Türk Medeni Kanununun 1007. maddesi uyarınca tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle orman vasfıyla hazineye geçen taşınmaz için istenen tazminatın temyiz incelemesi.
Özet: Dava, davacıların babasından miras kalan tapulu arazinin 4.255,28 m²lik kısmının kadastro tespitiyle bedelsiz olarak orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmesi üzerine, Türk Medeni Kanununun 1007. maddesi uyarınca uğranılan zararın tazmini istemiyle açılmış olup; ilk yargılamada verilen hükmün, taşınmazın niteliği ve gerçek değeri yönünden eksik inceleme gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozulmasının ardından, bozmaya uyularak yapılan yeniden yargılamada, gerçekleştirilen kapsamlı keşif ve bilirkişi incelemeleri sonucunda, davacıların bu bölüm için arsa değeri üzerinden tazminat almaya hak kazandığı tespit edilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ Esas, ████████ KararKARAR : Kısmen kabulTaraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Mahkemece talep üzerine verilen hükmün tamamlanmasına ilişkin 31.05.2024 tarihli ek karar ile davanın kabulüne karar verilmiştir.Mahkemenin asıl kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların babası ... adına tescili bulunan İzmir ili, ... ilçesi, ... Köyü tapuya Cilt:46, Sayfa:56'da tarla vasfıyla kayıtlı 25.000,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın kadastro çalışmaları sonucunda 19... parsel olarak ifraz edildiğini ve Bornova Kadastro Mahkemesinin 30.10.2001 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile 4.255,28 m²'lik kısmının orman vasfıyla Hazine adına tescil edildiğini, davacıların mülkiyet hakkının hiçbir bedel ödenmeksizin sona erdirildiğinden tazminat bedelinin davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 30.09.2011 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; hükme esas bilirkişi raporunda taşınmazın niteliği net olarak belirlenmeksizin taşınmazın tamamının hem arsa hem de arazi olarak değeri tespit edildiği, mahkemece daha düşük miktarlı çıkan arazi olarak belirlenen değer esas alınarak hüküm kurulduğu, mahkemece dava konusu taşınmazın niteliğinin yöntemine uygun şekilde tespit edilmediği, bu yöndeki araştırma ve incelemesi hüküm kurmaya yeterli görülmediği gibi, davacının dayandığı tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren tüm tedavülleri ve varsa krokileri, revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, davalı iseler dava dosyaları getirtilmeli, kalan hisse açıklarının hangi numaralara gittiği araştırılmalı, revizyon görmemiş ise neden revizyon görmediği sorulmalı, çekişmeli taşınmaza komşu parsellere ilişkin tapu kayıtları ve varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları ile davalı iseler dava dosyaları, tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise ilgili dava dosyaları ile ... köy 1 22... parselin tesciline esas Bornova Kadastro Mahkemesinin ████████ Esas– ████████ Karar sayılı dava dosyası kapsama alınmalı, tamamlanan bu belgelerle birlikte fen bilirkişi, mahalli bilirkişi ve tanıklar huzurunda keşif yapılarak dayanak tapu kaydının sınırları tek tek okunmak suretiyle zeminde gösterilmesi sağlanmalı, yerel bilirkişilerce bilinemeyen ve gösterilemeyen sınırlar konusunda taraflara tanıkla kanıtlama olanağı sağlanmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu taşınmazlara ait kadastro tutanakları ve dayanağı belgelerle denetlenmeli, Bornova Kadastro Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar hayatta ise onlar da tanık sıfatı ile dinlenmeli, uzman fen bilirkişisine yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği nokta ve sınırların işaretlendiği, keşfi izlemeye elverişli ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilerek tapu kaydının kapsamı belirlenmeli, tapu kaydı başka parsellere de revizyon görmüş ise, miktar hesabında nazara alınmalı, komşu taşınmazlardan senetsizden davacılar adına tescil edilen taşınmazların dayanak tapu kaydının kapsamında olup olmadığı hususları da araştırılarak oluşacak sonuca göre davacı yanın tazminat talebi değerlendirilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar1. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda belgeler temin edilerek, uzman bilirkişilerin katılımıyla mahallinde keşif icra edilerek gerekli uygulamalar yapılmış, mahalli bilirkişilerin beyanına başvurularak, bilirkişi heyetinden rapor ve ek rapor alınmak suretiyle, davacıların orman vasfı ile Hazine adına tescil edilen 4.255,28 m²'lik taşınmaz parçası yönünden tazminat talep edebilecekleri ve taşınmazın arsa olarak değerlendirilemeyeceği, bununla beraber, orman olarak tesciline karar verilen mahkeme kararının kesinleştiği tarih itibariyle değil, dava tarihi itibariyle belirlenen bedel üzerinden karar verilmesinin uygun olacağı sonuç ve kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 2. Mahkemece talep üzerine verilen hükmün tamamlanmasına ilişkin 31.05.2024 tarihli ek karar ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarMahkemenin yukarıda belirtilen asıl kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; elatmanın gerçekleştiği ve dava tarihleri itibariyle belirlenen metrekare birimlerinin rayiç değerden düşük olduğunu, alınacak ek rapor tarihiyle bedel hesaplaması yapılması güncel değerin belirlenmesi talebinin ret edilmiş olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat koşullarının oluşmadığını ileri sürmüştür. C.Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Mahkemelerin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğinde dava konusu taşınmaza dava tarihi itibariyle net gelir metoduna göre değer biçilmesinde ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. Mahkemece talep üzerine verilen hükmün tamamlanmasına ilişkin 31.05.2024 tarihli ek karar ile davanın kabulüne karar verilmiş olup, işbu karara ilişkin olarak temyiz başvurusu bulunmadığından değerlendirme yapılmamıştır. 4. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.