İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında, bilirkişi raporu doğrultusunda alacak miktarının döviz veya Türk lirası üzerinden hesaplanmasının incelendiği yargılama süreci.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine, hizmetlerin verildiğini ve faturalara süresinde itiraz edilmediğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı ise yetki itirazı ile birlikte esasa ilişkin olarak taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, davacının hizmet veya ürün teslimini ispatlayamadığını ve faturalara itiraz edilmemesinin borcu doğurmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. Yapılan incelemede, taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi olmasa da açık hesap ilişkisi bulunduğu, davacının ticari defterlerinde ve bilirkişi raporunda davalıya yönelik bir fatura alacağının mevcut olduğu, ancak alacağın döviz cinsinden mi yoksa Türk Lirası cinsinden mi tahsil edileceği ve uygulanacak faiz oranı konusunda takdirin mahkemeye ait olduğu tespit edilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO :████████
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:█████/2025
KARAR TARİHİ:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından fatura alacağının tahsili amacıyla ....İcra Müdürlüğü'nün 2025/... takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, karşı tarafın takibe itiraz ettiğini, faturalara konu hizmet ve ürünlerin sağlandığını, faturaların davalı yana iletildiğini, davalı yanca faturalara itiraz edilmediğini belirterek, davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir .
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemelerin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, esasa ilişkin ise tarafların arasında cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını, davacı yan dava dilekçesinde faturada belirtilen hizmet ve ürünün sağlandığını iddia etmiş ise de , bu yüklerin alıcılara teslim edildiğine dair dosyaya hiçbir belge sunmadığını, faturanın 8 günlük süre içerisinde itiraz uğramamasının , malın teslim edildiği veya işin yapıldığı anlamına gelmediğini, müvekkilinin davacı yana herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava ; fatura/ cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Takibin 16.07.2025 tarihinde başlatıldığı, davanın aynı yıl 29.08.2025 tarihinde açıldığı ve 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafça zamanaşımının dolduğu ileri sürülmüş ise de; TBK 146 gereği 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce celp edilen ... .İcra Müdürlüğü'nün 25/... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalı aleyhine fatura/ cari hesap alacağına istinaden 37.422 USD alacağın kamu bankalarınca uygulanan faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalının vekili marifetiyle yasal süre içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile; ödeme emrine, borca, ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
''..Taraflar arasında 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 89.maddesine göre yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmamıştır. Taraflar arasında cari hesap benzeri ticari bir münasebet bulunmakta olup bu ticari münasebet açık hesap ilişkisidir. Açık hesap ilişkisi önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları bir ticari münasebet türüdür.
Davacı tarafın , davaya konu faturayı hem TL hem de USD para biriminden keserek davalıya tebliğ ettiği ve ticari defterlerinde dava konusu fatura nedeniyle 1.279.315,92-TL karşılığı 37.422,00-USD alacak kaydının bulunduğu ve faturanın davalı tarafından ödenmemesi nedeni ile 37.422,00-USD (1.505.142,77-TL) üzerinden icra takibi başlattığı ,
Davalı kayıtlarında ise davaya konu faturanın 1.279.315,92-TL olarak işli olduğu ve davacıya fatura nedeniyle herhangi bir ödemenin yapılmadığı, muavin cari hesabında görülmediğinden, davacıya 1.279.315,92-TL borçlu olacağı,
Davacı alacağının niteliği bakımından; faturanın yabancı para birimi üzerinden düzenlenmiş olması nedeniyle, Vergi Usul Kanunu'nun 215/2-a maddesi uyarınca alacağın fatura üzerinde yer alan para birimi üzerinden talep edilebileceğinin Sayın Mahkemece benimsenmesi halinde;
Davacının davalıdan icra takip tarihi olan 37.422,00-USD karşılığı (1.505.142,77-TL) alacaklı olabileceği ve bu alacağa 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince takip tarihinden itibaren devlet bankalarının USD cinsinden bir yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiği,
Bununla birlikte, sayın mahkemece alacağın Türk Lirası üzerinden talep edilmesi gerektiği yönünde bir değerlendirme yapılması halinde ise ; davacının davalıdan 1.279.315,92-TL alacaklı olduğu kabul edilecek ve bu alacağa takip tarihinden itibaren avans uygulanması gerekecektir.
Takdir Mahkemeye ait olmak üzere arz ederim. "şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında faturaya/ cari hesaba dayalı alacağın ödenmediğinden bahisle davacı tarafça davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu ve işbu davanın ikame edildiği, Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile yapılan incelemede; davacının kendi defter kayıtları uyarınca davalıdan 37.422 USD karşılığı 1.279.315,92 TL asıl alacak tutarında alacaklı olduğunun, davalının defterlerinde de aynı faturanın kayıtlı ve ödenmemiş olduğunun, tarafların BS BA formlarının uyumlu olduğunun tespit edildiği, anılan rapora davalı tarafça itiraz edilmediği, davacı kayıtları dışında davalının da davaya konu alacağı defterlerine kaydederek BA formu ile beyan ettiği, şu aşamada varsa hizmet almadığı, mal teslimi yapılmadığı veya faturaların yasal süresinde iade edildiği ya da borcun ödendiği iddialarını davalının ispat etmesi gerektiği, ancak davalının cevap dilekçesinde ödeme iddiasının bulunmadığı, yargılamanın devamında da ödeme yapıldığına dair bir beyan ve delil sunulmadığı, faturanın USD cinsinden kesilmiş ve takipte de USD cinsinden ödeme talep edilmiş olması nedeniyle davacı alacağının USD üzerinden hesaplanması gerektiği, böylece davacının fatura bedeli olan 37.422 USD alacaklı olduğu anlaşılmakla; davanın kabulüne, alacak faturaya dayalı ve davalı tarafça belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatı isteminin de kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
.... İcra Müdürlüğünün 2025/... takip sayılı dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 37.422-USD alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazının iptaline, takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına,
Alacak likit olmakla % 20 sine denk gelen 301.028,56-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 105.011,14-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 18.775,04-TL harcın mahsubu ile bakiye 86.236,10-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafça yapılan 8.095-TL yargılama giderinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yerolmadığına,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 233.218,26-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
6-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yerolmadığına,
7-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
8-Davacı tarafça yatırılan 18.775,04-TL peşin ve 615,40-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 19.390,44-TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Devletçe karşılanan 4.600-TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!