Mehir olarak bedelsiz devredildiği iddia edilen taşınmazın tapu iptali ve tescili davasında, Yargıtay hukuken satış gösterilen işlemde bağıştan rücu iddialarının geçerli olamayacağını onadı.
Özet: Davacı, torununun evlenmesi üzerine davalıya mehir olarak bedelsiz devrettiği ve tapuda satış olarak gösterilen taşınmazın, davalının saygısız davranışları nedeniyle bağıştan rücu şartlarının oluştuğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescilini talep etmiş; ancak, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri bağıştan rücu şartlarının ispat edilemediği ve hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçeleriyle davayı reddetmiş, Yargıtay ise taşınmazın bağış değil satış suretiyle davalıya temlik edildiği ve bu sebeple bağıştan rücu koşullarının gerçekleşmediği tespitini yaparak alt mahkemelerin davanın reddi yönündeki kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Çumra 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., █████████ K.Dava bağıştan rücu iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Davacı; davalı ile dava dışı torununun evlenmesi üzerine örf ve adet gereği mehir olarak dava konusu 4 78... parsel sayılı taşınmazını davalıya bedelsiz olarak devrettiğini, tapu masrafının daha az olması için işlemi satış olarak gösterdiklerini ancak gerçekte taşınmazı davalıya bağışladığını, nispi muvazaanın söz konusu olduğunu, ayrıca aradan bir süre geçtikten sonra davalının ve torununun hiçbir sebep yokken kendileriyle tüm ilişkilerini kopardığını, hastalık zamanlarında yanında olmadığını, bayramlarda dahi ziyaretlerine gelmediğini, bağıştan rücu şartlarının oluştuğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir. Davalı; davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, dava konusu taşınmazın kendisine mehir olarak verildiğini, davacıya karşı hiçbir saygısızlık yapmadığını, davacı tarafından evden kovulduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her iki tarafında kabulünde olduğu üzere dava konusu taşınmazın mehir olarak davalıya bağışlandığı, toplanan tüm delillere göre bağıştan rücu sebeplerinin gerçekleştiğinin ispat edilemediği, kaldı ki taraflar arasındaki en son olayın bayramda yaşandığı gözetildiğinde dava tarihine göre hak düşürücü sürenin de geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının dava konusu taşınmazı davalı ile torununun evlenmesinden sonra davalıya satış yoluyla devrettiği, taşınmazın mehir olarak devredildiği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı ve mehir olgusuna değer verilmesi gerektiği, davanın bağıştan rücuya dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğu, davacının bağıştan rücu şartlarının gerçekleştiği iddiasını kanıtlayamadığı, öte yandan davacının muvazaalı olduğunu ileri sürdüğü işlemin tarafı olduğu ve kural olarak kimsenin kendi muvazaasına dayanarak hak talep edemeyeceği, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle dava konusu taşınmazın bağış değil satış suretiyle davalıya temlik edildiği, bağıştan rücunun söz konusu olamayacağına göre davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.