Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin eser sözleşmesinden doğan itirazın iptali davasında, müteahhidin inşaat taahhütlerini yerine getirmemesiyle ilgili alacak talepleri.
Özet: Bu dava, taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak iddialarına ilişkin bir itirazın iptali davası olup, davacı müvekkilinin inşaat işlerini taahhüt eden davalının sözleşme edimlerini yerine getirmediğini, inşaatı yarım bıraktığını ve iskan ruhsatı bedeli, kredi ve vergi borçları gibi masrafları ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek icra takibine yapılan itirazın iptalini ve çeşitli alacakların tahsilini talep ederken, davalı ise davacının kendi izni ve bilgisi dışında daireleri satarak sözleşmeye aykırı davrandığını ve bu nedenle davacının alacak iddialarının geçersiz olduğunu savunmaktadır.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye YetkiliANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████HAKİM : ... ...KATİP : ... ...DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ... - ....DAVALI : ... - ... ...VEKİLİ : Av. ... - ....DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2016KARAR TARİHİ : █████/2025YAZIM TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin babası ... ile birlikte ... İnşaat adı altında inşaat işleriyle uğraştığını, davalı ...'un müteahhitlik yaptığını söylemesi üzerine taraflar arasında .... parselde bulunan taşınmazın yapımı konusunda anlaştıklarını, 21.04.2014 tarihli inşaat sözleşmesi ile aralarında sözleşme düzenlediklerini, davalının 11.03.2015 tarihli yazılı taahhütnamesinde ... İnşaatın 2015 yılı Nisan ayı sonuna kadar tüm işleri bitirip 2015 Mayıs ayı içinde iskanı alacağını belirterek taahhütte bulunduğunu, müvekkilinin sözleşme edimlerini yerine getirdiklerini, müvekkili ... ile babası ...'nin ...'un hissesine düşen satacağı taşınmazların devrine karşılık davalıya senet verdiklerini, davalı ... taşınmazları satması halinde de taşınmazın devrini vererek senetlerini aldıklarını, davalının yazılı olarak taahhütte bulunmasına karşılık taahhüdünü yerine getirmediğini, işleri yarım bırakarak inşaatı terk ettiğini, müvekkilinin alacağını tahsil amacıyla ....Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlattığını, müvekkilinin binanın iskanını almak ve bina için harcamış olduğu masrafları tahsil etmek için .... Esas sayılı dosyasında 65.000 TL'lik senedin binanın iskanı alınınca teslim edilecektir ibaresi bulunduğundan icra takibi başlattığını, davalının kötüniyetli olarak .... Esas sayılı icra dosyasına itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, % 20 inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalıya ait .... numaralı bağımsız bölümün tapu kaydı üzerine tedbir şerhi konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin █████/2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla "tam ıslah" taleplerinin ve eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davalarının kabulü ile; 21.04.2014 tarihli sözleşmeye göre davalının alması gereken ".... nolu parselde bulunan ... İnşaat'a ait taşınmazın iskan ruhsatı bedeli olan 35.000,00 TL, müvekkili ...'nin ödemiş olduğu; ".... nolu parselde bulunan ... İnşaat'a ait taşınmazın ... borcu ( ana para + faiz dahil ) olan 49.723,14 TL, müvekkili ...'nin ödemiş olduğu; "....nolu parselde bulunan ... İnşaata ait taşınmazın vergi borcu olan 6.823,82 TL olmak üzere toplam 91.546,96 TL alacağın davalıdan işlemiş faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemece görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, senedin kambiyo senedi niteliğinde olmadığını, dava dilekçesine eklenen sözleşmede belirtilen tapular için tarafının istediği kişilere tapu verilmemiş, haricen satılmış olduğunu, sözleşmenin 4. paragrafında “... yukarıda belirtilen ada parseldeki binanın kaba ve ince işçilik malzemelerine temin ederek (borçlarıp peşin ya da taahhütler) bitirecek bunun karşılığında yukarıdaki dairelere müşteri çıkması durumunda ... anılan dairelerin tapularını ...'un gösterdiği ve bu sözleşme altına ... şahsa dairenin tapusunun verilmesini istiyorum beyanı yazıp imzaladıktan sonra ... tapuva vermez ise anılan daire ile ilaili senet geçerlilik kazanacaktır” cümlesinin yazıldığını, tarafınca izin verilmeden dairelerin satıldığını, örneğin kimi dairelerin kendisi satmadığı ve bir kuruş para almadığı halde ... bir daireyi kızına, bir daireyi eşine, bir daireyi oğlunun iş ortağına devrettiğini, sonra oğlunun iş ortağının tekrar oğluna verildiğini, bu dairenin .... nolu dubleks daire olduğunu, diğer dairelerin de numarasını bildireceğini, kendisinin izni dışında sattığı için şu an daire numarasını bildiremediğini, işin başında sözleşme ve senet düzenlendiğini, ancak arsada başka ortak ve müteahhidin de ... olması dolayısıyla senetlerin ...'ye verilmiş iken daha sonrasında her satışta paranın kendisinin yazıl izni ite verilip parasının da alınacağı söylendiğinden işe yine devam edildiğini, yani dairelerin satılarak paraların da kendisi alması hususunda anlaşıldığını, ama kendisinin haberi olmadan satılan dairelerin bedellerini almadığını, bu 65.000,00 TL tutarlı belgenin ise daire satışları yapılmadığı düşüncesi ile verildiğini, dairelerin satıldığının sonradan öğrenildiğini, sözleşme isimli belgede de harcama miktarlı rakamlar yüksek çıkarsa bu rakamın ortaklarca karşılanacağının yazdığını, ortakların bu konuda da ödeme yapmadığını, yani hem daire bedellerini almadığını, bu konudaki dava haklarını saklı tuttuğunu, hem de ortakların iskan ve giderleri ödemediklerini, ...'nin tüm paraları aldığını, bu konudaki daire satışları incelendiğinde tüm kredilerin bile ... tarafından tahsil edildiğinin görüleceğini, bu nedenle tüm daire satışı, ipotek belgeleri ve ipotek belgelerinden bankalara ulaşılarak bankalara da yazı yazılarak paranın kimle tarafından çekildiğinin tesnitini va alaraklarından da bu 65.000,00 TL'nin mahsubunu, davanın reddini talep etmiştir.DELİLLER:-Bilirkişi raporu█████/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; █████/2016, tutarı 65.000,00 TL bedelli senedin teminat senedi olduğu, .... 17.04.2019 tarihli yazısından iskân ruhsatının alınmadığının anlaşıldığı, sözleşmeye göre iskan ruhsatının davacı tarafından alınması gerektiğinden Mahkemece .... yazı yazılarak tespit edilecek iskan için gereken harç ve masraflar ... prim ve gecikme zammı tutarının nakde çevrilerek ödenmesinin istenebileceği, taraflar arasındaki 21.04.2014 tarihli sözleşmenin 3. paragrafı gereği ... prim borçlarının davalı tarafından ödenmesinin gerektiği, prim borçlarının yapılandırılmasının davacı tarafından ödendiği anlamına gelmediği, davacı tarafından bu kaleme ilişkin talep edilebilecek tutarın Mahkemece, işbu taksitlerin ...'ya ödenip ödenmediği, ödendi ise ne kadarının kim tarafından ödendiğini tespite yarar bilgi ve belgelerin sorulması ile tespit edilebileceği, davacının üçüncü kişilere yaptığını belirttiği ödemeleri talep etmekte haklı olmadığı, uyuşmazlık konusu yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra ve inkâr tazminatına yönelik taleplerinin yerinde olmadığı belirtilmiştir.█████/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının itirazlarının kök raporda yer verilen tespit ve kanaatte değişiklik yapmayı gerektirir nitelikte olmadığı, dosyaya kök rapor sonrası kazandırılan belge içeriklerinde davacının ödeme iddiasını ispatlar bilgi veyahut kayda rastlanılmamakla, kök raporda yer verilen tespit ve değerlendirmelerin aynen korunduğunu hukuki takdir ve değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.█████/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 07.01.2016 tarihli ve 65.000,00 TL bedelli senedin teminat senedi niteliğinde olduğu ve iskan ruhsatının alım şartına bağlı olduğu, ....17.04.2019 tarihli yazısından iskân ruhsatının alınmadığının anlaşıldığı, bu itibarla senet bedelinin tahsilinin talep edilemeyeceği hususunda takdirin Mahkemeye ait olacağı, taraflar arasındaki 21.04.2014 tarihli sözleşme uyarınca ... prim borçlarının davalı tarafından ödenmesinin gerektiği, prim borçlarının yapılandırılmasının davacı tarafından yapılarak 7.852,52 TL tutarında prim ödemesi yapıldığı, talep edilip edilemeyeceği hususunda takdirin Mahkemeye ait olduğu, ... Vergi Alındı Belgeleri uyarınca ....toplam 2.529,36 TL, Kızılbey Vergi Dairesine ise 4.294,46 TL olmak üzere toplamda 6.823,82 TL'nin talep edilip edilemeyeceği hususunda takdirin Mahkemeye ait olduğu, 3. kişilere yapılan ödemelerin tahsilinin talep edilip edilemeyeceği hususunda takdir mahkemeye ait olmak üzere dosyaya ek rapor sonrası kazandırılan ibranameler uyarınca; ... İnşaat'ın Muhasebe işlerinin bedeli olarak 3.300,00 TL, ... İnşaat'ın elektrik tesisatı işlerinin bakiye bedeli olarak 2.500,00 TL, ... prim karşılığı ise 7.852,52 TL ödeme yapıldığının görüldüğü, 10.000,00 TL senedin ... İnşaat'ın mermer döşeme işleri için mermer malzemesi bedeli olarak ...'den alındığı ve senet bedellerinin ... tarafından elden ve banka yoluyla ödendiği, herhangi bir hak ve alacağın kalmadığının belirtildiği görülmüş ise de mermer işinin davalı tarafından yapılmasının kararlaştırıldığına ilişkin taraflar arasındaki sözleşmede bir düzenleme yer almadığı görülmekle talep edilemeyeceği hususunda takdirin mahkemeye ait olacağı belirtilmiştir.█████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 07.01.2016 tarihli ve 65.000TL bedelli senedin Ödeyecek : ...” tarafından imzalanıp ...'ye verildiği, senedin arkasında “binanın iskanı alınınca teslim edilecektir.11.10.2014 yazılarak ... tarafından imzalandığı” ve Tahsil içindir “...” yazılarak ... tarafından imzalandığı, .... 17.04.2019 tarihli yazısında İskan ruhsatının alınmadığının anlaşıldığı, senet bedelinin tahsil edilip edilemeyeceği hususunda takdirin Mahkemeye ait olacağı, yapı ruhsatında, ... ve Vergi kayıtlarında davacı ...’nin müteahhit olarak göründüğü, davalı ...’un ödeme dekontlarında, vergi kayıtlarında ve yapı ruhsatında isminin geçmediği, sözleşmede konu ile ilgi olarak; ... yaptığı her türlü harcamaları kayıt altına alıp malzeme vb. gibi faturalandırabilenleri faturalandırarak inşaatı listeli daireleri satarak binanın iskanı dahil, vergi, ... vb. işlerini halledecek, bu iş ve işlemlerden bina bitiminde kalan kısım (iskan ya da vergi ya da ... gibi) herhangi bir kalemle ilgili eksik kalan para ortaklar arasında temin edilecek." denildiği, ayrıca, 11.03.2015 tarihli "Taahhüt" başlıklı belgede: ... İnşaatın tüm işlerini Nisan ayı sonuna kadar bitirip oturulacak hale getireceğim. Mayıs içinde de iskân başvurularını yapıp iskanını alacağım." denilerek “... “tarafından imzalandığı görülmüş olup, dosya kapsamında sözleşme, taahhüt ve bilgi belgeler incelendiğinde İskân ruhsatının alınmasının davalı ... sorumluluğunda olabileceği, 21.04.2014 tarihli sözleşmeye göre davalının alması gereken ".... nolu parselde bulunan ... İnşaat'a ait taşınmazın iskan ruhsatı bedelinin 35.000,00 TL olup olmaması hususu, .... 16.02.2024 tarihli yazısında; 2014 yılı için 4.044,00 TL, 2017 yılı için 4.483,00 TL, 2024 yılı için 17.497,00 TL olarak belirtildiği, ".... nolu parselde bulunan ... İnşaat'a ait taşınmazın ... borcu ( ana para + faiz dahil ) olan 49.723,14 TL nin ödenip ödenmemesi hususu, ... adına .... 6.823,82TL ödeme yapıldığının görüldüğü, İs-Fa Elektrik ...’ın imzalı ve kaşeli olarak sunulan makbuz ve ibranamede; ... İnşaatın elektrik tesisatı işlerinin kalan bakiye bedeli için ...’den 2.500,00 TL elden alındığı ve herhangi bir hak ve alacağın kalmadığının belirtildiği, sözleşmede konu ile ilgi olarak: .... nolu parselde bulunan binanın 5 beton ve duvar alçı sıva pimapen, sap, laminat iç kapı, mutfak dolapları, çelik kapılar, elektrik tesisat vb. kullanım haline gelene kadar iş ve işlemleri ile işçilikler ve malzemelerini temin ederek yaptırıp bu temin ve işçilikler sırasında ...'un karşılığında iş ve malzeme çevrelerine karşı maddi yükümlülüklerini karşılayabilmesi için…." denilmekte olup, 2.500,00 TL bedelin talep edilip edilemeyeceği konusunda takdirin mahkemenin olduğu, ...’in imzalı ve kaşeli olarak sunulan makbuz ve ibranamede; ... İnşaatın mermer işleri için malzeme bedeli olarak ...’den 10.000,00 TL senet alındığı ve senet bedellerinin ...’den elden ve banka yoluyla ödendiği, herhangi bir hak ve alacağın kalmadığının belirtildiği, sözleşmede mermer işleri ile ilgili herhangi bir madde bulunmadığı, ancak mermer işleri için ... tarafından ...’e verilen senette kefil olarak ...’un yazılmış olduğu, serbest muhasebeci ....’in imzalı ve kaşeli olarak sunulan makbuz ve ibranamede; ... İnşaatın muhasebe işlerinin bedeli için ...’den 3.300,00 TL senedin elden alındığı ve herhangi bir hak ve alacağın kalmadığının belirtildiği, sözleşmede muhasebe işlemleri ile ilgili herhangi bir madde bulunmadığının görüldüğü, bahse konu 3.300,00 TL bedelin talep edilip edilemeyeceği konusunda takdirin mahkemenin olduğu belirtilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır.Davacı, .... Mahkemesinde ikame etmiş olduğu dava ile kambiyo senetlerine dayalı icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiş, Asliye Hukuk Mahkemesince takibin kambiyo senedine dayanması nedeniyle görevsizlik kararı verilip mahkememiz yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görüldü.Davacı █████/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını tam ıslah etmiş ve eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasına çevirdiği görüldü.5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi gereğince, genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Asliye Ticaret Mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir. █████/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK'nun 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir. Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği ve Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasının bulunduğu, davalının tacir olmadığı, eser sözleşmesinin Borçlar Kanununda düzenlendiği, dolayısıyla olayda nispi ticari dava bulunmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki akdi ilişki incelendiğinde, davanın mutlak ticari davalardan da olmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda tarafların sıfatına ve davanın niteliğine göre; olayda nispi ya da mutlak nitelikteki bir ticari dava söz konusu olmadığından, davada görevli mahkeme, asliye ticaret mahkemesi değil, genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesidir. Her ne kadar daha önce Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilmişse de tam ıslah ile yeni bir dava dilekçesi sunulduğundan mahkememizce karşı görevsizlik kararı değil, görevsizlik kararı verilmek suretiyle, davanın, usulden reddine; görevli mahkemenin .... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm fıkrası tesis edilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;HMK m.114/1-c, 115/2 uyarınca göreve ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine,.... Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduklarının tespitine,Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olduğunda dava dosyasının görevli .... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,Süresi içerisinde görevli mahkemeye dava dosyasının gönderilmesi için başvuru yapılmaz ise dosyanın re'sen ele alınıp Mahkememiz tarafından açılmamış sayılması kararı verilmesine,Yargılama harç ve giderleri hakkında görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına, Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın görevli mahkemede davaya devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK 331/2 maddesi gereğince bir karar verilmesine,Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.