Kadastro öncesi tapu iptali ve tescil davasında, Hazine payının hatalı tescili ile ortaya çıkan farkın göz ardı edilerek infazı kabil olmayan hüküm kurulması nedeniyle Yargıtaydan bozma.
Özet: Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil talepli davada, hazine adına tescilli 1/4 payın, dayanağı olan 1944 tarihli tapu kaydına göre aslında 1/36 olduğu ve bu fazlalığın revizyon işlemi sırasında sehven oluştuğu anlaşıldığından, Yargıtay, hazinenin uhdesindeki pay ile dayanağındaki gerçek payı arasındaki farkın iptal edilerek davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yerel mahkemenin infazı kabil olmayan ve uyuşmazlığı çözmeyen şekilde hüküm kurmasını bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.Mahkeme kararı davalı ... temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Kadastro sonucu, Ordu ili, Kabataş ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 4 65... parsel sayılı 4.667,21 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edildikten sonra Hazinenin itirazı üzerine komisyon kararıyla, muteriz Hazinenin dayandığı 03.01.1944 tarihli ve 35 sıra numaralı tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsadığı gerekçesiyle 1/4 payının Hazine adına, kalan payların ise tespit maliki ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ve tespit 14.08.2009 tarihinde kesinleşmiştir.Davacı ...; taşınmazdaki Hazine payına yönelik olarak tapu kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır.Davalı ...; çekişmeli taşınmaza revizyon gören 03.01.1944 tarihli ve 35 sıra numaralı tapu kaydına tutunarak davanın reddini savunmuştur.Mahkemece davalı Hazinenin dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uyduğunun mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile belirlendiği, davalı Hazinenin bu kayıtta 1/36 nispetinde pay sahibi olduğu, davacının dayandığı tapu kaydının ise uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 4 65... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile 1/36 payının davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan payda davacının hissesinin baki tutulmasına karar verilmiş, kararın davalı ... temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının tedavül durumu ve pay oranlarına ilişkin uzman bilirkişiden denetime elverişli rapor alınması, bu yolla tarafların dayandıkları kayıtların aynı kökten gelip gelmediğinin ve pay durumlarının belirlenmesi, bundan sonra Hazinenin dayandığı kayıttaki payının uhdesindeki paydan daha az olduğunun anlaşılması halinde bu pay (aradaki fark) yönünden toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş; Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile 1/36 payının davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan payda davacının hissesinin baki tutulmasına hükmedilmiştir.Dosya içeriğinden; çekişmeli taşınmazın irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı ... adına tespit edildikten sonra Hazinenin itirazı üzerine 01.07.2009 tarihli komisyon kararıyla, muteriz Hazinenin dayandığı 03.01.1944 tarih ve 35 sıra numaralı tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsadığı ve Hazinenin tapu kaydında 1/4 payı bulunduğu gerekçesiyle 1/4 payının Hazine adına, kalan payın ise tespit maliki ... adına tesciline karar verilmiş ve tespit bu haliyle kesinleşmiştir. Davacı ...; 27.10.1987 tarihli ve 156 sıra numaralı tapu kaydına dayanarak davalı ... üzerinde bulunan 1/4 payın da adına tescili istemiyle dava açmış; davalı ... ise uhdesindeki payın adına tespit ve tesciline esas olan 03.01.19 44... sıra numaralı tapu kaydına dayanarak davanın reddini savunmuştur. Bilindiği üzere; aynı kökten gelen pay tapu kayıtları hukuki kıymetini yitirmediği müddetçe mülkiyet belgesi uyarınca kayıt maliki adına tescil edilirler.Somut olayda, yazılı şekilde davalı Hazinenin dayanak tapu kaydındaki payının 1/36 olarak tescil edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Toplanan delillere göre tarafların dayandıkları kayıtların aynı kökten geldiği, Hazine dayanağı Ocak 1944 tarihli, 35 sıra numaralı tapu kaydında Hazine uhdesindeki payın 1/36 hisse olarak tesis edildiği ne var ki, revizyon işlemleri sırasında bu payın sehven 1/4 olarak hesap edildiği; şu halde Hazinenin dayandığı kayıttaki payının uhdesindeki paydan daha az olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Davacının ise Hazine adına kayıtlı paya yönelik tapu iptali ve tescil isteğinde bulunduğu aşikardır.Hâl böyle olunca; Hazinenin dayandığı kayıttaki payı ile uhdesindeki pay arasındaki fark yönünden tapu iptali ile davacı adına tescile hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde uyuşmazlığın çözümüne tesir etmeyecek ve infazı kabil olmayacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle; davalı ... temsilcisinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüne, hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Temyiz eden davalı ... 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Aybastı 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.