İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, haksız haciz sonucu ödenen 57.000 TLnin iadesi talepli tazminat davasında organik bağ iddialarını değerlendiren istinaf kararı.
Özet: Borçlu dava dışı bir şirketin malları yerine davacıya ait menkullerin haksız yere haczedilmesi sonucu davacının baskı altında ödediği 57.000 TLnin iadesi talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi davacı şirket ile borçlu arasında organik bağ bulunmadığına ve haksız hacze kanaat getirerek ödemenin tahsiline karar vermiş; bu karara karşı davalı, bilirkişi raporlarında tespit edilen organik bağ kriterlerinin göz ardı edildiğini iddia ederek istinaf yoluna başvurmuş olup, istinaf mahkemesi haksız takip ve haczin haksız fiil niteliğinde olduğunu, zararın ispatı ve tazminat miktarının hakim tarafından belirlenmesi gerektiğini ve haczin dayanağının bir hak veya alacak olması gerektiğini vurgulayarak uyuşmazlığı değerlendirmektedir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ4. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2025NUMARASI : ████████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; .... A.Ş ait malların haczedilmesi ve muhafaza altına alınması için Kocaeli İcra Müdürlüğüne talimat yazılarak mahalde hacze gidilerek, davacıya ait menkul malların haczine karar verildiği, haciz tarihinde davacı şirket tarafça istihkak iddiasında bulunduğunu, haciz baskısı altında 57.000,00-TL tutarında ödeme yapıldığını, haczedilen malların davacı şirkete ait olduğunun tespiti ile davacıdan tahsil edilen 57.000,00-TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davanın yetkili mahkemede açılmadığını, sebepsiz zenginleşme ve istirdadın eş zamanlı olarak ikame edilemeyeceğinin, davacı şirket ile dosya borçlusu .... A.Ş. arasında organik bağ bulunduğunu, her iki şirketin faaliyet konularının aynı olduğunu, davacı ile borçlu şirket yetkililerinin uzun yıllardır birlikte hareket ettiklerini, faaliyet adreslerinin aynı olduğunu, davacının haciz sırasında haczedilen malların mülkiyetini kanıtlar nitelikte belge sunmadığını belirterek, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. İlk Derece Mahkemesince; "... Dosyada mevcut bilgi ve belgelerden, davanın konusunu İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğü' nün ...esas sayılı dosyası üzerinden yapılan talimat haczinin oluşturduğu, █████/2023 tarihli haciz tutanağı incelendiğinde, davacı tarafından istihkak iddiasının bulunduğu, her ne kadar istihkak iddiası İstanbul Anadolu 14. İcra Hukuk Mahkemesi ████████ esas ████████ karar sayılı kararı ile değerlendirilerek reddedilmiş ise de, tek başına istihkak iddiasının sübut bulmamasının yapılan haczin hukuka uygun olduğunu göstermediği davacı ile borçlu dava dışı şirket arasında organik bağ olgusunun da işbu dosya kapsamında incelenmesi gerektiği göz önüne alındığında davalının, borçlu dava dışı şirket ile davacı arasında organik bağ olduğuna dair dosya kapsamına bir delil ibraz edemediği, şirketler arasında bağlantı bulunmadığı sonuç ve kanaati ile davacının haciz baskısı ile ödediği bedelin iadesine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Davanın kabulü ile; 57.000,00 TL' nin ödeme tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, yargılamanın tüm aşamalarında alınan bilirkişi raporlarında Yargıtay içtihatlarınca benimsenmiş olan organik bağ kriterlerinin davacı şirket ile borçlu şirket arasında mevcut olduğu tespit edilmesine karşın raporların aksi yönde davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığını, alınan bilirkişi raporları hükme esas alınmadan eksik, yüzeysel ve hukuki dayanaktan yoksun bir karar kurulduğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davalı tarafından dava dışı ... A.Ş.'ye ait malların haczedilmesi adı altında başlatılan İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasında, davacıya ait olan menkul malların haczinden dolayı, davacı şirketten tahsil edilen 57.000,00-TL'nin █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten sebepsiz zenginleşmeye istinaden tahsiline hükmedilmesi isteminden ibarettir.Haksız takip ve haciz, haksız fiil niteliğindedir. Uyuşmazlığa, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK'nun 50. maddesi uygulanmalıdır. Belirtilen hükümler gereğince; Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hakime aittir (Yargıtay 4 HD'nin ██████████ E. - █████████ K. Sayılı ilamı).Haciz isteminin dayanağının bir hak veya alacak olması ve haciz tarihinde mevcut bulunması gerekir. Aksi halde, haksız bir haciz ve buna bağlı olarak da sorumluluk söz konusudur. Eylem ile zararlı sonuç arasında uygun nedensellik bağının bulunması gerek ve yeterlidir.Haciz isteyen alacaklı haksız çıktığı takdirde, borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan kusursuz olarak sorumludur (Yargıtay 4 HD'nin ██████████ E. - ████████ K. Sayılı ilamı). Somut olayda davacı tarafın istihkak iddiasının icra mahkemesince esastan değil usulden reddedildiği, dosyada mevcut delillerden davacı ile dava dışı borçlu ... A.Ş. arasında organik bağ bulunmadığı, aksine iki şirket arasında karşılıklı pek çok davanın bulunduğu bu itibarla birlikte hareket etmelerinin söz konusu olmadığı, dosyada mevcut delil durumuna göre davalının haciz işleminde haksız olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı █████/2025 günlü kararına yönelik davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.893,67 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 974,40 TL'nin mahsubuyla bakiye 2.919,27 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026