İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, bakım onarım sözleşmesinden doğan fatura alacaklarına ilişkin icra takibine itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesinin işlemiş faiz talebinin reddine yönelik kararına karşı yapılan istinaf incelemesi.
Özet: Bakım-onarım sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesinin bilirkişi raporu doğrultusunda davacının alacaklı olduğu ve itirazın kısmen iptali yönündeki kararına karşı, davacı vekilinin işlemiş faiz taleplerine ilişkin kısmın gerekçesiz olduğu ve faiz hesaplamasının hatalı yapıldığı gerekçesiyle yaptığı istinaf başvurusu, davacının faturaya yasal süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle faiz işletilmesi gerektiği savunmasıyla incelenmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2026
NUMARASI:████████ Esas, ███████ Karar
DAVANIN KONUSU:İTİRAZIN İPTALİ
KARAR TARİHİ:█████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında █████/2022 tarihinde Bakım Onarım Sözleşmesi (Parça Dahil - All in) akdedildiğini, iş bu sözleşmenin ...Hastanesi'nde kurulu ... marka ... cihazının bakım ve onarımı için yapıldığını, müvekkili şirket tarafından sözleşme gereği verilmesi gereken hizmetin eksiksiz şekilde ifa edilmesine rağmen hizmet karşılığı düzenlenen fatura tutarlarının ödenmediğini, davalı şirkete mail olarak iletilen e-faturaların, yasal süre içerisinde herhangi bir itiraz olmadığından içeriğinin davalı tarafça kabul edildiğini, alacağın tahsili amacıya İstanbul 1. İcra Dairesinin... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile arasında bir ticari ilişki bulunmayan müvekkilinin herhangi bir borcunun olmadığını, sözleşmede yer alan imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, ayrıca tek taraflı düzenlenen faturaların müvekkilinin kayıtlarında bulunmadığını, faturaların davaya konu hukuki ilişkiyi ispat edecek nitelikte olmadığını, bunun için ayrıca davacının hizmeti verdiğini de ispat etmesi gerektiğini, ancak dosyada bu yönde bir ispatın sağlanmadığını, likit bir alacağın bulunmadığını belirterek davanın reddine ve %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; bilirkişi raporuna göre usulüne uygun tutulan ticari defterlerine göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 450.446,75 TL alacaklı olduğu, davalı tarafa iletilen takibe konu faturaların sistemde kabul edilerek itiraz/iade edilmediği, işbu faturaların davacı şirketin BS formunda, davalı şirketin ise BA formunda yer aldığı, takip konusu faturaların içeriği olan hizmetin davalı tarafa sunulduğu, buna göre davacının ispat yükünü yerine getirdiği, davalının ise ödeme hususunu ispat edemediği, alacak miktarının kayıtlara dayalı olması sebebiyle likit yani belirlenebilir olduğu gerekçelerine istinaden davanın kısmen kabulüne, İstanbul 1. İcra Dairesinin... sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın 450.446,75 TL asıl alacak yönünden iptali ile, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren %10,75 ve değişen oranında işletilecek avans faiz uygulanması suretiyle ve takip talebindeki diğer koşullar ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine; hükmolunan 450.446,75 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine; yasal koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; işlemiş faiz talepleri yönünden hükmün gerekçesiz olduğunu, bilirkişi raporunda da faiz hesabı yapılmadığını, işlemiş faize hükmedilmesi için gereken koşulların somut olayda mevcut olduğunu, yasal süresinde itiraz edilmediğinden takibe konu faturaların içeriğinin kabul edildiğini, müvekkili tarafından takip konusu faturalar usulüne uygun olarak düzenlenip davalıya iletildiğinden sözleşmenin 7. maddesi kapsamında 90 günlük sürenin sonu itibariyle faiz işletilerek talep edildiğini, bu nedenle somut olayda temerrüt koşullarının oluştuğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Davacının, davalı hakkında İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyasında 3 adet faturadan kaynaklı asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 513.391,62 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, itirazın davacı alacaklıya █████/2023 tarihinde tebliğ edilmesinden itibaren işbu itirazın iptali davasının yasal süresi içerisinde █████/2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.İcra takibine konu █████/2022 tarihli, 12.632,82 TL bedelli fatura için 1.907,90 TL (█████/2022 tarihinden itibaren); █████/2022 tarihli, 290.026,89 TL bedelli fatura için 42.925,97 TL (█████/2022 tarihinden itibaren); █████/2022 tarihli, 147.787,04 TL bedelli fatura için 18.111,00 TL (█████/2022 tarihinden itibaren) faiz talep edilmiş olup buna göre toplam 450.446,75 TL asıl alacak ve 62.944,87 TL işlemiş faizin tahsili istenmiştir.Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davaya konu asıl alacak talebi kabul edilip fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık, davacının işlemiş faiz talebinde haklı olup olmadığı ve miktarı noktasında toplanmaktadır.Taraflar arasındaki bakım onarım sözleşmesinin 6. maddesi uyarınca, davalının, davacıya işbu sözleşme kapsamında belirtilen hizmetleri için aylık KDV hariç 15.000,00 USD ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, davacının her ay işbu sözleşmede yazılı bakım, onarım, arıza giderme hizmetlerini ifa ettikten sonra o aya ait bulunan aylık bedeli davalıya fatura edeceği; sözleşmenin 7. maddesi uyarınca, aylık hizmet bedellerine ilişkin faturaların, hizmet verilen aylık periyodun sonunda ve fatura tarihindeki T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru esas alınarak davalının sözleşmede belirtilen fatura adresine kesileceği, ödemelerin, fatura tarihini takip eden 90 gün içerisinde yapılacağı hususları düzenlenmiştir.6098 sayılı TBK'nun 117. maddesine göre; muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer, borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle (...) borçlu temerrüde düşmüş olur."...Para borçlarında temerrüdün oluşması için kural olarak, borcun muaccel hale gelmesi ve alacaklı tarafından borçluya ihtarda bulunulması gerekir. Muacceliyet en yalın anlatımıyla, ödeme zamanının gelmiş olmasıdır. Borcun ifası için bir vade öngörülmüşse kural olarak bu vadenin gelmesiyle muacceliyet oluşur. Muacceliyet tek başına temerrüdü sağlamaya yeterli değildir; ayrıca alacaklı tarafından borçluya bir ihtarda bulunulması da gerekir (818 sayılı BK.m.101/f.1). İhtar, alacaklının ödeme talebinden ibaret iradesini borçluya iletmesidir. İstisnaen sözleşme veya kanunla getirilen düzenleme ile zamanında ödemede bulunulmaması halinde ihtara gerek kalmaksızın temerrüt oluşabilir..." (Yargıtay HGK'nun 2012/7-502 Esas ████████ Karar sayılı ilamı)."...Şayet ifanın belirli bir süre içinde yapılması kararlaştırılmışsa, sürenin sonuncu günü dahi borç ifa edilmiş değilse, ihtara gerek bulunmaksızın borçlu temerrüde düşer. Örneğin, ifanın 2012 Mayıs ayı içinde, Mart'ın ilk haftasında, sözleşmenin imzasından 20 gün içinde yapılacağı kararlaştırılmışsa, sürenin sonuncu günü dahi borç ifa edilmiş olmazsa, borçlu ihtara gerek kalmadan temerrüde düşmüş olur..." (Prof. Dr. M. Kemal Oğuzman / Prof. Dr. M. Turgut Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Cilt 1, İstanbul 2016, 14. Bası, s. 464).Kural olarak temerrüt hali için, borcun muaccel olması ve ödenmesi için ihtar edilmesi gerekir ise de, somut olayda, sözleşmenin 7. maddesi ile taraflarca borcun ifa edileceği gün yani vade kararlaştırılmıştır. Buna göre ödemenin, fatura tarihini takip eden 90 gün içerisinde yapılmaması halinde sürenin sonuncu günü ihtar şartına gerek olmadan borçlunun temerrüdünün gerçekleşeceğini kabul etmek gerekir. Bu nedenle davacı işlemiş faiz talebinde haklıdır.Mahkemece alınan bilirkişi heyeti raporunda işlemiş faiz hesabı yapılmamış olup dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle bu hesabın Dairemizce de yapılması mümkün olduğundan hükmün bu sebeple kaldırılması yoluna gidilmemiştir. Buna göre her ne kadar davacı ise icra takibi ile 62.944,87 TL işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de, sözleşmenin 7. maddesi uyarınca, ödemelerin, fatura tarihini takip eden 90 gün içerisinde yapılacağı dikkate alındığında sürenin sonuncu günü ile icra takip tarihi arasındaki süre için icra takibine konu faturalar için toplam 37.429,83 TL işlemiş faiz hesaplanmış olup bu miktar üzerinden işlemiş faiz talebinin hüküm altına alınması gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ███████ Karar sayılı ve █████/2026 tarihli kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,
2-a)Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalının İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün... sayılı icra takibine yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 450.446,75 TL asıl alacak ve 37.429,83 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 487.876,58 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren %10,75 ve değişen oranında işletilecek avans faiz uygulanması suretiyle takip talebinde belirtilen diğer şartlarla DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,
b)Asıl alacağın % 20'si tutarında hesaplanan 90.089,35 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
c)Davalının kötü niyet tazminatı isteminin yasal koşulları oluşmadığından reddine,
d)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 33.326,85 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 6.200,49 TL harcın mahsubu ile bakiye 27.126,36 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
e)Davacı tarafından karşılanan 6.200,49 TL peşin harç ve 269,85 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 6.470,34 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
f)Davacı tarafından yapılan 12.500,00 TL bilirkişi ücreti ile 1.013,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 13.513,00 TL yargılama giderinin kabul-ret oranına göre hesaplanan 12.837,35 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
g)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
h)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince belirlenen 78.060,25 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
ı)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince belirlenen 25.515,04 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
i)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul-ret oranına göre hesaplanan 156,00 TL'sinin davacıdan, 2.964,00 TL'sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,İstinaf Giderleri Yönünden
3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf harçları davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
4-Davacı tarafından karşılanan 405,00 TL istinaf yargılama giderleri ile 2.734,00 TL istinaf başvuru ve karar harcı olmak üzere toplam 3.139,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.21.05.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!