İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, ticari kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için açılan itirazın iptali davasında müteselsil kefilin zamanaşımı ve hukuki yarar itirazlarını değerlendiren kararı.
Özet: Bir banka, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ödenmemiş alacağı için bir şirket ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil konumundaki şahıslara karşı itirazın iptali davası açarak, borçluların icra takibine itirazlarını kaldırmayı, ana para, temerrüt faizi ve icra inkar tazminatı ile takibin devamını talep etmiş; davalılar ise borcun ve itirazın iptali davasının zamanaşımına uğradığını, bankanın şirket malvarlığı üzerindeki hacizlerin alacağı fazlasıyla karşılaması nedeniyle hukuki menfaatinin bulunmadığını ve kişisel sorumluluklarının olmadığını savunmuştur.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ EsasKARAR NO : █████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE ... MAHKEMESİNUMARASI : ████████ Esas- ████████ KararTARİH: █████/2022DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: █████/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Taksim Şubesince, Kredili müşterilerinden, ....LTD.ŞTİ'ye Genel Kredi Sözleşmesi gereğince Kredi kullandırıldığını, Genel Kredi Taahhütnamesinde, diğer davalıların "müşterek borçlu, müteselsil kefil" sıfatıyla imzası bulunduğunu, borçluların Kredinin ödemelerinde gecikme yaşanması, yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle Gebze 3.Noterliği'nin 04.06.2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek hesabın kat edildiğini, ancak verilen süre zarfında alacağın tamamen tasfiye edilmediğini, bir ödeme planına da bağlanamadığını, borcun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında İstanbul 14.İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile fazlaya ilişkin alacak ve hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ilamsız takip yapıldığını, 12.10.2012 tarihli imza sirkülerinde, ....LTD.ŞTİ'nin yetkilisi olarak ..., ... ve ... 'ın yer aldığını, bu kişilerin değişmediği ve 05.01.2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmesini de akdettiklerini, ayrıca bu borçluların şirket yetkilisi olduğu için eş muvafakatlerine de gerek bulunmadığını, davalı borçluların İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazlarının iptali ile ... nolu Taksitli kredi yönünden 9.599.04,00,-TL ana para üzerinden takip tarihinden itibaren anaparaya işleyecek yıllık %36 temerrüt faizi, faizin %5'i Bsmv ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Esas borçlu ... ... LTD. ŞTİ.ne ortak olmak için yatırdığı 1.150.000, TL'yi (yaklaşık 650.000 ABD DOLARI) kaybettiğini, şirketin ortağı olmasından dolayı huzurdaki davaya konu 10.000.000,00 TL kredi borcunun da müşterek ve müteselsil kefili olduğunu, her ne kadar ... ... LTD. ŞTİ. Nin %15 paylı ortağı olsa da hiçbir zaman aktif olarak şirket yönetiminde olamadığını, ...'e değil şahsıma karşı takip yapılması ve dava açılmasının haksız olduğunu, Davaya konu borç zamanaşımına uğramış olduğundan zamanaşımı itirazının kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, Davacı itirazın iptali davasını itirazın üzerinden 1 yıldan fazla zaman geçtikten sonra açmış olduğunu, itirazın iptali davasını zamanaşımı süresi geçtikten sonra açtığı için itirazın iptali davasının bu yönden reddine; Davacı bankanın şirketin birçok malvarlığı üzerine haciz koymuş ve hacizler alacağı fazlasıyla karşılamasına rağmen huzurdaki davanın hukuki yarar olmadığı halde açılmış olduğu için davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine; İlk itirazlarının reddi halinde ise davanın haksız ve dayanaksız olması nedeniyle esastan reddine; Yargılama giderleri ile dava vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Esas borçlu ... ... LTD. ŞTİ.ne ortak olmak için yatırdığı 1.150.000, TL'yi (yaklaşık 650.000 ABD DOLARI) kaybettiğini, şirketin ortağı olmasından dolayı huzurdaki davaya konu 10.000.000,00 TL kredi borcunun da müşterek ve müteselsil kefili olduğunu, her ne kadar ... ... LTD. ŞTİ. Nin %15 paylı ortağı olsa da hiçbir zaman aktif olarak şirket yönetiminde olamadığını, ...'e değil şahsıma karşı takip yapılması ve dava açılmasının haksız olduğunu, Davaya konu borç zamanaşımına uğramış olduğundan zamanaşımı itirazının kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, Davacı itirazın iptali davasını itirazın üzerinden 1 yıldan fazla zaman geçtikten sonra açmış olduğunu, itirazın iptali davasını zamanaşımı süresi geçtikten sonra açtığı için itirazın iptali davasının bu yönden reddine; Davacı bankanın şirketin birçok malvarlığı üzerine haciz koymuş ve hacizler alacağı fazlasıyla karşılamasına rağmen huzurdaki davanın hukuki yarar olmadığı halde açılmış olduğu için davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine; İlk itirazlarının reddi halinde ise davanın haksız ve dayanaksız olması nedeniyle esastan reddine; Yargılama giderleri ile dava vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi █████/2022 tarih ve ████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararında; Tüm dosya kapsamının ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı banka ile dava dışı ... Ltd arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile kredi sözleşmelerinin imzaladıkları, davalıların kefalet limitlerinin 15 milyon TL olduğu, davacı bankanın Gebze 3. Noterliği'nin █████/2013 tarih ... sayılı ihtarnamesi ile hesabı kat ettiği, davalıların adreslerine çıkartılan tebligatların bila ikmal iade edildiği, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda davalı kefillerin takip tarihi olan █████/2018 tarihinde temerrüde düştükleri, davacı bankanın temerrüt tarihi itibariyle asıl alacak tutarının 9.664.553,45-TL olduğu, kefalet limitinin altında kaldığından davalı kefillerin kendi temerrütlerinin sonuçlarından sorumlu oldukları kredi sözleşmesinin 2.7.1 maddesinde; temerrüt faizinin davacı bankaca kullandırılan kredilere ilişkin en yüksek faiz oranının 2 katı oranında belirlendiği, bu oranın da %72'ye tekabül ettiği, davacı bankanın %36 oranındaki talebi ile bağlı olduğu, takip tarihi itibariyle davacı bankanın 9.655.518,58-TL asıl alacak talep edebileceği, davacının davasını 9.599.040-TL üzerinden açtığı, bu talebi ile bağlı olduğu, hüküm vermeye elverişli denetime açık bilirkişi raporu ile anlaşıldığından davacının davasının Kabulüne, itirazın iptaline, takibin 9.599.040-TL üzerinden devamına, Asıl alacak 9.599.040-TL ye takip tarihinden itibaren %36 temerrüt faizi %5 BSMV uygulanmasına, davalılar tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak taraflarca belirlenebilir mahiyette bulunan likit alacak miktarına kötü niyetli olarak itiraz edildiğinden, kabul edilen toplam alacak miktarı üzerinden % 20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş ve karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın 1 yıllık hak düşürücü sürede ve zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, davacının icra dosyasında bir çok işlemler yaptığını ve davalının itirazından haberdar olmamasının mümkün olmadığını, bilirkişi raporunun davalıya usulüne uygun tebliği edilmediğini, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını, takip dayanağı kredi sözleşmesine göre hükmedilen tutarın davalının sorumlu olduğu kefalet miktarını aştığını, eş rızasının alınmadığını ve kefaletin geçersiz olduğunu, icra takibinden sonra şirket hakkında iflas dosyasının açıldığını ve dava konusu alacağın bu masaya kaydının gerektiğini, aynı borç için İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile başlattığı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe ilişkin alacağını satış suretiyle tahsil ettiğini, 30.01.2023 tarihinde ise satıştan kalan bakiye 2.924.797 TL'nin ... tarafından iflas masasına iade edilmesine iflas masasınca karar verildiğini, tüm bunlar tarafınca, davacı bankanın haksız ve kötü niyetli olarak mükerrer takip yaptığı kanaatini yarattığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı ile dava dışı asıl borçlu .... Ltd. Şti. arasında akdedilen, davalıların müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta davacı ile dava dışı asıl borçlu .... Ltd. Şti.arasında █████/2013 tarihli 15.000.000,00 TL limitli ve █████/2016 tarihli 5.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmelerinin akdedildiği, davalının her iki genel kredi sözleşmesine aynı limitle müteselsil kefil olduğu, genel kredi sözleşmeleri kapsamında kullandırılan taksitli ticari krediye ilişkin hesabın kat edildiği, icra takip talebinde her iki genel kredi sözleşmesinin dayanak olarak gösterildiği ve alacağın davalı müteselsil kefilin sorumlu olduğu miktarın altında kaldığı, kefalet sözleşmelerinin TBK'nın 583 maddesinde düzenlenen şartları taşıdığı, TBK'nın 584/2 maddesi uyarınca davalının asıl borçlu şirketin ortak ve yönetici olması sebebiyle eş rızasının zorunlu olmadığı, İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren başlayacağından ve dava konusu icra takip dosyasında davalının itirazı davacıya tebliğ edilmediğinden sürenin başlamadığı ve davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, TBK'nın 598 maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin de icra takip ve dava tarihi itibariyle dolmadığı, davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi verilmek suretiyle zamanaşımı def'i ileri sürülmediği gibi icra takip ve dava tarihi itibariyle alacağın tabi olduğu 10 yıllık zamanaşımı süresinin de dolmadığı, icra takibinin tahsilde tekerrür olmamak üzere başlatıldığı, alacağın dava dışı şirketin iflas masasına kaydedilmemesinin kefilin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, alacağın genel kredi sözleşmesi ve kat ihtarı ile likit olması sebebiyle icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşılmakla davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davalı ...'ın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ...'ın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 655.710,42 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 163.927,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 491.782,82 TL'nin davalı ...'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.