Danıştay, Adıyaman Çamgazi arazi toplulaştırma projesinde parsel iptali talebini, sabit tesisler ve dere kullanımı iddialarına rağmen reddeden alt mahkeme kararlarını onadı.
Özet: Adıyaman Çamgazi arazi toplulaştırma projesi kapsamında, davacı tarafından taşınmazındaki sondaj kuyusu ve elektrik trafosunun korunmaması, ilân usulsüzlükleri, farklı adadaki şirkete parsel tahsisi ve hazine arazisi derenin yol olarak gösterilmesi gibi gerekçelerle toplulaştırma işleminin iptali talep edilmiş; ilk derece ve bölge idare mahkemelerince bu iddiaların yerinde görülmeyerek toplulaştırmanın mevzuata uygun olduğuna karar verilmesi üzerine, Danıştay, söz konusu projenin usul ve hukuka uygun yapıldığı gerekçesiyle temyiz istemini reddederek alt mahkeme kararını oyçokluğuyla onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : ██████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel MüdürlüğüVEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: █████/2010 tarih ve 27506 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan ███████ sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Adıyaman Çamgazi Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Adıyaman ili, Merkez ilçesi, ... Köyü'nde yer alan (toplulaştırma sonrası) ... ada ..., ..., ..., ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının ... nolu kadastro parselinde hissedar olduğu, toplulaştırma sonrası ... ada ... parselin davacıya tahsis edildiği, davacının eski ... nolu parselin içinde yer alan kuyusunun korunmadığını iddia ettiği, ... nolu parselde davacının hissedar olduğu, dolayısıyla, parselin her yerine hissesi kadar malik olma sıfatına sahip olduğu, kaldı ki sabit tesis tutanaklarında davacıya ait kuyunun sabit tesis olarak yer almadığı, aynı zamanda dava konusu parselde hissedarlar her ne kadar kendi aralarında anlaşıp ayırdıkları yerleri kullansalar da resmi olarak fiili taksim olmadığından toplulaştırmada davacıya ... ada ... nolu parselden yer verilmesinin toplulaştırma mevzuatına aykırı olmadığı, taşınmaza giden derenin yol olarak kullanıldığı iddia edilmiş ise de, uydu görüntülerinden o yolun yıllardır kullanıldığının görüldüğü, toplulaştırma projesinde taşınmazlara giden yolun toplulaştırma yolu olarak resmileştirildiği, ancak eğer ki derenin debisi yol kotunu aşarak yolu sular altında bırakıyorsa davalı kurum tarafından dere olan kısma menfez yapılarak konunun çözüme kavuşturulmasının gerektiği, sonuç olarak; yapılan toplulaştırma işleminin 3083 sayılı Yasa ve uygulama yönetmeliğinde öngörüldüğü şekilde yapıldığı ve amacına uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kendisine ait ... abone numaralı sulama sondaji ve elektrik trafosunun ... parsel sayılı taşınmaz sınırında kaldığı, toplulaştırma işlemleri boyunca ilanların usulüne uygun yapılmadığı, ... A.Ş. isimli şirketin parseli başka bir adada iken, bu şirkete ... nolu parselin tahsis edilmesinin hukuka uygun olmadığı, toplulaştırma işleminde hazine arazisi olan derenin yol olarak gösterildiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE :Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.(X) KARŞI OY : 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.Dosyanın incelenmesinden; davacının ... nolu kadastro parselinde hissedar olduğu, toplulaştırma sonrası ... ada ... parselin davacıya tahsis edildiği, davacının eski ... nolu parselin içinde yer alan kuyusunun korunmadığını iddia ettiği anlaşılmaktadır.Dosyaya sunulan █████/2020 tarihli bilirkişi raporunda, sabit tesis tutanaklarında davacıya ait kuyunun sabit tesis olarak yer almadığı belirtilmekle beraber, keşif mahallinde parsel üzerinde sabit tesis niteliğinde bir sondaj kuyusu olup olmadığı ve kuyunun yeri hakkında herhangi bir bilgiye yer verilmemiştir. Bu anlamda, davacının önceden hissedarı olduğu ... parsel, toplulaştırma sonrası komşu parsel olarak planlanan ... ada .. parselde davacının iddialarında sözü edilen bir kuyunun olup olmadığı hususu aydınlatılmamıştır.Bu nedenle, gerekirse yeni bir keşif yapılmak suretiyle ihtilafa konu kuyunun tam yerinin ve fiilen hangi hissedar tarafından kullanıldığının tespit edilerek hangi hissedar uhdesinde kalması gerektiği, fiili kullanımın tespit edilememesi halinde ise kuyunun isabet ettiği parselin eski hissedarlarına yine hisseli olarak tahsis edilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, eksik incelemeye dayalı kararda hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varıldığından bozulması gerektiği görüşü ile aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.