İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin, ticari kredi sözleşmesinden kaynaklanan erken kapama masraflarının iadesi talepli alacak davasında genel işlem koşulları ve fahiş masraf iddialarını değerlendiren kararı.
Özet: Bir şirket, genel kredi sözleşmesinden doğan borcun erken ifası sırasında banka tarafından tahsil edilen komisyon ve fon kur farkı gibi çeşitli adlar altındaki 109.813,00 TLlik masrafların haksız ve fahiş olduğunu ileri sürerek iadesini talep etmiştir; davacı, matbu nitelikteki kredi sözleşmesinde yer alan genel işlem koşullarının müzakere edilmediğini, erken kapamanın mali sonuçları hakkında yeterince bilgilendirilmediğini ve bu masrafların yasal düzenlemelere, bankacılık ve ticari teamüllere aykırı olduğunu savunurken, davalı banka ise tahsil edilen ücretlerin sözleşme maddelerine ve ilgili bankacılık mevzuatına uygun olduğunu iddia ederek davanın reddini istemiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ EsasKARAR NO : █████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI : ████████ Esas- ████████ KararTARİH: █████/2023DAVA: Alacak (Genel Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)KARAR TARİHİ: █████/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilinden kredinin erken kapatılması esnasında farklı isimlerde toplamda 130.156.79 TL masraf tahsil edildiğini, bu şekilde fahiş bir erken kapama maliyetinin müvekkili şirkete yansıtılması mevcut yasal düzenlemelere, bankacılık ve ticari teamüllere açıkça aykırı olduğunu, taraflar arasındaki kredi sözleşmeleri matbu nitelikte olup iki taraf arasında bireysel sözleşmenin kurulmasından önce gelecekte kurulacak belirsiz sayıda, ancak aynı şekil ve tipteki hukuki işlemlere uygulanmak üzere soyut ve tek yanlı olarak kaleme alınmış hükümlerden ibaret olduğunu, müvekkilinin sözleşme kurulduğu anda ne erken kapamanın sonuçlarını bilmediği gibi bilse dahi müzakere etme şansı bulunmadığını, şöyle ki, komisyon ücreti ve fon kur farkı gibi çeşitli isimler altında kesilen masraflarla ilgili müvekkili şirketin "Erken Kapamanın Sonuçları Hakkında" münhasıran, açıkça ve ayrıca bilgilendirilmesi söz konusu olmadığını, sözleşmenin kurulması aşamasında olduğu gibi tarafların 19.12.2018 tarihinde imzaladığı Kredi Borcunun Ödenmesine Dair Protokolde de kredinin erken ödenmesinin mali sonuçları hakkında hiç bir açıklık bulunmadığını, muhatap banka tarafından tahsil edilen masrafların hangi zorunlu masraflara karşılık kesildiği hususu taraflar arasındaki hukuki ilişkinin hiçbir aşamasında ortaya konulamadığını, genel işlem koşullarını içeren sözleşmelerin; sözleşme metninde veya ekinde yer alması, benzer metinleri özdeş olmaması, bu koşuların her birinin tartışılarak kabul edildiğine ilişkin kayıtların, tek başına, onları genel işlem koşulu olmaktan çıkarmadığını, bu nedenle; birçok tacirin ticari kredi müşterilerinde pazarlık gücüne sahip olmadıkları ve hatta kredi sözleşmesinin içeriğinden tam olarak haberdar olmadıkları, kredi işlem koşullarını tam olarak anlayıp, olası sonuçları ile birlikte değerlendirebilecek donanıma sahip olmamaları dikkate alındığında; genel kredi sözleşmesinin üzerinde veya eklerinde kredi müşterisinden alınan “... bu taahhütnameyi tamamen okudum. Yukarıda belirtilen ücret, komisyon ve prim tutarları üzerinde Banka ile müzakere olarak anlaştığımı, bu tutarları ödemeyi kabul ettiğimi ve taahhütnamenin bir nüshasını elden teslim aldım kabul ve beyan ederim. ” gibi yazılı beyanların yok hükmünde olduğunu, ticari kredilerin de genel işlem şartları kapsamında denetlenmesi gereğinin Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin de kabulünde olduğunu ileri sürerek ticari nitelikteki kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun erken ifası nedeniyle davalı banka tarafından erken ifada bulunan müvekkili şirketten tahsil edilen fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faizi ile birlikte iadesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili █████/2023 tarihinde uyaptan sunduğu dilekçe ile dava dilekçesindeki 20.000,00 TL olan taleplerini ıslahen 89.813,00 TL artırarak 109.813,00 TL’ye yükseltmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan dava usul, yasa, sözleşme ve hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, müvekkili bankanın sözleşmenin 8.maddesine istinaden davacı firmaya yönelik olarak yapmış olduğu kredi limiti yenilemesi ve tahsisine istinaden davacı taraftan komisyon tahsil edildiğini, bankalar müşterilerine kredi tahsis işlemi yapmakla müşterilerine güven ve itibar kazandırdıklarını, Bankaların Türk Ticaret Kanunu’na göre tacir olması nedeniyle şekilde ücret/komisyon alma hakkı bulunduğunu, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun “Faiz oranları ile diğer menfaatler” başlıklı 144üncü maddesinin; “Bakanlar Kurulu, bankaların ödünç para verme işlemleri ve mevduat kabulünde uygulanacak azami faiz oranlarını, katılma hesaplarında kar ve zarara katılma oranlarını, özel cari hesaplar dahil bu maddede belirtilen işlemlerde sağlanacak diğer menfaatlerin nitelikleri ile azami miktar ya da oranlarını tespit etmeye, bunları kısmen veya tamamen serbest bırakmaya yetkilidir. Bakanlar Kurulu, bu yetkilerini Merkez Bankası' na devredebilir.” hükmünü içerdiğini, 16 Ekim 2006 tarih ve... Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Bankacılık Kanunu’nun sözü edilen 144’üncü maddesinden aldığı yetkiye istinaden Bakanlar Kurulu tarafından 16 Ekim 2006 tarih ve... sayılı Kararının yayımlandığını, Resmi Gazetenin 22 Kasım 2006 tarih ve 26354 sayılı nüshasında yayımlanan kararın “Diğer menfaatler” başlıklı 4’üncü maddesinde; bankaların kredi işlemlerinde sağlayacakları faiz dışındaki diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ile azami miktar ya da oranları ve bunların kısmen veya tamamen serbest bırakılmasının Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından yayımlanacak tebliğlerle düzenlenmesinin öngörüldüğünü, 2006/1 Sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tebliği,Bakanlar Kurulunun... Sayılı Kararında öngörüldüğü üzere, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından “Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında” 2006/1 Sayılı Tebliğ yayımlandığını, Resmi Gazetenin 9 Aralık 2006 tarih ve 26371 sayılı nüshasında yayımlanan 2006/1 Sayılı Tebliğ'in, “Kredi faiz oranları ve sağlanacak diğer menfaatler” başlıklı 4’üncü maddesinde; bankalar tarafından reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirlenmesi öngörüldüğünü, bu düzenlemeler paralelinde davacı ile müvekkili Banka arasında imza edilmiş olan Genel Kredi Sözleşmesinin Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabi bir sözleşme olup; sözleşme serbestliği ilkesi ve ahde vefa kuralları kapsamında ele alınması gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye 6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanunun genel işlem koşulları denetimi açısından uygulanmasının mümkün olmadığını, her şeyden önce davacının senelerdir faaliyet gösteren müddebir bir tacir olup; imzaladığı sözleşmenin muhteviyatını bilen, şartlarını tartışabilen bir tacir olduğunu, dolayısıyla davacının salt GİŞ na dayanan taleplerinin kabul edilebilir nitelikte olmadığını, davacı yanın dilekçesinin bazı kısımlarında 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 20 vd. maddelerinde hükmünü bulan “Genel İşlem Koşulları ”na değindiğini ve Genel Kredi Sözleşmesinin yeni TBK.nun da hükmünü bulan genel işlem koşullarına aykırı olması sebebiyle geçersizliği iddiasında bulunduğunu, söz konusu sözleşme hükmünün sözleşmenin esasına yabancı bir hüküm olmayıp; tüm Bankacılık piyasasında geçerli olan bir uygulamayı ihtiva eden düzenleme olduğunu, davacının tacir olup imzaladığı sözleşmenin içeriğine vakıf durumda olduğunu, nitekim Genel Kredi Sözleşmesinin imza tarihinden önce davacı yana “Sözleşme Öncesi Bilgi Formu” verildiğini ve kendisi tarafından okunarak, teslim alındığını, Periyodik hizmet komisyonu, risk merkezi bildirimleri, sistem kayıtlarının arşivlenmesi, şube ve alternatif dağıtım kanallarından hizmet verilebilmesi ve bunun yanı sıra kredili müşterilerin nakit akış ve kredi ödeme döngüsünün takibi ve oluşturulan risk modelleme çalışmalarına göre müşteri kredi portföyündeki risklilik derecesinin düzenli olarak analiz edilerek verimli bir şekilde yönetilmesi ve diğer hizmetler için ayrılan kaynakların karşılığı olarak tahsil edildiğini, periyodik hizmet komisyonu belirlenirken müşterilere verilen finansal olmayan hizmetlerin yanı sıra, ilgili dönem içerisinde yapılan istisnalar ve özel nitelikli diğer hizmetlerin dikkate alındığını, değişen hizmetler ve istisnalar dikkate alınarak farklılaştığını, davacı firmadan periyodik hizmet komisyonu tahsil edildiğini, periyodik hizmet komisyonunun, bankaları tarafından üçer aylık dönemlerdeki ortalama kredi bakiyesine göre belirlendiğini, Türk Ticaret Kanun’unun “Ücret İsteme Hakkına” ilişkin 20. maddesi ile Borçlar Kanunu’nun “Sözleşme Özgürlüğü”ne ilişkin 26. maddesinin yasal dayanaklar olduğunu, müşteri ile banka arasında imzalanan Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi’nin (BHS) 13. maddesinde yer alan “Ücret, Masraf, Komisyon, Sigorta Giderleri ve DiğerYükümlülükler” düzenlemesi ile Genel Kredi Sözleşmesinin (GKS) 8. maddesinde yer alan “Faiz, Komisyon,Vergi, Fon ve Masraflar” düzenlemesinin ilgili komisyona ilişkin sözleşme maddesi olduğunu, davacıdan tahsil edilen periyodik hizmet komisyonunun mevzuat ve sözleşmelere uygun olduğun beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve ████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararında;Taraflar arasındaki uyuşmazlığın konusunun ticari nitelikteki kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun erken ifası nedeniyle davalı banka tarafından erken ifada bulunan davacı şirketten kapama sırasında fazladan tahsil edilen masrafların iadesine ilişkin olduğu, davalı bankanın davacıdan erken ödeme komisyon alabilmesi için taraflar arasında imzalanan sözleşmede erken ödeme komisyonu alınacağının kararlaştırılmış olması gerektiği, sözleşmenin tamamı sunulamadığından sözleşmede erken ödeme komisyonu alınacağına ilişkin bir hüküm bulunup bulunmadığının tespitinin yapılamadığı ve bu durumun davacı lehine değerlendirilmesi gerektiği, ██████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile düzenlenmesi TCMB’na bırakılan hususlara ilişkin olarak TCMB 9.12.2006 tarih, 26371 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesaplan Kâr ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliği" nin “Kredi Faiz Oranları ve Sağlanacak Diğer Menfaatler” başlıklı 4 üncü maddesinde bankalarca, reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak âzami faiz oranlan ile faiz dışındaki diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve azami sınırlarının serbestçe belirleneceği düzenlenmiş olup düzenleme kapsamında davalı kurum tarafından kredi işlemlerinde sağlanacak faiz dışındaki diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların, 2019 yılı için azami miktar ya da oranlarını TCMB’na bildirdiğine ilişkin bildirim tablosu sunulamadığı, davalı banka tarafından davacıya kullandırılılan kredinin 18.10.2019 tarihi itibarı ile kapama tutarı CD den dökümü yapılan hesap ekstresine göre 1.020.392.04 TL olduğu, davacının hesabından 1.020.392.04 TL'lik kredinin kapanması sırasında 130.882.64 TL tahsil edildiği, yapılan kesintilerden 6.300.00 TL lık kredi tahsisi komisyonu kredi tahsis edilirken alınan bir komisyon olup kapama esnasında alınan bir komisyon olamayacağı, yapılan kesintilerden 5.250.00 TL lık periyodik hizmet bedeli ile ilgili sözleşmenin ve TCMB yapılan bildirimin sunulamadığı, erken kapama nedeniyle davalı banka davacıdan 1.020.392.04 TL kredi anaparası %11.63= 118.671.59 TL yani %11.63 oranında erken kapama komisyonu aldığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. ████████ K. ████████ T. 19.2.2014 tarihli kararı doğrultusunda davalı bankanın 1.020.392.04 %2= 20.407.84 TL erken kapama komisyonu alabileceği, dava tarihinden itibnaren avans faizi uygulanması gerektiği ( Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E. ██████████ K. █████████ T. 18.12.2017), ayrıca genel işlem koşulu yönünden, Yargıtay kararlarında 6098 Sayılı TBK'nın yürürlükte olduğu dönemde akdedilen ticari kredi sözleşmelerinde; davacıdan tahsil edilen kredi tahsis ücreti diğer komisyon ve dekont masrafı adı altında yapılan kesintiler hususunda TBK'nın genel işlem koşullarına dair 20-25. madde hükümleri kapsamında değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiğinin ifade edildiği dikkate alınarak, davalı banka tarafından fazla alınmış olan 6.300 TL kredi komisyonu, 5.250 TL periyodik hizmet bedeli ve 98.263 TL erken kapama komisyonu toplamı 109.813 TL'nin davacıya iadesi gerektiğinden 109.813 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Bankaların verdikleri hizmetlerden dolayı tahsil edecekleri komisyon ve masrafları fiziksel olarak şubede ve internet ortamında, web sayfalarında ilan ettiklerini, 5411 sayılı Bankalar Kanunun 13. Kısmında faiz oranları ve diğer menfaatlerle ilgili 144. Maddesi; ''Bakanlar Kurulu, bankaların ödünç para verme işlemleri ve mevduat kabulünde uygulanacak azamî faiz oranlarını, katılma hesaplarında kâr ve zarara katılma oranlarını, özel cari hesaplar dahil bu maddede belirtilen işlemlerde sağlanacak diğer menfaatlerin nitelikleri ile azami miktar ya da oranlarını tespit etmeye, bunları kısmen veya tamamen serbest bırakmaya yetkilidir. Bakanlar Kurulu, bu yetkilerini Merkez Bankasına devredebilir.'' Bakanlar Kurulunun... sayılı kararı gereğince Diğer Menfaatler Hakkında Karar'ın yürürlüğe konulması; Devlet Bakanlığının █████/2006 tarihli ve 3065 sayılı yazısı üzerine, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 144. maddesine göre, Bakanlar Kurulunca █████/2006 tarihinde kararlaştırıldığını, Diğer menfaatler MADDE 4; (2) Bankaların kredi işlemlerinde sağlayacakları faiz dışındaki diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ile azami miktaroranları ve bunların kısmen veya tamamen serbest bırakılması Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca yayımlanacak tebliğlerle düzenlenir. Bakanlar Kurulunun bu kararına istinaden TCMB tarafından 22.11.2006 tarihinde 2006/1 sayılı tebliğ yayınlanmış ve yayınladığı tarih itibariyle yürürlüğe girdiğini, huzurdaki dosyayı bağlayan maddeleri; Amaç ve kapsam MADDE 1; (1) Bu Tebliğin amacı; bankaların kredi verme işlemleri ve mevduat kabulünde uygulayacakları faiz oranları ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranları ile tüketici kredileri dışındaki kredi işlemlerinde faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlere ilişkin esas ve şartları belirlemektir. Dayanak MADDE 2; (1) Bu Tebliğ, █████/2006 tarihli ve... sayılı Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları ile Özel Cari hesaplar Dahil Bu İşlemlerde Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Bakanlar Kurulu Kararına dayanılarak hazırlanmıştır. Kredi faiz oranları ve sağlanacak diğer menfaatler; MADDE 4 - (1) Bankalarca, reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile üye işyeri komisyonu hariç faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırları serbestçe belirlenir. Bu tebliğ █████/2020 tarihli ve 31035 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 2020/3 sayılı Tebliğ ile █████/2020 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırıldığını, TCMB 10.02.2020 tarihli 31035 sayılı resmi gazete yayınlanan Bankalarca ticari müşterilerinden alınabilecek ücretlere ilişkin usul ve esaslar hakkında 2020/4 sayılı tebliği yayınladığını, 01.03.2020 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiğini, yine 01.03.2021 tarihli 31410 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 2012/3 sayılı tebliğ ile güncellendiğini, Kredi tahsis ve kredi kullandırım; MADDE 9 (1) Bankalar kredi tahsis ve kredi kullandırım süreçlerini iki ayrı alt kalem olarak sınıflandırır. Kredi tahsis ücretleri dış ticaret kapsamında yer alan tüm gayri nakdi krediler ve ticari kredi kartları dahil olmak üzere kredi riski oluşturabilecek tüm kredi limitlerine karşılık alınır. Kredi tahsis ücretleri tahsis edilen kredi limitinin on binde yirmi beşini, kredi kullandırım ücretleri ise kullandırılan kredinin yüzde 1,10'unu geçemez. Kredi kullandırım ücreti sadece nakdi kredilerden alınabilir. Kullandırım ücreti rotatif krediler için dönem sonlarında, diğer nakdi krediler için ise her bir kullandırım anında tahakkuk eder. Rotatif kredilerin kullandırım ücreti, ilgili üç aylık dönemin ortalama kredi kullandırım bakiyesinin on binde yirmi beşini geçemez. Söz konusu kullandırım ücretinin üç aydan kısa süreli dönemler için tahsil edilmesi durumunda azami oran, on binde yirmi beş oranının ilgili dönemin üç aylık döneme oranlanmasıyla hesaplanır. (2) Tahsis edilen toplam kredi limiti değişmediği veya limit güncelleme talebi ticari müşteriden gelmediği müddetçe aynı takvim yılı içinde birden fazla kredi tahsis ücreti alınamaz. Limitin güncellenerek artırıldığı durumlarda ilave limitin üzerinden yeni bir kredi tahsis ücreti alınabilir. (3) Bir yıldan kısa süreli limit tahsislerinde kredi tahsis azami ücret sınırı, limit tahsis süresinin ay sayısı dikkate alınarak ve oransal düşülerek uygulanır. Bilgilendirme esasları: madde 5 (1) Ticari müşterilerden alınabilecek ücretlere ilişkin azami tarife ve diğer güncel bilgiler internet sitelerinde; açık, anlaşılır ve kolay erişilebilir bir şekilde bankalarca ilan edilir. İlan edilen bilgilerde değişiklik olması hâlinde değişikliğin yapıldığı tarihe de yer verilerek internet sitesi güncellenir. (2) Bankaların ücretlere ilişkin bilgileri, toplu olarak erişilebilecek şekilde internet sitesinde Birliklerce yayımlanır. Bu tebliğ kapsamında tüm banka ve katılım bankaları ticari müşterilerine uygulayacakları komisyon ve masrafları kendi internet sitelerinde yayınladıkları gibi Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun web sitesinde tüm banka ve finans kurumlarının alacakları masraf ve komisyon listeleri yayınlandıklarını, https://........org.tr/..adresi ile ... A.Ş. masraf komisyon listesi ... web sitesinde yayınlandığını, tahsil edilen periyodik hizmet komisyonunun mevzuata uygun olduğunu, https:/...I- adresi ile de banka web sitesinde masraf komisyon listelerinin duyurulduğunu,01.03.2020 tarihinden itibaren www.....org.tr internet sitesinde veriler bölümünde bankacılık sektörü verileri sayfasının altında bankacılık ürün ve hizmet ücretleri dosyasında bankaların konusuna göre uyguladıkları azami komisyon oranları banka detay ve banka karşılaştırmalı olarak görülebildiğini, detay kısmında istenilen bankayı seçerek bankanın her farklı hizmet türüne ait uyguladıkları azami komisyon oranlarını ve banka karşılaştırma bölümünde de tüm bankaların karşılaştırmalı azami uyguladıkları oranları görülebildiğini, bugün itibariyle söz konusu web sayfası incelendiğinde görüleceği üzere bankalar kredi tahsis ve kredi kullandırım süreçlerini iki ayrı alt kalem olarak sınıflandırdığını, kredi tahsis ücretleri tahsis edilen kredi limitinin on binde yirmi beşini, kredi kullandırım ücretleri ise kullandırılan kredinin yüzde 1.10'unu geçemez şeklinde olduğunu, davacı yanın tüzel kişiliği olan ticari bir işletme olduğunu, müvekkil banka ile ticari bir ... ilişkisi içerisinde olduğunu, müvekkil banka ile davacı arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, banka söz konusu Genel Kredi Sözleşmesini bilgi edinilmesi ve incelenmesi amacıyla sözleşme öncesi bilgi formu ekinde davacı yana imza karşılığı verdiğini, bilindiği üzere tüm bankaların 01.03.2020 tarihine kadar faiz dışı diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve azami miktar ve oranları serbestçe belirleyerek ilan ettiklerini, davacı şirket ile müvekkil banka arasında imza edilmiş (Genel Kredi Sözleşmesinin 8.1inci maddesi) söz konusu madde içeriğine göre müvekkil bankanın tahsis edilen krediler üzerinden komisyon alma hak ve yetkisi bulunduğunu, davacı firmanın tüzel kişiliği olması, müvekkil banka ile aralarında ticari bir ilişki olması ve tahsil edilen tutarın müvekkil bankanın tahsil edebileceği oran olarak yayınladığı minumum ile maksimum aralık altında bir rakam olması nedeniyle alınan komisyon sözleşme ve mevzuata uygun olduğunu, müvekkil banka söz konusu komisyonu 2017 yılında her tür kredi limit tahsis kullanım adı altında alırken, 2019 yılında periyodik hizmet komisyonu adı altında aldığını, 01.03.2020 tarihinden itibaren TCMB söz konusu hizmet komisyonlarının anlam kargaşalığının önüne geçmek, kavram ve terim birliğini sağlamak adına düzenlemeye giderek söz konusu komisyonları kredi tahsis ve kredi kullandırım olarak sınıflandırdığını, bankalar 01.03.2020 tarihinden itibaren uygulayacakları azami hizmet komisyonlarını kendi internet sitelerinde açıklamalarının yanında BBDK'na da bildirmeye başladıklarını, ...'nın web sitesinde 01.03.2020 tarihinden itibaren tüm banka ve finans kuruluşlarının uygulayacakları azami hizmet komisyon ve masrafları ilan edilmekte ve bankalar arası karşılaştırma da yapılabildiğini, bugün itibariyle de bankaların yaptığı bildirimlere göre de müvekkil bankanın tahsil ettiği komisyon tutarının makul olduğunu,İlk Derece Mahkemesi tarafından deliller usulüne uygun olarak toplanmadan, özellikle kredi sözleşmesi ve bankanın uyguladığı ve Merkez Bankası'na bildirilen ücret ve komisyonlara ilişkin liste getirilmeden düzenlenen, hüküm kurmaya elverişsiz ve denetime açık olmayan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkil banka tarafından merkez bankasına bildirilen komisyon ve masraflara ilişkin oranlara ait liste dosya içerisine getirdirildikten sonra ve diğer bankalarca periyodik hizmet komisyonu adı altında ticari kredilerden kesinti yapılıp yapılmadığı araştırılarak, gerektiğinde banka kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yapma yetkisi verilecek bilirkişi marifetiyle davacının hesaplarında periyodik bakım ücreti kesilip kesilmediği ve miktarı ile Genel Kredi sözleşmesinde bunun yer alıp almadığı değerlendirildikten sonra Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 gün ████████ Esas, █████████ Karar sayılı hükmü de değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekliliği göz önünde bulundurulmadan davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmeleri kapsamında davacıya kullandırılan krediler sebebiyle erken kapama komisyonu, kredi tahsis komisyonu ve periyodik hizmet komisyonu adı altında haksız tahsil edildiği iddia edilen bedellerin iadesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Bankalarca masraf ve komisyon adı altında yapılan tahsilatların yasal dayanağı, bankacılık işlemlerinin gerçekleştirildiği tarihte yürürlükte bulunan 2014/6 sayılı Tebliğ ile değişik 2006/1 sayılı Tebliğ hükümleridir. 09.12.2006 tarihli RG’de 2006/1 sayılı Tebliğin 3. maddesinde, bankalarca mevduata uygulanacak sabit veya değişken faiz oranlarının serbestçe belirleneceği, 4. maddesinde ise reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir. Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre; bankalar, TCMB'na bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.Bankalar tarafından alınacak olan komisyonlar bakımından sözleşmede açıkça bir tutar ve oran bulunmadığında, anılan yasal düzenleme gereğince Merkez Bankasına bildirimde bulunulup bulunulmadığının araştırılması, bildirim yapılmamış olması durumunda emsal banka uygulamalarının araştırılması, alınan komisyon bedelinin emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 11. HD’nin █████/2018 tarihli ██████████ E., █████████ K. sayılı kararı).Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin 8.1 maddesi "Banka, bu Sözleşmeye dayanarak açtığı ve/veya açacağı döviz kredisi, teminat mektubu ve aval-kabul kredisi, dövize endeksli TL kredi dahil her türlü krediye, yetkili merciler tarafından bildirilen veya ileride bildirilecek en yüksek oranları geçmemek üzere belirleyeceği oranlarda faiz ve her nevi komisyonları ve Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu gibi yasal ve banka düzenlemelerine veya teamüllerine göre talep edilebilecek her türlü ücret, masraf ve sair giderleri uygulayacak ve bunları gider vergileri ve sair resim ve harçları ile birlikte Müşteri'nin cari hesabına borç yazacaktır." hükmünü içermektedir. Somut uyuşmazlıkta davalı banka tarafından kredi borcu kapandıktan sonra █████/2019 tarihinde kredi tahsis komisyonu tahsil edilmiştir. Ancak kredi tahsis komisyonu kredi kullandırıldığı sırada tahsil edilecek bir komisyon türü olup, kredi kapandıktan sonra söz konusu komisyonun hangi gerekçe ile tahsil edildiği ve yasal dayanağı davalı tarafından ispat edilememiştir. Yine davalı vekili davacıdan tahsil edilen periyodik hizmet komisyonunun daha önce kredi limit tahsis kullanımı adı altında alındığını, 2019 yılından itibaren ise periyodik hizmet komisyonu olarak adlandırıldığını, bu komisyonun müşteri kredi portföyündeki risklilik derecesinin düzenli olarak analiz edilerek verimli bir şekilde yönetilmesi ve diğer hizmetler için ayrılan kaynakların karşılığı olarak tahsil edildiğini savunmuş ise de, söz konusu hizmetlerin davacıya verildiğinin ispat edilemediğinden ve verilmeyen hizmet karşılığı ücret talep edilmesi yasal olarak mümkün olmadığından bu ücretin tahsili de haksızdır. Genel kredi sözleşmesinin masraf alınabileceğine ilişkin yukarıda belirtilen maddesinde açıkça komisyon oranı belirtilmemiştir. Mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında davalı tarafça Merkez Bankasına bildirilen masraf ve komisyon oran tablosunun sunulmadığı belirtilmesine ve raporlara davalı vekili tarafından itiraz edilmesine rağmen söz konusu tablo ispat yükü üzerinde olan davalı tarafından dosyaya sunulmamış ve uygulanan komisyon oranlarının Merkez Bankasına bildirildiği ispat edilememiştir. Mahkemece farklı üç bankadan emsal erken kapama komisyon oranları celbedilmiş olup, ... % 2, ... Bankası % 4 oranında erken kapama komisyon oranı uyguladığını bildirmiştir. Davalı banka tarafından ise % 11,63 oranında emsallerinin çok üzerinde erken kapama komisyonu alındığı aşikar olup, bilirkişi tarafından % 2 komisyon oranının makul olduğu kabul edilerek tahsil edilebilecek erken kapama komisyonu miktarının hesaplanması ve Mahkemece bu hesaplama hükme esas alınarak davacıdan fazla tahsil edilen miktarın hüküm altına alınması isabetli olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.501,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 1.900,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.601,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.