Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında istinaf mahkemesinin esastan ret kararının temyiz incelemesini yapmıştır.
Özet: Tapu malikleri tarafından, idarece kamulaştırmasız el atıldığı iddia edilen taşınmazın bedelinin tahsili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi talebi kabul etmiş, davalı idarenin bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu da bölge adliye mahkemesince reddedilmiş; temyiz incelemesinde ise, taşınmazın bir kısmının 221 sayılı Kanun kapsamında kaldığı iddiasıyla bedel takdiri yapılmadığı anlaşıldığından, bu durum Yüksek Mahkemenin değerlendirme konusu olmuştur.
5. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ Esas, █████████ Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ..., ... Mahallesi, 7 64... parsel sayılı taşınmaza yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 764 ada, 65 parselin idarece İstanbul Çevre yolu ve Boğaz geçişi Uzunçayır-Söğütlüçeşme arası kamulaştırma sahasına rastladığından 175.000,00 m² alanlı 7 64... parselin ifrazı ile oluştuğunu, taşınmazın 32.813,00 m²lik kısmının 20.12.1973 tarihli ve ████████ sayılı kamu yararı kararı uyarınca kamulaştırıldığını, kalan 26.153,00 m²nin kamulaştırma işlemlerinin yürütüldüğünü, 65 nolu taşınmaza 15.10.1975 tarihinde fiilen el atıldığını, davacılar murisleri adına yapılmış tebligat, terkin evrakı ve mahkeme kararı tespit edilemediğini, davanın haksız olduğunu, haklı görülmesi halinde taşınmaza tedbir konulması emsal temininin sağlanmasını, düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin tespitinin gerektiğini, açılan davanın haksız olduğunu ve reddinin gerektiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin fahiş olduğunu, taşınmazın el atma tarihindeki niteliklerine göre değerlendirme yapılması gerektiğini, emsal seçimi ve değerlendirmesinin hatalı yapıldığını, ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, taşınmazın imar durumu ve bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre bedelin uygun olduğu, mahkemece verilen kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmazın kök hali 7 64... parsel sayılı taşınmaz iken davalı ... Müdürlüğünün 20.12.1973 tarihli kamu yararı kapsamında taşınmazın 32.813.00 m²lik kısmının kamulaştırılmasına karar verildiği, bu alan içinde kalan bir kısım yerin 221 sayılı Kanun kapsamında kaldığından bahisle bedel takdiri yapılmadığı anlaşılmıştır.
4. Dava konusu 7 64... (eski 7 64... ifrazı ) parsel sayılı 32.813.00 m² yüzölçümlü taşınmaz içerisinde kalan bir kısım yönünden 221 sayılı Kanun kapsamında kaldığı iddiası ileri sürüldüğünden bu hususta araştırma yapılarak dava konusu taşınmazın bu bölümüne hangi tarihte el atıldığı net bir şekilde tespit edilip, 09.10.1956 tarihinden önce el atıldığının anlaşılması halinde, dava konusu taşınmazın tesis kadastrosu tutanağı temin edilip tespitin kesinleşmesiyle tapu kaydının hangi tarihte oluştuğu belirlenip, tapu kaydının 13.01.1963 tarihinden önce oluştuğunun anlaşılması halinde 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.4.2022 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği hususu gözetilerek bu bölüm yönünden iki yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi, 13.01.1963 tarihinden sonra oluştuğunun anlaşılması halinde ise bu bölüm yönünden işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!