İzmir Ticaret Mahkemesinde görülen, emlak danışmanlık şirketinin davalı perakende şirketinin gösterilen yeri kiralayıp kendisini saf dışı bırakması nedeniyle simsarlık sözleşmesinden doğan hizmet bedeli alacağı davası.
Özet: Davacı emlak danışmanlık hizmeti sunan bir şirket olup, davalıya gösterdiği bir gayrimenkulü davalının daha sonra kendisini devre dışı bırakarak doğrudan malikinden kiraladığını iddia ederek, simsarlık sözleşmesi gereği bir yıllık brüt kira bedelinin %15+KDV tutarındaki hizmet bedelinin ticari faiziyle birlikte tahsilini talep etmektedir; davalı ise davacı ile arasında hukuki bir ilişki olmadığını, davacı tarafından sunulan emlak görme belgesinin yasal geçerlilik koşullarını taşımadığını, taşınmazı davacı aracılığı olmadan başka bir şahıs üzerinden kiraladığını ve davacının alacak hakkı olmadığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.
İZMİR6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ███████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Alacak(simsarlık sözleşmesinden kaynaklı)DAVA TARİHİ : █████/2020 KARAR TARİHİ : █████/2020Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin gayrimenkul satışı kiralanması ve sair tasarruflarına yönelik danışmanlık hizmeti verdiğini, davalı şirketin 2019 yılı Şubat ayında İzmir’de açılacak ...leri için yer arayışları içerisinde olduğu ve sektörde yöneticilik yapmış olan dava dışı ... aracılığıyla davacı şirket ile irtibata geçtiğini, davacı şirket tarafından davalı şirkete uygun mağaza yerlerinin tespiti amacıyla çalışma yapıldığını, 12 ayrı noktada davalı şirketin kriterlerine uygun yerler tespit edildiğini, █████/219 tarihinde davalı şirket yetkilisi ...’ye bu yerlerin tek tek gezdirilerek gösterildiğini, dava konusu kiralanan taşınmazın ... Caddesi üzerinde ... Bloktan oluşan sitenin Zemin katında yer aldığını, davalı şirkete gezdiriler yerler arasında bu dükkanın da yer aldığını, davalı şirketin █████/2019 tarihinde yeni bir çalışma raporu talep ettiğini, ... dükkanlarının da bu çalışma içerisinde bulunduğunu, raporun davalıya iletildiğini, davalı şirket yetkilisinin İzmir’e yeniden gelerek dükkanları gezdiğini, değerlendirme yapacaklarını söylemelerine rağmen olumlu veya olumsuz herhangi bir geri dönüş olmadığını, bilahare adı geçen dükkanın kiralandığı ve davalı tarafından kiralandığı ve ... işletme adı ile faaliyete geçtiğinin öğrenildiğini, davalının █████/2019 tarihli simsarlık sözleşmesi kapsamında almış olduğu hizmet bedelini ödemediğini, TBK 520 madde kapsamında Simsarlık Sözleşmesi gereğince sözleşmede belirtilen tutarları ödemesi gerektiğini, davalı şirketin ilgili taşınmazı davacı aracılığıyla görmesine rağmen kiralama aşamasında davacı şirketi saf dışı ederek taşınmaz maliki ile bizzat irtibata geçmek suretiyle sözleşmede kararlaştırılan taşınmazın 1 yıllık brüt kira bedelinin %15+KDV tutarında hizmet bedelini müvekkile ödemekten kaçındığını belirttiği HMK 107 mad gereğince belirlenecek tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanacak kanuni faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı ile davalı arasında herhangi bir hukuki veya ticari ilişki bulunmadığını, davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını, davanın husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, davacı şirketin tasfiye halinde olduğunu, bu nedenle dava açma ehliyeti bulunmadığını, davalı şirketin ... AŞ bünyesinde faaliyet gösteren yeni şirketten biri olduğunu, kiralama suretiyle satış mağazaları işlettiğini, İzmir Bölgesinde açılacak mağazalar için dükkan arayışına gidildiğini, bu esnada davalı şirketin İnşaat Daire Başkanlığında görevli ...’nün ...’de ... isimli şahısla tanıştığını ve bilahare bu şahısla yaptığı görüşmeler neticesinde maliki olduğu taşınmazı █████/2019 tarihli kira sözleşemesi ile kiraladığını, davacı tarafından ibraz edilen █████/2019 tarihli Emlak Görme Belgesinin şirketi bağlamadığını, bu belgenin taşınmaz ticareti hakkındaki Yönetmeliğin 19. maddesinde belirtilen koşulları taşımadığını, ilgili belgedeki taşınmazların farklı taşınmazlar olduğunu, dava konusu edilen taşınmazla ilgili davacı şirketten herhangi bir hizmet alınmadığını, davacının davalı şirket tarafından kiralanan taşınmaz nedeni ile herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, Simsarlık Sözleşmesinin koşullarının BK ve Yargıtay İçtihatları ile belirlendiğini, sözleşmenin yasal koşulları taşımadığını, davacının emlak simsarlığı yapma izin ve yetkisinin bulunduğuna dair herhangi bir belgenin dosyaya ibraz edilmediğini belirtmiş, davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından █████/2019 tarihli Emlak Görme Belgeleri asılları, taraflar arasında yapılan e-mail görüşmelerine ilişkin dökümlerin ve taşınmazlara ait fotoğrafların ibraz edildiği anlaşılmıştır. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; tarafların ticaret şirketi oldukları, davacı şirketin emlak komisyonculuğu yaptığı, taraflar arasında imzalanan █████/2019 tarihli Emlak Görme Belgeleri ile aralarında dava konusu ... Dükkanlarının da bulunduğu taşınmazların davalı şirket temsilcisine gösterildiği, uygun taşınmazlar hakkında araştırma yapılıp rapor düzenlendiği, şirket temsilcisinin uygun seçenekleri değerlendireceğini belirtmesine rağmen aradan geçen zamanda davacı şirkete herhangi bir başvuru yapılmadığı, bilahare davacı tarafından uygun dükkanlar içerisinde belirlenen ve davalıya gösterilen ... Dükkanlarının davalı tarafından kiralanarak ... işletme adı ile faaliyete geçtiğinin öğrenildiği, taraflar arasındaki ihtilafın davalının sunmuş olduğu hizmet karşılığı ücreti hak edip hak etmediğinin tespiti noktasında toplandığı, taraflar arasındaki dayanak ilişkinin TBK nın 520-525 maddelerinde düzenlenen Simsarlık Sözleşmesinden kaynaklandığı, buna göre simsarlık sözleşmesi ile simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkanını hazırlamasına veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmesinin kurulması halinde ücrete hak kazanmasının söz konusu olduğu, TTK nın 4 maddesine göre tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın tellallık sözleşmesinden doğan hukuk davalarının ticari dava sayılmadığı ve buna ilişkin uyuşmazlıkların çözme görevinin genel mahkemelere ait olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi ekli kararda açıklanacağı üzere ;1-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2- Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,Aksi takdirde HMK 20/1.maddesi son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar düzenlenmesine,3- HMK'nun 331/2.maddesi gereğince;a-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmemesi halinde, 3b hükmüne göre karar verildiğinde talep halinde yargılama giderlerine mahkememizce hükmedilmesine, 4-Sair hususların görevli mahkemede değerlendirilmesine, 5-İş bu kararın taraflara tebliğine,İlişkin, davacı vekili ve davalının yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2020Katip...e-imzalı Hakim ...e-imzalı