5. Hukuk Dairesi, kamulaştırmasız el atılan özel sağlık alanı taşınmaz bedeli ve ecrimisil davalarında temyiz kesinlik sınırlarını ve esas taleplerini incelemiştir.
Özet: Dava konusu taşınmazın imar planında özel sağlık alanı olarak ayrılmasına rağmen, idarenin uzun yıllar kamulaştırma veya takas yoluna gitmeyerek pasif kalması ve planı hayata geçirmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının özüne dokunulduğu ve kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiği tespit edilerek, ilk derece mahkemesinin kararının davalı idare yönünden kabulüne ilişkin hükmünün istinaf sonrası kısmen kaldırılarak yeniden hüküm kurulduğu, ancak temyiz incelemesinde davacıların bir kısmının miktar itibarıyla kesinlik sınırının altında kalan taleplerine ilişkin temyiz başvurularının reddine karar verildiği, idarenin eylemsizliğinin mülkiyet hakkına müdahale oluşturduğu ve kamulaştırmasız el atma olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ Esas, █████████ KararKARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsiline ve ecrimisil istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... Başkanlığının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davaların ... yönünden husumetten reddine, ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, miktar veya değeri her paydaş için 544.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.Birleştirilen ████████ Esas sayılı dosyanın davacıları ile asıl davanın davacılarından ... ile ... dışındaki tüm davacılar yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen bedeller dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; birleştirilen ████████ Esas sayılı dosyanın davacıları ile asıl davanın davacılarından ... ile ... dışındaki tüm davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.Davacılar vekilinin tüm davacılara ilişkin, davalı ... vekilinin birleştirilen ████████ Esas sayılı dosyanın davacıları ile asıl davanın davacılarından ... ile ... ’a ilişkin temyizleri yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; Ankara ili, ..., ... Mahallesi 250 44... parsel sayılı taşınmazın imar planında sağlık alanı olarak ayrılmış olması nedeniyle tazminat bedelinin tahsilini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faize hükmedilmesi ve davalı idare yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; 5 yıllık sürenin dolmadığını, taşınmazın özel sağlık alanı kullanımında bulunduğunu, husumetin kendilerine düşmediğini, fiili elatmalarının bulunmadığını, dürüstlük kuralının ihlal edildiğini, maktu vekâlet ve maktu harca hükmedilmesi gerektiğini, izalei şuyu davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, ... hissesinin 2 kez yazılarak bedele hükmedildiğini, rayiç değerden yüksek bedel belirlenmiş olduğunu, bir davacının soyadının hatalı yazıldığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın .... Büyükşehir Belediye Meclisinin kararı ile onanan 1/5000 ölçekli ... Planı değişikliği ve bu plana göre hazırlanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliği ile imar durumunun "özel sağlık alanı"na dönüştürüldüğü, yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre taşınmaz üzerinde imar planındaki ayrılma nedenine uygun bir yapılaşmanın olmadığı, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, İdarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceğini, taşınmaz öncesinde “Sağlık Alanı” kullanımındayken revizyon imar planında “Özel Sağlık Alanı” kullanımında olması ve imar durumu da dikkate alındığında sorumluluğun Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğu yönündeki tespit Dairece de doğru bulunduğu gibi, arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal mukayesesi yapılarak değerinin tespit edilerek davalı ... Başkanlığından tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı taraf payının iptali ile davalı ... adına tapuya tesciline, 6745 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek 1 inci maddesinde hukuki el atma düzenlendiğinden ve 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4’ün son fıkrası uyarınca hukuken el atılan dava konusu taşınmaza ilişkin tespit edilen tazminat bedeli yönünden maktu harca hükmedilmesine, hükmedilen bedel üzerinden nispi vekâlet ücreti takdirine dair kararda, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediği, ancak davacı ... için maddi hata sonucu iki kez aynı bedele hükmedilmesi ve ve taşınmazdaki payının iki kez iptal ve davalı idare adına tescil edilmesi doğru olmadığı gibi, hükmedilen kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat bedeline Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek oranda faiz işletilmesi gerektiğinden, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davaların ... yönünden husumetten reddine, ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 421.980,63 TL vekâlet ücreti yerine maddi hata sonucu 21.980,63 TL vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürmüştür.2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ıslahtan faiz işletilmesi hususunu ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi hususundadır 2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca belirlenen bedelin sorumlu davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmü, Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği ve harca esas değer üzerinden belirlenen vekâlet ücretinin de maktu harca tabi davalarda maktu alınması gerektiği hâlde, vekâlet ücretinin nispi olarak belirlenmesi bozmayı gerektirir.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;A.Davalı ... Vekilinin Birleştirilen ████████ Esas Sayılı Dosyanın Davacıları İle Asıl Davanın Davacılarından ... İle ... Dışındaki Tüm Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,B.Davacılar Vekilinin Tüm Davacılara İlişkin, Davalı ... Vekilinin Birleştirilen ████████ Esas Sayılı Dosyanın Davacıları İle Asıl Davanın Davacılarından ... İle ... ’a İlişkin Temyizleri Yönünden;1. Davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin (A) bendinin (9) numaralı alt bendinde yerelen numaralı bendinde yer alan "21.980,63" sayısının çıkartılması, yerine "17.900,00" sayısı yazılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davalı ...'na aşağıda yazılı kalan temyize başvurma harcının istenildiğinde iadesine, davacılardan temyize başvurma harcının alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.