Mal Sigortası Kaynaklı Kısmi Hasar Tazminatında Eksik Sigorta Uygulaması ile Teknik Şartname Hükümlerinin Çelişkisine İlişkin 12. Asliye Ticaret Mahkemesi Kararı.
Özet: Sigorta ettiren, elektronik cihaz sigorta sözleşmesi kapsamında meydana gelen hasarlarda, teknik şartnamede yer alan "eskime tenzili uygulanmayacak olup, sigorta bedelini geçmeyecek kısmi hasarlarda sigortacı onarımı müteakip fatura bedelini eksiksiz öder" hükmüne rağmen sigortacının eksik sigorta (underinsurance) indirimi uygulamasını sözleşmeye aykırı bularak bakiye alacağın tahsilini talep etmiştir. Sigortacı ise, Türk Ticaret Kanununun eksik sigorta hükümlerinin aksini belirten açık bir sözleşme maddesi bulunmadığı için uygulandığını ve davacının dayandığı şartnamenin sadece eskime tenziliyle ilgili olup eksik sigorta uygulamasını engellemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ... .... ... ... ... ... İhale Kayıt Numaralı ihale sonucunda davalı ... Sigorta A.Ş. ile █████/2024 - █████/2024 tarihlerini kapsayan bir sigorta sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olan Teknik Şartname'nin 9. maddesinde "Eskime tenzili uygulanmayacak olup, sigorta bedelini geçmeyecek kısmi hasarlarda sigortacı onarımı müteakip fatura bedelini eksiksiz öder." şeklinde açık bir hüküm bulunduğunu, ayrıca sigorta poliçesinde de "Hasarda Teknik Şartname Şartları Geçerli Olacaktır." ibaresinin yer aldığını, buna rağmen Diyarbakır, Denizli, Hakkari-Yüksekova ve Çukurova havalimanlarında bulunan çeşitli elektronik cihazlarda meydana gelen ve 21921, 21984, 22254, 22414, 22555 ve 22673 hasar dosyaları ile davalıya bildirilen arızalar sonrasında, davalı sigorta şirketinin "eksik sigorta" uyguladığını ileri sürerek onarım bedellerinin tamamını ödemediğini, bu uygulamanın sözleşmeye ve özellikle Teknik Şartname'nin 9. maddesindeki amir hükme aykırı olduğunu, daha önce aynı sözleşme kapsamında açılan davalarda da (... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████, ████████ ve ████████ Esas sayılı dosyaları) müvekkilinin haklı bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ödenmeyen toplam 303.851,83 TL bakiye alacağın, her bir hasar için ilgili ihbar tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkil şirketin merkezinin İstanbul'da olması nedeniyle mahkemenin yetkisine itiraz ederek yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, esasa ilişkin olarak ise TTK'nın 1462. maddesi uyarınca "aksine sözleşme yoksa" eksik sigorta hükümlerinin uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğunu, davacı ile akdedilen sözleşme veya teknik şartnamede eksik sigorta uygulamasının bertaraf edildiğine dair açık bir hüküm bulunmadığını, davacının dayandığı Teknik Şartname'nin 9. maddesinin "eskime tenzili" ile ilgili olup eksik sigorta ile bir ilgisinin bulunmadığını, nitekim davacının bir sonraki yılın (2025) ihale şartnamesine eksik sigortanın uygulanmayacağına dair açık hüküm eklemesinin, dava konusu 2024 yılı sözleşmesinde böyle bir hükmün olmadığının zımni kabulü anlamına geldiğini, her bir hasar dosyası için yapılan incelemelerde sigorta bedellerinin cihazların gerçek değerinin altında kaldığının tespit edildiğini ve bu nedenle yasalara uygun olarak proporsiyon (oranlama) kuralı uygulanarak kısmi ödemeler yapıldığını, dosyaya sundukları hukuki mütalaanın da bu görüşü desteklediğini, müvekkil şirketin yaptığı ödemelerle borcunun sona erdiğini savunarak davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle, aksi halde esastan reddini istemiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, taraflar arasında akdedilen ███████████ İhale Kayıt Numaralı sözleşme ve eki teknik şartname, 4864720, 4858788, 4864481 ve 4857971 numaralı sigorta poliçeleri, 21921, 21984, 22254, 22414, 22555 ve 22673 sayılı hasar dosyaları, onarım faturaları, davacı tarafça sunulan emsal Bölge Adliye Mahkemesi kararları, █████/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, elektronik cihaz sigorta sözleşmesinden kaynaklanan bakiye tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401. maddesinde sigorta sözleşmesi, "sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşme" olarak tanımlanmıştır.
6102 sayılı TTK'nın "Eksik sigorta" başlıklı 1462. maddesinde, "Sigorta bedeli, sigorta değerinden az olduğu takdirde, sigorta edilmiş menfaatin bir kısmının zarara uğraması hâlinde sigortacı, aksine sözleşme yoksa, sigorta bedelinin sigorta değerine olan oranına göre tazminat öder." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm, sigorta bedelinin, sigortalanan menfaatin gerçek değerinden düşük olması durumunda, kısmi hasarlarda sigortacının ödeyeceği tazminatın, sigorta bedelinin sigorta değerine olan oranına göre (proporsiyon kuralı) azaltılmasını öngörmektedir. Ancak kanun hükmü emredici nitelikte olmayıp, "aksine sözleşme yoksa" ifadesiyle taraflara bu kuralın uygulanmayacağını kararlaştırma serbestisi tanımıştır.
Sigorta sözleşmeleri, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile kurulur. Sözleşmenin içeriğini sigorta poliçesi, poliçeye eklenen özel şartlar ve atıf yapılan genel şartlar ile taraflar arasında imzalanan diğer sözleşme ve protokoller oluşturur. Sözleşme hükümlerinin yorumunda, öncelikle tarafların gerçek ve ortak iradeleri esas alınmalıdır. Sözleşmenin bir hükmü ile kanunun dispositiv (yedek) bir hükmü arasında çelişki bulunması halinde, sözleşmenin özel hükmü uygulama önceliğine sahiptir.
Davalı vekili tarafından sunulan █████/2025 tarihli uzman mütalaasında, davacı tarafça dayanılan sözleşme hükümlerinin (muafiyet uygulanmayacağı, hasarın yirmi gün içinde ödeneceği gibi) TTK'nın 1462. maddesindeki eksik sigorta kuralını bertaraf eder nitelikte olmadığı, "muafiyet" kavramının "eksik sigorta" kavramından hukuken farklı olduğu, bu nedenle davalının eksik sigorta uygulamasının yerinde olduğu, ayrıca hasarların voltaj dalgalanmasından kaynaklandığı ve davacının gerekli önlemleri almayarak kusurlu olduğu görüşü bildirilmiştir.
Mahkememizce alınan █████/2026 tarihli, Makine Mühendisi Gülten Arslan ve Sigorta Bilirkişisi Emre Bertan Özarslan'dan oluşan bilirkişi kurulu raporunda, taraflar arasındaki sigorta poliçesinde "hasarda Teknik Şartname Şartları geçerli olacaktır" ibaresinin yer aldığı, İhale Teknik Şartnamesi'nin 9. maddesinde ise "Eskime tenzili uygulanmayacak olup, sigorta bedelini geçmeyecek kısmi hasarlarda sigortacı onarımı müteakip fatura bedelini eksiksiz öder." hükmünün bulunduğu, bu hükmün TTK'nın 1462. maddesindeki "aksine sözleşme" niteliğinde olduğu ve tarafların kısmi hasarlarda eksik sigorta indirimi uygulanmayacağı hususunda anlaştıklarının kabulü gerektiği, bu nedenle davalı sigorta şirketinin yaptığı indirimin sözleşmeye aykırı olduğu, davacının talep edebileceği bakiye tazminat tutarının dava dilekçesindeki gibi toplam 303.851,83 TL olduğu belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davalının, davaya konu hasar dosyalarında TTK'nın 1462. maddesi uyarınca eksik sigorta indirimi uyguladığı, ancak anılan kanun hükmünün tarafların aksini kararlaştırabileceği emredici olmayan bir düzenleme olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olan ve poliçeye de derç edilen teknik şartnamenin 9. maddesinde "Eskime tenzili uygulanmayacak olup, sigorta bedelini geçmeyecek kısmi hasarlarda sigortacı onarımı müteakip fatura bedelini eksiksiz öder." şeklinde açık bir hüküm bulunduğu, bu özel hükmün, tarafların kısmi hasarlarda eksik sigorta veya benzeri bir oransal indirim uygulamayacaklarını, fatura bedelinin tam olarak ödeneceğini kararlaştırdıkları anlamına geldiği, bu suretle TTK'nın 1462. maddesindeki genel kuralın aksinin kararlaştırılmış olduğu, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda da bu hukuki durumun isabetli bir şekilde tespit edildiği, davalının bu özel şart karşısında eksik sigorta indirimi yapmasının sözleşmeye aykırı olduğu, bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere davacının bu dosyalardan kaynaklanan bakiye alacağının 303.851,83 TL olduğu anlaşıldığından, bu alacağa ödeme tarihleri itibariyle avans faizi işletilmesi gerekmekle davanın kabulüne karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; 303.851,83 TL alacağın,
- 180.307,72 TL'sine █████/2024 tarihinden itibaren,
- 45.869,76 TL'sine █████/2024 tarihinden itibaren,
- 19.621,18 TL'sine █████/2024 tarihinden itibaren,
- 27.681,52 TL'sine █████/2024 tarihinden itibaren,
- 16.258,27 TL'sine █████/2024 tarihinden itibaren,
- 14.113,38 TL'sine █████/2024 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2. maddesi gereğince değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Kabul edilen 303.851,83 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 20.756,12 TL karar ve ilam harcından 5.189,03 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 15.567,09 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 5.189,03 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 5.891,93 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 112,50 TL tebligat gideri, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.112,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 303.851,83 TL üzerinden takdir edilen 48.616,29 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7--6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!