda FETÖ soruşturması kapsamında cezaevinde tutuklu olduğunu duydum. Ben de FETÖ soruşturması kapsamında, yaklaşık olarak 3 ay cezaevinde tutuklu kaldım ve tahliye edildim. Halen yargılamam devam etmektedir."şeklinde beyanda bulunduğu, söz konusu raporun sonucunda "...söz konusu satış işlemini ticari bir faaliyet olarak değerlendirmenin mümkün olmadığının, satış işleminin şirket müdürünün ifadesiyle kuruma el konulma ihtimaline karşı, kurum varlıklarının elden çıkarılmasına yönelik muvazaa içeren işlem olduğunun" belirtildiği, dava dışı ...Eğitim Hizmetleri ve Turizm Ticaret AŞ.'nin 31.07.2016 tarihinde kapatıldığı, davalının, yargılama sırasında FETÖ terör örgütüne üyelik suçundan dolayı hükümlü olduğunu, satış bedelini elden ödediğini, dava dışı ...'in beyanlarının aksine Oktay'ı 10 seneden fazladır aralarındaki ticari ilişki dolayısıyla tanıdığını beyan ettiği, ancak beyanlarına ilişkin dosya kapsamında herhangi bilgi-belge ibraz etmediği, bu hali ile satış ve kurumun kapanma tarihi arasındaki kısa süre, dava dışı kurum müdürü ...'in satışın kurumun kapatılma ihtimaline binaen yapıldığına ilişkin beyanı, taşınmazın devir alındıktan sonra hiçbir şekilde fiilen tasarruf edilmemesi ve herhangi bir işlem görmemesi, satış bedelinin elden ödendiği beyanı dışında dosyaya yansıyan somut bir delil bulunmaması, davacının dava dışı satıcıyı çok uzun süreler tanıyor olması sebebiyle nasıl bir oluşum içinde olduğunu bilebileceği, öte yandan davalının da aynı oluşum nedeniyle yargılama sırasında hükümlü bulunması, 675 sayılı KHK'nın "Muvazaalı Devir İşlemleri" başlıklı 12/2 maddesi, muvazaanın aksinin ispatına ilişkin davalı tarafa imkan sağlandığı halde davalı tarafından dosyaya beyanlarını destekler herhangi bir delil ve tanık bildirilmemesi, bilirkişi raporunda taşınmazın devir tarihi itibariyle belirlenen değeri ile resmi senetteki bedel arasındaki fark dikkate alındığında devrin muvazaalı olduğunun kabulü gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hususa da rastlanmadığı anlaşıldığından davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz eden davalı vekilinin adli yardım talebi aşamada kabul edilmiş olup harç yatırılmadığından, 3.033,70 TL temyiz başvuru harcı ile 38.615,64 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.