Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin, 6750 sayılı Kanunun araç rehin sözleşmelerine uygulanabilirliği ve rehin sözleşmelerinin geçerlilik şartları üzerine verilen itirazın iptali davası istinaf kararı.
Özet: Bir banka, borçlular aleyhine rehin sözleşmelerinden kaynaklanan icra takibine yapılan itirazın iptali için dava açmış, yerel mahkeme ise rehin sözleşmelerinin 6750 sayılı kanun kapsamında bedel ve noter onayı/tescil eksikliği nedeniyle geçersiz olduğuna hükmederek davayı reddetmiş; davacı banka, istinafta uyuşmazlık konusu rehinlerin 6750 sayılı kanun kapsamında olmadığını, Karayolları Trafik Kanununa göre trafik siciline tescil edilen araç rehinlerinin Türk Medeni Kanununun ilgili maddeleri uyarınca geçerli olması gerektiğini ileri sürmüştür.

T.C.
GAZİANTEPBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ..KARAR NO :..T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ..ÜYE : ..ÜYE : ..KATİP : ..İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : ..NUMARASI :..DAVACI :..VEKİLİ : Av. ..DAVALILAR : ..VEKİLİ : Av...DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :..YAZIM TARİHİ :..Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı tarafça istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:DAVA: Davacı .. Anonim Şirketi vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlular aleyhine rehin sözleşmesinden kaynaklı olarak rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, müvekkili banka ile borçlular arasında borçluların her ikisinin de müştereken ve müteselsilen olacak şekilde araç rehin sözleşmelerinin akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca borçluların herhangi bir ödeme yapılmayınca Genel Kredi Sözleşmesinde ve taşıt rehin sözleşmesinde belirtilen adreslerine... Noterliğinin .. yevmiye numaralı, ..tarihli ihtarnamesinin gönderildiğini, ödeme yapılmayınca borçlular aleyhine icra takibi yapıldığını, borçluların icra takibine itiraz ettiğini, rehin sözleşmelerine, genel kredi sözleşmelerine yani takip muhtevasına ve dayanağına herhangi bir itiraz görülmediğini, açıklanan nedenlerle itirazın iptaline, takibin devamına, borçlular aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar .. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinden .. tacir olmadığından..yönelik davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesinin mümkün olmadığını, görevsizlik kararı verilmesini, davalı..esnaf olduğunu bu nedenle dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, takibin muhteviyatına herhangi bir itirazda bulunulmadığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, icra dosyasına sundukları itiraz dilekçesi incelendiğinde imza itirazında bulunduklarının görüleceğini, davacı tarafın aynı konuda iki farklı icra takibi yapıldığını, birebir aynı nitelikte .. İcra Müdürlüğünün .. esas sayılı dosyasında da müvekkillere yönelik icra takibine girişildiğini, itirazın iptaliyle konu edilen takibin mükerrer olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YEREL MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; "Dava dilekçesi, rehin sözleşmeleri ve ekleri incelendiğinde; rehin sözleşmelerinin noter tarafından onaylandığına dair herhangi bir kayıt sunulmadığı, ayrıca rehin sözleşmelerinde rehin bedelinin yazılmadığı görülmektedir. (...) 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu'nun 4. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendi uyarınca rehin sözleşmesinde borcun konusu, borcun miktarı, borcun miktarı belirli değilse rehnin ne miktar için güvence teşkil ettiği, ödenecek para cinsi ve rehnin azami miktarına yer verilmesi gerektiği, ancak dosyaya ibraz edilen rehin sözleşmelerinde bedelin yer almadığı, geçerlilik koşulu olan bedelin bulunmaması nedeniyle rehin sözleşmelerinin geçerli olmadıkları, Ayrıca aynı yasanın 4. maddesinin 1. fıkrası uyarınca rehin hakkının sicile tescili ile kurulacağının, 4. fıkrası uyarınca ise rehin sözleşmelerinin sicile tescil edilebilmesi için noterce onaylanması gerektiğinin hüküm altına alındığı, ancak sunulan belgeler arasında noter onayının ya da sicile tescile dair herhangi bir kaydın da sunulmadığı, Bu nedenlerle davaya ve icra takibine dayanak olan rehin sözleşmelerinin geçersiz olduğundan bahisle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davacının kötü niyetli olduğu ispatlanmadığından, davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir." gerekçesiyle davanın kabulüne ve kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı taraf istinaf dilekçesinde; uyuşmazlığa konu rehin sözleşmesinin 6750 sayılı kanun kapsamında ki rehin sözleşmesi olmadığını, 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanununa göre sermaye piyasası araçları ile türev araçlara ilişkin finansal sözleşmeleri konu edinen rehin sözleşmeleri ile mevduat rehinleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununa göre kurulmuş teslimli taşınır rehinleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre kurulmuş araç rehinleri, 2920 sayılı . Kanununa göre kurulan hava aracı ipotekleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre kurulan gemi ipotekleri, 3213 sayılı Maden Kanunu göre kurulan maden hakları ve cevher rehinlerine bu yasa hükümlerinin uygulanmayacağını, dava konusu rehin sözleşmesinin trafik siciline kayıtlı araçlar hakkında olduğunu, dava konusu olaya 4721 sayılı TMK m. 940'da ki; "Gerçek veya tüzel kişilerin alacaklarının güvence altına alınması için, kanun gereğince bir sicile tescili zorunlu olan taşınır mallar üzerinde, zilyetlik devredilmeden de, taşınır malın kayıtlı bulunduğu sicile yazılmak suretiyle rehin kurulabilir." hükmünün uygulanacağını, taşıt rehin sözleşmelerinde rehne konu bedelin belirlenebilir olmasının yeterli olduğunu, dava konusu rehin sözleşmelerinde de bedelin belirlenebilir nitelikte olduğunu, genel kredi sözleşmesinin yargılamaya konu taşıt rehni sözleşmesinin bağlayıcı bir parçası olduğunu, . bedelin açık olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesi eki olarak 4721 sayılı TMK m. 939 ve 940'a göre yapılan taşınır rehini sözleşmesine dayanılarak başlatılan taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takibe itiraz nedeniyle 2004 sayılı İİK m. 67'ye göre açılmış itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık rehin sözleşmelerinin geçerli olup olmadığı ve davalıların rehin sözleşmeleri nedeniyle borçlu olup olmadıkları konusundadır. Türk Medeni Kanununun 940'ıncı maddesine eklenen ikinci fıkra hükmü ile hayvan rehninden başka bir sicilli taşınır mal sistemi daha oluşturulmuştur. Kredi veren kurum ve kuruluşun güvencesini sağlamak ve kredi alan gerçek ve tüzel kişinin rehin konusu taşınır üzerindeki doğrudan zilyetliğini korumak, böylece kredi veren kurum ve kuruluşun alacağı güvence altına alınırken diğer taraftan kredi alan gerçek veya tüzel kişinin taşınır maldan yaralanmasına imkan vermek için TMK m. 940/II ile hayvan rehnine benzer sicilli bir taşınır rehni kurulması yolu açılmıştır. TMK m. 940/II'ye göre "Gerçek veya tüzel kişilerin alacaklarının güvence altına alınması için, kanun gereğince bir sicili tescili zorunlu olan taşınır mallar üzerinde zilyetlik devredilmeden de taşınır malın kayıtlı bulunduğu sicile yazılmak suretiyle rehin kurulabilir. Rehinin kurulmasına ilişkin diğer hükümler tüzükle belirlenir". Bu hükme göre kanun gereğince bir sicile tescili zorunlu olan taşınır malların zilyetlikleri devredilmeden de taşınır malların kayıtlı olduğu sicile yazılmak suretiyle rehin kurulabilmektedir. Motorlu araçlar için söz konusu sicil "trafik sicilidir". Bu sicil 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 20/I-d'ye göre araç işleteni ve vergi yükümlüsünün belirlenmesi ve araç malikinin bilinmesi amacıyla tutulmaktadır. Bu sicillere yapılacak kayıtlar kapsamına TMK m. 940/II hükmü ile rehin hakları da dahil edilmiştir.Mahkemenin gerekçesinde yer verdiği 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanununun "Tanımlar" başlıklı 2/I-h maddesinde taşınır varlık; "Taşınır varlık: Bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen varlıkları," olarak tanımlanmış, bu maddenin yollama yaptığı "Üzerinde rehin hakkı kurulabilecek taşınır varlıklar" başlıklı 5'inci maddesinde de taşınır varlıklar; "a) Alacaklar, b) Çok yıllık ürün veren ağaçlar, c) Fikri ve sınai mülkiyete konu haklar, ç) Hammadde, d) Hayvan, e) Her türlü kazanç ve iratlar, f) Başka bir sicile kaydı öngörülmeyen ve idari izin belgesi niteliğinde olmayan her türlü lisans ve ruhsatlar, g) Kira gelirleri, ğ) Kiracılık hakkı, h) Makine ve teçhizat, araç, ekipman, alet, iş makinaları, elektronik haberleşme cihazları dâhil her türlü elektronik cihaz gibi menkul işletme tesisatı, ı) Sarf malzemesi, i) Stoklar, j) Tarımsal ürün, k) Ticaret unvanı ve/veya işletme adı, l) Ticari işletme veya esnaf işletmesi, m) Ticari plaka ve ticari hat, n) Ticari proje, o) Vagon, ö) Bu fıkrada sayılanlardan üçüncü kişiler zilyetliğindeki taşınır varlık, hak ve paylı mülkiyet hakları, p) Benzeri her türlü taşınır varlık ve hak" olarak sınırlı sayı ilkesine göre sayılmıştır. Bu maddede kara nakil araçları yer almamaktadır. Aynı yasanın "Tanımlar" başlıklı 2/I-k maddesinde sicil; "Sicil: Bakanlık tarafından kurulan ya da kurdurulan ve mevzuatı uyarınca kendi özel siciline tescili zorunlu olanlar dışındaki taşınır varlıklar üzerinde, bu Kanun kapsamında tesis edilecek rehinlere ilişkin tescil, terkin, değişiklik gibi tüm iş ve işlemlerin elektronik ortamda gerçekleştirildiği ve sunulduğu merkezi ve aleni Rehinli Taşınır Sicilini," olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla bu kanun kapsamına giren taşınır sicilleri Bakanlık tarafından kurulan ya da kurdurulan ve mevzuatı uyarınca kendi özel siciline tescili zorunlu olan taşınırları kapsamamaktadır. Yukarıda da belirtildiği gibi kara nakil araçları için trafik sicili 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 20/I-d hükmü ile oluşturulmuştur. Kara nakil araçları üzerine kurulacak rehinlerde 6750 sayılı yasa değil 4721 sayılı TMK m. 939 ve 940 hükümleri uygulanacaktır. Genel olarak taşınır rehninde, özel olarak da motorlu taşıt rehninde teminat altına alınmak istenen alacağın rehnin kurulması anında bir para olarak gösterilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Teminat altına alınan alacağın rehin konusu taşınırın paraya çevrilmesi anında parayla ifade edilebilmesi yeterlidir. ...Bu nedenlerle motorlu araç rehinlerinin 6750 sayılı kanun kapsamında kalmadığı gözetilmeden, rehnin geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne ve kararını 6100 sayılı HMK m. 353/I-a-6'ya göre kaldırılmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.(6) maddesi uyarınca KABULÜNE,2-.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. Karar sayılı istinafa konu kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın yukarıda işaret edilen eksikliklerin ikmali ile oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere yeniden görülmesi için kararı veren mahal mahkemesine iadesine,4-Davacı tarafça yatırılan peşin harcın yerel mahkemesi tarafından talep halinde iadesine,5-İstinaf masraflarının mahkemesince yeniden verilecek kararda nazara alınmasına, 6-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7-HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nın 353. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. █████/2026 Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."