Web sitesi ve mobil uygulama geliştirme sözleşmesinin feshine ve alacak taleplerine ilişkin davanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince istinaf incelemesi kararı.
Özet: Bu hukuki metin, bir web sitesi ve mobil uygulama geliştirme sözleşmesinin haklı nedenle feshedilip feshedilmediği, yüklenicinin eksik veya hatalı ifası ile iş sahibinin ödemesi gereken bakiye veya geri alması gereken tutar üzerindeki bir ihtilafı konu almakta olup, ilk derece mahkemesinin iş sahibinin sözleşmeyi haksız feshettiği ve yükleniciye kısmen tamamlanan işler için bakiye alacak ödemesi gerektiği yönündeki kararının, iş sahibi tarafından sözleşmedeki taahhütlerin yerine getirilmemesi ve işin tamamlanamaması gerekçesiyle istinaf edildiğini belirtmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO: ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2021
NUMARASI: ████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ : █████/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I. DAVA
Davacı-karşı davalı vekili, taraflar arasında 29.11.2017 tarihli Web Sitesi ve Mobil Uygulama Geliştirme Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında davalı tarafından www...com uzantılı internet sitesinin ve ...uyumlu mobil uygulamanın geliştirilmesinin üstlenildiğini, sözleşme bedelinin 52.120,17 TL olduğunu, bedelin tamamına yakınının ödendiğini, ancak teslim edilen internet sitesi ve mobil uygulamanın sözleşmede kararlaştırılan nitelikleri taşımadığını, test aşamasında çok sayıda hata ve eksiklik tespit edildiğini, sistemin kullanılabilir durumda olmadığını, davalının eksiklikleri gidermediğini ve projeyi tamamlamadığını ileri sürerek sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti ile ödenen 43.896,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-karşı davacı vekili ise, sözleşme konusu internet sitesi ve mobil uygulama geliştirme işinin büyük ölçüde tamamlandığını, proje sürecinde davacının taleplerini sürekli değiştirdiğini, gerekli veri, içerik ve dokümanları zamanında teslim etmediğini, test ve entegrasyon süreçlerinde yaşanan gecikmelerin davacıdan kaynaklandığını, web sitesinin tamamlanarak davacının kullanımına sunulduğunu, mobil uygulama geliştirme çalışmalarının da önemli ölçüde gerçekleştirildiğini, davacının herhangi bir haklı sebep bulunmaksızın sözleşmeyi feshettiğini, buna rağmen bakiye sözleşme bedelini ödemediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında █████/2017 tarihli Web Sitesi ve Mobil Uygulama Geliştirme Sözleşmesi ile ek protokollerin imzalandığı, sözleşmenin konusunun mevcut web sitesinin mobil uyumlu hale getirilmesi ile ... ...platformlarına yönelik mobil uygulama geliştirilmesi olduğu, davacının sözleşme kapsamında ilk ödeme olan 43.896,00 TL’yi gerçekleştirdiği ve daha sonra noter ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiği, yargılama sırasında alınan teknik bilirkişi raporları doğrultusunda yazılımın kapsam belirleme ve analiz aşamalarına ilişkin taraflarca onaylanmış yeterli dokümantasyon bulunmadığı, davalının web sitesi geliştirme işini büyük ölçüde yerine getirdiği, mobil uygulama çalışmalarını ise kısmen gerçekleştirdiği, özellikle ...... entegrasyonuna ilişkin eksikliklerde tarafların ortak ihmallerinin bulunduğu, proje konusu işin kabul testleri aşamasına ulaşamadığı, ancak bunun yalnızca davalıdan kaynaklanmadığı, bu nedenle davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin ispatlanamadığı, karşı dava yönünden ise sözleşmenin 4.7 maddesi uyarınca müşteri tarafından projenin iptali halinde hizmet sağlayıcının yaptığı çalışmanın karşılığını isteme hakkının bulunduğu, bilirkişi raporlarında davalının “...”, “...” ve kısmen “web servis geliştirme” işlerine ilişkin hak kazandığı bedelin, sözleşmede yapılan indirimler dikkate alınarak yeniden hesaplandığı ve KDV dahil toplam 76.854,61 TL hak edişe ulaşıldığı, davacı tarafından yapılan 43.896,00 TL ödemenin mahsubu sonucunda davalı karşı davacının bakiye 32.958,61 TL alacağının bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile 32.958,61 TL’nin arabuluculuk son tutanağı tarihi olan █████/2019’dan itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı/karşı davada davalı vekili istinafında, taraflar arasında 29.11.2017 tarihli “Web Sitesi ve Mobil Uygulama Geliştirme Sözleşmesi” imzalandığını, sözleşme kapsamında internet sitesinin yeniden tasarımı, ...mobil uygulamalarının geliştirilmesi ile bir yıl bakım ve teknik destek hizmeti verilmesinin kararlaştırıldığını, sözleşme bedelinin %25’ine karşılık 43.836 TL ödeme yapılmasına rağmen davalı/karşı davacı yüklenici şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini süresinde ve gereği gibi yerine getirmediğini, sözleşmede 20 hafta içerisinde tamamlanması gereken işin yaklaşık bir yıllık süreye rağmen kabul testine hazır hale dahi getirilemediğini, bu nedenle sözleşmenin 23.11.2018 tarihinde haklı nedenle feshedildiğini, ilk derece mahkemesinin sözleşmenin haksız feshedildiği ve yüklenici tarafından işin belirli kısımlarının tamamlandığı yönündeki değerlendirmelerinin hatalı olduğunu, dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarında projenin tamamlanmadığı, kod düzeyi test aşamasına ilişkin yeterli belge ve bulguya rastlanmadığı, mobil uygulama ve entegrasyon süreçlerinin eksik bırakıldığı, bazı modüllerde entegrasyon kusurları bulunduğunun açık şekilde tespit edildiğini, buna rağmen çelişkili değerlendirmelerle yüklenici lehine ücret alacağına hükmedildiğini, davacı taraf ayrıca yazılım ve tasarım projelerinin niteliği gereği bölünebilir olmadığını, arayüz tasarımının tek başına ekonomik değer taşımadığını, esas önemli olan veri tabanı, ... sistemi, bulut bağlantıları, entegrasyon ve işlevselliğin sağlanması olduğunu, tamamlanmayan ve işlevsel hale getirilmeyen bir sistemden iş sahibinin herhangi bir yarar elde etmesinin mümkün bulunmadığını, bu nedenle yüklenicinin herhangi bir ücrete hak kazanamayacağını ileri sürmüştür. Bunun yanında bilirkişi raporlarının birbirleriyle çeliştiğini, bir raporda bilgi ve belgelerin geç teslim edilmesi, diğerinde ..... kodlarının geç verilmesi, bir başka raporda ise yazılım analiz belgesinin bulunmaması nedeniyle müvekkiline kusur atfedildiğini, aynı olay bakımından farklı gerekçelerle kusur yüklenmesinin raporların denetime elverişsiz olduğunu gösterdiğini, ayrıca ... kaynak kodlarının tesliminin sözleşmede kararlaştırılmadığını, bu kodların müvekkilin fikri mülkiyetinde bulunduğunu, bunların paylaşılmasının güvenlik riski doğuracağını, buna rağmen sırf projenin ilerleyebilmesi amacıyla iyi niyet çerçevesinde kodların sonradan teslim edildiğini, bu durumun müvekkiline kusur olarak yüklenemeyeceğini, davalı yüklenici tarafından proje tamamlanamadığı için müvekkilin e-ticaret faaliyetlerinin yaklaşık bir yıl geciktiğini, başka bir yazılım firmasıyla çok daha yüksek bedelle yeniden anlaşmak zorunda kaldığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kabulü ile ödenen 43.836 TL’nin iadesine ve karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.
Davacı iş sahibi sözleşmenin süresinde ve gereği gibi ifa edilmediğini ileri sürerek sözleşmeden haklı nedenle döndüğünün tespiti ile ödediği bedelin iadesini talep etmiş, davalı yüklenici ise karşı davasında yaptığı işlerin bedelinin tam olarak ödenmediğini ileri sürerek bakiye iş bedelinin tahsilini istemiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları ile dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin iş tamamlanmadan sona erdiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ne var ki, sözleşmenin hangi nedenle sona erdiği ve davacının sözleşmeden dönme koşullarının oluşup oluşmadığı hususları uyuşmazlığın çözümü bakımından belirleyici niteliktedir.
Davacı iş sahibi, yapılan işin kullanılabilir nitelikte olmadığını, sözleşme ile amaçlanan sonucun gerçekleşmediğini, web sitesi ve mobil uygulamanın fonksiyonel çalışmadığını, bu nedenle yapılan imalatları kabul etmesinin kendisinden beklenemeyeceğini ileri sürerek sözleşmenin haklı nedenle sona erdiğinin tespitini ve ödediği bedelin iadesini istemiştir.
Her ne kadar mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda gerçekleştirilen imalatların miktarı ve bedeli belirlenerek buna göre hüküm kurulmuş ise de, uyuşmazlığın çözümü bakımından yalnızca yapılan iş miktarının ve bedelinin tespiti yeterli değildir. Eser sözleşmelerinde, ortaya çıkarılan eserin sözleşmede amaçlanan sonucu sağlayıp sağlamadığı, iş sahibinin kullanım amacını karşılayıp karşılamadığı ve ekonomik-fonksiyonel değer taşıyıp taşımadığının belirlenmesidir.
Somut olayda bilirkişi raporunda, davacının özellikle ileri sürdüğü web sitesi ve mobil uygulamanın kullanılabilirliği, işlevselliği, sözleşmede hedeflenen amacı gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve davacı açısından objektif olarak fayda sağlayıp sağlamadığı hususları açık, ayrıntılı ve denetlenebilir şekilde değerlendirilmemiştir. Oysa sözleşmeden dönme koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için, gerçekleştirilen imalatların miktarından ziyade ortaya çıkan eserin sözleşme ile amaçlanan hususu sağlayıp sağlamadığının teknik yönden incelenmesi gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; konusunda uzman bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak web sitesi ve mobil uygulamanın birlikte değerlendirilmesi, sözleşmede hedeflenen fonksiyonları yerine getirip getirmediğinin, kullanılabilir ve ekonomik değer taşıyan bir eser niteliğinde olup olmadığının tespit edilmesi, davacının sözleşmeden dönme koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi ve bundan sonra tarafların alacak talepleri hakkında oluşacak sonuca göre karar verilmesinden ibarettir.
Bu hususlar araştırılıp tartışılmaksızın, yalnızca gerçekleştirilen imalat miktarı esas alınarak bedel belirlenmesi ve buna göre hüküm kurulması usul ve yasaya uygun görülmemiş, eksik inceleme ile verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ..../███████ tarih, 2019/.. Esas, 2021/...Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacı-karşı davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
5-Davacı-karşı davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!