Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi, ticari şirket ortağının rızası dışında hisse devri iddiasıyla açtığı hisse iadesi ve taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulması davasına ilişkin kararı.
Özet: Davacı, 2012 yılında rızası ve bilgisi dışında usulsüzce başka bir ortağa devredildiğini iddia ettiği şirketteki 1/3 oranındaki hissesinin kendisine iadesini ve şirket mülkiyetindeki değerli bir taşınmaz üzerinde tedbir kararı konulmasını talep ederken; davalılar ise hisse devrinin davacının da katılımıyla alınan genel kurul ve yönetim kurulu kararlarıyla yasalara uygun olarak yapıldığını, şirketteki ortaklığının sona erdiğini, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini ve arabuluculuk şartı gibi usuli eksiklikler taşıdığını ileri sürmektedir.

T.C.
KAYSERİBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ6. HUKUK DAİRESİESAS NO: █████████ KARAR NO: █████████ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2026ESAS NO: █████████ KARAR NO: ████████Asıl Dava Bilgileri: (Kaldırma Öncesi:████████ Esas ve ████████ Esas)DAVA TARİHİ: █████/2021DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)Birleşen Dava Bilgileri: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi █████████ EsasDAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: █████/2026TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..., kardeşleri olan ..., ..., ... ve ... ile birlikte ... yılında ...A.Ş.'yi kurduklarını, ... tarih ve ...sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde kuruluşa ilişkin her türlü detay ve bilginin yer aldığını, kuruluşundan sonra ortaklardan ....'ın ayrıldığı, ....'ın ise vefat ettiği için yerine mirasçılarının geçtiğini, temsilen de eşi ...'ın atandığını, müvekkilinin haberi olmadan ortaklık hissesi devrettirildiği ... tarihine kadar şirketin 3 te 1 hissedarı olduğunu, müvekkili ...'ın kuruluşundan ... yılına kadar şirkette söz ve hak sahibi olduğunu, imza yetkileri de olmasına rağmen o tarihten sonra yönetimden ve işlerden el ayak çektirilerek geri plana atıldığını, usule aykırı işlem ve eylemlerin de bu tarihten sonra başladığını, şirketin işleri kötüye gitmesine rağmen o tarihte de değerli olan ve fakat şimdi daha da kıymetli hale gelmiş olan Kayseri İli, ... İlçesi, ...Köyü ... Ada ... parselde tapuya kayıtlı taşınmazın şirket adına kayıtlı olduğunu, öncelikle bu taşınmaz üzerine tedbir konulması taleplerinin bulunduğunu zira karşı tarafın taşınmazı satmak için müşteri arayışında olduğunu, ticaret sicil verilerinden görüldüğü kadarıyla müvekkilinin 23.09.2012 tarihine kadar şirkette hissedar olarak görünmekte iken 13.11.2012 tarihinde tüm şirket ve hisselerin tek ortak olarak ...'e geçtiğini, bu iki ilan tarihi arasında müvekkili ile davalılar arasında yapılan hiç bir anlaşma veya pay devri sözleşmesi bulunmadığını, pay devrinin neye istinaden yapıldığının da bilinmediğini, müvekkilinin hisse devri işleminin yok hükmünde olduğunu, iyi niyetli 3. kişi olmaya çalışan davalı ...'ın kendi işlemleri ile hataya düştüğünü, hüllecilik yaptığının davranış, imza ve evraklarla ispatladığını, durum böyle iken iyi niyetten ve usule uygun işlemden bahsedilemeyeceğini, usulsüzlük ve haksızlıkla alınan şirket hisselerinin iadesinin zorunlu olduğunu, neticeten müvekkili ...'ın, ...A.Ş.'de bulunan ve ... adına görünen 1/3 hissesine karşılık gelen hissesinin müvekkiline iadesine, bahsi geçen taşınmazın üçüncü kişilere satılmasının önlenmesi için tapu kaydına ivedilikle ihtiyati tedbir konulmasını, yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalılar ... ve ... A.Ş. vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; açılan dava usule ve hukuka açıkça aykırı olduğunu, eldeki davanın müvekkillerine yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacının şirketteki ortaklığı ve pay sahipliğinin ... yılında son bulduğunu, şirketin hisselerinin tek sahibinin ... yılı itibariyle ... olduğunu, hisse devir sözleşmesinin ... ile yapıldığını, bu nedenle müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili ...'a şirketin hisselerini bir önceki ortak olan ...'den ...yılında devraldığını, davanın ancak payı devir alan ...'e yöneltilebileceğini, açılan davanın 5 yıllık hak düşürücü süreden sonra açılmış olması nedeniyle reddinin gerektiğini, davacı tarafça iptali istenen hisse bedeli üzerinden nispi harç yatırılması gerektiğini, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle bu yönden de davanın usulden reddinin gerektiğini, usulüne uygun şekilde yapılmış pay devri için iptal davası açılmasının mümkün olmadığını, eldeki davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirket eski ortağı ... tarafından davacıya hisse bedeli ödenerek payların devralındığını, ve iptalinin istenemeyeceğini, yapılan devrin ticaret sicili gazetesinde tescil edildiğini ve iptalinin söz konusu olamayacağını, anonim şirket hisse devir sözleşmelerinin menkul satımı niteliğinde olduğunu, müvekkili şirketin eski ortaklarınca ... tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığını, şirketin tüm pay sahiplerinin hazirun cetvelinden de anlaşılacağı üzere toplantıya katıldığını, buna davacının da dahil olduğunu, █████/2012 tarihli karar ile de şirketin yönetim kurulu toplandığını ve "şirket ortağı Davacı ...'a ait olan ... adet hissenin tamamının 132.000-TL bedelle ...'e devretmesine, şirket ortağı ...'a ait ... adet hissenin tamamının 132.000-TL bedelle ...'e devretmesine, şirket ortağı ....'a ait ... adet hissenin tamamını 95.975-TL bedelle ...'e devretmesine, şirket ortağı ...'a ait ... adet hissenin tamamının 40.000-TL bedel ile ... 'e devretmesine, şirket ortağı ...'a ait 1 adet hissenin tamamının 25-TL bedel ile ...'e devretmesine" oy birliği ile karar verildiğine ilişkin karar alındığını, davacı ve diğer ortakların şirketten ayrılmasının da █████/2012 de pay defterine işlendiğini, ...'in tek ortak olarak ...adet hisse ile pay defterine kaydının █████/2012 tarihinde yapıldığını, yine aynı tarihte ... tarihinde Kayseri 7. Noterliği...yevmiye numaralı ve ...tarihli evrak ile şirketin tek ortağı olan ...'e temsil ve imza yetkisi verildiğini, böylece dava dilekçesinde adı geçen taşınmazın ve şirketin tek sahibi olduğunu, haksız ve kötü niyetli davanın öncelikle usulden reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████████ esas █████████ karar sayılı dosyasının dava dilekçesinde özetle: müvekkili ...'ın, kardeşleri olan ..., ..., ... ve ... ile birlikte ... yılında ...A.Ş.'ni kurduklarını, müvekkilinin haberi olmadan ortaklık hissesi devrettirildiğini, ticaret sicil verilerinden gördükleri kadarıyla müvekkilinin █████/2012 tarihine kadar şirkette hissedar olarak görünmekte iken █████/2012 tarihinde tüm şirketin ve hisselerin tek ortak olarak ...'e geçtiğini, bu iki ilan tarihi arasında müvekkili ile yapılan hiç bir anlaşma hiç bir pay devri sözleşmesi ve belgesi olmadığını, hem ... hem ... için olduğu iddia edilen hisse devirleri ilk günden beri yok hükmünde olmakla iptalinin gerekeceğini, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dava dosyası ile bu dosyanın birleştirilerek görülmesini istediklerini, işbu dosyada dava konusu edilen hissenin öncesinde ... adına alınıp sonrasında ... adına devrinin gerçekleştirildiğini, bu sebeplerle davanın tensiple birlikte birleştirilmesine ayrıca müvekkil ...'ın ...A.Ş.'nde bulunan ve ... adına görünen 1/3 hissesine karşılık gelen hissesinin müvekkiline iadesine bu hususa ilişkin hisse devrinde hüllecilik yaparak hisseyi önce üzerine alıp sonra ...'a devreden ...'nin de sorumluluğu olduğu kanaatiyle işbu davanın kendisine de yönlendirilmesini gerektiğini belirterek işbu dosyanın tensip ile birlikte Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dava dosyası ile birlikte görülmek üzere birleştirilmesine, müvekkili ...'ın ... A.Ş.'nde bulunan ve ... adına görünen 1/3 hissesine karşılık gelen hissesinin müvekkiline iadesine, bu hususa ilişkin hisse devrinde hüllecilik yaparak hisseyi önce üzerine alıp sonra ...'a devreden ...'in de sorumluluğu olduğu kanaatiyle bu davanın kendisine de yönlendirilmesine, taşınmazın üçüncü kişilere satılmasının önlenmesi için tapu kaydına ivedilikle ihtiyati tedbir konulmasınına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████████ esas █████████ karar sayılı dosyasının cevap dilekçesinde özetle: davanın yasal süresinde ikame edilmediğini, davacının açıkça usul ekonomisine aykırı davrandığını ve kötü niyetli olduğunu, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, aradan 12 yıl geçtikten sonra hisse devrine ilişkin dava açılamayacağını, aradan 12 yıl geçtikten sonra eldeki birleşen davanın açılmasının kötü niyetli ve davayı uzatmaya yönelik olduğunu, davacının genel kurul kararlarına karşı yasal yollara başvurmadığı gibi kararların ticaret sicilde ilanından sonra da herhangi bir itiraz ileri sürmediğini, davacının iptalini istediği hisse devir bedelleri üzerinden harç yatırması gerektiğini, harç yatırılmaması nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, ayrıca arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, pay devrine ilişkin işlemlerin tamamının usul ve yasaya uygun olarak gerçekleştiğini, davacının, paylarını müvekkiline usule uygun işlemlerle devrettiğini, 05.11.2012 tarihli karar tutanağında şirket yönetim kurulunun toplanarak ..., ...., ...., ... ve ...'ın hisselerinin ...'e devredildiğine ilişkin karar alındığını ve yönetim kurulu başkanlarınca tutanağın imzalandığını, davacı ve oğulları aralarında yaptıkları bu görüşme sonucunda ...tarihinde müvekkilinin ofisine gelerek hisse devrine karşılık bir ödeme protokolü çıkardıklarını, bu protokolün satıcı sıfatıyla davacı ... tarafından şahit sıfatıyla da oğulları tarafından bizzat imza altına alındığını, davacının genel kurulda alınan karar gereği imzalanan sözleşme ve protokole taraf olarak kendisi ile çelişkiye düştüğünü, davacının hisse devrine onay verdiğini, sözleşmeye taraf sıfatı ile imza attığını, devrettiği hissenin bedelini kabul ettiğini, devir tarihinden 10 yıl geçtikten sonra ise pay devrinin usulsüz olduğunu iddia etmesinin kötü niyet göstergesi olduğunu, bahsi geçen sözleşmede "ADI GEÇEN ŞİRKETTE NAMIMA KAYITLI ... ADET PAYIMI 132.000-TL BEDELLE HER TÜRLÜ HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ İLE BİRLİKTE ...'E DEVRETTİĞİM, DEVİR BEDELİNİ NAKDEN VE TAMAMEN ALDIĞIMI GÖSTERİR BU DEVİR BEYANI TARAFIMDAN İMZA EDİLDİ." şeklinde kabulü ve imzasının mevcut olduğunu, davacının yalnızca yargılamayı uzatma gayreti içinde olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Mahkememizin yukarıda bahsi geçen kararına karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması sonucu Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nin 6.HD █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile zamanaşımını kesen hallerin mevcut olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği, 6098 sayılı TBK'nın 72. Maddesine göre haksız fiilin aynı zamanda suç oluşturması halinde ceza zamanaşımı daha uzun ise ceza zamanaşımının uygulanması gerektiği, TCK 67/2-a maddesine göre şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi halinde zamanaşımının kesileceğinin düzenlendiği, davacı yan tarafından C.Başsavcılığına başvuru tarihinin bu davadan evvel mi yoksa sonra mı olduğu, ilgili dosyada zamanaşımını kesen hallerden birinin mevcut olup olmadığının araştırılarak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İstinaf mahkemesinin kaldırma kararı sonrası mahkememizce tensip ara kararı ile Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın █████████ Esas sayılı dosyasının aslı istenerek dosya arasına alınmıştır. Dosyanın incelenmesinde, davacıya ait hisselerin devir tarihinin ..., savcılığa başvuru tarihinin ... olduğu, TCK 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık dava zamanaşımı süresi içerisinde şikayette bulunulmadığı, bu nedenle şüphelinin savcı huzurunda ifadesinin alınması halinde zamanaşımının kesilmesinin de söz konusu olmayacağı, zira zamanaşımının kesilmesi için kesme sebebinin yine zamanışımı süresi içerisinde gerçekleşmesi gerektiği, ayrıca dosyadaki tüm ifadelerin kolluk tarafından alındığı anlaşılmıştır. Yapılan soruşturma sonucunda Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın █████████ soruşturma ve █████████ Karar sayılı kararı ile ceza dava zamanaşımının █████/2020 tarihinde dolduğu, bu tarih aralığında zamanaşımını durduran veya kesen herhangi bir nedenin de bulunmadığı belirtilerek zamanaşımı nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Davacı/şikayetçi vekili tarafından takipsizlik kararına itiraz edilmiş, bu itiraz üzerine Kayseri 4. Sulh Ceza Hakimliği'nin █████████ D.İş sayılı ve █████/2023 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. Eldeki davada asıl dava tarihinin █████/2021, birleşen dava tarihinin █████/2023, davacının cumhuriyet başsavcılığına şikayet tarihinin ...(asıl dava tarihinden sonra) olduğu, savcılık dosyasında zamanaşımını kesen bir halin mevcut olmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu nedenle TBK 72 maddesi uyarınca uzamış ceza zamanaşımının eldeki davada uygulanmasının mümkün olmadığı, 8 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolmuş olduğu kanaatine varılmıştır. Öte yandan davacı tarafça █████/2026 tarihli beyan dilekçesinde bahse konu olayla ilgili olarak Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ██████████ soruşturma sayılı dosyasının da bulunduğu belirtildiğinden bu dosyanın da bir örneği savcılıktan celp edilmiştir. Bu dosyanın incelenmesinde şikayetçinin ...., şüphelilerin ..., ..., ..., ... olduğu, şikayetçinin bu davaya konu █████/2012 tarihli hisse devrinin geçersiz olduğu yönünde bir iddiasının bulunmadığı, savcılıkça davacının hisse devrinin geçerliliği yönünden bir araştırma yapılmadığı, netice itibariyle bu soruşturma dosyasının konusunun eldeki davanın konusu olan hisse devri sözleşmesi olmadığı ve zamanaşımını kesen sebep olarak değerlendirilemeyeceği değerlendirilmiştir. Davalı vekilleri dava konusu hissenin değerinin belirlenmesini ve bu bedel üzerinden harç tamamlatılmasını talep etmiştir. Eldeki davada davacının talebine konu hisse... tarihinde 132.000,00-TL karşılığında devredilmiş olup bu miktar üzerinden davacının █████/2022 tarihinde 2.254,23-TL harcı tamamladığı görülmekle davada eksik harç bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Yukarıda açıklanan tüm bu gerekçelerle açılan asıl ve birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair karar verilerek aşağıdaki hükmün tesisi gerekmiştir. 1-ASIL ve BİRLEŞEN DAVANIN ZAMAN AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,..." şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Gerekçeli kararda, hisse devri tarihinin ... olduğu ve davanın █████/2021 tarihinde açıldığı belirtilerek, 8 yıllık zamanaşımı süresi içinde dava açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, ne var ki somut olayda zamanaşımı süresinin 2012 yılından başlatılmasının hukuki bir dayanağı bulunmadığını, zira dava konusu işlem, sahte imzaya dayalı olup müvekkil tarafından bizzat imzalanarak ve usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmiş bir işlem olmadığını, bu nedenle söz konusu işlem, yoklukla veya butlanla sakat olduğunu, yok hükmünde veya butlanla sakat olan işlemler bakımından zamanaşımının işlemeye başlamasından söz edilemeyeceği gibi, bu tür işlemler zamanın geçmesiyle de geçerlilik kazanmayacağını, kaldı ki müvekkil, ... yılında gerçekleştirildiği iddia edilen bu usulsüz işlemden haberdar olmadığını, bu itibarla, zamanaşımı süresinin hisse devri sahteciliği tarihinden başlatılması hukuka aykırı olup, davanın bu gerekçeyle reddine karar verilmesi isabetsiz olduğunu, zira, o tarihlerde ve halen şirket gayrıfaal olduğunu, birilerinin hile ile şirket hisselerini üstüne alma çabalarından müvekkil haberdar olmadığını, bilindiği üzere anonim şirkete ait nama yazılı pay senetlerinin devri, senet üzerinde yapılacak ciro ve ayrıca yazılı bir temlik beyanı ile mümkün olduğunu, şirket ana sözleşmesi gereği devrin şirkete karşı geçerli olması için yönetim kurulu tarafından da onay şartı olduğunu, somut olayda davalılar ... ve ...; müvekkil ...’ın imzasını taşıdığı iddia edilen, ancak devralan ...’ın imzasını dahi içermeyen ... tarihli bir belge örneğine dayanarak hisselerin devredildiğini, akabinde ...’ın da bu hisselerin tamamını ...’a devrettiğini ileri sürdüklerini, ne var ki, müvekkile ait olduğu iddia edilen imzayı havi bu belgenin aslı, 6100 sayılı HMK’nın 219 ve devamı maddeleri uyarınca yapılan ihtara rağmen davalılarca ısrarla ibraz edilmediğini, olmayan bir devir belgesinin de yönetim kurulu tarafından kabulünden elbette ki bahsedilemeyeceğini, bu durum, iddialarının ispatından bilinçli şekilde kaçınıldığını açıkça ortaya koyduğunu, öte yandan, söz konusu devir işleminin dayanağı olarak ileri sürülen belge veya belgeler, tek taraflı olarak düzenlenmiş olup müvekkilin iradesini yansıtmadığını, müvekkil, bu sözde işlemlerden hiçbir şekilde haberdar olmadığını, nitekim yürütülen soruşturma kapsamında yapılan imza incelemelerinde de, genel kurul kararında müvekkil adına atıldığı iddia edilen imzanın müvekkile ait olmadığı tespit edildiğini, bu itibarla, ortada müvekkilin iradesine dayanan geçerli bir hukuki işlem bulunmayıp, yokluk veya butlanla sakat bir durum söz konusu olduğunu, bu tür hallerde zamanaşımının işlemesinden söz edilemeyeceğini, dolayısıyla müvekkil aleyhine zamanaşımı süresinin işletilmesi hukuken mümkün olmadığını, somut olayda hileli ve sahte bir işlem söz konusu olup, bu nitelikteki işlemler bakımından zamanaşımının işlemeyeceği kabul edilmesi gerektiğini, kaldı ki, zamanaşımı hükümlerinin uygulanabileceği varsayılsa dahi, somut olayda herhangi bir zamanaşımı süresi de dolmadığını, uyuşmazlıkta uzamış ceza zamanaşımının uygulanması gerektiğini, davalılar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan şikâyet üzerine sorgulama işlemi gerçekleştirilmiş olup, bu işlem zamanaşımını kesen bir sebep niteliğinde olduğunu, bu durumda, ceza zamanaşımının uzamış hali olan 8 yıl + 4 yıl olmak üzere toplam 12 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini, buna rağmen uzamış ceza zamanaşımının uygulanamayacağı kabul edilse dahi, bu durumda genel zamanaşımı süresi olan 10 yıllık sürenin esas alınması gerektiğini, somut olayda bu süre de henüz dolmamış olup, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi hukuka aykırı olduğunu, keza davalılar, şirkete tamamen hâkim olma amacıyla yalnızca müvekkilin değil, şirketteki diğer ortaklar olan müvekkilin kardeşlerinin hisseleri üzerinde de benzer usulsüz işlemler gerçekleştirdiklerini, nitekim müvekkilin kardeşi ....,... yılında işbu davaya konu olay nedeniyle davalılar ve müvekkil hakkında şikâyette bulunduğunu, bu kapsamda Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ██████████ Soruşturma sayılı dosyası açıldığını, anılan dosyada ....'ın diğer şüphelilerle birlikte şikayet ettiği müvekkil, ... tarihli ifadesinde; “Bahse konu ... benim ve kardeşlerimin ortak malıdır. Benim ...’daki hissem 1/3’tür. Abim ....’ın iddiaları hakkında bir bilgim yoktur.” şeklinde beyanda bulunduğunu, davalıların da bu soruşturma kapsamında sorguları yapıldığını, görüldüğü üzere müvekkil, en geç ... yılı itibarıyla şirketteki 1/3 oranındaki hissesinin kendisine ait olduğunu açıkça ifade ettiğini, bu husus, davaya konu edilen ve ...-... yıllarında yapıldığı belirtilen sözde devir işlemlerinin müvekkilin bilgisi ve iradesi dışında gerçekleştirildiğini ortaya koyduğunu, öte yandan, ortada yoklukla malul bir işlem söz konusu ise bu işlem baştan itibaren hükümsüzdür; şayet butlanla sakat ise yine geçerlilik kazanması mümkün olmadığını, bu durumda mahkemenin görevi, aradan ne kadar süre geçmiş olursa olsun, yokluk veya butlan hâlini tespit ederek sicil kaydını buna uygun şekilde düzelttiğini, zira ticaret siciline yapılan tescil, kurucu değil bildirici nitelikte olduğunu, dolayısıyla yok hükmünde veya butlanla sakat bir işlemin ticaret siciline tescil edilmiş olması, bu işleme hukuki geçerlilik kazandırmayacağını, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığında ██████████ Sor. Sayılı dosyası kapsamında davalıların ifadesi alınmış olup bu hüküm gereği dava zamanaşımı kesildiğini, dolayısıyla işbu dava kapsamında dava zamanaşımının gerçekleştiğinden bahsedilemeyeceğini, davalılar vekili Av. ... tarafından taraflar arasındaki bir diğer dava olan Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ E. sayılı dosyasına 31.12.2024 tarihinde sunulan, hisse devir sözleşmesinin tarafları arasında imzalandığı iddia edilen ve örneğini 03.03.2026 tarihli beyan dilekçemizde de sunmuş olduğu “ödeme protokolü” isimli belgede de görüleceği üzere, ödeme protokolünün tarihi 25.03.2014 olup hisse bedellerinin 30.06.2014 tarihinde müvekkile sözde ödeneceği belirtildiğini, müvekkil böyle bir ödeme protokolü imzalamamışsa da, imzaladığı varsayımında dahi dava zamanaşımı süresi bu protokolün imzalandığı ... tarihinde başlayacak olup, 8 yıllık zamanaşımı süresi uygulansa dahi bu süre içerisinde dava açıldığını, zira ... yılından başlayarak zincirleme sahte evrak tanzimi suçu işlediğini, nihai amaç hisselerin ...'a geçirilmesi olduğunu, ancak ... uyanık olup sahtecilik yapılan aşamalarda sekreterini işlemlerde kullanmakta, bir şekilde hisse onun üzerine geçmiş görününce de kendisi devraldığını, tüm bunlara göre hisse devri ile ilgili sahte işlemler ve belgeler davalılar tarafından iddia edildiği gibi 2012 yılında yapılmış-tamamlanmış olmadığını, yargı makamlarına avukatları kanalıyla ibraz ettikleri en son belgenin tarihi ...olduğunu, zaten gösterdikleri belgeler sahtedir, ısrarla asıllarını ibrazdan kaçındıklarını, zira ortada müvekkil tarafından gerçekleştirilmiş bir hisse devri bulunmadığı gibi, davalı tarafın iddiasına göre dahi 2014 yılında bu hususa ilişkin taraflar arasında belge düzenlendiği ileri sürüldüğünü, bu nedenle müvekkil tarafından herhangi bir hisse satışı gerçekleştirilmediğinden zamanaşımından söz edilmesi mümkün değil ise de, aksi kabul edilerek bir zamanaşımından bahsedilecek olursa, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ E. sayılı dosyasına 31.12.2024 tarihinde davalı tarafından sunulan ödeme protokolünün tarihi olan ... esas alınması gerektiğini, kaldı ki, olay yokluk veya butlanın tespiti ile alakalıdır ve yok veya batıl bir işlem zaman geçmekle geçerlilik kazanmayacağını, özetle işbu davaya konu olay yokluğun veya butlanın saptanması, zamanaşımına tabi olmadığını, ancak zamanaşımından söz edilmesi halinde; davalıların Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyası kapsamında ifadelerinin alınmış olması nedeniyle zamanaşımı süresi kesildiğini, aksi yönde bir değerlendirme yapılması halinde ise, davalı ...’ın Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ E. sayılı dosyasına sunmuş olduğu ve taraflarca imzalandığı iddia edilen “ödeme protokolü” başlıklı belgenin tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin işlemeye başladığının kabulü gerektiğini, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ E., ████████ K. Sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak asıl ve birleşen davanın kabulü yönünde bir karar verilmesinin teminini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... A.Ş. vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun reddine,yerel mahkeme kararının onanmasına,İstinaf yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin istinaf eden davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının istinaf talebinin reddi ile yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Asıl dava ve birleşen dava; şirket hisse devrinin iptali ile davacı adına tescili talebine ilişkindir.Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, TBK'nın 147/4. maddesi de nazar alınarak asıl ve birleşen dava yönünden talebin zaman aşımına uğradığının tespiti ile asıl ve birleşen davanın reddine ilişkin verilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1- KAYSERİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen █████/2026 tarih ve █████████ E - █████████ K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl ve birleşen dosyanın istinafı yönünden; Alınması gerekli olan 732,00 'şer TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 md uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026