Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında davacının ödemelere rağmen edimlerin yerine getirilmediği iddiası ve davalının ödeme aksaklıkları savunmasına dair gerekçeli karar.
Özet: Dava, davacının klima işlerinin anahtar teslimi yapımı için davalıya verdiği ve karşılığında çeklerin tahsil edilmesine rağmen edimini yerine getirmediği iddiasıyla açtığı, eksik yapılan işler ve kur farkından kaynaklanan alacak talebine ilişkindir; davacı, yapılan tespitle işin büyük bir kısmının yapılmadığını belirterek, başlangıçta talep ettiği miktarı ıslah dilekçesiyle artırarak faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; davalı ise cevabında, ödeme planına uyulmaması, çeklerin karşılıksız çıkması ve davacının tacizleri nedeniyle işi tamamlayamadığını, sözleşmeyi feshettiğini ve kur farkı talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ███████

TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO: ███████
HAKİM : ....
KATİP :....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2022
KARAR TARİHİ : █████/2025
YAZIM TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uhdesinde olan .... Hizmet Binası Yapım işinin klima işlerinin yapımı 01.12.2021 tarihinde kurulan sözleşme ile anahtar teslimi olarak 850.000,00 TL (55.300 ABD Doları) bedelle davalı şirkete verilmiş olduğunu, müvekkili tarafından, sözleşme konusu işin bedelinin tamamı çekler halinde davalı şirkete verilmiş olduğunu, bütün çeklerin davalı tarafından tahsil edilmiş olmasına rağmen davalı tarafın edimini yerine getirmemiş olduğunu, müvekkili tarafından .... D. İş sayılı dosyası ile yaptırılan tespite göre işin 716.000,00 TL'lık kısmının yapılmamış olduğu tespitinin yapılmış olduğunu, müvekkilinin alacaklarının teminat altına alınabilmesi için davalı mal varlıklarına ve banka hesaplarına teminatsız ihtiyati tedbir konulmasına, davalı şirketin yapmadığı işler kapsamında şimdilik 10.000 TL alacakları ile kur farkından doğan şimdilik 500,00 TL alacaklarının en yüksek mevduat faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili █████/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; kur farkı alacakları için 500,00 TL alacağı 122.900,00 TL artırarak 123.400,00 TL olarak ıslah ettiklerini, yapılmayan işler için (fazla ödeme alacakları) 10.000,00 TL lik alacağımızı 663.155,00 TL artırarak 673.155,00 TL olarak ıslah ettiklerini, alacaklarının bankalarca işletilecek en yüksek mevduat faizi ile davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmede belirtilen ödeme planına aykırı hareket ederek sözleşmenin yerine getirilmesinin davacı tarafından engellenmiş olduğunu, davacı tarafından verilen çeklerin, 25.01.2022 tarihli 200.000,00 TL bedelli ilk çek hariç diğerlerinin bankaya ibrazında çeklerin karşılıksız çıkmış olduğunu, 25.01.2022 tarihli çekin tahsilini müteakiben müvekkili tarafından işin yapımına başlanmış olduğunu, cihaz siparişlerinin verilmiş olduğunu, tüm alt yapı işlemlerinin tamamlanmış olduğunu, bu kapsamda bakır boruların bütün katlara döşenmiş olduğunu, sinyalizasyon işlerinin tamamlanmış olduğunu, yapılan bu işlere ilişkin olarak ... nolu satış faturası düzenlenmiş olduğunu, 28.02.2022 tarihli ikinci çek bankaya ibraz edildiğinde karşılığının bulunmadığı anlaşılmış olup, bunun üzerine verilen ürün siparişleri iptal edilmiş olduğunu, bilahare davalı tarafından çek bedelinin ödenmiş olmasına rağmen siparişi iptal edilen ürünlerin fiyatlarında farklar oluşmuş olduğunu, müvekkili tarafından .... Noterliği 05.09.2022 tarih ve ... yevmiye numarası ile davacı şirket aleyhine keşide edilen ihtarname ile davacı şirket, ödemelerin zamanında yapılmaması nedeniyle ürün siparişlerinin iptal edildiğini, daha sonra yapılan ödemelerin yapılmış olduğu tarihte ürün fiyatlarında artışlar olduğu, bu nedenle ifa imkansızlığı olduğu ve sözleşmenin revize edilmesi gerektiği hususunun ihtar edilmiş olduğunu, davacı şirket tarafından müvekkili şirket elemanlarının sürekli olarak taciz ve ölümle tehdit edilmiş olduğunu, bu nedenle işin yürütülmesinin imkanının kalmamış olduğunu, bu sebepten dolayı 26.01.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmenin feshinin davacı tarafa ihtar ve ihbar edilmiş olduğunu, davacı tarafın kur farkı talebinde bulunmasının Yargıtay İçtihatları çerçevesinde mümkün olmadığını, davanın ve davacının taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-.... Değişik İş no'lu dosyası,
-Proforma fatura, sözleşme, ihtarnameler,
-Dava konusu işe ait ihale evrakları ve ekleri,
-Bilirkişi raporu:
█████/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; huzurdaki davanın; taraflar arasında davacının dava dışı idareye karşı üstlendiği .... İşine ilişkin klima işleri konusunda akdedilen 01.12.2021 tarihli sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan alacak ve kur farkından doğan alacak taleplerine ilişkin olduğu, taraflar arasında 01.12.2021 tarihinde akdedilen sözleşme ile davacının dava dışı idareye karşı üstlendiği .... İşine ilişkin klima işlerinin davalı tarafça yapımının kararlaştırıldığı, davalı tarafın, ödemelerin zamanında yapılmaması nedeni ile işin ifasının zorlaştığı, bu konudaki ödeme taleplerinin zamanında olumlu sonuçlanmaması nedenleri ile ....Noterliği'nin 25.01.2023 tarih ve .... .sayılı ihtarnamesi ile davalı tarafından akdin feshedildiğini bildirdiği, dosya kapsamına göre; davacı tarafça ödemelerin sözleşmedeki ödeme takviminden farklı tarihlerde aksayarak yapılmış olduğu, davalı tarafından yapılan işin tamamlanma durumu ile ilgili olarak; işin yapılan kısmının yaklaşık %32,57 civarında olduğu %67,43'lük bölümünün yapılmadığının anlaşıldığı, davacı ve davalı şirketlerin 2021 ve 2022 yıllarında, Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanunu, Vergi Usul Kanunu Uygulama Genel Tebliğlerinde belirlenen usul ve kayıt sistemine uygun olarak yasal defter ve kayıtlarını tutmuş olduğu, ticari defterlerin tasdik işlemlerinin rapor içeriğindeki tabloda gösterildiği gibi olduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yasa, usul ve esaslara uygun olduğu, tarafların ticari defterlerinde yapılan incelemelerde yapılan tespitler sonucunda hazırlanan ve raporun önceki bölümünde gösterilen hesap ekstrelerine göre tarafların ticari defter kayıtlarının ödenen bedel (850.000,00TL) hususunda uyumlu olmakla birlikte, tarafların ticari defter kayıtları arasındaki farkın, davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen 408.126,49 TL bedelli, 117.543,47 TL bedelli ve 324.330,04 TL bedelli aşağıya fotokopisi çıkarılmış 3 adet faturadan kaynaklı olduğunun anlaşıldığı, yapılan maddi olgu tespitleri ışığı altında; davalı tarafından gerçekleştirilen imalat dikkate alınarak yapılan hesaplamalara göre; 673.155,00 TL bedelin fazla ödenmiş olduğunun anlaşıldığı, söz konusu bedelin; davacı alacağı olarak takdirinin Mahkemeye ait bulunduğu, davacının sözleşmeye aykırılık kapsamında eksik ayıplı işten kaynaklı zarar ve kur farkı zararı talepleri ile ilgili olarak; takdiri Mahkemeye ait olmak üzere; davacının isteminin yerinde görülmesi ve davalının fesih iradesinde haklılık bulunmadığı kanaatine varılması halinde; yapılmayan işler için hesaplanan tutarın; 804.295,81 TL, kur farkından kaynaklı zarar için/23.451,80 TL olarak hesaplandığı, talebin sözleşmeye aykırılıktan kaynaklı şimdilik 100,00 TL, kur farkı alacağından kaynaklı şimdilik 500,00 TL olduğu, faiz talebinin takdiri Mahkemeye ait olmak üzere; davacının talep ettiği alacakların bankalarca işletilecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş olduğu belirtilmiştir.
█████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; kök raporda değişiklik olmadığı belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava, taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesinden kaynaklanan "sözleşmeye aykırılıktan doğan alacak" ve "kur farkı alacağı" talebine ilişkindir.
Bu kapsamda eldeki uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçilmesinden önce eser sözleşmesine ilişkin kısaca bir açıklama yapmakta yarar bulunmaktadır.
Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470). Eser sözleşmesinde yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde benzer alandaki işleri yüklenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranış esas alınır.
Yüklenici kararlaştırılan eseri aksine bir düzenleme yoksa kendisi veya kendi yönetimi altında başka bir kişiye yaptırabilir (TBK m. 473). Yüklenici, sözleşmede kararlaştırılan sürede işe başlamak ve bitirmek zorundadır. Ayıp, yasa ya da sözleşme hükümleri gereğince, bir eser veya malda bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Yüklenici, eserdeki açık ve gizli ayıplardan dolayı iş sahibine karşı sorumludur (TBK m. 474). Açık ayıp, eserin iş sahibine teslim anında kolaylıkla görülebilen ve fark edilebilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıp, eserin tesliminden sonra ve kullanım sırasında ortaya çıkan ayıplardır.
İş sahibi, eseri teslim alır almaz işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmesi ve varsa ayıpları yükleniciye bildirmekle yükümlüdür (TBK m. 474). Eserdeki ayıp nedeniyle yüklenicinin sorumlu olduğu hallerde iş sahibi, seçimlik hak olarak; eser iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme, ve iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı bulunmaktadır (TBK m. 475).
Yine eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. Bunun dışında iş sahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olup, bildirmemesi halinde eseri kabul etmiş sayılır (TBK m. 477).
Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara rağmen iş sahibinin verdiği talimattan kaynaklanmış bulunursa veya her hangi bir sebeple iş sahibine yüklenebilecek bir nedenden dolayı meydana gelmiş olursa, iş sahibi eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz (TBK m.476) Buna göre ayıp iş sahibinin verdiği talimattan kaynaklanıyor ise iş sahibi eser ayıplı olmasına rağmen kanundan kaynaklanan, sözleşmeden dönme, bedelde indirim veya eserin ücretsiz onarılmasına ilişkin seçimlik haklarını kullanamaz ayrıca genel hükümlere göre tazminat da talep edemez (TBK m. 475). Ayrıca malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden iş sahibine karşı satıcı gibi sorumludur (TBK m. 472/1).
Eser sözleşmesi ile ilgili bu açıklamalar yapıldıktan sonra faturaya ilişkin ....'nun 27.06.2003 tarih ve ..... sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir alacak için fatura düzenlenmiş olması, alacağın varlığını ispata yeterli bulunmayıp, fatura, tek başına akdi ilişkinin kanıtı niteliğinde bulunmamaktadır. Buna göre davacı taraf, kural olarak akdi ilişkinin varlığını, malın teslim edildiğini veya bedelin ödendiğini, davalı taraf ise bedelin ödendiğini veya malın teslim edildiğini kanıtlama mükellefiyeti altındadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir.
Taraflara HMK'nın 222. maddesi kapsamında ticari defterin ibrazı için usulüne uygun olarak ibraz emri gönderilmiş, taraflarca ticari defterler ibraz edilmiş, bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamında toplanan deliller, taraf ticari defterleri, sözleşme, faturalar ve değişik iş dosyası ile dosya kapsamı incelenmek suretiyle tanzim edilen bilirkişi raporu göz önünde bulundurulmak suretiyle yapılan incelemede davacı ile davalı arasında eser sözleşmesi niteliğinde Klima Tedarik ve Montaja İlişkin Sözleşme kurulduğu hususunda ihtilaf bulunmamakta olup, ihtilaf sözleşme konusu işlerin süresinde yapılıp yapılmadığı ve davacının süresinde ödemeleri yapıp yapmadığı hususunda toplanmaktadır. Dosya kapsamına ve tekniğe uygun olmakla hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere: davacı ticari defterlerine göre davalının davacıya 850.000,00 TL borçlu olduğu, davalı ticari defterlerinde yer alan toplam 850.000,00 TL bedelli 3 adet faturanın davacı ticari defterlerinde yer almadığı, bu faturaların değerlendirilmesi halinde davalı ticari defterlerine göre davacının davalıdan alacaklı olmadığının tespit edildiği, dosya arasına alınan değişik iş raporu ve ihale evrakları ile işteki eksikliklerin tespit edildiği, yapılan tespitler ile davalı tarafından işin %32,57 oranında tamamlandığı, toplam 850.000,00 TL olan iş bedelinden bu orana isabet eden bedelin tenzili sonrası davalının eksik bıraktığı iş bedelinin 673.155,00 TL olduğu görülmüştür.
Davalının ödemelerin geç yapıldığı, bu nedenle işin yapılmadığına ilişkin iddiasının incelenmesinde ödeme amaçlı verilen 4 adet çekten birincinin 2 gün, ikincinin 11 gün, üçüncünün aynı gün, dördüncünün 5 gün sonra ödendiği, davalının ödemeye ilişkin bu çekleri tahsil ettiği, herhangi bir itirazi kayıt yahut sözleşmenin feshine ilişkin davacıya bildirimin yapıldığının delilleriyle dosyada ispat olunamadığı, bu haliyle davalının geç ödemeleri kabul ettiği, sözleşmenin yürürlükte olduğu kabul edilmiştir.
Hal böyle olunca davacının eksik iş bedeli olan 673.155,00 TL'yi davalıdan talep edebileceği kabul edilmekle, bu talep yönünden davanın kabulüne, dava öncesi temerrüt şartları oluşmadığından işbu alacağa dava tarihinden itibaren, taraflar tacir olmakla avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Kur farkı alacağı yönünden yapılan incelemede davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşmede ürünlerin bedeli döviz cinsinden yazılmış ise de davacı tarafça ödemelerin TL ile yapıldığı, bu haliyle sözleşmenin Türk Lirasına döndüğü, kur farkı talebinin bozucu yenilik doğuran bu hakkın kullanılması ile ortadan kalktığı anlaşılmakla kur farkı talebinin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine,
673.155,00 TL fazla ödeme alacağının █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 45.983,22 TL harçtan peşin alınan 179,32 TL harç ile 13.500,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 13.679,32 TL harcın mahsubu ile bakiye 32.303,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.560,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranına göre; 1.318,33 TL'sinin davalıdan, kalanının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 104.973,25 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 18.188,25 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre taktiren 15.766,44 TL'si ile 80,70 TL başvurma, 179,32 TL peşin harç ile 13.500,00 TL ıslah harcı toplamı 16.026,46 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, Davacı Vekili Av. ...., Davalı Vekili Av. ....'in yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ....Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ....
¸e-imzalıdır.
Hakim....
¸e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!