Kadastroda yol boşluğu olarak tespit edilen tapusuz taşınmazın zilyetlikle tescili davasında, alanın köy halkı tarafından kadimden beri yol olarak kullanılması nedeniyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği şartlarının oluşmadığına dair Yargıtay kararı.
Özet: Yargıtay, kadastro sırasında yol boşluğu olarak tescil dışı bırakılan bir taşınmazın davacı adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve imar-ihya koşullarıyla tescili talepli davada, yerel mahkemenin davayı kabul kararını bozmuştur; çünkü dosya içeriği, taşınmazın kadimden beri köy halkı tarafından yol olarak kullanıldığını, davacının üzerinde ekonomik amaca uygun bir zilyetliğinin bulunmadığını ve bu tür yerlerin ancak özel kanun hükümleri uyarınca imar-ihya yoluyla kazanılabileceğini ortaya koyarak, davanın reddedilmesi gerektiği kanaatine varmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/5 E., ████████ K.Mahkemece verilen karar, davalı ... İl Özel İdaresi vekili ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Dava; tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Dava konusu taşınmaz, Artvin ili, Yusufeli ilçesi, ... köyünde 2011 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 'yol boşluğu' olarak tescil harici bırakılmıştır.Davacı vekili; kadastro sırasında yol olarak tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davacı adına tapuya tescil istemiş, aşamada ölümü üzerine mirasçıları tarafından dava sürdürülmüştür. Davalı ... ve Hazine davaya cevap vermemiştir.Davalı ... İl Özel İdaresi Vekili; dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro çalışmalarının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karar, davalı Hazine ve davacı ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan)16. Hukuk Dairesinin 21.10.20 19... /18233 Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile; tescil davalarında 4721 sayılı TMK'nın 713/4 ve 5. fıkraları gereğince yasal ilanlar yapılmadan davanın esası hakkında karar verilmiş olmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, çekişmeli taşınmaz bölümünde davacılar lehine imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik koşullarının gerçekleştiği, dava konusu alanın köylüye ait umumi ve kadim yol olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, teknik bilirkişi raporunda B harfi ile göstirilen 11,85 m²'lik taşınmazın davacı ... mirasçılarının miras hisseleri uyarınca tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Ne var ki; Mahkemece, nizalı taşınmazın yol vasfında olmadığı ve davacılar yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; kararın dosya kapsamına uygun olmadığı görülmektedir. Bilindiği üzere; 4721 sayılı TMK'nın 713/1. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddelerinde, orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki tescil harici taşınmazlardan imar-ihya edilerek dava tarihine kadar 20 yıl süreyle çekişmesiz ve aralıksız olarak zilyet edilenlerin zilyetleri adına tescil edilebileceği hüküm altına alınmıştır. Terk edilmiş dere yatakları, kayalık, taşlık, yol ve yol boşluğu gibi taşınmazlar ancak imar-ihya yolu ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca iktisap edilebilirken; ham toprak, hali arazi, köy boşluğu gibi basit ameliye ile zilyet edilebilecek yerler ise aynı Yasa'nın 14. maddesi gereğince iktisap edilebileceği tartışmasızdır. Somut olayda; Mahkemece, nizalı taşınmazın yol vasfında olmadığı ve davacılar yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; kararın dosya kapsamına uygun olmadığı görülmüştür.Dosya içeriğinden; dava konusu edilen alanın kadastro sırasında "yol" olarak tescil harici bırakıldığı, davacı tarafın, adına kayıtlı bulunan 3 52... parsel sayılı taşınmaz ile bir bütün halinde, dava konusu alanı evine gitmek ve ahırına bağlantı sağlamak amacı ile kullanıldığını bildirdiği ancak dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile keşif esnasında yapılan tespitler ve çekilen fotoğraflar değerlendirildiğinde dava konusu alanın komşu parsel malikleri tarafından arazilerini sulamak için yol olarak kullanıldığı, bu haliyle alanın kadimden beri köy halkının yol olarak kullanımda olduğu ve taşınmaz üzerinde davacının ekonomik amaca uygun bir zilyetliğinin bulunmadığı dolayısıyla davacı lehine imar- ihya ve kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde kabulü karar verilmesi doğru değildir. Davalı Hazine ve ... İl Özel İdaresi vekilinin açıklanan nedenlerden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... İl Özel İdaresine iadesine, Dosyanın Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.