Danıştay, beraat eden astsubayın güvenlik soruşturması olumsuzluğuyla TSKdan ilişiğinin kesilmesi kararını hukuka aykırı bularak alt mahkeme kararını onadı.
Özet: Danıştay, hakkında hırsızlık suçlamasından kesinleşmiş beraat kararı bulunmasına rağmen güvenlik soruşturması olumsuz değerlendirilerek Türk Silahlı Kuvvetlerindeki muvazzaf astsubaylık görevine son verilen davacının ilişiğinin kesilmesi işlemini hukuka aykırı bulmuştur; bu kapsamda, alt mahkemelerin somut bir mahkumiyet kararı olmaksızın tesis edilen bu işlemin iptaline ve davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine yönelik kararlarını, davalı idarenin temyiz itirazlarını reddederek onamıştır.
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :...Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Amasya ili, Merzifon ilçesinde bulunan 5. Ana jet Üs Komutanlığında astsubay olarak görev yapan davacının, 7315 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz değerlendirildiğinden bahisle, muvazzaf astsubaylığa nasıp işleminin iptal edilerek, Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile davacının ilişiğinin kesildiği tarihten görevine başlatılacağı tarihe kadar statü dışında geçirdiği sürede yoksun kaldığı tüm özlük ve parasal haklarının, ödenmesi gereken (hakediş/tahakkuk) tarihlerden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte (SGK ve OYAK prim/aidatlarının bu kurumlara gönderilmesi kaydıyla) ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:... K... sayılı kararıyla; davacı hakkında yapılan arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması sonucunda, elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle "hırsızlık" suçundan 4 yıl, 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği yönünde bilgi bulunduğundan bahisle güvenlik soruşturmasının olumsuz kabul edildiği, oysa ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla anılan suçtan, "yüklenen suçun sanık (davacı) tarafından işlenmediğinin sabit olduğu" gerekçesi ile davacının beraatine hükmedildiği ve anılan kararın istinaf edilmeden █████/2019 tarihinde kesinleştiği, bu haliyle davacı hakkında verilmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı; kişisel bir olumsuzluğu ortaya konulamayan ve dava konusu işleme dayanak alınarak dava dosyasına sunulan ve davacı tarafından gerçekleştirildiği ileri sürülen "elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle hırsızlık" suçuna dair hakkında açılmış kamu davasında beraat eden davacı bakımından, işleme esas alınan bilginin somut kanaate ve bilgiye dayalı güvenilir, teyit edilebilir nitelikte olmadığı anlaşıldığından, tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, tazminat isteminin kabulü ile davacının görevine son verilen tarih ile fiilen göreve başlatıldığı tarih arasında yoksun kaldığı parasal haklarının her bir ay için tahakkuk ettiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Güvenlik soruşturmasının hukuka ve mevzuata uygun olarak yapıldığı, davacının TSK’da üstlendiği görevin niteliği gereği istihdamının uygun olmadığı değerlendirilerek ilişiğinin kesildiği, öte yandan; 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca idarelerinin yargı harçlarından muaf olduğu, aleyhlerine yargı harcına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyize konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir.
Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihi esas alınması gerekirken, "davacının görevine son verilen tarih ile fiilen göreve başlatıldığı tarih arasında yoksun kaldığı parasal haklarının her bir ay için tahakkuk ettiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında, hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın, "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, tazminat isteminin kabulü ile davacının görevine son verilen tarih ile fiilen göreve başlatıldığı tarih arasında yoksun kaldığı parasal haklarının her bir ay için tahakkuk ettiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!