Belediyeye imar amacına uygun kullanılmak şartıyla yapılan taşınmaz bağışının şartı yerine getirilmediği için açılan tapu iptali ve tescil davasında bölge adliye mahkemesi kararının temyizen onanması.
Özet: Bu dava, imar planındaki amacına uygun kullanılma şartıyla belediyeye bağışlanan bir taşınmaz payının, bu şartın 12 yıldır yerine getirilmemesi nedeniyle bağıştan rücu yoluyla tapu iptali ve tescili talebine ilişkindir. Mahkemeler, resmi senette şart belirtilmese de belediyenin kendi belgelerinden bağışın şartlı olduğunu ve amacına uygun kullanılmadığını belirleyerek davanın kabulüne karar vermiş, davalının hak düşürücü süre itirazını reddetmiş ve Yargıtay da bu kararları usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 6. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.Dava, bağıştan rücu hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Davacı; dava konusu 88 59... parsel sayılı taşınmazdaki payını imar planındaki amacına uygun kullanılması şartıyla davalı Belediyeye bağış suretiyle devrettiğini, her ne kadar bağış işlemi resmi akitte kayıtsız ve şartsız olarak görünmekte ise de bağışın şartlı olduğunun Belediyece hazırlanan belgelerden ve Tapu Müdürlüğüne gönderilen hibe yazısından anlaşıldığını, ancak aradan geçen süreye rağmen davalının bağış amacına uygun herhangi bir eylemde bulunmadığını, bağıştan rücu şartlarının oluştuğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile payı oranında adına tescilini istemiştir. Davayı Belediye vekili; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, taşınmazın kayıtsız, şartsız ve bedelsiz olarak hibe edildiğini, dava konusu taşınmazın imar planında “kütüphane” olarak planlı olup taşınmazın başka bir amaçla kullanılmasının söz konusu olmadığını, bütçe imkanları doğrultusunda taşınmazın kamu yararına kullanılacağının açık olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar resmi akitte bağışın koşulsuz ve şartsız olduğu belirtilmişse de dönemin belediye başkanın taşınmazları devralmasına ilişkin temsil yetkisi verdiği yazıdan ve encümen kararlarına ilişkin toplantılardan taşınmazın imar planındaki amacında kullanılması şartıyla bağışlandığının anlaşıldığı, ancak bağış tarihten itibaren 12 yıldır taşınmazın boş olduğu, davalının hak düşürücü sürenin geçtiğine ilişkin iddiasını ispatlayamadığı, bağıştan rücu şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının imar planındaki amacına uygun olarak kullanmak şartı ile hibe ettiği taşınmazda aradan geçen uzun süreye rağmen plandaki amacı doğrultusunda kullanılmak üzere herhangi bir yapılaşmaya gidilmediği, davacının taşınmazın bağış amacına uygun olarak kullanılmayacağını daha öncesinde öğrendiğine ilişkin davalı tarafça bir delil de sunulmadığından davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığının kabulünün gerektiği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 107.820,33 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.