Avrasya Tüneli ihlalli geçiş ücreti ve ceza alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir tünel işletmecisinin, araç kiralama faaliyeti yürüten davalı şirketin 95 ayrı aracıyla yaptığı 353 ihlalli geçişler sebebiyle ödenmeyen geçiş ücretleri ve para cezalarının tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemini kabul eden ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı şirket tarafından sunulan istinaf başvurusunu incelemektedir; davalı vekili istinaf dilekçesinde, cezaların şahsiliği ilkesi, müvekkiline bildirim yapılmaması, davacının kayıtlarının münhasır delil olamayacağı ve icra inkar tazminatının haksızlığı gibi gerekçelerle kararın kaldırılmasını talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:█████████ Esas
KARAR NO:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:█████/2022
NUMARASI ████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU:İTİRAZIN İPTALİ
KARAR TARİHİ:█████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin kendisine ait 95 ayrı araç ile müvekkili şirketin işlettiği Avrasya Tünelinden 353 defa ücret ödemeksizin ihlalli geçişler yaptığını, 15 gün içerisinde de ilgili geçiş ücretlerinin ödenmediğini, ödeme yapılmaması üzerine İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu, para borçları ile ilgili takiplerde alacaklının yerleşim yerinin de yetkili olduğu gözetildiğinde müvekkili şirket adresine göre icra takibinin yetkili yerde başlatıldığını belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; ihlalli geçişe konu her bir aracın ilgili emniyet müdürlükleri ile yapılan yazışmalar neticesinde davalı şirkete ait olduğunun tespit edildiği, yine her bir aracın HGS/OGS bakiyelerinin geçiş tarihleri için müsaitlik durumunun incelendiği, bu kapsamda alınan bilirkişi raporu somut verilere dayalı ve denetime elverişli bulunmakla hükme esas alınarak davanın kabulü ile, itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden aynen devamına, alacak likit olduğundan hükmedilen tutarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, suçların ve cezaların şahsiliği ilkesi gereği geçiş ihlalleri ücreti dışındaki cezalar yönünden müvekkilinin sevk ve idaresinde olmayan araçlar için hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, bilirkişi tarafından ihlal yapıldığı ileri sürülen araç sayısının yanlış tespit edildiğini, zira müvekkiline ait toplam araç sayısının dahi bu kadar olmadığını, müvekkili araç kiralayan olduğundan ihlalli geçişlerin yapıldığından haberdar olmadığı gibi davacı tarafından müvekkiline takip öncesi veya cezalar uygulanmadan önce herhangi bir bildirim veya ihtar yapılmadığını, bu nedenle müvekkili 15 günlük ödeme süresinden faydalanamadığından davacının kusurlu olduğunu, ayrıca ceza uygulanmasının da hukuka aykırı olduğunu, geçişlere ilişkin tüm kayıtlar davacı uhdesinde olduğundan herhangi bir denetim ve kontrole tabi olmadığını, taraflar arasında bir sözleşme olmadığı gibi davacının kayıtlarının tek başına münhasır delil olacağına ilişkin bir sözleşme veya kayıt da bulunmadığını, bu sebeple davacının kayıtlarının tek başına hükme esas olmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının, idarenin münhasır yetkisinde olan idari para cezası niteliğinde ceza düzenleme yetkisinin bulunmadığını, müvekkili araç kiralama işi yaptığından varsa böyle bir ihlalin kiralayan kişinin sevk ve idaresinde iken gerçekleşmiş olabileceğini, suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereği cezaların da sürücüye kesilmesi gerektiğini, araç kiralama şirketleri, araç kiralandığı anda Emniyet Genel Müdürlüğü'nün Kiralık Araç Bildirim Sistemi’ne (KABİS) aracı kiralayan ve kullanacak kişi hakkında ayrıntılı bilgiyi bildirmekte olup bu sistemden sorgu yapılması halinde araç sürücüsünün tespit edileceğini, alacak likid olmadığından davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş olmasının da yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, ihlalli geçiş ve ceza ücreti alacağının tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Davacının, davalı hakkında İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında geçiş ücreti ve para cezası olmak üzere topam 31.365,50 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, itirazın davacı alacaklıya tebliğine dair bir belgeye rastlanmadığından işbu itirazın iptali davasının yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Somut olayda, davalı borçlu icra takibine yönelik itirazında müvekkilinin adresi itibariyle Adana icra dairelerinin yetkili olduğunu belirterek ayrıca icra dairesinin yetkisine de itiraz etmesine rağmen Mahkemece bu itiraz tartışılarak kesin olarak bir sonuca bağlanmamıştır.İİK'nun 50. maddesi uyarınca para veya teminat borcu için takip hususunda HMK'nun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Bilindiği üzere tüm davalar için uygulanan yetki kuralı genel yetki kuralı olup; buna göre genel yetkili mahkeme davalının ikametgahı mahkemesidir (6100 sayılı HMK m. 6/1). Bazı davalarda ise genel yetkili mahkeme yanında başka yer mahkemeleri de yetkili kılınmıştır ki bu da özel yetki kuralıdır. Öte yandan davacının genel yetki ile özel yetki kuralı arasında seçimlik hakkı vardır. HMK'nun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için özel yetki kuralı öngörülmüş ve sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği belirtilmiştir. Davacı tarafın işlettiği Avrasya Tünelinin geçiş bedeli karşılığında kullanılması hususunda taraflar arasında hizmet sözleşmesi bulunmaktadır. 6098 sayılı TBK'nun 89. maddesi uyarınca aksine bir anlaşma yoksa para borcunun alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilmesi gerekir. Buna göre davacı alacaklının yerleşim yeri Üsküdar/İstanbul olup alacağın tahsili için İstanbul Anadolu İcra Dairesinde takip yapılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bilirkişi tarafından sunulan █████/2022 tarihli raporda; davaya konu 95 adet aracın 353 adet geçişinin tek tek, geçiş tarihleri ve takip eden 15 günlük yasal sürenin ayrıntılı olarak incelendiği, HGS hesap bakiyelerinin yetersiz olması, yasal 15 günlük süre içerisinde yeteri kadar bakiye yüklemesi yapılmaması, geçiş sayısının fazla yüklenilen tutarın az olması nedeniyle ihlalli geçişlerin yapıldığının kanaatine varıldığı, Karayolları Genel Müdürlüğü İşletmeler Daire Başkanlığı tarafından CD halinde gönderilen HGS hesap hareketleri dokümanında hangi tarihlerde bakiye yüklemesi yapıldığının ve yüklenilen tutarların hangi geçişlere çekildiğinin açıkça anlaşıldığı, davalının geçiş tarihi itibariyle 95 adet araca ait otoyol geçişinde ödeme yapıldığını belgeleyecek OGS-HGS dökümlerini sunmadığı, HGS hesap hareketleri dokümanında davaya konu geçişlere yetecek kadar bakiye bulundurmadığı ve geçiş ücretlerini karşılayabilmesi için 15 günlük yasal sürede hesabına yeteri kadar bakiye yüklemediği bildirilmiştir.Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir...” hükmü düzenlenmişken █████/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir. 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır.Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir.6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi 18.01.2018 tarih, ████████ E. 2018/8 Karar sayılı kararında "... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir.... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir. Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır..." yönünde karar vermiştir. Bu durumda ihlal sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.Bilirkişi tarafından ihlal yapıldığı ileri sürülen araç sayısının yanlış tespit edildiğini ileri süren davalı vekili tarafından, bu iddiaya ilişkin yeterli bir açıklama yapılmadığı gibi ayrıca bilirkişi raporunun tebliğine rağmen bu yönde bir itiraz da ileri sürülmemiştir. Ayrıca davalı vekili, müvekkilinin araç kiralama işi yaptığından suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereği cezaların da sürücüye kesilmesi gerektiğini ileri sürmüş olup buna yönelik bir delil sunamamakla birlikte 6001 sayılı Yasanın 30/5 maddesi uyarınca geçiş ücretlerinin ödeme yapmadan geçiş yapan araç sahiplerinden tahsil edileceği de açıktır. Bunun dışında davalı vekili, davalının, idari para cezası niteliğinde ceza düzenleme yetkisi bulunmadığını ileri sürmüş ise de, geçiş ücreti ödenmeden yapılan geçişe ait ceza uygulaması dayanağını 6001 sayılı Yasadan almaktadır. Açıklanan nedenlerle davalının bu hususlara yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Somut olayda, davalıya ait araçların davacı şirketin işlettiği tünelden ihlalli geçişler gerçekleştirdiği, davacının ihlal sebebi ile davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı, bilirkişinin tespitine göre HGS hesap bakiyelerinin yetersiz olduğu ve yasal 15 günlük süre içerisinde yeteri kadar bakiye yüklemesinin de yapılmadığı, geçiş esnasında ödeme olmadığında ve OGS/HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalının geçiş ücretini ödemek zorunda olduğu gibi ayrıca ihlali izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin usulüne uygun olarak ödenmemesi halinde olay tarihindeki ilgili mevzuat hükümleri gereğince ceza tutarının da ödenmesi gerektiği, buna göre ihlalli geçiş ücreti ile ceza tutarının ödenmediği ve davalının borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün olduğundan takip konusu alacağın likit olduğu anlaşılmakla Mahkemece tesis edilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2022 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 540,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 191,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.21.05.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!