Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen, trafik kazası sonrası oluşan araç mahrumiyet zararının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Bu dava, davacı şirketin, davalıya ait aracın park halindeki ticari aracına çarparak maddi hasarlı trafik kazasına neden olması sonucu 18 gün boyunca işlerinden mahrum kalmasıyla oluşan 20.588 TL araç mahrumiyet zararının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir; davacı, davalı sürücüsünün tam kusurlu olduğunu iddia ederek takibin devamını ve inkar tazminatı talep ederken, davalı ve ihbar olunan sigorta şirketleri, zararın dolaylı nitelikte olduğunu ve zorunlu trafik sigortası teminatı dışında kaldığını savunmaktadır.

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, █████/2025 tarihinde davalı şirkete ait ... plakalı aracın, park halindeki müvekkili şirkete ait 06 EZL 369 plakalı araca çarparak maddi hasarlı trafik kazasına neden olduğunu, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün KTK'nın 67/1-A maddesini ihlal etmesi nedeniyle tam kusurlu olduğunu, kaza sonrası müvekkil şirkete ait aracın █████/2025 ile █████/2025 tarihleri arasında toplam 18 gün serviste onarımda kaldığını, müvekkil şirketin hırdavat malzemeleri satışı işiyle iştigal ettiğini ve davaya konu aracın şirketin tek ticari aracı olup, depo ile iş yeri arasında malzeme getirme ve müşterilere teslimat amacıyla kullanıldığını, aracın serviste kaldığı süre boyunca bu işlerin şahsi araçla yapılmak zorunda kalındığını, bu nedenle araç mahrumiyeti zararı doğduğunu, bu zararın ZMMS teminatı kapsamında olmaması nedeniyle davalı aleyhine ...5. Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının █████/2025 tarihli haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL araç mahrumiyet zararının kaza tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili amacıyla takibe yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, ayrıca davalının malvarlığı üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasını talep etmiş, █████/2026 tarihli ıslah dilekçesiyle 100,00 TL olan talebini 20.488,00 TL artırarak toplam 20.588,00 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı aracının ön tamponunda hasar oluştuğunu gösteren tamirat faturasından, kazada çarpan aracın davacıya ait araç olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle kazaya neden olan tarafın davacı sürücüsü olma ihtimalinin yüksek olduğunu, dosyada kusur raporu bulunmadığından bu eksikliğin giderilmesi gerektiğini ileri sürerek, müvekkiline ait aracın ZMMS sigortacısı olan Mapfre Sigorta A.Ş. ile Kasko sigortacısı olan Sompo Sigorta A.Ş.'ye davanın ihbar edilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan Mapfre Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, müvekkil şirketin davada taraf sıfatı bulunmadığından hakkında hüküm kurulamayacağını, sigortalıları olan davalıya ait ... plakalı aracın ZMMS poliçesi kapsamında olduğunu, hasar dosyası kapsamında davacının kasko şirketine hasar bedeli olarak 19.573,20 TL, davacı vekiline de değer kaybı olarak 20.000,00 TL ödeme yapıldığını, talep edilen araç mahrumiyet bedelinin KTK'nın 92/k maddesi uyarınca "dolaylı zarar" niteliğinde olup ZMMS teminatı dışında kaldığını, bu hususun yerleşik Yargıtay içtihatları ile de sabit olduğunu savunarak, müvekkili hakkında bir karar verilmemesini istemiştir.
İhbar olunan Sompo Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, müvekkil şirketin davada taraf sıfatı bulunmadığından hakkında hüküm kurulamayacağını, dava öncesi KTK'nın 97. maddesi uyarınca müvekkil şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, talep edilen araç mahrumiyet bedelinin Trafik Sigortası Genel Şartları A.6/k fıkrası uyarınca "dolaylı zarar" niteliğinde olup teminat kapsamında olmadığını, müvekkil şirket nezdindeki Kasko poliçesinde yer alan İhtiyari Mali Sorumluluk (İMMS) teminatının, ZMMS limitlerinin üzerinde kalan kısım için ve sıralı sorumluluk esasına göre devreye gireceğini, öncelikle ZMMS limitlerinin tüketilmesi gerektiğini, kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu ve faizin haksız fiillerde yasal faiz olarak dava tarihinden itibaren istenebileceğini savunarak, müvekkili hakkında bir karar verilmemesini istemiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ...5. Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı icra takip dosyası, █████/2025 tarihli trafik kazası tespit tutanağına atıf yapan █████/2025 tarihli eksper raporu, araç servis giriş ve çıkış belgeleri, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan █████/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç mahrumiyet zararının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
█████/2025 tarihinde davalıya ait aracın park halindeki davacıya ait araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacının kaza nedeniyle oluşan araç mahrumiyet zararının tazmini için davalı aleyhine ...5. Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu hususlarının uyuşmazlık konusu olmadığı, davacı vekilinin, kazada davalının tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracının 18 gün onarımda kalması nedeniyle araç mahrumiyet zararına uğradığını ileri sürerek, takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemiyle bu davayı açtığı, davalı vekilinin ise kazadaki kusur dağılımının belirsiz olduğunu, bu konuda rapor alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istediği görülmüştür.
İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 22.591,25 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ...5. Genel İcra Dairesi'nin ██████████ esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 31.07.2025 tarihinde icra dairesine başvurarak, icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde █████/2025 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.
İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur." ve 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
6098 sayılı TBK'nın 49/1. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde işleten, araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 85. maddesi hükmüne göre bir motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan o aracın işleteni sorumlu olur. Bu maddede düzenlenen sorumluluk hali tehlike sorumluluğudur.
Araç mahrumiyet zararı, haksız fiil sonucu aracında hasar meydana gelen kişinin, aracının onarımı için geçen makul süre boyunca aracını kullanamaması nedeniyle uğradığı zararı ifade eder. Bu zarar, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre gerçek zarar kalemleri arasında yer almakta olup, haksız fiil sorumlusundan talep edilebilir. ZMMS, kural olarak üçüncü kişilere verilen doğrudan zararları teminat altına alır. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, davalı trafik sigortacısı sadece doğrudan zararlardan sorumlu olduğundan ve bu zarar ZMMS Genel Şartları uyarınca teminat kapsamında bulunmadığından, davacıya ait aracın tamir süresince çalışamaması nedeni ile oluşan araç mahrumiyet zararı (kazanç kaybı) trafik sigortası teminatı dışında kalır. Bu nedenle araç mahrumiyet zararından, doğrudan doğruya haksız fiil sorumlusu olan kazaya neden olan aracın sürücüsü ve işleteni sorumludur.
Makine Mühendisi bilirkişi Hüsnü Hüseyin İlgün ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişi Nevzat Özdemir'den oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen █████/2026 tarihli raporda, davacıya ait aracın █████/2025 tarihinde servise girdiği ve █████/2025 tarihinde onarımı tamamlanarak teslim edildiği, toplam 18 gün serviste kaldığı ve bu sürenin aracın hasar durumu dikkate alındığında makul olduğu, davaya konu aracın ticari niteliği ve segmenti gözetildiğinde ...piyasa koşullarında günlük ikame araç bedelinin hakkaniyeten 1.300,00 TL olarak kabul edildiği, buna göre toplam brüt araç mahrumiyeti zararının 23.400,00 TL (18 gün x 1.300,00 TL) olarak hesaplandığı, aracın kullanılmadığı bu süre boyunca yakıt ve bakım/yıpranma giderlerinden toplam 2.812,00 TL tasarruf edildiğinin tespit edildiği, bu miktarın brüt zarardan indirilmesiyle davacının net araç mahrumiyeti zararının 20.588,00 TL (23.400,00 TL - 2.812,00 TL) olduğu, uyuşmazlığın ticari iş niteliğinde olması nedeniyle alacağa kaza tarihinden itibaren ticari (avans) faiz uygulanması gerektiği, ancak sonuç bölümünde sehven faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak belirtildiği şeklinde görüş bildirilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ...5. Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı icra takip dosyası, █████/2025 tarihli trafik kazası tespit tutanağına atıf yapan █████/2025 tarihli eksper raporu, araç servis giriş ve çıkış belgeleri, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan █████/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre; █████/2025 tarihinde davalıya ait ... plakalı aracın, park halinde bulunan davacıya ait 06 EZL 369 plakalı araca çarparak hasar verdiği, davacının bu zararının tazmini için başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiği sabit olduğu, davalı tarafça kazadaki kusur durumuna itiraz edilmiş ise de, kazanın park halindeki bir araca çarpma şeklinde gerçekleştiği ve bu hususun kaza tespit tutanağı ile de sabit olduğu anlaşıldığından, davalının kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu ve kusur tespiti için yeniden rapor alınması talebinin yerinde görülmediği, dosya kapsamında alınan ve mahkememizce hükme esas alınan █████/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, davacı aracının onarımı için serviste kaldığı 18 günlük sürenin makul olduğu, emsal ticari bir aracın günlük ikame bedelinin 1.300,00 TL olduğu, bu suretle oluşan 23.400,00 TL brüt zarardan, aracın kullanılmaması nedeniyle tasarruf edilen 2.812,00 TL zorunlu giderin mahsubu ile davacının net araç mahrumiyet zararının 20.588,00 TL olarak hesaplandığı, yapılan bu hesaplamanın denetime elverişli, usul ve yasaya uygun olduğu, davacının talebini bu rapor doğrultusunda ıslah ettiği, davalının icra takibine itirazının bu miktar yönünden haksız olduğu, alacağın belirlenebilir nitelikte olması nedeniyle likit olduğu ve bu nedenle davacı yararına İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
-...5. Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 20.588,00 ₺ yönünden İPTALİNE,
-Davaya konu asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 4.117,6TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen 20.588,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 1.406,37 TL karar ve ilam harcından 615,40 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 790,97 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 104,00 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.334,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 155,00 TL tebligat gideri, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.155,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 20.588,00 TL üzerinden takdir edilen 20.588,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, dava değeri itibarı ile KESİN olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!