Erzurum Bölge Adliye Mahkemesinin, sigorta şirketinin trafik kazası kaynaklı rücuen tazminat talebi ve icra takibine itirazın iptali hakkındaki istinaf kararı.
Özet: Davacı sigorta şirketi, sigortalısı olan davalı şirkete ait aracın ehliyetsiz sürücü tarafından karıştığı ölümcül trafik kazası sonrası mirasçılara ödediği tazminatı rücuen talep etmek üzere başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını istemektedir. Davalı ise, sürücünün aracı izinsiz ve iş tanımı dışında kullandığını, ayrıca rücu talepli davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddini savunmaktadır. Yerel mahkeme, ilk kararının istinaf mahkemesince bozulması üzerine, davalı şirketin işleten sıfatının devam edip etmediği ve tanık beyanları gibi hususları tespit etmek üzere yeniden inceleme yaparak yargılamaya devam etmektedir.

T.C.
ERZURUMBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2025 (Karar)NUMARASI : ████████ Esas, ████████ KararDAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi sigortalısı olan davalı şirketin maliki olduğu ... plakalı kamyon, 08.08.2010 tarihinde ehliyetsiz sürücü ... sevk ve idaresinde iken ...- Erzurum yolu üzerinde seyir halinde iken bakım evi önünde uçuruma yuvarlanması sonucu ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrasında sürücü ...'nin vefat ettiğini, kaza sonrası trafik ekiplerince tutulan kaza tespit tutanağına göre kazanın oluşumunda ... plakalı aracın sürücüsü ...’nin asli ve tek kusurlu, olduğu ve ehliyetsiz olduğu tespit edildiğini, kaza sonrası müteveffa sürücü ...’nin mirasçıları vekili aracılığıyla müvekkili sigorta şirketine başvurarak ölüm tazminatı talep ettiklerini, müvekkili kurum tarafından yapılan inceleme sonucu müteveffanın kendisinin sürücü olduğunu ve asli ve tam kusurlu olması sebebiyle ödeme yapılmayacağı bildirildiğini, bu red kararı üzerine müteveffa ...’nin mirasçıları vekilleri aracılığıyla mahkememizin 2016/...esas sayılı dosyasıyla müvekkili şirket aleyhine ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı davası açıldığını, dava 2017/... karar sayılı karar ile sonuçlandığını ve müvekkil şirketçe tazminat ödenmesine karar verildiğini, karar davacı tarafça Erzurum ...İcra Müdürlüğünün 2018/...esas sayılı dosyasıyla icraya konulduğunu, 15.01.2018 tarihinde 201.892,06-TL müvekkili şirketçe icra dosyasına banka aracılığıyla ödendiğini, Erzurum ...İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyasıyla rücuen tazminat talepli icra takibi yapıldığını, davalı borçlu bu icra takibine itiraz ettiğini ve icra takibinin durdurulduğunu, davalının tüm itirazları hukuken haksız olduğunu ve davanın reddini, Erzurum ...İcra müdürlüğünün 2019/... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazlarının iptali ile takibin devamını, davalının asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin iddiaları hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, müteveffa, şirket yetkililerinin bilgisi ve izni olmadan kazaya karışan ... plaka sayılı aracı kullanmak suretiyle şantiyeden ayrıldıktan sonra kaza meydana geldiğini, kendisinin iş tanımında araç kullanma söz konusu olmadığını, sadece araçlara ait bakım, tamir ve onarımdan sorumlu olduğunu, somut olayda kaza █████/2010 tarihinde vuku bulduğunu, huzurdaki dava █████/2020 tarihinde ikame edildiği, dava zamanaşımına uğradığını, davacı 3. Kişiye █████/2018 tarihinde ödeme yapılmış ise de söz konusu dava açılış tarihi itibari ile de rücu talebi yönünde kanunda öngörülen 2 yıllık süreden sonra ikame edildiğini, açıklanan nedenlerden dolayı zamanaşımı defimiz nedeniyle davanın usulden reddini, sürücünün ağır kusuru ile olduğunu, araçtaki bir bozukluk yada işletenin yada eylemlerinden sorumlu olduğu bir kişinin olayda kusuru söz konusu olmadığını, haksız ve kötüniyetli olarak takip yapan davacı şirket aleyhine % 20 den az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. YEREL MAHKEME KARARI; Mahkemece, "... Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;Davacı sigorta şirketince dava dışı ölenin yakınlarına ödenen tazminatın davalı şirketten rücuen talebine konu işbu itirazın iptali davasının ikame edildiği, mahkememizce verilen ilk hükmün yukarıda yer verilen gerekçe ile istinaf mahkemesince kaldırılması üzerine işbu esas üzerinden tekrar yargılamaya başlanıldığı anlaşılmıştır. Kaldırma ilamı incelendiğinde ise üzerinde durulan ve mahkememizden tespit edilmesi istenilen konunun davalı araç maliki şirketin işleten sıfatının devam edip etmediği hususu olduğu, bu bağlamda istinaf ilamında belirtildiği üzere kazaya dair ilgili başsavcılıktan dosyanın talep edildiği ve fakat dosya aslının bulunamadığı belirtilerek UYAP sistem üzerinden kayıtlı evrakın dosyamıza gönderildiği, gönderilen evrakın içerisinde ise istinaf ilamında değinildiği üzere tanık beyanı olup olmadığı kontrol edilmiş ve tanık ya da bilgi sahibi sıfatıyla alınan bir ifadeye rastlanılmamıştır. Kaldırma ilamında değinildiği üzere olaya dair tanıklar mahkememizce dinlenilmiştir. Yukarıda da yer verilen tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere kazaya karışan aracın davalı şirketin çalışma yaptığı şantiyeden herhangi bir tamirhaneye gönderilmediği, dava dışı ölen kişinin davalı şirketin çalışma yaptığı şantiyeye giderek orada aracı tamir etmeye çalıştığı, bir başka deyişle istinaf ilamında değinildiği şekliyle aracın uzun süreli olacak ve yine işleten sıfatının devrine sebep olacak nitelikte ve teşekkülde bir tamirhaneye bırakılma hadisesinin vuku bulmadığı ve bu bağlamda araç üzerindeki hakimiyetin dava dışı ölen kişiye geçtiğinin kabul edilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle davalı şirketin işleten olarak sorumluluğunun devam ettiği anlaşılmıştır. Sigortacı; ZMSS kapsamında ödediği tazminatı, zarara neden olan sigorta ettirenden, halefiyet prensibi gereğince, ZMSS Genel Şartları B....hükmünde belirtilen durumlardan herhangi birisi varsa geri alabilir. ZMSS Genel Şartları’nın B....maddesinde sayılan ve sigorta şirketine rücu imkânı veren nedenler, tazminatı gerektiren olayın, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş olması ve tazminatı gerektiren olayın, aracın KTK hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda meydana gelmiş olması olup dava konu kazada işletenin yetersiz ehliyetli sürücüye aracı kullandırması durumunda ZMMS kapsamında ödemiş olduğu tazminatı halefiyet prensibi gereğince talep edebileceği, dosya kapsamında alınan hesap raporunda talep edilen tutarın gerçek zarara uygun olduğu anlaşılmış ve bu şekilde önceki hüküm gibi karar verilmiştir.İcra inkar tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise, davaya konu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle likit sayılamayacağı kanaatine varılarak mezkur talebin reddine karar verilmiştir.Netice olarak davanın kabulü ile, Erzurum İcra Dairesi'nin 2025/...Esas (Erzurum .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas) sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile, takibin 201.892,06-TL asıl alacak, 29.819,18-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 231.711,24-TL üzerinden devamına, yasal şartlar oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "1-Davanın kabulü ile, Erzurum İcra Dairesi'nin 2025/...Esas (Erzurum ...İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas) sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile, takibin 201.892,06-TL asıl alacak, 29.819,18-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 231.711,24-TL üzerinden devamına,2-Yasal şartlar oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine," şeklinde karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF İTİRAZLARI: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından hak sahiplerine yapılan destekten yoksun kalma tazminatı ödemesinin hukuka aykırı olduğunu, bu ödemeye dayanılarak müvekkil şirkete rücu edilmesinin mümkün olmadığını, somut olayda müteveffanın kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun tartışmasız olduğunu, ... Adli tıp Grup Başkanlığı'nın raporunun bu durumu açıkça ortaya koyduğunu, müteveffa hayatta olsaydı dahi meydana gelen zarardan işleten karşı herhangi bir talepte bulunma hakkının bulunmayacağını, desteğin kendisinin talep edemeyeceği bir zararın yansıma yoluyla destek görenler tarafından talep edilmesinin de hukuken mümkün olmadığını, mahkemenin kabulünün son derece hatalı olduğunu, sigortacının rücu şartlarının somut olayda kesinlikle oluşmamakla birlikte davalı şirketin işleten sıfatıyla sorumluluğunun bulunmadığını, işletenin veya sorumlu olduğu kişilerin kastı ya da ağır kusuru bulunmadığından ZMSS Genel Şartları uyarınca rücu koşullarının mevcut olmadığını, müvekkil şirketin yüklenicisi bulunduğu Erzurum - ... Devlet Yolu inşaatı kapsamında ... ilçesi ...mevkiinde şantiye kurduğunu ve makine parkını burada bulundurduğunu, iş makinelerinin bakım ve onarımının yapılabilmesi amacıyla Erzurum ilinde motor ustası olarak faaliyet gösteren ... ile sözlü anlaşma yapıldığını, olay günü müteveffanın şirket yetkililerinin bilgisi ve izni olmaksızın şantiyede tüm çalışanların yemek yediği bir sırada ... plaka sayılı aracı kendi inisiyatifi ile alarak şantiyeden ayrıldığını ve akabinde elim trafik kazasının meydana geldiğini, oysa müteveffanın görev tanımının araç kullanmayı içermediğini, yalnızca araçların bakım, tamir ve onarım işlerinden sorumlu olduğunun tartışmasız olduğunu, dolayısıyla müvekkil şirketin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kasıt veya ağır kusuru bulunduğunu ileri sürmenin hukuken mümkün olmadığını, aksine müteveffanın aracı tamamen kendi iradesiyle ve yetkisiz şekilde kullanmasının söz konusu olduğunu, müvekkil şirketin kastı veya ağır kusurunun bulunmadığını, müteveffanın aracı şirketin bilgisi ve izni dışında kullandığını, ehliyet gerekçesi ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, sigortacının rücu hakkının kabulü anlamına gelmemekle birlikte ölüm ile trafik kazası arasındaki illiyet bağının kesin olarak ortaya konulamadığını, somut olayda ölüm sebebi kesin olarak belirlenememiş olmasına rağmen bu ihtimalin mahkemece yeterince araştırılmadığını ve tartışılmadığını, oysa ki zarar ile olay arasındaki illiyet bağının varlığının açık ve kesin şekilde ortaya konulmadan sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, trafik kazası sebebiyle ödenen maddi tazminatın rücuan tazmini istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekili dava dilekçesinde müvekkili şirketin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi sigortalısı olan davalı şirketin maliki olduğu kamyonun, ehliyetsiz sürücü ... sevk ve idaresinde iken ...- Erzurum yolu üzerinde seyir halinde olduğu sırada bakım evi önünde uçuruma yuvarlanması sonucu ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrasında sürücü ...'nin vefat ettiğini, kaza tespit tutanağına göre ...’nin asli ve tek kusurlu olduğu ve ehliyetsiz olduğunun tespit edildiğini, kaza sonrası müteveffa sürücü ...’nin mirasçılarına mahkeme kararı ile hüküm altına alınan destekten yoksun kalma tazminat miktarını müvekkili şirketçe icra dosyasına ödendiğini, sonrasında icra dosyası ile rücuen tazminat talepli icra takibi yapıldığını iddia ederek itirazın iptalini talep ettiği, davalı vekili cevap dilekçesinde müteveffanın, şirket yetkililerinin bilgisi ve izni olmadan kazaya karışan aracı kullanmak suretiyle şantiyeden ayrıldıktan sonra kaza meydana geldiğini, sadece araçlara ait bakım, tamir ve onarımdan sorumlu olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, ileri sürerek davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.Mahkemece █████/2022 tarihli ve 2020/...Esas 2022/... Karar sayılı ilamı ile; Davanın kabulü ile, Erzurum...İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile, takibin 201.892,06-TL asıl alacak, 29.819,18-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 231.711,24-TL üzerinden devamına, Asıl alacağın %20'si olan 40.378,41-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,, karar verilmiştir. Hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu üzerine, Dairemizin █████/2024 tarihli ve 2022/.... Esas 2024/... Karar sayılı ilâmı ile özetle; "...Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; İlk derece mahkemesi tarafından, davalının araçlar üzerindeki hakimiyetini tamir esnasında uzun süreli kaybetmediği, davalının aracı sürücüye tamir için bıraktığı ispatlanamadığından davalının araç üzerinde hakimiyetinde kopukluk olmadığı ve işleten sıfatıyla sorumluluğunun devam ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere, motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan kişilerin işleten gibi sorumlu tutulmaları için, öncelikle bu yerin yukarıda belirtilen şekilde teşkilatlanmış, güven veren bir tamirhane olması, aracın fiili hakimiyetinin de kesin olarak tamirhaneye geçmesi gerekmektedir. Kısa süreli tamiratlar, bu şekilde bir terk iradesini göstermez. Açıklanan nedenlerle; aracın tamirdeyken davaya konu kazayı yaptığına dayanan ve bu hususu usulünce ispat etmesi halinde, KTK'nın 104. maddesi ve ZMSS Genel Şartları gereği hukuki sorumluluktan kurtulacak olan davalının ispat yükü altında olduğu dikkate alınmak suretiyle, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/....soruşturma nolu dosyasının aslının dosya içerisine kazandırılarak, soruşturma dosyasındaki tanık beyanları ve diğer deliller ile davalı tarafça süresi içerisinde bildirilen tanıkların dinlenerek, dava konusu zarara neden olan aracın tamir için dava dışı tamirhane sahibi müteveffa ...'in tamirhanesine bırakılıp bırakılamayacağı ve aracın hangi tamirat için (ve ne kadar süreyle) tamirhane sahibi müteveffa ...'e teslim edildiği tespit edildikten sonra, tamirhane sahibi dava dışı üçüncü kişi olan müteveffa ...'in işleten gibi sorumlu olup olmayacağının, diğer bir deyişle, davacı sigortacının ve davalının sorumluluğunun devam edip etmediğinin, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda yeniden değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Kabule göre de;...Bu kapsamda somut davada yapılan değerlendirmede mahkemece; davanın kabulü ile davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmiştir. Mahkemenin gerekçesinde hüküm altına alınan icra inkar tazminatının hangi hukuki sebeplerle kabul edildiğinin hiçbir şekilde gerekçede açıklanmamış olması yerinde görülmemiştir. " gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, sair istinaf itirazlarının reddine. karar verilmiştir.Dairemizin kaldırma kararından sonra mahkemece tanık beyanı alınmış ve yeniden yapılan yargılama neticesinde; Mahkemece; 1-Davanın kabulü ile, Erzurum İcra Dairesi'nin 2025/...Esas (Erzurum ...İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas) sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile, takibin 201.892,06-TL asıl alacak, 29.819,18-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 231.711,24-TL üzerinden devamına,2-Yasal şartlar oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.Hükme karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, aracın uzun süreli olacak ve yine işleten sıfatının devrine sebep olacak nitelikte ve teşekkülde bir tamirhaneye bırakılma hadisesinin ve araç üzerindeki hakimiyetin dava dışı ölen kişiye geçtiğinin davalı tarafından ispat edilemediği anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf aşamasında alınması gereken 15.828,19-TL istinaf karar harcından başlangıçta alınan 3.957,05-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.871,14-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-Kararın kesinleştirme ve gider avansı ikmali/iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,6-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali/iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 05.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.