Mirasbırakanın vekil aracılığıyla yaptığı satışta muris muvazaası iddiasıyla açılan bedel davasının reddedilmesi ve benzer davaların daha önce kabul edilmiş olması temyiz incelemesinde.
Özet: Davacı, mirasbırakan annesinin vekaletle yapılan taşınmaz satışının mal kaçırma amaçlı muvazaalı olduğunu ileri sürerek miras payı oranında bedelin tahsilini talep etmiş, alt mahkemeler muvazaa iddiasını reddederken, dosyadaki diğer kesinleşmiş kararlar mirasbırakanın farklı taşınmazlarındaki benzer muvazaalı işlemleri davacı lehine kabul etmiştir.

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Finike 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı bedel istemine ilişkindir.Davacı, mirasbırakan annesi ...’in 2 37... (eski 322) parsel sayılı taşınmazın ████████ payının maliki olduğu, murisin oğlu olan ...’in vekil olarak dava konusu payı davalı ...’e temlik ettiğini, bedelin ... tarafından değil ... tarafından alındığını, devrin mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını, bedelin çok düşük olduğunu, murisin tüm mal varlığını birbirine çok yakın sürede sattığını, ...’in taşınmazı alacak ekonomik gücü olmadığını, taşınmazın sonrasında birkaç kez el değiştirdiğini ileri sürerek dava konusu payın bedelinin miras payı oranında davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalılar; dava konusu taşınmazı mülk edinip gelir elde etmek için bedelini nakit ödeyerek satın aldıklarını, işlemin murisin iradesi ile yapıldığını, murisin taşınmazı davacının alkol alışkanlığı nedeniyle borçlarını ödemek için sattığını, davacının icra borçlarının ödendiğini, hak düşürücü süre ve zamanaşımının geçtiğini, ...’in alım gücü olduğunu, bedelin tapuda düşük gösterildiğini, ... ile ... arasındaki ceza davasında ...’un miras meselesi nedeniyle ...’in kendisine senet düzenleyip verdiğini beyan ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan kolluk araştırma tutanağında murisin söz konusu taşınmazın satışını gerektirecek herhangi bir ekonomik sıkıntısının bulunmadığı, davalılar arasında akrabalık bağının bulunduğu ancak derecesi itibariyle muvazaa iddiasının ispatı bakımından davalılar aleyhine karine teşkil edecek nitelikte bulunmadığı, davalı ...'ın şahsının dava konusu taşınmazı alım gücü bulunmasa da eşinin bu taşınmazı alım gücünün bulunduğu hususlarının bildirildiği, dinlenen tanık beyanlarından davacı ...'un borçları nedeniyle ...'un taşınmazlarının satılarak davacının borçlarının ödendiği, dava konusu taşınmazın satımından sonra davalı ...’i dava konusu taşınmazı kullanırken kimsenin görmediği, aksini iddia eden tek tanık ...'nin ise davalı ile husumeti bulunması nedeniyle hükme esas alınamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının muris muvazaası iddialarının sübut bulmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Dosya içeriğinden; muris ...’in, oğlu ...’i ... Noterliğinin 12.11.2012 tarihli ve 8321 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile dava konusu 322 (yeni 2 37... ) parsel sayılı taşınmaz için vekil tayin ettiği, ...’in anılan vekaletname ile murisin 322 parsel sayılı taşınmazdaki ████████ payını 14.11.2012 tarihinde davalı ...’e satış suretiyle temlik ettiği, ...’in de taşınmazı 21.06.2013 tarihinde dava dışı üçüncü kişiye devrettiği, muris ...’in 23.12.2012 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacı oğlu ... ile davalı oğlu ...’in kaldığı, Finike Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı davasında murisin maliki olduğu 985 parsel sayılı taşınmaz için muris muvazaası hukuki nedenine dayalı dava açıldığı, davanın davacı ... yönünden kabulüne karar verildiği (kararın istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince harç ve vekalet ücreti değiştirilerek aynı kararın verildiği) ve kararın kesinleştiği, Finike Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı davasında murisin maliki olduğu 1495 parsel sayılı taşınmaz için muris muvazaası hukuki nedenine dayalı dava açıldığı, davanın davacı ... yönünden kabulüne karar verildiği (kararın istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince harç ve vekalet ücreti değiştirilerek aynı kararın verildiği) ve kararın kesinleştiği, Finike Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı davasında murisin maliki olduğu 99 parsel sayılı taşınmaz için muris muvazaası hukuki nedenine dayalı dava açıldığı, davanın davacı ... yönünden kabulüne karar verildiği (kararın istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince harç ve vekalet ücreti değiştirilerek aynı kararın verildiği) ve kararın kesinleştiği, Finike Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı davasında murisin maliki olduğu 1 18... parsel sayılı taşınmaz için muris muvazaası hukuki nedenine dayalı dava açıldığı, davanın davacı ... yönünden kabulüne karar verildiği (kararın istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince harç ve vekalet ücreti değiştirilerek aynı kararın verildiği) ve kararın kesinleştiği görülmüştür.Somut olayda; tanık olarak dinlenilen davalı ...’in eşinin murisin halası olduğunu beyan ettiği, davalı ...’in ev hanımı olduğu, taşınmazın devir tarihindeki bedeli ile tapuda gösterilen bedeli arasında aşırı fark bulunduğu, İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde de belirtildiği üzere murisin taşınmaz satmayı gerektirir bir giderinin bulunmadığı, murisin terekesinden satış bedelinin çıktığı hususunda bir delil bulunmadığı ve murisin yukarıda detaylı olarak belirtilen davalara konu mallarını da muvazaalı olarak devrettiği hususları dosya kapsamında bir bütün olarak değerlendirildiğinde temlikin mal kaçırma amacıyla yapıldığı sonucuna ulaşılmaktadır.Hâl böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.Davacı vekilinin değinilen yönlerden yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.