Mirasbırakanın taşınmaz devirlerinin ehliyetsizlik ve muris muvazaası iddialarıyla tapu iptali, tescil veya tenkis taleplerinin paylaşım amacı taşıdığı gerekçesiyle reddedilerek onanması.
Özet: Mirasbırakan babanın vefatından önce gerçekleştirdiği taşınmaz devirlerinin ehliyetsizlik ve muris muvazaası iddialarıyla tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis taleplerine ilişkin bu davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, mirasbırakanın devir tarihinde fiil ehliyetine sahip olduğu, amacının mirasçılar arasında paylaştırma olduğu, mal kaçırma kastı veya saklı pay ihlali bulunmadığı gerekçesiyle davaların reddine karar vermiş; Yargıtay ise bölge adliye mahkemesinin bu yöndeki kararını, tarafların iddia ve savunmaları, deliller, uygulanan hukuk kuralları ve yargılama usulü açısından hukuka uygun bularak onamıştır.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
ASIL DAVADA DAVACI - BİRLEŞTİRİLEN (████████ E.) DAVADA
ASIL DAVADA DAVALILAR - BİRLEŞTİRİLEN (████████ E.) DAVADA
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Asıl ve birleştirilen dava, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis; istemine ilişkindir.
Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı; mirasbırakan babası ...’in 12 parsel sayılı taşınmazın 6/13 payını davalı kızlarına temlik ettiğini, murisin temlik tarihinde 90 yaşında olduğunu ve fiil ehliyetini haiz olup-olmadığının araştırılması gerektiğini, murisin taşınmazını devretmesini gerektirir bir neden bulunmadığını, ekonomik durumunun yerinde olduğunu, davalıların taşınmazı alacak ekonomik güçleri olmadığını, bedelin düşük olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmazsa bedelin tahsiline karar verilmesini istemiş, aşamada davacı vekili bedelden kasıtlarının tenkis istemi olduğunu bildirmiş; birleştirilen davada, davacıların murisi zorlayarak asıl davaya konu taşınmazı adlarına tescil ettirdiklerini, 40 parsel sayılı dava konusu taşınmaz kendisine devredildiğinde üzerinde bina olmadığını, ekonomik durumunun iyi olduğunu, murise, eşine ve davacı ...’nin eşine para gönderdiğine dair dekontların olduğunu, murisin ekonomik durumunun iyi olmadığını belirterek birleştirilen davanın reddini savunmuştur.
Asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar; anneleri ...’den muris babalarına ve kendilerine miras kalan 47 parsel sayılı taşınmazı murisin davacı oğluna devretmek istediğini, kendilerinden de vekaletname alarak taşınmazı ...’e temlik ettiğini, bu devir karşılığı kendilerine bedel ödenmediğini, bu hisselerin karşılığı olarak dava konusu payların kendilerine devredildiğini, aynı taşınmazın 2/7 payının da muris tarafından oğlu ...’a ölünceye kadar bakma akdi ile devredildiğini, murisin ayrıca 40 parsel sayılı taşınmazını da üzerindeki bina ile davacıya temlik ettiğini, murisin fiil ehliyetini haiz olduğunu, murisin erkek çocuklarını koruyup-kolladığını, despot kişiliği olan murisin Almanya’da maaşlarını aldığını ve bina yapımında kullandığını belirterek davanın reddini savunmuşlar; birleştirilen davada ise mirasbırakan babaları ...’in 40 parsel sayılı taşınmazını kız çocuklarından mal kaçırma kastı ile davalı oğluna temlik ettiğini, devrin aslında bağış olduğunu, murisin taşınmazı satmaya ihtiyacı bulunmadığını, terekesinde bedelin çıkmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmazsa tenkisine karar verilmesini istemişler, aşamada ...’nın ölümü üzerine mirasçıları davaları takip etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin temlik tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğu, paylaştırma amacıyla devirleri yaptığı, davaların ispatlanamadığı, asıl ve birleştirilen davalarda davacıların saklı paylarına da el atılmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiş, kararın asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilleri tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muris ...'in satış tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun belirlendiği, murisin asıl ve birleştirilen davaya konu edilen taşınmazları temlik etmesindeki amacının aslında mirasçıları arasında paylaşım yapmak olduğu, mirasçıdan mal kaçırma amacıyla hareket etmediği, tenkis koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60'ar TL bakiye onama harcının temyiz edenler asıl ve birleştirilen davada davacılardan ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!