Danıştay, Mersin Tarsus arazi toplulaştırma projesinde davacının taşınmazlarının bütünlüğünü bozan hatalı parselasyon ve gereksiz imar yolu nedeniyle iptal kararını onadı.
Özet: Davacının Mersin Tarsusta bulunan taşınmazına yönelik arazi toplulaştırma işlemi kapsamında, mülkün bütünsel kullanımını engelleyen gereksiz bir çıkmaz sokak imar yolu oluşturulması, mevcut parsellerin yol cephesine sahip olmasına rağmen bu yolun öngörülmesi ve davacının hakkedişinin önemli bir bölümünün kendi arazisinden çok uzakta, bütünlüğü bozacak şekilde tahsis edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur; bu nedenle, toplulaştırma işleminin iptaline dair ilk derece ve bölge idare mahkemesi kararlarının hukuka uygun olduğuna hükmedilerek davalı idarenin temyiz başvurusu reddedilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : ██████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel MüdürlüğüVEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Mersin Tarsus Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında Mersin ili, Tarsus ilçesi, ... (...) Köyünde yapılan toplulaştırma işleminin ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporundaki tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu ... nolu parsel üzerinde davacıya ait bahçe ve müştemilatlarının bir bütün halinde kullanıldığı, toplulaştırma sonrasında davacıya tahsis edilen ... ve ... nolu parseller arasında çıkmaz sokak şeklinde bir imar yolu öngörüldüğü, adı geçen parsellerin tamamına yakın kısmının davacıya ait ... nolu parsel üzerinde oluşturulduğu, davacının ... nolu parseli bir bütün olarak kullandığı, ... ve ... nolu parsellerin tamamının davacıya müstakil olarak tahsis edildiği, her iki parselin de batıdaki imar yollarından zaten cephe alıyor durumda olduğu da dikkate alındığında anılan imar yoluna gerek olmadığı, oluşturulan bu imar yolu ile davacı taşınmazlarının bir bütün olarak kullanılmasının engellendiği, yine ... nolu parselin kuzeybatı bölümündeki bir kısım alanın (yaklaşık 2.540 m2) ... nolu parsel içinde bırakıldığı, bu bağlamda davacının tüm hak edişinin büyük bir kısmının bir bütün halinde ve ... nolu parsel içinde verilmesi mümkün iken davacıya ait ... nolu parsel içinde ... ve ... nolu parsel arasında işlevsiz çıkmaz yol şeklinde imar yolu tasarlanması ve bir kısım alanının ... nolu parsel içinde bırakılarak davacının 11.950,38 m2'lik hak edişinin kendi yerinin kuş uçuşu ve yaklaşık 4300-4400 metre kuzey batısında ve kendi yeri dışında oluşturulan ... nolu parselde verilmesinin mevzuat hükümlerine aykırı olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Binlerce parsel on binlerce hissenin tespiti, sabit tesislerin incelenmesi, kadastro ve tapu hatalarının düzeltilmesi, şahısların tercih ve dilekçeleri ile farklı farklı talepleri sonucunda güçlükle yapılan toplulaştırma planlamasının ilanlar ile mahallinde duyurulması sonucunda arazi sahiplerine yeni yerlerinin verilmesi gibi işlemlerin yapıldığı toplulaştırma sonrasında parsellerin yola cepheli olacak şekilde, sulama imkanlarından en iyi şekilde yararlanması sağlanarak mümkün olduğunca düzgün şekillerde arazi verimliliğinin arttırılmasının amaçlandığı, yapılan toplulaştırma işleminin kanuna ve hukuka uygun olarak gerçekleştirildiği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE :Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.