Tapu kaydında yolsuz tescil iddiasıyla açılan iptal ve tescil davasında, davanın kadastro öncesi nedene dayanmayıp, tapudaki malikin davacıların murisi olup olmadığının tespiti gerektiğinden, hak düşürücü süre nedeniyle ret kararının bozulması.
Özet: Tapu iptali ve tescil talepli davada, davacıların kadastro tutanağında yazılı malikin kendi mirasçıları olduğunu iddia etmeleri nedeniyle uyuşmazlığın kadastro öncesi nedene dayanmadığı, aksine tapu kaydında isim düzeltme niteliğinde bir ihtilaf olduğu, bu sebeple ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin kadastro kanununun 12/3 maddesindeki hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermesinin hatalı olduğu, taşınmazın kimler tarafından kullanıldığı ve kadastro tutanağındaki malikin davacıların murisi olup olmadığının keşif ve delil toplama suretiyle titizlikle araştırılarak esastan bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
1. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tavas Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ile bedel istemlerine ilişkindir.
Davacılar; dava konusu 934 parsel sayılı taşınmazın malikinin murisleri ... olduğunu, taşınmazda önce murislerinin, ölümü ile de mirasçılarının zilyet olduğunu, taşınmazda davalıların hiçbir hak ve zilyetliliğinin bulunmadığını, Tavas Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı davası ile tapuda isim tashihi davası açtıklarını, taşınmazdan ve davadan haberi olan davalıların hakları olmadığı halde yanlışlıktan yararlanmak amacıyla taşınmazın üzerinde hak iddia ettiklerini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile murisleri ... adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı ...; taşınmazın murisi ...’ya ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; taşınmazın murisi ...’ya ait olduğunu, çocukken babasının taşınmazda hayvan otlattığını, taşınmazın engebeli ve miras malı olması nedeniyle uzun süredir kullanılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ve ...; taşınmazın muris ...’ya ait olduğunu, taşınmaz kır olduğundan uzun süredir kullanılmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesi gereğince hak düşürücü süre geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kadastro öncesi nedene dayalı olduğu, tespitin 1972 yılında kesinleştiği, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, kadastro çalışmaları sonucunda, Denizli ili, Tavas ilçesi, ... köyünde yer alan 934 (yeni 1 95... ) parsel sayılı taşınmazın 1337 doğumlu, baba adı ..., ikameti ... köyü olan ... adına tespit ve tescil edildiği, tespitin 1972 yılında kesinleştiği görülmüştür.
Somut olayda, davacıların murisi ...’in 1337 (1921) doğumlu olduğu, baba adının ... olduğu, davalıların murisi ...’in 1327 (1911) doğumlu olduğu, baba adının ... olduğu, davacıların dava konusu taşınmazın kendi murisleri olan ...’e ait olduğu iddiası ile eldeki davayı açtıkları, diğer bir deyişle kadastro tutanağında adı geçen ...’in kendi murisleri olduğu iddiasında bulundukları, bu nedenle davanın kadastro öncesi nedene dayalı olmadığı, nitekim Tavas Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı tapu kaydında düzeltim davasını açtıkları, eldeki davanın davalılarından ..., ..., ... ve ...’ın mülkiyet iddia etmeleri üzerine anılan davanın mülkiyet nakline sebebiyet verme ihtimalinin ortaya çıktığı ve çekişmeli yargı işine dönüştüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Hal böyle olunca; işin esasına girilerek tarafların usulünce bildirdiği delillerin toplanılması, mahallinde keşif de yapılmak suretiyle taşınmazın kim ya da kimler tarafından kullanıldığının tespit edilmesi, çevre taşınmazların kadastro tutanaklarının ve tapu kayıtlarının da getirtilmesi ile dava konusu taşınmazın kadastro tutanağında yer alan ...’in davacıların murisi olan ... olup olmadığının her türlü şüpheden uzak olacak şekilde tespit edilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davacılar vekilinin değinilen yönlerden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Tavas Asliye Hukuk Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!