Sigorta şirketi tarafından, zorunlu trafik sigortası kapsamında yapılan ödemenin, kamyoneti uygun ehliyetsiz kullanan sigortalıdan rücuen tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davası.
Özet: Sigorta şirketi, davalı şirkete ait sigortalı kamyonetin ehliyetsiz sürücüsü tarafından üçüncü şahsa verilen maddi hasarı karşıladıktan sonra, ödediği 18.534,97 TLnin rücuen tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmektedir. Davacı, zorunlu trafik sigortası genel şartlarına göre sürücünün kamyonet kullanma yetkisinin olmadığını iddia ederken, davalı ise sürücüsünün 1989 yılında aldığı D1 sınıfı ehliyetin 2016 yılı öncesindeki düzenlemelere göre kamyonet sürme yetkisi verdiğini savunarak zaman aşımı ve ehliyet yeterliliği itirazında bulunmaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde;Müvekkili şirket sigorta şirketi olarak hizmet vermekte olup davalı taraf ile arasında ..... marka, 2015 model, ..... plakalı kamyonet tipi araç için acenta/poliçe numarası .....
olan, vadesi 23.03.2022 / 23.03.2023 tarih aralığı olan "zorunlu trafik sigortası" poliçesi akdedildiği, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları başlıklı tebliğde zorunlu trafik sigortası tarafından "Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. " şekilde tanımlandığı, 02.01.2023 tarihinde davalıya ait mezkur araç sürücü ..... idaresinde iken İstanbul- Bağcılar mevkiinde seyir halinde iken bir kazaya karıştığı, davalının ..... plakalı aracı geri geri manevra yaptığı esnada park halinde olan dava dışı ...... mülkiyetindeki ..... plakalı aracın bagaj kısmına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza sonrası taraflar birlikte maddi hasarlı trafik kazası tutanağı tanzim ettiği, kazada her iki aracın sürücüsü kendi beyanları ile kazayı anlattığı, her iki beyana göre de sigortalıya ait ...... plakalı araç sürücüsünün park halindeki ..... plakalı araca çarptığı anlaşıldığı, ancak kaza tutanağında her ne kadar sürücü .....'un E tipi ehliyete sahip olduğu belirtilmişse de sürücünün yalnızca B, B1, D, D1, F ve M sınıfı ehliyete sahip olduğu ve kamyonet sürmeye yetkili olmadığı görüldüğü, kaza sonrasında kazaya karışan dava dışı üçüncü şahıs ......'a ait ..... plakalı araçta oluşan hasarın tamir masrafı müvekkil şirket tarafından zorunlu trafik sigortası kapsamında karşılandığı, bu kapsamda müvekkili şirket 18.534,97TL ödeme yapmış olduğu, davaya konu olayda sigortalı araç sürücüsü poliçeye konu kamyoneti kullanmaya yeterli ehliyete sahip olmadığı, bu da müvekkili sigorta şirketine Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na göre rücu hakkı vermekte olup, davalıya müvekkili şirket tarafından zarar görene ödenen tazminatı ödeme yükümlülüğü doğurduğu, müvekkili şirketçe ödenen tutarın tahsili amacıyla davalı ..... Turizm Servis ve Ticaret Ltd. Şti. aleyhine taraflarınca Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... Numaralı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, ancak davalı vekili süresi içerisinde itiraz ederek takib.i kendisi yönünden durdurduğu, akabinde tarafımızca İstanbul Arabuluculuk Dairesi'ne başvurulmuş, ..... büro dosya numaralı, ..... arabuluculuk dosya numaralı dosyasında yapılan toplantı sonucunda bir neticeye varılamamış, anlaşamama tutanağı düzenlenerek görüşme sonlandırıldığı, bu nedenlerle müvekkili şirketin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında yapmış olduğu ödemenin rücu işlemi için açmış oldukları Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün .....Esas numaralı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davanın süresinde açılmadığı, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğu, davacı sigorta şirketi tarafından dava dilekçesinde; müvekkiline ait aracın kamyon olduğu ve müvekkili şirkete ait aracın şöförü .....'un kaza tutanağında E tipi ehliyete sahip olduğu belirtilmişse de sürücünün yanlızca B,B1,D,D1 ,F ve M snıfı ehliyete sahip olduğu ve kamyonet sürmeye yetkili olmadığı görüldüğü, bu sebeple Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası Genel Şartları 4. Madde uyarınca davacı sigorta şirketinin rücu hakkı olduğunu beyan etmişse de müvekkiline ait arcın şoförünün ehliyeti incelendiğinde D1 sınıfı ehliyetin veriliş tarihinin 06.02.1989 olduğu görüleceği, 2016 yılında Karayolları Trafik Yönetmeliği değişikliği ile 2016 yılından sonra alınan D sınıfı ehliyetlerin sadece otobüs kullanmasına müsaade edilmiş ve kamyon- kayonet için C sınıfı ehliyet alınması zorunlu hale getirildiği, ancak D sınıfı ehliyet eski adı ile E sınıfı ehliyette 2015 yılına kadar alınmış olan D sınıfı ehliyetlerin Tır ve Kamyon sürebilmekte olup hukukun temel ilkelerinden olan Kazanılmış Hakkın Korunması İlkesi gereği ehliyetin alındığı yılda ne kullanıyor ise 2016 yılından sonra da o araçları kullanmaya devam edebileceği, eski E sınıfı( Yeni ismi D sınıfı) ehliyet sahipleri Otobüs, Kamyon, Otomobil, Minibüs, Kamyonet,Traktör kullanabilmekte olup 2016 yılı öncesi bu ehliyete sahip kişilerin bu araçları kullanmaya devam edebilecekleri, eğer sürücülerin ehliyetleri 28/4/1997 tarihinden önceye aitse tır kullanabilecekleri, eğer sürücülerin ehliyetleri 28/4/1997 tarihinden sonra ise tır kullanamayacakları ve E’den D’ye geçiş yapması gerektiği hüküm altına alındığı, burada belirtilen 2016 yılından önce alınan D sınıfı ehliyet sahibi sürücüler Otobüs, Kamyon, Otomobil, Minibüs, Kamyonet,Traktör kullanabilmekte olduğu, buna göre ile müvekkili şirkete ait aracın şöförünün D1 sınıfı ehliyeti bukunduğundan ve ehliyeti tarihi 2016 öncesinde 06.02.1989 olduğundan D sınıfı ehliyeti ile kamyon kullanma hakkında sahip olup müvekkiline ait aracı kullanma konusunda yetkin olduğu ve ehliyetin yeterli olduğu görüleceği, bu sebeple Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası Genel Şartları 4. Madde ehliyetin geçersiz ve yetersiz olması halinde rücu hakkı doğacağı belirtilmişse de açıklanan sebeplerle ehliyet geçerli ve yeterli olduğundan davacı sigortanın rücu hakkı doğmayacağı, meydana gelen trafik kazasında müvekkili şirkete ait aracın ve araç şöförünün meydana gelen kazada kusuru olmadığı, dava dışı .....'a ait ...... plakalı araç park kurallarına uygun olarak park edilmemiş olup arka bagaj kısmı dışarıya yola taşacak şekilde park edildiğinden ve yerde park yasağı olan bir yerde parklı olup kaza tespit tutanağında da kusur durumuna ilişkin bir değerlendirme yer almadığı, olay yerini ve kazayı gösterir fotoğraflar incelendiğinde karşı tarafa ait aracın park yasağı olan yerde park ettiği, aracın kurallara aykırı olarak nizami park edilmediği görüleceği, müvekkili şirket aracın meydana gelen olayda kusuru bulunmadığından sigorta şirketince yapılan ödemenin müvekkili şirkete rücu imkanı bulunmamakta tamir masrafı adı altında yapılan ödeme müvekkilinden talep edilemeyeceği, kabul anlamına gelmemekle bir an için müvekkilinden rücu edilebileceği düşünülse dahi ödenen miktar meydana gelen hasar ile orantısız olup fahiş olduğu, yapılan ödemeyi ve hasarı kabul etmedikleri, tüm bu nedenlerle davacının iddiaları haksız ve kötüniyetli olduğundan davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
ARAŞTIRMA;
1- Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır.
2- Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır.
3-İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün █████/2024 Tarih, ...... Sayılı yazısı ile; .....'a ait sürücü belge bilgileri sorgulama formu getirtilmiştir.
4-İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün █████/2024 Tarih, ..... Sayılı yazısı ile; .....'un █████/1989 tarihinde aldığı sürücü belgesinin sınıfları, söz konusu sınıfların yeni sürücü belgesinde devam edip etmediği, yenileme işleminden önce hangi sınıflarının olduğu ile belgenin verildiği ilk tarihten itibaren kamyon ve kamyonet kullanma yeterliliğinin bulunup bulunmadığı hususlarında bilgi getirtilmiştir.
5-...... Sigorta A.Ş.'nin █████/2025 Tarih, ...... Sayılı yazısı ile; dava konusu ...... numaralı hasar dosyası evrakları getirtilmiştir.
█████/2025 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda;
1-Olan trafik kazasında,
..... Plakalı Araç Sürücüsü ......' un % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu,
...... plakalı araç malikinin ihlal ettiği trafik kuralının olmadığı, kazada kusurunun bulunmadığı,
2-Dosya muhteviyatı, kazanın oluş şekli ve maddi hasarlı trafik kazası tutanağı incelendiğinde, hasar ekspertiz raporunda belirtilen, aracın onarımı için zorunlu olarak değişmesi gereken parçaların ve işçiliklerin kaza ile uyumlu olduğu,
Dava konusu ..... plakalı aracın markası, modeli ve dava konusu kazada hasarlanan parçaları dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre; hasar ekspertiz raporunda tespit edilen KDV hariç 11.373,42 TL hasar miktarının uygun olduğu, davacının fiili olarak KDV hariç gerçekleşen 11.373,42 TL hasar bedelini talep edebilmesinin takdirinin mahkemeye ait olduğu,
3-Davacının icar takibi ile talep ettiği 18.534,97 TL' nin içinden, 11.373,42 TL hasar ödemesi düştükten sonra geri kalan 7.162,55 TL'nin yapılan toplu ödeme içinden yapılmış olabileceği anlaşılmış, fakat ne için ödendiği anlaşılamamış,
Yargılamanın süresinin etkilenmemesi için, geri kalan 7.162,55 TL' nin değer kaybı ödemesi olabileceği düşüncesiyle yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda;
Dava konusu araca ait geçmiş kaza kayıtlarından, aracın dava konusu kazada hasarlanan bagaj kapağının kaza öncesindeki geçmiş kazada değişim / onarım / boya işlemi ile tamir edilmiş olduğunun tespit edilmiş olmasından dolayı mükerrer değer kaybının oluşmayacağı, aracın arka kısımlarının geçmiş kazada değişim / onarım / boya işlemi ile tamir edilmiş olmasından dolayı dava konusu kaza öncesinde zaten fabrikasyon orijinallığının bozulmuş olduğu, dava konusu kazadan dolayı araçta değer kaybının oluşmayacağı görüş ve kanaatine varılmış,
Olan kazadan dolayı araçta mükerrer değer kaybının oluşmayacağından, davacının değer kaybı tazminatı talep edememesinin takdirinin mahkemede olduğu,
4-Dava konusu 02.01.2023 tarihinde meydana gelen Maddi hasarlı Trafik Kazasının davacı ..... Sigorta şirketi tarafından İlk Turizm Servis Ltd.Şti adına kayıtlı ...... plakalı araç için tanzim edilen ...... poliçe numaralı ZMSS vadesi ve teminat kapsamında meydana geldiği, Davacı sigorta şirketi tarafından 17.05.2023 tarihinde tazminat talep eden madur için kusur oranına isabet eden 11.373,42 TL hasar tazminatı ödendiği,
5-Davacı sigorta şirketi nezdinde ZMSS ile sigortalı ..... plakalı araç sürücüsü ..... 02.01.2023 tarihinde yaptığı kaza anında dosya kapsamına göre kullandığı araç cinsine (kamyon) uygun geçerli sürücü belgesi olmadığı,
6-Rücu Şartlarının oluşup oluşmayacağı hukuki konusu sayın mahkemenin takdirinde olduğu, Sayın mahkeme tarafından rücu şartlarının oluştuğuna hüküm kurulması halinde Davacı sigorta şirketi ödediği 11.373,42 TL tazminatı ZMSS Genel Şartları B-4.b Maddesi gereği sigortalısından rücuen talep edebileceği,
7-Faiz ve sair talepler sayın mahkemenin takdirinde olduğundan tarafımızdan değerlendirme yapılmadığı,
Görüş ve kanaatine varılmıştır.
█████/2026Tarihli Bilirkişi Heyet Ek Raporunda;
Dosya muhteviyatı, kazanın oluş şekli ve maddi hasarlı trafik kazası tutanağı incelendiğinde, hasar ekspertiz raporunda ...... plakalı araç için tespit edilen, aracın onarımı için zorunlu olarak değişmesi gereken parçaların ve işçiliklerin kaza ile uyumlu olduğu,
Dava konusu ..... plakalı aracın markası, modeli ve dava konusu kazada hasarlanan parçaları dikkate alınarak yapılan incelemeye göre; hasar ekspertiz raporunda tespit edilen KDV hariç 7.377,55 TL hasar miktarının uygun olduğu,
Davacının, ..... plakalı araç hasarı için 11.373,42 TL ve ...... plakalı araç hasarı için 7.162,55 TL olmak üzere toplam ödediği 18.534,97 TL hasar miktarını talep edebilmesinin takdirinin mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, davacıya sigortalı ..... plakalı aracın karıştığı trafik kazasından dolayı araç sürücüsünün kusurlu bulunarak davacı sigortacı tarafından hak sahibine hasar tutarının sigortalı araç sürücüsünün sigortalı araç için yeterli/geçerli sürücü belgesi bulunmadığından davalı sigortalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazında haksız olup olmadığı, haksızsa icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı, sigortalı araç sürücüsünün sigortalı araç için yeterli/geçerli sürücü belgesine sahip olup olmadığı, sigortalı aracın karıştığı trafik kazasındaki kusur durumu, sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında hak sahibinin aracının almış olduğu hasara göre sigortacı tarafından ödenen hasar tutarının yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce hasar dosyası, servis kayıtları, ödeme kayıtları, ehliyete ilişkin kayıtlar, icra dosyası ve kazaya ilişkin tutanaklar celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf delilleri toplanmıştır.
Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 18.534,97-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, takip dayanağının "█████/2023 tarihinde ...... ve ..... plakalı araçlar arasında meydana gelen kaza nedeniyle oluşan zararın sigorta şirketince karşılanması sonrası yetersiz ehliyet sebebiyle rücu işlemidir" şeklinde belirtildiği, davalı borçlu tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).
Dava konusu uyuşmazlıkta çözümlenmesi gereken hukuki sorun, davalı araç malikinin dava konusu trafik kazası nedeniyle dava dışı 3. Kişilere ZMMS poliçesi uyarınca ödenen tazminattan sorumlu olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Sigortacının rücu hakkı, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95-(2) maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Sigorta ettirene ödeme yapan sigorta şirketi halefi olarak zarar görenlerden ödediği tazminatı rücuen tahsilini talep edebilir. Rücu edilebilecek tazminat tutarı sigortalıya ödenen miktar olmayıp ancak zarar görenin gerçek zararı kadardır. Yine rücu edilebilecek tazminat miktarı tayin edilirken zarara sebep olanın kusuru da nazara alınmalıdır.
Hangi hâllerin sigortalıya rücu hakkı vereceği Genel Şartlar’ın “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve İşletene Rücu Hakkı” başlıklı B.4. maddesinde düzenlenmiş ve bu madde ile de sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin Kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği bir kez daha vurgulanmıştır. Bu maddede sayılan durumlardan herhangi biri mevcut değilse, sigorta şirketi rizikonun gerçekleşmesi sonucu meydana gelen zarara kendi katlanmak durumundadır.
Genel Şartların B.4 maddesinde sayılan hâllerden biri de tazminatı gerektiren olayın, poliçeye konu aracın Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kişi tarafından sevk edilmesi sonucunda meydana gelmesi hâlidir (md. B.4-b).
Mahkememiz dosyası dava konusu kazadaki kusur durumunun belirlenmesi, davacı tarafından dava dışı üçüncü kişiye ödenen bedelinin kazanın oluş şekline meydana gelen hasar ve dönem piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığının belirlenmesi amacıyla bir makine mühendisi ve bir sigorta uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda özetle; "1-Olan trafik kazasında, ..... Plakalı Araç Sürücüsü ......' un % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, 2-Dosya muhteviyatı, kazanın oluş şekli ve maddi hasarlı trafik kazası tutanağı incelendiğinde, hasar ekspertiz raporunda belirtilen, aracın onarımı için zorunlu olarak değişmesi gereken parçaların ve işçiliklerin kaza ile uyumlu olduğu, Dava konusu ...... plakalı aracın markası, modeli ve dava konusu kazada hasarlanan parçaları dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre; hasar ekspertiz raporunda tespit edilen KDV hariç 11.373,42 TL hasar miktarının uygun olduğu, davacının fiili olarak KDV hariç gerçekleşen 11.373,42 TL hasar bedelini talep edebilmesinin takdirinin mahkemeye ait olduğu, 3-Davacının icar takibi ile talep ettiği 18.534,97 TL' nin içinden, 11.373,42 TL hasar ödemesi düştükten sonra geri kalan 7.162,55 TL'nin yapılan toplu ödeme içinden yapılmış olabileceği anlaşılmış, fakat ne için ödendiği anlaşılamamış, Yargılamanın süresinin etkilenmemesi için, geri kalan 7.162,55 TL' nin değer kaybı ödemesi olabileceği düşüncesiyle yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda; Dava konusu araca ait geçmiş kaza kayıtlarından, aracın dava konusu kazada hasarlanan bagaj kapağının kaza öncesindeki geçmiş kazada değişim / onarım / boya işlemi ile tamir edilmiş olduğunun tespit edilmiş olmasından dolayı mükerrer değer kaybının oluşmayacağı, aracın arka kısımlarının geçmiş kazada değişim / onarım / boya işlemi ile tamir edilmiş olmasından dolayı dava konusu kaza öncesinde zaten fabrikasyon orijinallığının bozulmuş olduğu, dava konusu kazadan dolayı araçta değer kaybının oluşmayacağı görüş ve kanaatine varılmış, Olan kazadan dolayı araçta mükerrer değer kaybının oluşmayacağından, davacının değer kaybı tazminatı talep edememesinin takdirinin mahkemede olduğu, 4-Dava konusu 02.01.2023 tarihinde meydana gelen Maddi hasarlı Trafik Kazasının davacı ... Sigorta şirketi tarafından .... Turizm Servis Ltd.Şti adına kayıtlı ...... plakalı araç için tanzim edilen ..... poliçe numaralı ZMSS vadesi ve teminat kapsamında meydana geldiği, Davacı sigorta şirketi tarafından 17.05.2023 tarihinde tazminat talep eden madur için kusur oranına isabet eden 11.373,42 TL hasar tazminatı ödendiği, 5-Davacı sigorta şirketi nezdinde ZMSS ile sigortalı ...... plakalı araç sürücüsü ...... 02.01.2023 tarihinde yaptığı kaza anında dosya kapsamına göre kullandığı araç cinsine (kamyon) uygun geçerli sürücü belgesi olmadığı, 6-Rücu Şartlarının oluşup oluşmayacağı hukuki konusu sayın mahkemenin takdirinde olduğu, Sayın mahkeme tarafından rücu şartlarının oluştuğuna hüküm kurulması halinde Davacı sigorta şirketi ödediği 11.373,42 TL tazminatı ZMSS Genel Şartları B-4.b Maddesi gereği sigortalısından rücuen talep edebileceği, 7-Faiz ve sair talepler sayın mahkemenin takdirinde olduğundan tarafımızdan değerlendirme yapılmadığı," görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraflar rapora karşı beyan ve itirazlarını sunmuşlardır.
Davacı vekili kök rapora itirazlarında, raporda, davaya konu üçüncü kişi araç için yapılan ödemenin 11.373,42-TL olduğu, takibe konu edilen miktarın ise 18.534,97-TL olduğu, 7.162,55-TL farkın neyden kaynaklandığının anlaşılamadığının raporda belirtildiği, söz konusu ödemenin kazaya karışan başka bir araç olan ...... plakalı bir araç daha olduğunu, bu araç için de ödeme yapıldığını ileri sürmüştür.
Mahkememizce itirazlar hususunda ek rapor aldırılmasına karar verilmiş bilirkişi heyeti tarafından sunulan ek raporda özetle, "Dosya muhteviyatı, kazanın oluş şekli ve maddi hasarlı trafik kazası tutanağı incelendiğinde, hasar ekspertiz raporunda ...... plakalı araç için tespit edilen, aracın onarımı için zorunlu olarak değişmesi gereken parçaların ve işçiliklerin kaza ile uyumlu olduğu,
Dava konusu ...... plakalı aracın markası, modeli ve dava konusu kazada hasarlanan parçaları dikkate alınarak yapılan incelemeye göre; hasar ekspertiz raporunda tespit edilen KDV hariç 7.377,55 TL hasar miktarının uygun olduğu, Davacının, ...... plakalı araç hasarı için 11.373,42 TL ve ...... plakalı araç hasarı için 7.162,55 TL olmak üzere toplam ödediği 18.534,97 TL hasar miktarını talep edebilmesinin takdirinin mahkemeye ait olduğu" görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce alınan kök bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
Alınan rapor ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile sabit olduğu üzere davalıya ait aracın kaza gün ve saatindeki sürücüsünün ..... olduğu, ilgilinin kaza tarihi itibariyle kaza anında sürücüsü olduğu ..... plakalı kamyon niteliğindeli aracı kullanma ehliyetnamesine sahip olmadığı görülmektedir.
Bu haliyle ....... plakalı araç sürücüsünün kazadan sonra Karayolları Motorlu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4/b maddesine göre; gereken ehliyetnameye sahip olmadan kullanıldığı, davacı sigorta şirketi yönünden rücu hakkının kazadaki kusur oranları doğrultusunda yerinde olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
Alınan kök bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere, dava konusu kazada, █████/2023 günü saat 17.00'de ..... sevk ve idaresindeki ..... plakalı aracı ile İstanbul İli, ..... İlçesi, .... Mahallesi, ...... Caddesi, 1442 Sokak üzerinde geri geri manevra yaptığı esnada aracın arka kısımları ile park halinde bulunan ..... plakalı aracın arka kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, davalıya ait araç sürücüsü ...... 'un 2918 Sayılı KTK'nın 47/d ve 84/L maddelerini ihlal ettiği ve kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Bu kapsamda yukarıda verilen açıklamalarda da belirtildiği üzere davacı sigorta şirketinin rücu istemi, davalının kusuru oranında gerçek zarar ile sınırlıdır. Alınan raporda da belirtildiği üzere davacı tarafından, dava dışı 3. Kişi ..... plakalı araç için ödenen 11.373,42-TL bedelin, kazanın oluş şekline, hasara ve piyasa rayiçlerine uygun olduğu anlaşılmıştır.
Davacı her ne kadar davaya konu icra takibini 18.534,97-TL üzerinden başlatmış ise de, yukarıda da yer verildiği üzere, davaya konu icra takibinin dayanağının takip dosyasında "█████/2023 tarihinde ...... ve ...... plakalı araçlar arasında meydana gelen kaza nedeniyle oluşan zararın sigorta şirketince karşılanması sonrası yetersiz ehliyet sebebiyle rücu işlemidir" şeklinde belirtildiği, yine dava dilekçesinde de sadece ..... plakalı araç için ödenen bedelin davalıdan rücuen tahsilinin talep edildiği, ne icra takip dosyasında ne de dava dilekçesinde başka bir araçtan bahsedilmediği görülmektedir. Mahkememizce bilirkişi raporu aldırılıp raporda, icra ve dava dosyasına konu .....plakalı araç için ödenen bedelin 11.373,42-TL olduğunun belirtilmesinden sonra davacı vekili kazaya karışan ...... plakalı bir araç daha olduğunu ileri sürerek buna ilişkin deliller sunmuş ve mahkememizce ek rapor aldırılmıştır. Ancak, mahkememizce, itirazın iptali davasının, icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğu, takip dayanağında belirtilmeyen ve dava dilekçesinde de hiç bahsedilmeyen başka bir araç için yapıldığı iddia olunan söz konusu ödemenin, bu davada dikkate alınmasının mümkün olmadığı, aksine bir düşüncenin iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına ve dava dilekçesinde dava konusu edilmeyen hususlarda karar verilemeyeceği ilkesine aykırılık teşkil edeceği gözetilerek, davacının bu iddiaları hususunda bu davada değerlendirme yapılarak karar verilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır.
Sonuç olarak, davacının davaya konu icra takibinde ve dava dilekçesinde bildirdiği ...... plakalı araç için ödenen 11.373,42-TL bedelin, hasara, olayın oluş şekline ve piyasa rayiçlerine uygun olduğu, bu miktar üzerinden rücu talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne karar verilerek takibin 11.373,42-TL üzerinden devamına karar verilmiştir.
Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.
İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir.
"Likid alacak" kavramına gelince ;eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz eder- se, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.
Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.
Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Örneğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilin- mekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."
Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi █████████ Esas ████████ Karar sayılı ilamı)
Somut olayda alacak istemi rücuen tazminat istemine ilişkin olup, alacağın varlığı ve miktarı yargılamaya muhtaçtır. Talep edilecek alacak miktarı teknik bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuyla ve celp edilen bilgi ve belgelerle tespit edilmiş olduğundan, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 11.373,42-TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Alınması gereken 776,91-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 427,60-TL peşin harcın indirilmesi ile geriye kalan 349,31-TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 855,20-TL'nin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 14.377,00-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 8.821,72-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Arabuluculuk ücreti 3.600,00-TL'nin kabul ret oranına göre 1.391,04-TL'sinin davacıdan, geriye kalan 2.208,96-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 11.373,42-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 7.161,55-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine
Dair, kabulüne karar verilen kısım yönünden istinaf sınırının altında kaldığından kesin olmak üzere verilen karar davacı vekili (e-duruşma) ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ....
e-imzalıdır
Hakim .....

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!