Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında istinafın esastan reddine ilişkin kararın temyizi ve parasal kesinlik sınırı nedeniyle kısmen reddi.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemiyle açılan asıl ve birleştirilen davalarda, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul ve ret kararları Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş; temyiz incelemesinde ise, davalı idarenin asıl davadaki temyiz başvurusu miktarın kanuni kesinlik sınırının (544.000 TL) altında kalması nedeniyle reddedilmiş, ancak birleştirilen davadaki temyiz başvurusu kabul edilerek dosyanın esas incelemesine geçilmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ Esas, ████████ KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 7. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davada 125 21... , 69 22... ve 8 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine, 125 18... ve 54 20... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl davanın davacıları ile davalı idare vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 544.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Asıl davanın davacısı yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00,00 TL’nin altında kalmaktadır.Bu nedenle asıl davanın davacısı ... payı yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.Birleştirilen davanın davacısı ... payı yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA 1.Asıl davanın davacısı vekili dava dilekçesinde özetle; Kayseri ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 125 18... , 54 20... , 125 21... , 69 22... ve 8 parsel sayılı taşınmazların imar uygulaması ile sorumluluğun davalı idarede bulunması nedeniyle tazminat alacağının davalı idareden tahsilini talep etmiştir.2.Birleştirilen davanın davacısı vekili dava dilekçesinde özetle; Kayseri ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 125 18... parsel sayılı taşınmazın imar planında özel eğitim tesisleri alanında kaldığını ve bir kısmına da fiilen elatıldığından proje bütünlüğü gözetilerek tazminat alacağının davalı idareden tahsilini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada 125 21... , 69 22... ve 8 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine, 125 18... ve 54 20... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1. Asıl davanın davacıları vekili istinaf dilekçesinde özetle; miktar itibarıyla reddedilen bir husus olmadığı halde aleyhe vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; 125 18... parsel yönünden fiilen elatılmayan kısımları için tazminata hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini, özel eğitim tesisi alanının kamusal alan olmadığını özel mülkiyete konu edilebileceğini, taşınmazın 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci madde uygulaması ile oluştuğunu ve yapılaşma şartlarına sahip taşınmaz olduğunu, aksinin düşünülmesi halinde de Milli Eğitim Bakanlığının sorumlu olması gerektiğini, bedelin fazla hesaplandığını, ortaklığın giderilmesi davası şerhine ilişkin dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen 54 20... parsel sayılı taşınmazın imar planında konut alanında kaldığı, K2 ile gösterilen 141,74 m²lik alana asfalt yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı, 125 18... parsel sayılı taşınmazın imar planında özel eğitim tesis alanı olarak planlandığı, Y1 ile gösterilen 630,20 m²lik kısma asfalt yol ve kaldırım yapılmak suretiyle el atıldığı, A ile gösterilen 10.159,08 m²lik alana ise fiili el atma olmamasına rağmen özel eğitim tesis alanı olarak planlı olduğu, her ne kadar asıl ve birleştirilen dosya davalısı Melikgazi Belediyesi vekili istinaf dilekçesinde; asıl ve birleşen davaya konu edilen 125 18... parsel sayılı taşınmazın fiilen el atılmayan kısımları yönünden tazminata hükmedilmesinin kabul edilemez nitelikte olduğunu, bu kısmın özel eğitim tesis alanı olarak planlandığını, sorumluluklarının olmadığını belirtmiş ise de, 1/1000 ölçekli İmar Planında özel eğitim alanı olarak ayrıldığı, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre A harfi ile gösterilen kısımdan herhangi bir yapı veya tesisin bulunmadığı, boş arsa olduğu fiili el atmanın söz konusu olmadığı tespit edilmiş ise de, kamuya özgülenme durumunun devam ettiği, taşınmaza fiili el atma olgusu gerçekleşmemiş olsa dahi imar planlarının onay tarihi dikkate alındığında makul süre içinde imar planına uygun herhangi bir işlem tesis edilmediğinden kamulaştırmasız el atma olgusu gerçekleşmiş olup taşınmazın imar planı ile özel eğitim alanı olarak düzenlendiği, sorumlu idarenin taşınmazın imar planındaki konumu dikkate alındığında davalı ... olduğu anlaşılmakla, davalının bu yöndeki istinaf sebeplerine değer verilmediği, (Yargıtay 5. HD █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamı da bu yöndedir). bilirkişilerce emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle dava konusu taşınmazların dava tarihindeki değerinin belirlenmiş olması, yapılan belirleme ve değerlemenin dava konusu ve emsal taşınmazın imar ve vergi durumlarına uygun olarak yapılmış olması ve bedel artırımına uygun olarak asıl davada dava konusu edilen 125 18... parsel ve 54 20... parsel yönünden davanın kabulüne, birleştirilen davada davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve kanuna uygun olduğu, asıl davada dava konusu olan 54 20... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında 4. Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğunun 31.01.2017 tarih ve 2017/5 Ortaklığın Giderilmesi şerhinin olduğu, ancak bu hususun mahkemece araştırılmadığını ve bekletici mesele yapılması gerektiğini belirtmiş ise de İlk Derece Mahkemesince Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğuna müzekkere yazılmış, 07.06.2024 tarihli verilen cevabi yazıda satış memurluğunun 2017/5 Ortaklığın Giderilmesi Satış sayılı dosyasının takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırılmasına karar verildiği belirtilmiş, yine satış dosyasında 25.12.2021 tarihli işlemden kaldırma kararı ile taşınmaz tapu kayıtları üzerindeki satış şerhinin kaldırılması için ilgili tapu müdürlüklerine yazı yazılmasına karar verildiği görülmüş olduğu, asıl dosya davacısı eldeki davayı açarken dava konusu edilen taşınmazlar 125 21... parsel, 69 22... parsel, 69 22... parsel, 125 18... parsel ve 54 20... parsel sayılı taşınmazlar olup İlk Derece Mahkemesince 125 21... parsel, 69 22... parsel ve 69 22... parsel sayılı taşınmazlar yönünden herhangi bir fiili el atma olmadığından açılan davanın reddine karar verildiğinden davalı da kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre vekâlet ücreti verilmiş olması yerinde olduğundan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği hususunu ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde aynı bölgeden Dairemize intikal eden ve onanarak kesinleşen dosyalar dikkate alındığında bir isabetsizlik görülmemiştir.3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;A. Davalı İdare Vekilinin Asıl Dosyanın Davacısı ... Payına İlişkin Temyizi Yönünden;Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,B. Davalı İdare Vekilinin Birleştirilen Davanın Davacısı ... Payına İlişkin Temyizi Yönünden;Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.