Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Isparta Sütçülerde heyelan ve kaya düşmeleri nedeniyle afete maruz bölge ilanına ilişkin Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle açılan davada, mermer ocakları iddialarına rağmen dairenin ret kararını onadı.
Özet: Temyiz incelemesinde, jeolojik etüt raporları ve bilirkişi tespitleri neticesinde Ispartada bir bölgenin can ve mal güvenliği açısından mevcut ve muhtemel heyelan ile kaya düşmesi riski taşıdığının sabit olduğu; bu durumun mermer ocaklarının faaliyetlerinden kaynaklandığı iddia edilse de, bölgedeki fiili şartların afete maruz bölge ilanını gerektirdiği ve bu kararın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle açılan davanın reddedilmesine dair önceki yargı kararı, davacıların temyiz istemlerinin reddedilmesi suretiyle onanmıştır.
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         ████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : ████████
Karar No : ████████
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
6- ...
7- ...
8-...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ...
2- ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Dördüncü Dairesinin █████/2023 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Isparta ili, Sütçüler ilçesi, ... Köyü, ... (...) Mahallesinde bulunan ve █████/2021 tarihli jeolojik etüt raporu ile eki pafta/haritada sınırları gösterilen alanın, 7269 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca "afete maruz bölge" olarak ilan edilmesine ilişkin █████/2021 tarih ve 4239 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Dördüncü Dairesinin █████/2023 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı kararıyla;
Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
Dava konusu afete maruz bölge kararının iptali istemiyle görülen işbu davada, söz konusu karara neden olan heyelan ve kaya düşmesine ilişkin olayların gerçekleşmesinde ilgili kişi ve kurumların kusuru bağlamında değerlendirme yapılmasından çok; belirtilen heyelan ve kaya düşmesi olayları sonucunda, gelinen noktada, tespite konu alanda can ve mal güvenliğini teminen afete maruz bölge kararının gerekliliği bağlamında, dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun denetlenmesinin gerektiği, dolayısıyla, gerek dava konusu işlemin dayanağı jeolojik etüt raporunda, gerek yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; davacıların iddiasında belirtildiği üzere, heyelan ve kaya düşmesi olaylarının, uyuşmazlık konusu alan yakınlarında faaliyet gösteren mermer ocakları tarafından pasa dökülmesinden kaynaklı olduğu doğrulanmakta ise de; bilirkişi heyeti ile birlikte mahallinde gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla, keşif yapılan alanda, heyelan ve kaya düşmesi olaylarının yaşanmış olduğuna ilişkin net ve açık bulguların mevcut olduğu; afet bölgesi ilan edilen alanda, can ve mal güvenliği açısından gelecekte muhtemel bir heyelan ve kaya düşmesi riskinin bulunduğu, dava konusu alandaki heyelanın oldukça geniş bir alanı kapsaması ve derin olması nedeniyle, heyelanın bir bütün olarak durdurmanın ya da önlemenin teknik olarak çok büyük maliyetler gerektirdiği ve dava konusu alanda afete maruz bölge ilan edilmesi için fiili şartların oluştuğu yolunda görüş bildirildiği ve söz konusu bilirkişi raporuna davacılar tarafından yapılan itirazın anılan raporu kusurlandırmadığı değerlendirilerek; 7269 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca █████/2021 tarihli jeolojik etüt raporu ile eki pafta/haritada sınırları gösterilen alanın afete maruz bölge olarak ilan edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, dava konusu işlemin tesis edilmesine gerekçe olarak gösterilen toprak kayması olayının köyün üzerindeki tepede yer alan mermer ocaklarının faaliyetinden kaynaklandığı, heyelan oluşumuna mermer ocaklarından düzensiz olarak pasa dökülmesinin neden olduğu, önlem alınması halinde kaymanın olmayacağı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Dördüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacıların temyiz istemlerinin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Dördüncü Dairesinin temyize konu █████/2023 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!