Erzurum Bölge Adliye Mahkemesinde trafik sigortası kaynaklı, uzun onarım süresinden doğan araç mahrumiyet tazminatı talebinin istinaf incelenmesi.
Özet: Bu istinaf incelemesi, trafik kazası sonrası aracının uzun onarım süresi boyunca kullanılamaması nedeniyle davacı tarafından açılan araç mahrumiyet tazminatı davasıyla ilgilidir; davacı, başlangıçta TRAMER tarafından kendi aracı kusurlu bulunmasına rağmen mahkeme kararıyla kusursuz olduğunun tespiti üzerine, sigorta şirketinin gecikmeli kabulü ve eksik onarım gibi nedenlerle 99 güne uzayan onarım süresi için günlük 750 TL üzerinden makul süre (4 gün) zararı için sürücü ve işletenden, makul olmayan süre (95 gün) zararı içinse sigorta şirketinden faiziyle birlikte toplam 74.250 TL talep etmektedir.

T.C.

ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/.../2025 (Karar)
NUMARASI : ████████ Esas, ████████ Karar
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.... İli, ... İlçesinde 11...2023 tarihinde saat 17:15 sıralarında müvekkiline ait... plakalı araç ile davalı ... Eğitim ve Kültüre Yardım Derneğine ait, davalı sürücü ...'nin sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilinin aracını tamir edilmesi için 13....2023 tarihinde yetkili servise bıraktığını, kazanın oluşumunda davalı tarafın %100 kusurlu olmasına rağmen 20....2023 tarihinde ... TRAMER nezdinde kusurun müvekkilinin aracına verildiğini, bu sebeple müvekkiline ait... plakalı aracın işlemsiz olarak kendisine teslim edildiğini, müvekkilinin, 25....2023 tarihinde Erzurum ... Sulh Hukuk Mahkemesinde kusur tespiti için başvurduğunu, 07....2023 tarihli kusursuz olduğunun tespit edildiği bilirkişi raporu ile birlikte 21...2023 tarihinde yetkili servise giderek servis yetkilisi ...'e evrakları sigortaya fax ile iletmek üzere teslim ettiğini, daha sonra kararın mahkeme kararı olmadığı daha farklı karar gerektiği gibi sebeplerle 7 gün kadar bekletildiğini, 27....2023 tarihinde davalı ... Sigorta'dan Şikayet kaydı açıldığını, yapılan incelemeler neticesinde mahkeme kusur tespitinin sigorta şirketince kabul edildiğini, müvekkilinin aracını 15....2023 tarihinde yetkili servise yeniden bıraktığını, aracır 18...2023'te onarıma alındığını, 13...2023'te aracın onarımının bittiği bilgisi üzerine müvekkilnin görevde olması sebebiyle 15...2023'te yetkili servise gittiğini, ancak parça uyumsuzluğu, eksik onarım sebebiyle aracı bu şekilde teslim alamayacağını beyan ettiğini, bu duruma tutanakta imzaları bulunan ... ve ... ...'nun da şahit olduğunu, müvekkilinin aracını 05.05.2023 tarihinde teslim aldığını, sigorta şirketinin kusurlu davranışlarından dolayı aracın onarımının toplam 99 günde yapıldığını ve bu süre zarfında aracın kullanılamadığını, müvekkilinin aracını kullanamadığını ve ciddi oranda hem kendisinin hem de ailesinin mağdur olduğunu, bu süre içerisinde aracının kullanılamamasından dolayı araç mahrumiyet zararı oluştuğunu, tüm bu nedenlerden dolayı iş bu davayı açtıklarını, HMK md. 107(belirsiz alacak) gereği fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 100 TL Araç Mahrumiyet tazminatının makul olmayan onarım süresi ile sınırlı kalmak kaydıyla kendi kusuruyla onarım süresini uzatan ZMMS şirketi olan ... Sigorta AŞ. 'den temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 28/.../2024 tarihli bedel arttırım dilekçesinde özetle; günlük araç mahrumiyet bedelinin 750,00 TL olarak tespit edildiğini, müvekkilinin makul onarım süresi(4 gün) için alacağı araç mahrumiyet tazminatı 750,00 TL*4 gün= 3.000,00 TL olduğunu, makul olmayan onarım süresi olan 95 gün için 750,00TL*95gün= 71.250,00 TL alacağı bulunduğunu, dava dilekçesi ile 100,00 TL olarak talep ettikleri makul onarım süresi (4 gün) ile sınırlı araç mahrumiyeti alacak miktarımızı, 2.900 TL artırarak toplamda 3.000,00 TL'ye çıkardıklarını, dava dilekçemizde 100,00 TL olarak talep ettikleri makul olmayan onarım süresi(95gün) ile sınırlı araç mahrumiyeti alacak miktarını 71.150,00 TL artırarak toplamda 71.250,00 TL'ye çıkardıklarını, 200,00 TL olarak talep ettikleri alacak miktarını 74.050,00 TL artırarak toplamda 74.250,00 TL olacak şekilde bedel artırdıklarını, 3.000,00 TL makul onarım süresi (4 gün) ile sınırlı olan araç mahrumiyeti tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte sadece davalı Sürücü ... ile davalı işleten ... Eğitim ve Kültür Yardım Derneği'nden müştereken ve müteselsilen, 71.250 TL makul olmayan onarım süresi (95 gün) ile sınırlı olan araç mahrumiyet tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte sadece davalı ... Sigorta AŞ.'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; görev itirazında bulunduklarını, sigorta hukukundan doğan davalar mücerret olarak ticari dava mahiyetinde olduğunu ve Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli mahkemeler olmadığını, görevli mahkemelerin Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının kazanın oluş şekline dair açıklamalarının doğru olmadığını, kazanın davacının kontrolsüz şekilde geri geri çıkarken nizami olarak yoluna devam eden müvekkilinin arabasına çarpması sonucu olduğunu, müvekkilinin tecrübesizliğini kullanarak davacının kendi lehine kaza tutanağı düzenlemeye ikna ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, Sulh Hukuk Mahkemesinde yapılan kusur tespitinin kabulünün mümkün olmadığını, tespit masraflarının müvekkillerinden talep edilmesine imkan olmadığını, kusur tespiti uyuşmazlığın esasına dair olduğunu, tespit yoluyla talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının aracının tamiri için gereken makul sürenin tespiti gerektiğini, onarımın makul süre dışında kalan kısmından davacının araç sürücüsünden bir talebinin olmadığını, kazanın meydana gelmesinde davacı geri manevra yaparken dikkat etmediği için tam kusurlu olduğunu, makul süre için dahi müvekkilinden talepte bulunmasının doğru olmadığını, davacının haksız ve yersiz davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil sigorta şirketine açılan iş bu davada görevli mahkemeler HMK ve TTK kapsamında Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, asliye hukuk mahkemesinde açılan bu davada görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, açılan davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil şirketin davacı tarafa gerekli hasar ödemesi yaptığını, ödemeye rağmen mükerrer talepte bulunulduğunu, tarafların arabulucuda anlaşma sağladığını, kaza sebebi ile herhangi bir maddi hasar talebinde bulunulmayacağı konusunda tarafların anlaştığını, müvekkil şirketin davacının aracının tamiratını üstlendiğini, tamiratın gerçekleştiğini, arabuluculuk anlaşma tutanağına göre araç mahrumiyet bedelinin sigorta şirketinden istenemeyeceğini, davacı tarafından dava açılmadan önce KTK gereğince usulü yükümlülüğünü olan başvuru şartını yerine getirmediğini, müvekkil şirkete başvuru yapmadığını, davayı kabul etmemekle birlikte trafik sigortası genel şartları içerisinde mahrumiyet bedelinin teminat kapsamında yer almadığını, müvekkil şirketin dava açılmasına sebebiyet vermemiş olması nedeniyle yargılama giderlerine, faize ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda;"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 11/.../2023 tarihinde davacı ait olan ve yine davacının sevk ve idaresinde bulunan... plakalı araç ile davalı sürücü ...'nin sevk ve idaresinde bulunan davalı ... Eğitim ve Kültür Yardım Derneği adına kayıtlı ... plakalı aracın karıştığı kazada davacıya ait aracın makul ve makul olmayan tamir süresi içerisinde kullanılmaması nedeniyle maddi zarar meydana geldiği iddiasıyla eldeki davanın açıldığı, mahkememizce aldırılan ve...'de görevli bilirkişiler tarafından düzenlenen kusur raporu ile ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü davacının ise kusursuz olduğunun bildirildiği, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre 4 günlük tamir süresi belirlendiği ve davacının ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin 3.000,00 TL olarak tespit edildiği, tespit edilen bu zarardan davalı işleten ve sürücünün sorumlu oldukları, davacı tarafından her ne kadar davalı sigorta şirketinin aracın tamiri için yönlendirdiği serviste aracın uzun süre kalması nedeniyle makul olmayan süre yönünden araç mahrumiyet bedeli talep edilmiş ise de davalı sigorta şirketinin işbu zarardan sorumlu olmasının mümkün olmadığı, eğer aracın uzun süre tamir edilmemesi nedeniyle bir zarar meydana gelmiş ise bunun ancak kusur sorumluluğu ilkesine göre sorumlulara karşı açılacak bir davaya konu olabileceği anlaşılmakla ayrıntılı ve gerekçeli olan bilirkişi raporuna mahkememizce itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş" gerekçesiyle "davanın kısmen kabulü ile;1-3.000,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 11/.../2023 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiz ile birlikte davalılar ... ve ... Eğitim ve Kültür Yardım Derneğinden alınarak davacıya verilmesine, davalı Sigorta Şirketine karşı açılan davanın reddine,"
karar vermiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin aracının 99 gün boyunca serviste kaldığını, 4 günde onarılacak bir aracın 99 gün boyunca onarımda kalmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı müvekkili gibi bu ülkenin vatandaşlarının sigorta şirketlerinin koordinasyonsuzluğu, ikmal yetersizliği, hizmet ihmali, gerekli idari ve adli yaptırımların olmaması ve keyfilikleri sebebiyle yüzbinlerce aracın aylarca süren onarım süreleri olduğunu, bu sürenin eziyet ve mağduriyete dönüştüğünü, amaçlarının sigorta şirketlerinin keyfi ihmaller sebebi ile verdikleri zararların gözden geçirilmesini sağlamak olduğunu, bu tarz davalarda zararlar tahsil edildiği takdirde sigorta şirketlerinin daha dikkatli olmaya çalışacağını, bu nedenle yol gösterici nitelikte emsal bir karar verilmesi gerektiğini, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, ikame araç bedelinin davalı sürücü, işleten ve ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama da yukarıda yazılı gerekçe ile davalı işleten ve sürücü yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
1-Davalıya ait aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe kapsamında olup, ZMMS genel şartları hükümlerine göre sigorta şirketleri gerçek zarar kapsamında olmayan dolaylı zararlardan sayılan ikame araç bedelinden sorumlu değildir. Davacıya ait aracın tamir süresince kullanılamaması nedeniyle talep edilen ikame araç bedeli zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı dışında kaldığından, davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
2-Yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, trafik kazalarında araç mahrumiyeti nedeniyle zarar belirlenirken aracın hasar durumuna göre onarımı için gereken makul sürenin belirlenmesi ve belirlenen bu süre üzerinden zarar hesabının yapılması gerekir. (Bknz.Y.4.H.D.'nin 2025/.... E.- 2025/... K., 2020... E.- 2020/....K. ilamları aynı yöndedir.) İlk derece mahkemesince de benzer gerekçe ile makul tamir süresi için öngörülen süre belirlenerek zarar hesabı yapılması Yargıtay uygulamasına uygun olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!