Ticaret Mahkemesi, vakfa atanan kayyım heyetinin iştirak şirketinin sermaye artırımına katılım için mahkeme izni talebini değerlendiriyor.
Özet: Mahkeme kararıyla atanan kayyımlar tarafından yönetilen bir vakfın, çoğunluk hissesine sahip olduğu ticari bir şirketin sermaye artırımı teklifiyle karşı karşıya olduğu belirtilmiştir; vakfın mevcut mali durumu nedeniyle bu artırıma tam olarak katılamayacak olması ve dolayısıyla şirketteki hisse oranının %50nin altına düşme riski taşıması sebebiyle, kayyım heyeti, söz konusu sermaye artırımına ilişkin nasıl hareket edeceklerine dair yetkili merciden onay ve izin talebinde bulunmuştur.

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████BAŞKAN : ... ...ÜYE : ... ...ÜYE : ... ...KATİP : ... ...DAVACI : ... - [25999-93130-19963] UETSVEKİLİ : Av. ... - [16604-06486-30426] UETSDAVALI : ... DAVA : Ticari Şirket (Sermaye Artırımından Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025...... Mahkemesi tarafından verilen iade kararı sonrasında Mahkememize tevzi edilmekle; Talep dilekçesi ve ekleri incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Talepte bulunan ... kayyımları tarafından sunulan talep dilekçesinde özetle; davacı kayyıma dava dilekçelerinde belirttikleri istinaf merci ara kararı ile kayyım olarak atandıklarını, kayyımı olarak görevlendirildikleri vakfın %50,56622 oranında dava dışı.... Tic. A.Ş.'nin çoğunluk hissesine sahip olduğunu, anılan şirketin genel müdür vekili tarafından dava dilekçesi ekinde sundukları YMM tasdik raporuna istinaden sermaye artırımına gidilmesi gerektiğinin belirtildiğini, bahse konu sermaye artırımının yapılmasının kayyım heyeti olarak onay vermeleri halinde ..... Mahkemesine 3'er aylık dönemler halinde sunulan faaliyet raporlarından da görüleceği üzere vakfın mali durumu dikkate alındığında vakfın sermaye artırımına katılmasının mümkün olamayacağı yada çok sınırlı olarak sermaye artışına katılsa dahi anılan şirketteki hisse oranının %50'nin altına düşeceğini beyanla davacı vakıf yönünden söz konusu sermaye artırımına ilişkin olarak izin verilmesini talep etmiştir.Talep dilekçesi ve ekleri incelendiğinde; davacı .... sayılı Vakıflar Kanununun 10.m. uyarınca açılan vakıf yöneticilerinin görevden alınması ve vakfa kayyım tayini talepli davada yapılan yargılama sonucunda █████/2018 tarih, .... sayılı karar ile davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine karar verilerek vakıf yöneticilerinin görevden alınarak kararda belirtilen kayyımlardan oluşturulacak kayyım heyetinin yönetim organı oluşturuluncaya kadar görev yapmak üzere görevlendirildiği, anılan kararın istinaf incelemesi sırasında bir kısım kayyımların çekilme talepli dilekçeleri üzerine istinaf mercii olarak .......E. sayılı ara karar ile daha önce atanan kayyımlardan oluşturulan kayyım heyetinin görevinin sona erdirilerek yerlerine uzmanlık alanları doğrultusunda ..., ..., ... ve ...’nun kayyım heyeti olarak görevlendirildiği, aynı kararda kayyım heyeti tarafından 3’er aylık dönemler halinde faaliyet raporu hazırlanarak atamayı yapan ilk derece mahkemesine sunulmasının kararlaştırıldığı, dosyamızda talepte bulunan kayyım heyetinin istinaf mercii tarafından görevlendirilen kayyım heyeti olduğu anlaşılmaktadır. Konu ile ilgili olarak 5737 sayılı Vakıflar Kanununun “Vakıf yöneticilerinin sorumlulukları ve görevden alınması” başlıklı 10.maddesinde aynen; “ Vakıf yöneticileri; vakfın amacına ve yürürlükteki mevzuata uymak zorundadır. Birinci fıkrada belirtilen zorunluluğa uymayanlar ile; a) Vakfın amacı doğrultusunda faaliyette bulunmayan, b) Vakfın mallarını ve gelirlerini amaçlarına uygun olarak kullanmayan, c) Ağır ihmal ve kasıtlı fiilleriyle vakfı zarara uğratan, d) Denetim Makamınca tespit edilen noksanlık ve yanlışlıkları verilen süre içerisinde tamamlamayan, düzeltmeyen veya aykırı işlemlere devam eden, e) Medeni hakları kullanma ehliyetini kaybeden veya görevini sürekli olarak yapmasına engel teşkil edecek hastalığa veya maluliyete yakalanan, f) (Mülga: 12/7/2013-███████ md.) vakıf yöneticileri, Meclisin vereceği karara dayalı olarak Denetim Makamının başvurusu üzerine vakfın yerleşim yeri asliye hukuk mahkemesince görevlerinden alınabilir. Telafisi imkânsız sonuçlar doğurabilecek hallerde dava sonuçlanıncaya kadar, Meclis kararı üzerine Denetim Makamınca, vakıf yönetiminin geçici olarak görevden uzaklaştırılması ve kayyımca yönetilmesi ihtiyati tedbir olarak mahkemeden talep edilir. Görevinden alınan vakıf yöneticileri Meclis üyesi olamaz ve beş yıl süreyle aynı vakfın yönetim ve denetim organında görev alamazlar. Ayrıca ikinci fıkranın (c) ve (e) bentlerinde belirtilen nedenlerle görevinden alınan vakıf yöneticileri başka bir vakfın yöneticisi ise o görevinden de alınmış sayılır ve beş yıl süreyle hiçbir vakfın yönetim ve denetim organında görev alamazlar.3 Vakıf yönetiminde yer alan kişiler ile vakıf çalışanları kusurlu fiilleri nedeniyle vakfa verdikleri zararlardan sorumludurlar. Vakıf yöneticileri mahkeme kararı olmaksızın görevlerinden uzaklaştırılamazlar.” Düzenlemesine yer verilmiştir. Dosyamızda talepte bulunan kayyım heyetinin talebi, yukarıda değinilen istinaf mercii ara kararı ile kayyım olarak atandıkları ...nın iştiraki olan şirketlerden .... A.Ş. yönünden yapılacak sermaye artırımına izin verilmesine yöneliktir. Bilindiği üzere; Ticaret Mahkemelerinin görev alanına ilişkin yasal düzenlemeler 6102 sayılı TTK 4 ve 5.maddelerinde yer almakta olup talep dilekçesindeki istemin Mahkememiz görev alanında karara bağlanması gereken mutlak/nispi ticari dava veya çekişmesiz yargı işi olarak kabulü mümkün değildir. Somut olayda, gerek kayyım heyetinin görevlendirme kararının Mahkememize ait olmaması ve gerekse de 4721 sayılı TMK 426-431. maddeleri ve 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 10.maddesindeki düzenlemeler gözetildiğinde; kayyım heyetinin işbu dava konusu talebini değerlendirmeye ve karar vermeye Mahkememizin görevli olmadığı ortadadır. Aksine, anılan talebi ve diğer taleplerini incelemeye ve bu konuda karar vermeye denetim makamı olarak 3’er aylık dönemler halinde raporlarını sunacakları Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Bilindiği üzere; görev dava şartı niteliğinde olup davanın her aşamasında davaya bakan Mahkeme tarafından re’sen gözetilir. Bu itibarla, açıklanan gerekçelerle; Mahkememizin görevsizliği nedeni ile 6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c.m. delaleti ile 115/(2). m.. uyarınca Mahkememizin görevine ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davaya bakmaya ... Nöb. Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan, 6100 sayılı HMK 114/1-c ve 115/2 m. uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle davanın USULDEN REDDİNE, 2-HMK 20.m. uyarınca kararının kesinleşmesini müteakip iki hafta içerisinde talep halinde dosyanın yetkili ve görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin davacı vekiline ihtarına, 3-Yargılama giderlerinin görevli mahkemede davaya devam edilmesi halinde görevli Mahkeme tarafından değerlendirilmesine, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde HMK 331/2.m. gereğince Mahkememiz tarafından bu konuda dosya üzerinden ek karar oluşturulmasına,Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025 Başkan ...e-imza Üye ...e-imza Üye ...e-imza Katip ...e-imza