Maske makinesi satışında iki kez ayıplı ürün teslimi üzerine bedel iadesi, cezai şart, kur farkı, menfi zarar ve kar kaybı talepli davada istinaf kararına yönelik temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, davalıdan satın aldığı maske üretim makinesinin ilk teslim edileninin ayıplı çıkması üzerine değiştirilen ikinci makinenin de garanti kapsamında ayıplı olduğunun tespiti ve delil tespiti ile zararlarının hesaplanması neticesinde, ödediği bedelin iadesi, kur farkı tazminatı, cezai şart ve menfi/kar kaybı zararının tahsili talebiyle dava açmış; davalı davanın reddini istemiş; ilk derece mahkemesi ise sözleşme ve finansal kiralama bağlantısını, ilk makinenin ayıplı teslimi sonrası ikinci makinenin de ayıplı olduğunu ve ayıp ihbarının süresinde yapıldığını tespit ederek davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM : Davanın kısmen kabulüİLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 01.06.... tarihinde imzalanan Maske Makinesi Satış Sözleşmesi kapsamında bir adet maske makinesinin 130.000,00 USD + KDV karşılığında satımı konusunda tarafların anlaştığını, davalı tarafından düzenlenen 03.06.... tarihli 131.300,00 USD karşılığı 888.901,00 TL bedelli faturanın müvekkili şirket tarafından ödendiğini, davalının 12.06.... tarihinde makineyi müvekkiline teslim ettiğini, ancak makinenin hiçbir şekilde çalışmadığını, bu durumun derhal davalıya bildirildiğini, ancak davalının herhangi bir işlem yapmaması üzerine 14.07.... tarihli e-posta ile ayıp ihbarının yapıldığını, davalının ayıplı makineyi 13.08.... tarihinde değiştirerek yerine başka makineyi tutanak ile teslim ettiğini, davalı şirket tarafından teslim edilen ikinci makinenin de ayıplı olduğunu, sözleşme gereği taahhüt edildiği şekilde randımanlı olarak çalışmadığını, durumun bir yıllık garanti kapsamında 22.08.... tarihli e-posta ile derhal davalıya bildirildiğini, müvekkilinin zarara uğradığını, delil tespiti dosyasında menfi zarar ile kâr kaybının hesaplandığını, 08.09.... tarihli noter ihtarı ile zararın tazmini ile ayıplı malın iadesi ve bedelin ödenmesinin talep edildiğini, davalının 16.09.... tarihli cevabi noter ihtarı ile haksız itirazlarda bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ikinci teslim edilen makinenin ayıplı olması sebebiyle davalıya iadesi ile müvekkil şirket tarafından ödenen 888.901,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faiziyle birlikte tahsiline, kur farkından doğan zararı önlemek amacıyla işbu bedel yönünden fiili ödeme tarihi ile karar tarihi arasında ortaya çıkabilecek olan kur farkından doğan zararın tazminine, 1310 12... -... seri no.lu ilk teslim edilen makinenin geç ve ayıplı teslimi sebebiyle sözleşme gereği 59.000,00 TL cezai şartın tahsiline, bilirkişi incelemesi ile miktarı belirlenmek üzere şimdilik 10.000,00 TL menfi zarar ve 10.000,00 TL kâr kaybına karşılık olmak üzere toplam 20.000,00 TL zararın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 01.06.... tarihli sözleşmede her iki tarafın da imzası bulunduğundan sözleşmenin kurulduğu, değişime ilişkin 13.08.... tarihli tutanağın davalı elemanlarına zorla imzalatıldığı iddiasına yönelik dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile davacı ile dava dışı finansal kiralama şirketi arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesinin birbiri ile bağlantılı olduğu, zira söz konusu finansal kiralama sözleşmesinin 14/1. maddesinde kiralananı yani makineyi ve satıcıyı bulanın kiracı yani mevcut dosya davacısı olduğunun açıkça belirtildiği, maske satış sözleşmesindeki bedel ile finansal kiralama şirketine kesilen faturanın da aynı miktarda olduğu, bu nedenle her iki sözleşmenin aynı makine için yapıldığının kabul edildiği, aynı makine için birden fazla sözleşme yapılmasının sözleşmelerinin geçerliliğini etkileyemeyeceği, ilk makinenin 12.06.... tarihinde davacıya teslim edildiği, makinenin ayıplı olması nedeni ile taraflar arasında tutulan 13.08.... tarihli tutanak ile makinenin davalı tarafından geri alınarak yerine ikinci makinenin verildiği, ikinci makine için ayrı bir ödemenin yapılmadığı, bu itibar ile birinci ve ikinci makinenin satışının taraflar arasındaki sözleşme ve davacı ile dava dışı banka arasındaki finansal kiralama sözleşmesi uyarınca yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesinde makinenin teslim tarihinden itibaren bir yıllık garanti süresinin öngörüldüğü, birinci makinenin ayıplı olması sonucu teslim alınan ikinci makine yönünden teslim tarihinden itibaren bir yıllık garanti süresi içerisinde ayıp ihbarı yapıldığı, davalı tarafından ikinci makinenin 30.06.... tarihli sözleşme uyarınca davacıya satıldığı iddia edilmiş ise de bu iddiasını ispatlar mahiyette dosyaya herhangi bir delilin sunulmadığı, bilirkişi raporunda makinenin ayıplı olduğunun belirtildiği, bilirkişilerce üzerinde inceleme yapılan makinenin 13101 20... -... seri numaralı ikinci makine olduğu, bu makinenin davalı tarafından davacıya 13.08.... tarihinde teslim edildiği, teslimattan sonra davacı tarafından davalıya ilk ihbarın 22.08.... tarihinde e-mail yoluyla yapıldığı, söz konusu e-mailde makinenin 7/10 oranında üretim kaydına sebebiyet verdiği, özellikle kulakçıklarda yapıştırma, ip kesme ve ipi çektikten sonra makul uzunlukta kesim işlemi yapılması gerekmesine rağmen bunu gerçekleştirememe gibi işlemler başta olmak üzere malın ayıplı olduğunun ihbar edildiği, davalı tarafından davanın aşamalarında sürekli olarak makinenin bakımsız olduğu, bıçakların bilenmesinin gerektiği, bu nedenle ip kesiminin düzgün olmadığı ve randımanlı çalışmadığı iddia edilmiş ise de makine teslim edildiği tarihten itibaren ilk ihbarın yapıldığı tarihe kadar 8 günlük sürenin geçtiği, 8 gün içerisinde makinenin bakımsız hale dönüşemeyeceği, davaya konu söz konusu makinenin ilk ayıba yönelik ilk ihbarında belirtilen ayıpların davalı tarafından söz konusu makineye müdahale yetkisi verildiği halde dava aşamasında da giderilemediği ve tüm bilirkişi raporlarında özellikle ip kesme işleminin ve randımanlı çalışmama hususunun tespitinin yapıldığı, davaya konu makinenin özellikle sözleşmede belirtilen randımanda çalışmaması, ip kesme ve yapıştırma işlemlerinindeki sorunun makinenin tesliminden itibaren bir türlü giderilememesi nedeni ile ayıplı olduğu yönünde kanaatin oluştuğu, makinenin bulunduğu zemin yönünden son bilirkişi raporunda makinenin bulunduğu zeminde titreşimlerin meydana geldiği gözlemlenmiş ise de bu titreşimlerin makinenin üretim kapasitesini etkilemeyeceği yönünde rapor düzenlendiği, raporun mahkemece de kabul edildiği, bu nedenle bedelinin iadesi yönündeki talebinin kabulü ile davaya konu 13101 20... -... seri numaralı ikinci makinenin davacı tarafından davalıya iadesine karar verildiği, davacının cezai şarta yönelik talebi değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki sözleşmenin 5/3 maddesinde "Müşteri kaynaklı olmayan arızalarda 96 saati geçen süre içerisinde şayet makine maske üretebilecek şekilde teslim edilmez ise satıcı alıcıya 50.000,00 TL+KDV cezai bedel ödemeyi şimdiden kabul edecektir." şeklinde düzenleme bulunduğu, taraflar arasında tutulan 13.08.... tarihli tutanakta 13101 20... -... seri numaralı makinenin 12.06.... tarihinde davacıya teslim edildiği, 13.08.... tarihinde davacıdan ayıplı olması nedeni ile teslim alındığı, davalı tarafından söz konusu makinedeki ayıbın kabul edilerek makinenin geri alınması nedeni ile müşteriden kaynaklı bir ayıbın bulunmadığı, söz konusu makinenin teslim tarihinden geri alınma tarihine kadar 96 saatlik sürenin geçtiği, bu nedenden ötürü davacının cezai şart talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle 59.000,00 TL cezai şartın kabul edildiği, davacının kur farkından kaynaklı zarara yönelik talebi yönünden, taraflar arasındaki sözleşmede her ne kadar makinenin bedeli 130.000,00 USD+ KDV olarak belirlenmiş ise de davalı tarafından davacının bulduğu ve davacı ile finansal kiralama sözleşmesi bulunan finansal kiralama şirketine 888.901,00 TL'lik faturanın kesildiği, dava dışı finansal kiralama şirketi tarafından davalıya makine bedelinin TL olarak ödendiği, kaldı ki davacının da finansal kiralama ile sözleşmesini ve taksitlerini TL üzerinden yaptığı, davacının döviz olarak bir ödemesi bulunmadığından kur farkından kaynaklı herhangi bir zararın bulunmadığı gerekçesiyle bu yöndeki talebin reddedildiği, müspet ve menfi zarara yönelik talebi yönünden, bu zararlara gerekçe olarak da tespit dosyasında yapılan hesaplamanın dayanak gösterildiği, müspet ve menfi zararının somut bir şekilde ispatının gerektiği, tespit dosyasında yapılan hesaplamanın tamamen soyut ve varsayımsal verilere dayanarak yapıldığından kabul edilemeyeceği, dava açıldıktan sonra aşamalarında davacının menfi ve müspet zarara yönelik dosyaya somut bir delil sunmadığı gerekçesiyle davacının menfi ve müspet zararına yönelik talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı taraf davacı ile yapılan 01.06.... tarihli sözleşmenin davacının finansal kiralama yoluyla makineyi almak istemesi nedeniyle hükümsüz olduğunu iddia etmiş ise de sözleşmenin her iki tarafça imzalandığı, daha sonra iptal edildiğine dair delil bulunmadığı, sözleşmenin geçerli olduğu, taraflar arasında satım ilişkisinin kurulduğu, ikinci makinenin farklı satım sözleşmesi nedeniyle davacıya teslim edildiğine yönelik sunulan satım sözleşmesi ve revizyon sözleşmesinde davacının imzasının yer almadığı, bu yöndeki iddianın davalı tarafından usulüne uygun delillerle ispatlanamadığı, ilk makinenin 12.06.... tarihinde davacıya teslim edilmesi üzerine ayıp iddiası ile 13.08.... tarihli tutanakla ilk makinenin davalıya iade edilerek ikinci makinenin davacıya teslimi nedeniyle davalı tarafından ilk makinenin ayıplı olduğunun kabul edildiği, bu nedenle ilk makinenin ayıplı olduğu kabul edilerek iade alınması nedeniyle sözleşmenin 5. maddesindeki cezai şart talebinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediği, bedel iadesi dışındaki diğer taleplerin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davaya konu ikinci makinenin 13.08.... tarihinde davacıya teslim edildiği ve davacının davalıya yönelik açık niteliğindeki ayıplar nedeniyle ayıp ihbarının 22.08.... tarihinde e-posta yoluyla yapıldığı dikkate alındığında, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 23. maddesindeki, alıcı malı teslim aldıktan sonra 2 ve 8 gün içinde incelemek veya incelettirmek ile ve bu inceleme sonucu malın ayıplı çıkması halinde durumu satıcıya bildirmekle yükümlü olduğu, 2 ve 8 günlük muayene ve ihbar yükümlülüğüne uymayan alıcının malı o hali ile kabul etmiş sayılacağı yönündeki hüküm gereğince davacı tarafından ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı, süresinden sonra yapılan ayıp ihbarı nedeniyle davacı alıcının kanunun kendisine tanıdığı hakları kaybedeceği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227/1 hükmünden yararlanamayacağı gerekçesiyle 59.000,00 TL cezai şart alacağı talebinin kabulüne, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, ayıp iddiasına dayalı bedel iadesi, ceza-i şart ve tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve GerekçeDava, davalı tarafından satılan malın ayıplı olduğu iddiasına dayalı bedel iadesi, sözleşme hükümleri gereğince cezai şart, kur farkı, menfi zarar ve kar kaybına dayalı tazminata ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kısmen kabulü ile, bedel iadesi ve cezai şart yönlerinden davanın kabulüne, diğer talepler yönünden davanın reddine karar vermiştir.Bölge Adliye Mahkemesince yeniden hüküm kurmak suretiyle TTK'nın 23/c hükmü uyarınca malın ayıplı olması durumunda teslim sırasında açıkça belli olması durumunda 2 gün, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmek suretiyle malın ayıplı olması halinde yine bu süre içerisinde durumu satıcıya bildirmesi gerektiği düzenlemesi hükme esas alınmış olup, cezai şart yönünden davanın kabulüne, diğer talepler yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda ilk malın ayıplı olmasından sonra değiştirilen 2. makinenin tesliminin 13.08.... tarihinde yapıldığı, bu teslim tarihinden 8 günlük süre geçtikten sonra 22.08.... tarihinde davalı satıcıya bildirildiği gerekçesiyle malın bedeli yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafından dosyaya sunulan 22.08.... tarihli e-posta içeriğinden makinenin teslim edildiği anlaşılmakla bahse konu e-postada "Personellerinizin de hazır bulunduğu makinenin ilk çalıştırılma safhasında makinede yeniden arızaların çıktığı, Ankara'dan belli parçaların beklenerek tam randımanlı hale getirilmeye çalışılmıştır." şeklinde davacı yetkilisinin makinenin davalı personel huzurunda teslim edildiğinin belirtildiği, iddiaya göre teslim sırasında parça değişimi yapıldığı halde arızanın giderilemediği anlaşılmakla, e-posta içeriğinin doğru olması halinde artık TTK'nın 23/c hükmündeki 8 günlük sürenin dikkate alınması doğru olmamıştır. Zira arıza baştan beri devam edip 9. günde e-posta yolu ile davalı satıcıya bildirilmiştir. Mahkemece gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle bu hususlar değerlendirilerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.2. Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.IV.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri halinde ilgililere iadesine, 10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.