Harici taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin şekil şartına uyulmaması nedeniyle geçersizliğinden kaynaklanan müspet ve menfi zararların tazmini talebinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Davacı, davalı ile yaptığı ve resmi şekle uygun düzenlenmediği için geçersiz olan taşınmaz satış sözleşmesinden doğan edim eksikliği nedeniyle müspet, menfi zararlar, kar kaybı ve emsal kira bedeli gibi çeşitli kalemlerde tazminat talep etmiştir; ancak ilk derece ve istinaf mahkemeleri, Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümlerince geçerli sayılmayan bir sözleşmeden haklı fesih ve buna bağlı zararların talep edilemeyeceği, dolayısıyla yalnızca sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde bir talep olabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, davacının temyizi üzerine Yargıtay da bu kararın usul ve yasaya uygun olduğuna hükmederek bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM : Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, ticari işlerini yerine getirmek üzere davalı şirketle 116, 38... alanlı 10. kat 4 no'lu büro için yaptığı 30.05.2018 tarihli sözleşme gereğince edimini yerine getirmesine rağmen davalının ifa günü olarak kararlaştırılan 30.04.2021 tarihinde daireyi teslim etmediğini, makul süre geçmesine rağmen sözleşmedeki taahhüdün yerine getirilmemesi üzerine davacının sözleşmeyi feshettiğini, uğranılan zararları tazmin edemediği için başlattığı takibe davalı yanın herhangi bir itirazda bulunmayarak davacının verdiği ana bedeli icra dosyasına yatırdığını, davalının sözleşme yükümlülüğünü hiç yerine getirmediğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ... ... satış sözleşmesinin feshinden doğan müspet ve menfi zararların (zarar ve ziyanın), kâr kaybının, emsal kira bedelleri ile faizinin, avukat ücreti, cezaevi tahsil harcı, noter gideri gibi zararları emsal kira bedellerinin de dikkate alınıp kira kaybı, avukat ücreti, noter masrafı gibi zararlar için şimdilik 500.000,00 TL zarar ziyan ve tazminatın tahakkuk tarihleri itibariyle işleyen ticari faizi ile birlikte tespiti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 01.06.2023 tarihli dilekçe ile talebini 1.581.863,12 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen 30.05.2018 tarihli sözleşme resmi şekilde yapılmadığından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 7 06... sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237. maddeleri gereğince geçersiz olduğu, geçersiz bir sözleşmenin haklı nedenle feshinin mümkün olmadığı, dolayısıyla sebepsiz zenginleşme dışında müspet veya menfi ya da diğer zararların tazmin edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddi kararında isabetsizlik bulunmamakla birlikte dava konusu konusu uyuşmazlığın sözleşmeye aykırılık nedeniyle uğranılan zararın giderilmesine ilişkin para alacağı olması nedeniyle davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, harici taşınmaz satış vaadinden kaynaklı müspet, menfi ve diğer zararların tazmini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!