İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, sigorta rücuen hasarlı çocuk bezi emtiası deniz taşımacılığına ilişkin itirazın iptali davasında verilen ret kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bir sigorta şirketinin, uluslararası deniz yoluyla taşınan çocuk bezlerinin konteynerdeki su sızıntısı nedeniyle hasar görmesi üzerine, kanuni halef sıfatıyla taşıyıcı şirketlere karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebiyle açtığı davanın ilk derece mahkemesince reddi kararına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesini ele alan bu kararda; davacı sigortacı, taşıyıcıların eşyanın kendi hakimiyetinde hasar görmesi nedeniyle sorumlu olduğunu iddia ederken, davalı taşıyıcılar, hasar ihbarının usulüne uygun yapılmadığını, riskin alıcıya geçtiğini ve hasarın deniz taşımacılığı sırasında meydana geldiğinin kanıtlanamadığını savunmuştur.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİESAS NO : ███████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2022NUMARASI : ████████ Esas ████████ Karar DAVA : İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...Davacı .... A.Ş. vekilinin 26.05.2021 harç tarihli dava dilekçesiyle; müvekkilinin sigortalısı .... A.Ş.’ye ait çocuk bezi emtiasının taşınması sırasında oluşacak risklere karşı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ve Abonman Sözleşmesi ile teminat altına alındığını, çocuk bezi emtiasının 15.04.2019 tarihli ve ARKALG000... numaralı konşimento tahtında Cezayir’den Türkiye’ye taşınmak üzere Kaptan.... gemisine hasarsız yüklendiğini, ancak konteyner kapakları açıldığında ARKU85... ve ARKU83... numaralı konteynerlerdeki emtianın hasar gördürdüğünün belirlendiğini, hasar sebebinin ekspertiz incelemesinde konteynere su sızması nedeniyle oluştuğunun belirlendiğini, davalıların konişmentoyu düzenlemek ve taşıma işlemini fiilen gerçekleştirmek suretiyle “fiili taşıyan” olarak hareket ettiklerini, emtianın taşıma sırasında hasar görmesi sebebiyle davalıların taşıyan sıfatıyla oluşan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, 6102 sayılı TTK m. 1472’e göre müvekkilinin kanuni halef sıfatını kazandığını, 6102 sayılı TTK m. 1178 uyarınca davalıların kendilerinden beklenen dikkat ve özeni göstermediklerini, hasarın eşyanın kendi hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana geldiğini, taşıyanın sorumluluğu bulunduğunu, davalılar / borçlular hakkında İzmir 23. İcra Müdürlüğü’nün 2020/ 4429 Esas sayılı dosyasıyla icra takibine geçtiklerini, ancak davalıların itirazı ile takibin durduğunu, arabuluculuk bürosuna başvurduklarını, anlaşamama tutanağının imzalandığını belirterek davalıların icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar .....’ya İzafeten .... A.Ş. ve .... A.Ş. vekili 11.08.2021 tarihli cevap dilekçelerinde; dava konusu emtianın teslim şeklinin CFR olduğunu, alıcının bütün hasarları üstlendiğini ve ödemenin ex gratia ödeme olmadığını, emtiaların geminin küpeştesine yüklendikten sonra alıcıya geçtiğini, sigorta poliçesi yönünden davacının sigortalısının eksik ödeme veya hiç ödememe ihtimalinin bulunduğunu, bu nedenle fatura ödemesi bulunabileceğini, nakliyat abonman sözleşmesi incelendiğinde 8. maddenin a ve b bendine göre sigortalının sigortacıya usulüne uygun hasar ihbarında bulunmadığı gibi, taşıyana da usulüne uygun ihbar yapılmadığını, bu nedenle aktif sıfat yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, tarafların katılımı ile gerçekleştirilen bir expertiz incelemesinin bulunmadığını, (TTK m. 1185) hasar ihbarının yapılmadığını, tespitin bu süre içerisinde yapılmadığından hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin kabul edilemeyeceğini, bu konuda bir karine oluştuğunu, taşıyanın sadece deniz taşımasını üstlendiğini, gönderen firmanın adresinden yükleme limanına kara taşımasının 3. kişi tarafından yapıldığından zararın deniz taşımasında meydana geldiği ispatlanamadığı gözetilerek müvekkilinin sorumlu olamayacağını, malların mühürlü olarak taşınarak alıcısına teslim edildiğini, buna göre hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin kanıtlanabilmesi için davacının hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiğini ispatlaması gerektiğini, konteynerlarda hasar ve delik bulunmadığını, taşıyanın sorumluluğunun TTK m. 1186’a göre sınırlı olduğunu belirterek, davanın aktif husumet ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava; sigorta sözleşmesine dayalı taşıma şirketine karşı sigorta konusu malın hasarlanmasına istinaden açılan rücuen takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir. İzmir 23. İcra Müdürlüğü’nün 2020/ 4429 Esas sayılı dosyası, poliçe, ihtarname, faturalar, konşimento, ekspertiz raporları, hasar dosyası incelenmiş İzmir 23. İcra Müdürlüğü’nün █████████ Esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı .... AŞ’nin, takip borçluları ....’ya İzafeten .... A.Ş. ve .... A.Ş. aleyhine 16.06.2020 tarihinde yapmış olduğu ilamsız icra takibinde 40.071,05 TL asıl alacak üzerinden takibe geçtiği, borçlulardan ....’ya İzafeten .... A.Ş.’ne ödeme emrinin 12.04.2021 tarihinde ve ... A.Ş.’ne ödeme emrinin 09.04.2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçluların 13.04.2021 tarihinde takibe konu borcun ferîleriyle birlikte tamamına itiraz ederek takibi durdurdukları belirlenmiştir.Davalının aktif husumet yönünden yapılan itirazının değerlendirilmesiyle; alıcı sigortalı .... A.Ş.’ye ait çocuk bezi emtiasının davacı sigortacı tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi ve abonman poliçesi ile sigortalandığı, taraflar arasındaki satım sözleşmesinin CFR (cost freight) incoterms şartıyla yapıldığı ve hasar ve yararın malın gemiye yüklenmesiyle birlikte alıcıya / gönderilen / sigortalıya geçtiği ve bu nedenle davacının ileri sürdüğü hasar ve yararın satıcıda olduğu, satıcının alacağı temlik etme şartının gerçekleşmesinin aranmadığı, somut olayda aynı zamanda bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere 23.05.2019 tarihli ibranamede dava dışı sigortalının alacak hakkını davacı sigortacıya temlik ettiğinden aktif husumet ehliyetinin bulunduğu tespit edilmekle aktif sıfat yokluğu itirazının reddine karar verilmiştir. Bilirkişiler Tekstil Mühendisi ...., Kaptan .... ile Deniz Ticaret Uzmanı....’dan alınan 21.06.2022 tarihli raporda; davacı ... A.Ş'nin sigortalısı olan .... A.Ş’ye ait çocuk bezi emtiasının Kaptan ...gemisi ile .. G 00000...numaralı konşimento tahtında Cezayir’den Türkiye’ye taşındığı, taşımanın ARKU8... ve ARKU835... numaralı konteynerlerle Big Bag torbalar içerisinde taşımasının yapıldığı, ürünlerin 08.05.2019 tarihli ekspertiz raporunda ıslandığının parçalandığının ve kirlendiğinin tespit edildiği, gümüş nitrat testinde deniz suyunun bulunmadığı, ıslanan emtianın tekrar kullanılmasının mümkün olmadığı, maddi değerinin kalmadığı, 7.000 kg hasarlı ikinci kalite bebek bezi emtiasının 39.674,85 TL bedelinin bulunduğu, sigortacının sigortalısının haklarına TTK m. 1472 gereğince halef olabilmesi için geçerli bir sigorta sözleşmesinin bulunması ve gerçekleşen rizikonun teminat kapsamında bulunması gerektiği, rizikonun teminat kapsamı dışında olması halinde sigortalının yük hasarından doğan tazminat alacağının sigortacıya alacağın temliki yoluyla temlik etmesi halinde yine sigortacının taşıyandan talepte bulunma hakkının bulunduğu, 23.05.2019 tarihli ibranamede dava dışı sigortalının bu hakkını alacağın temliki yoluyla zaten sigortacıya temlik ettiğinden aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, TTK m. 1238/1f uyarınca konşimentoyu taşıyan sıfatı ile imzalayan veya konşimentoyu kendi ad ve hesabına imzalanan kişinin taşıyan sayıldığı, somut olayda ise taşıyanın ... ... A.Ş. / .. olduğu ve pasif husumet ehliyetine haiz olduğu, taşıyanın TTK m. 1178/1f uyarınca eşyanın ziya ve hasarından, geç tesliminden doğan zararlardan sorumluluğunun bulunduğu, TTK m. 1185/1f uyarınca ziya ve hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi gerektiği, dosyada bu bildirime ilişkin bir belge bulunmadığı, ya da TTK m. 1185/2f ya göre eşyanın tarafların katılımı ile mahkeme / yetkili makam veya bu husus için resen atanmış uzmanlar tarafından yapılmış ise ihbara gerek olmadığı, somut olayda buna ilişkin bir inceleme yapıldığına dair bir belgede bulunmadığı, buna göre TTK m. 1185/4f uyarınca hasar ve zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten kaynaklandığının karine olarak kabul edildiği, bu karinenin aksinin ispat olunabileceği, heyette bulunan uzakyol kaptanı bilirkişinin incelemesinde zararın ne aşamada meydana geldiğinin ibraz edilen belgeler çerçevesinde tespit edilemediğini, dolayısıyla TTK m. 1185/4f uyarınca ispat yükünün taşıyandan talepte bulunana ait olması karşısında bu karinenin çürütülemediği, bunun aksinin kabulü halinde taşıyanın sorumluluk sınırının hesaplandığında ıslanan bebek bezi emtiasının zayi olduğu ve 08.04.2019 tarihli faturada 0,80 Euro / kg fiyatın 2. kalite bebek bezi emtiası için piyasa rayicine uygun olduğu, ekspertiz raporunda talep edilen 7000 kg hasarlı bebek bezi emtiası için birim fiyatın 5,6678 TL üzerinden 39.674,85 TL mal bedeli olup, bu tutardan sigorta bedeli üzerinden hesaplanan % 1 muafiyet bedeli olan 2.980,76 TL nin tenzil edilmesiyle 36.694,09 TL'nin sorumluluk sınırının 7000 kg x 2 ÖÇH = 14.000 ÖÇH'nin altında kaldığından bu miktarın talep edilebileceği, % 10 ilave bedelin ise talep edilemeyeceği belirtilmiştir.Bu rapora karşı davacı vekili 04.07.2022 tarihli beyan dilekçesinde; davalıların TTK m. 1178 uyarınca meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, yükün eksiksiz ve hasarsız olarak gemiye yüklendiğini, TTK m. 1184 ve 1185'e göre sigorta eksperinin uzman kişi sayıldığını, bu nedenle bildirime gerek olmadığını, % 10 ilave bedelinde tazminata eklenmesi gerektiğini belirterek ek rapor alınmasını, olmadığı takdirde davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Bu rapora karşı davalı vekili 05.07.2022 tarihli beyan dilekçesinde; bilirkişi raporunda müvekkilinin kusurlu olmadığının belirlendiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan tüm deliller ve yapılan incelemelere göre; Dava konusu çocuk bezi emtiasının Cezayir’den Türkiye’ye ithal edilmesi ve bu yükün taşınması işlemini davalı taşıyan .... A.Ş.’nin üstlendiği, yükün gemiye 15.04.2019 tarihinde yüklendiği ve 27.04.2019 tarihinde hasarın tespit edildiği ve ekspertiz hizmetlerini yapan .... şirketine 07.05.2019 tarihinde bildirildiği, bu tarihten sonra incelemenin 08.05.2019 tarihinde yapılıp 20.05.2019 tarihinde raporun düzenlendiği, yükün gönderilene teslim tarihi 25.04.2019 tarihi olup, bu tarih itibariyle gönderilen tarafından teslim alındıktan sonra yükün geldiği Marport Limanı'nda veya yükün konteynerde teslim alındıktan sonra sigortalının işyerinin bulunduğu yerde herhangi bir şekilde TTK m.1185/1 hükmüne göre ziya ve hasarı tespit edici bir işlem yapılmadığı, 25.04.2019 tarihinde Marport Limanına ulaşan yük hakkında 27.04.2019 tarihinde sigortalı şirket yetkilisi ve konteyneri getiren araç şoförlerinin de katıldığı tutanak düzenlendiği, TTK m. 1185/2f hükmüne uygun olarak tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam veya bu husus için atanan resmi atanmış uzmanlar tarafından bir inceleme yaptırılmadığı, böylece eşyanın deniz taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim alındığının kabul edilmesi gerektiği, ayrıca eşyanın teslim alan tarafın teslim aldığı tarih itibariyle, yani eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sıra içeresinde zararın meydana geldiğini ispat edici herhangi bir delil de ibraz edemediği, bu halde gemide kaptanın gözetiminde düzenlenen hasarlara ilişkin konteynerin el değiştirme ve hasar kaydı bulunmadığı, mevcut durum itibariyle taşıyanın konteynerleri kusursuz teslim ettiğinin kabulünün gerektiği, bunun aksini iddia eden tarafın / sigortalının bu iddiasını ispatla mükellef olduğu, zira; eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde hasara uğradığı ispatlanamadığından (süresi içeresinde tespit ve resmi makamlarca yapılmış bir inceleme bulunmadığından) davacının yük zararındaki hasar sorumluluğunun davalıdan kaynaklanan sebeplerden doğduğu ispatlanamamış olduğundan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. TTK m. 1185/1f hükmüne göre öngörülen süreden sonra yapılan inceleme nedeniyle TTK m. 1185/4f gereğince oluşan zarardan taşıyanın sorumlu olmadığı, başka bir sebepten dolayı hasarın meydana geldiği konusunda karine oluştuğu, bunun aksinin ancak taşıyanın sorumluluk sahasındayken taşıyanın ya da adamlarının kusur ve ihmalinden kaynaklandığının davacı tarafça ispatlanması gerektiği halde bu durumun ispatlanamadığı, konteynerlerin ekspertiz incelemesinde fotoğraflarının çekilmediği, ekspertiz incelemesinde muhtemelen konteyner kapaklarından su alması nedeniyle tavanda su sızıntısının olduğu belirtilerek taşıyanın kusurlu olduğuna ilişkin yargıya varıldığı, ancak bu tespitin TTK m. 1185/4f’de yer alan taşıyan lehine oluşan karinenin aksini ispat edecek delil olarak yeterli bir delil olmadığı, zararın hangi aşamada ve nasıl meydana geldiği anlaşılamadığı..." gerekçesi ile, davacının davasını ispatlanamadığından REDDİNE karar verilmiş, verilen bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, düzenlenen konşimentoda hiçbir hasar/eksiklik kaydı bulunmadığından TTK'nun 1239. maddesi uyarınca emtianın gemiye hasarsız yüklendiğinin kabulünün zorunlu olduğunu ve taşıyanın, teslim sırasında hasarlı olduğu tespit edilen emtiadan TTK'nun 1178 maddesi uyarınca sorumlu olduğunu, hasarın davalıya gönderilen ihtar yazısı ile ihbar edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, hasar tespitinin tarafsız ve bağımsız eksperlerce yapıldığından hasar ihbarına veya her iki tarafın katıldığı bir incelemeye gerek bulunmadığını, hasarın konteyner kapaklarında olan çatlak/kırık sebebiyle kapaklardan sızan suyun emtialara sirayet etmesi sonucu gerçekleşmesinden dolayı meydana gelmesine göre konteyner kapaklarının hangi aşamada çatladığının/kırıldığının bir önemi olmaksızın zarardan davalı taşıyanın sorumlu olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesinden doğan zararın rücuen tazmini için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmalıdır.Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, taşıma konusu emtianın hasara uğramasında davalıların sorumlu olduğunun ispatlanamamasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 732,00.TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 80,70.TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30.TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.