Kamu görevinden çıkarma davasında, ankesörlü ardışık arama iddialarının ailevi bağlarla açıklandığı beraat kararına temyiz başvurusu.
Özet: Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, FETÖ/PDY üyeliği suçlamasına dayanak gösterilen ardışık ankesörlü telefon aramaları nedeniyle verilen meslekten çıkarma işlemini iptal ettirme talebinde, savunmasında aramaların kardeş, bacanak, kuzen gibi ailevi bağlar ile çocukluk arkadaşlığına dayalı ilişkiler ve o dönem cep telefonu olmayan kız arkadaşları tarafından buluşmak amacıyla yapılan olağan görüşmeler olduğunu detaylıca izah ederek iddiaları çürütmeye çalıştığı ve yargılama sürecinde bu açıklamaların örgütsel nitelik taşımayan rutin iletişim olarak değerlendirildiği bir hukuki uyuşmazlıktır.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : ██████████
Karar No : ██████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ..., Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .. İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi gereğince kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan dolayı yargılandığı davada ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... soruşturma ve ... esas numaralı iddianamede Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı olarak çalışan astsubay sanığın kendi kullanımında olduğu belirtilen 4 farklı gsm hattının İstanbul, Zonguldak, Yozgat, Sivas ve Sinop illerinde bulunan sabit hatlardan arandığı, bu aralamaların beş tanesinin sanık gibi askeri personel olan E.D ve Ü.M ile ardışık şekilde olduğu, Türkiye genelinde sabit hat aramalarına ilişkin güncel ve nihai ankesör büfe analiz raporunda sanığın adına kayıtlı ... ve ... numaralı hatların sabit ve ardışık aramaları tanzim edilmiş, ... nolu gsm hattının Yozgat ilinden 13.06.2015 tarihinde E.D ve Z.D ile ardışık arandığı, yine ... nolu hattın İstanbul Zonguldak, Yozgat illerinde bulunan sabit hatlardan toplam 8 arama kaydının olduğu görülmüş bu aramalardan İstanbul ilinde olanların 2012 yılında 3 faklı tarihte 4 grup ardışık olacak şekilde D.K.K astsubay olan Ü.M ile ardışık olduğu bilgisine yer verildiği, sanığın savunmalarında suçlamayı kabul etmediği, ... nolu gsm hattını 2010-2011 yıllarından beri kendisinin kullandığını, bu hat üzerinden İstanbul ilindeki sabit hatlardan yapılan ve ardışık olarak arandığı iddia edilen Ü.M.'nin kendisinin köylüsü ve çocukluk arkadaşı olduğunu, kendisinin askeri okul ikinci sınıftayken Ü.M.'nin birinci sınıfta olduğunu, aynı zamanda Ü.M.'nin kendisinin bacanağı olduğunu ve eşinin kız kardeşi ile evli olduğunu, bu nedenle aramaların arama tarihlerinde kız arkadaşları olan şimdiki eşleri tarafından yapılmış olabileceğini, Ü.M ile askeri okulda okudukları dönem eşlerinin İstanbul Anadolu Yakası'nda oturduklarını bu sebeple hafta sonu izne çıkıp çıkmayacaklarını sormak yahut buluşmak için kendisini ardışık şekilde sabit hatlardan aramış olabileceklerini beyan ettiği, E.D ve Z.D ile ardışık olarak arandığı ... nolu gsm hattının ise kardeşi H.D tarafından kullanıldığını ifade ettiği,
Sanığın kardeşi H.D'nın tanık olarak dinlendiği; ... nolu gsm hattının ağebeyi ... adına kayıtlı olduğunu ancak bu hattı 2012 yılından beri kendisinin kullandığını, bu hattın sanık tarafından hiç kullanılmadığını beyan ettiği, yine Ü.M 'ın tanık olarak dinlendiği; sanığın kendisinin çocukluk arkadaşı ve aynı zamanda bacanağı olduğunu söylediği, astsubay sınavlarına beraber hazırlandıklarını, askeri okulda Derince'de öğrenim gördüğünü, haftasonları sanıkla birlikte sık sık İstanbul'a gittiklerini, İstanbul'da çok sayıda ortak akrabalarının olduğunu, şu an evli oldukları kız kardeş olan eşlerinin o dönem kız arkadaşları olduklarını, eşlerinin o dönem cep telefonları olmadığı için buluşmak amacıyla sanıkla birlikte kendisini sabit hatlardan aradıklarını ifade ettiği ve sanığın FETÖ/PDY yapılanmasıyla bir irtibatının olmadığını beyan ettiği, yapılan yargılama ve elde edilen deliller kapsamında; sanığın Türkiye geneli sabit ve ardışık aramalarına ilişkin güncel ve nihai raporun detaylı olarak incelendiği, her ne kadar sanığın adına kayıtlı ... nolu hattın 13.06.2015 tarihinde Yozgat ilinden E.D ve Z.D ile ardışık olarak arandığı gözükse de sanığın Yozgat ilinde görev yapmamış olması, 17.01.2021 tarihli tutanağın arama tarihinde E.Dın ve Z.D'ın askeri personel olmadığına yönelik tespitin aramanın örgütsel nitelikte arama olmadığını ortaya koyduğu, kaldı ki tanık H.D ve sanığın beyanı da göz önünde bulundurulduğunda söz konusu hattı H. D'nın kullandığına kanaat edildiği yine ardışık aramalarda adı geçen E.D'nın sanığın dayısının oğlu olduğu hususu değerlendirildiğinde yapılan aramanın FETÖ/PDY kapsamında örgütsel nitelikte bir arama değil akraba ilişkilerinden kaynaklanan rutin arama olabileceği sonucuna varıldığı, yine sanığın kendisinin kullandığını beyan ettiği ... gsm hattının 2012 yılında İstanbul ilinde bulunan sabit hatlardan 3 farklı tarihte sanığın bacanağı aynı zamanda asker olan Ü.M ile ardışık şekilde aranması hususunun değerlendirildiği, Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin sabit ve ardışık aramalar konusunda ortaya koyduğu kriterler somut aramalar için incelendiği, söz konusu sabit hat aramalarının periyodiklik unsuru taşımadığı ve şifreli kaydetme yönteminin bulunmadığının görüldüğü, 18.07.2012 tarihinde yapılan aramanın Zonguldak ilinden gerçekleştiğinin anlaşıldığı, sanığın Zonguldak ilinde hiç görev yapmadığı dikkate alındığında söz konusu aramaların örgütsel arama kriterlerine uyum sağlamadığının görüldüğü, ayrıca her ne kadar sanıkla ardışık arandığı iddia edilen Ü.M isimli şahsın askeri personel olduğu sabitse de aynı zamanda sanığın çocukluk arkadaşı, köylüsü ve bacanağı olması hususu göz önünde bulundurulduğunda bu husus zaten kriterlere uymayan aramaların örgütsel olmadığı yönündeki kanıyı güçlendirdiği, bu sebeple sanığın samimi savunmasına ve tanık Ü.M'ın beyanına da itibar edilerek sanığa yönelik gerçekleşen sabit hat ve ardışık aramaların örgütsel olmadığı kanaatine varıldığı, sonuç olarak sanığın FETÖ/PDY terör örgütü kapsamında örgüte üyelik için aranan süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren eylemlerine rastlanmadığı, böylece sanığın örgütün hiyerarşisinde yer almadığına ve örgütle organik bağının bulunmadığına vicdani kanaat getirilerek cezalandırılması için somut maddi ve kesin deliller elde edilemediğinden beraatine karar verildiği", UYAP üzerinde yapılan sorgulamada söz konusu karara karşı Cumhuriyet Savcısı tarafından "Sanık hakkında iddianamede tarif edilen ve dosya arasına alınan ankesör raporu ve deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ... tarih ve ... - ... sayılı kararı ile onanarak kesinleşen 16. CD'nin ilk derece sıfatıyla verdiği ... tarih ve ... sayılı kararında ve yine dairenin temyiz mercii olarak verdiği ... tarih ve ... - ... sayılı onama kararında gösterilen kriterler doğrultusunda, sanığın FETÖ silahlı terör örgütünün TSK içindeki mahrem yapılanmasına dahil olduğu ve böylece mezkûr suçu işlediğinin sabit olduğu, buna rağmen sanığın suçlamadan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilerek beraatine karar verilmesinin CMK m.223/5 hükmüne aykırılık teşkil ettiği, esas yönünden yasaya aykırı bulunan kararın sanık aleyhine istinâfen kaldırılması" istemiyle yapılan başvuru sonucunda ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dava Dairesi'nin E:... sayılı dosyasında istinaf incelemesinin devam ettiği, davalı idarece görevden uzaklaştırıldığı dönemde davacının bilgisine başvurulduğu görülmüş olup dava dosyasında mevcut 12.11.2020 tarihli Bilgi Alma Tutanağı incelendiğinde; "Lise 3.ve 4. sınıfta Maltepe Dershanesine gittiği, 2010-2012 yılları arasında DAMYO'da öğrenim gördüğü, dayı oğlu E.D'nın Kasım 2019'dan itibaren görevinden uzaklaştırıldığı, Ü.M ile aynı köyden ve ilkokuldan arkadaş oldukları, 2012-2013 yılları arasında K.G., K.D., B.Ş. ile ev arkadaşlığı yaptığı, 15 Temmuz 2016 gecesi TCG 18 Mart denizaltısında Nöb. Elk. Asb. olduğu, gemi içerisinde olağan dışı bir olay yaşanmadığı ve olayları tv'den takip ettikleri, yaşadığı adli süreçle ilgili olarak; 14.09.2019 tarihinde gözaltına alındığı, ifadesi esnasında gözaltına alınma sebebinin 2012-2015 yılları arasında İstanbul, Zonguldak, Yozgat ve Sivas illerindeki sabit hatlardan toplam 14 araması olduğu ve bunlardan 6 tanesinin ardışık olduğunu öğrendiği, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmadığı, tutuklu yargılanmak üzere Silivri Ceza İnfaz Kurumu'na sevk edildiğini ancak ilk duruşmada adli kontrol şartı ile serbest bırakıldığı, 6 ardışık aramanın 4 tanesinin kendi kullandığı hatta ait olduğu ve çocukluk arkadaşı Ü.M ile ardışık olduğu, askeri okul zamanında cep telefonu kullanmadığından bu aramaların ailesi tarafından yapılmış olabileceği, diğer 2 aramanın kendi kullandığı hatta ait olmadığı, 5. ardışık aramanın yapıldığı tarihin nikah tarihi olduğu ve Yozgat'ta bulunduğu, arama yapılan Sivas'a hiç gitmediği, 6.ardışık aramanın yapıldığı hattın kendisi adına kayıtlı olup kardeşi H.D tarafından kullanıldığı" şeklinde cevaplar verdiğinin görüldüğü, diğer taraftan, davacı ile ardışık olarak aranan şahıslar içerisinde yer alan ve Gölcük Deniz Ana Üs Komutalığı emrinde görev yapmakta iken 375 sayılı KHK'nın geçici 35/b maddesi uyarınca ... tarih ve ... sayılı işlem ile kamu görevinden çıkarılan Ü.M tarafından anılan işleme karşı Mahkemelerinin E:... sayılı dosyasında dava açıldığı, bu dosya içerisinde yer alan ve bir sureti bakılan dava dosyası içerisine alınan 17.12.2019 tarihli Bilgi Alma Tutanağı incelendiğinde; "lise döneminde yarım dönem Maltepe Dershanesine gittiği, bu dershaneye ara sıra gelen bir üniversite öğrencisi ile arkadaş ortamlarında bir kaç kez görüştükleri, daha sonra bu dershaneden ayrıldığı, sınavlara girdiği ve askeri okulları kazandığı, aynı köyde tanıştığı ...'nın DAMYO'da okuduğu, onunla birlikte okumak için KAMYO'yu bırakarak DAMYO'ya başladığı, DAMYO'nun 1.sınıfında Maltepe Dershanesinde yanına gelen üniversite öğrencisinin kendisini arayarak buluşmak istediği, önceleri gitmek istemese de ısrarla aradığı için buluşmaya karar verdiği, bunu ...'ya söylediği ve onunla birlikte İstanbul Maltepe'de ismini hatırlamadığı bu kişi ile görüşmeye gittikleri, dışarıda bir kafede 15-20 dakika oturup sohbet ettikleri, bu şahsın kendisini bir daha aramadığı, 2012 yılında sabit hatlardan aranmış olduğunu hatırladığı, 15 Temmuz 2016 günü Marmaris merkezde bulunan evinde olduğu, ... gemisi whatsapp grubundan tüm personelin gemiye çağrılması üzerine saat 22:00 civarında gemiye gittiği, tüm geceyi gemide geçirdiği" şeklinde cevaplar verdiğinin görüldüğü, bu durumda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile yapılan açıklamalar doğrultusunda; davacının kullandığı Gsm hatlarının farkı illerde kurulu bulunan sabit hatlardan ardışık olarak arandığı tespiti üzerine "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturma neticesinde mahkumiyetine yeterli delil elde edilemediğinden bahisle beraat kararı verilmiş ise de suç ve ceza kavramlarından farklı ve bağımsız olarak, Anayasal düzenin korunmasını temin etmek, Milli Güvenliği ve Devletin devamlılığını sağlamak için kamu hizmetini yürütmekle görevli olan davalı idare tarafından işlem tesis edilirken Devlete özel bir sadakat ilişkisiyle bağlı olan asker kişilerin her türlü şüpheden uzak olarak terör örgütleri ile irtibat ve iltisakı veya mensubiyetinin bulunmadığına kanaat getirilerek işlem tesis edilmesi gerektiği açık olup, sabit hatlardan ardışık aranma kayıtları bulunan, FETÖ/PDY ile iltisaklı kişilerle görüştüğü ve aynı evlerde kaldığı anlaşılan davacının, hakkındaki tespitler nedeniyle FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu değerlendirilerek kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : FETÖ/PDY ile irtibatının bulunmadığı, örgüt tarafından sabit/ankesörlü hatlardan arandığı iddiasının doğru olmadığı, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen kovuşturmalar sonucunda hem kendisi hakkında hem de ardışık olarak arandığı iddia edilen Ü.M hakkında beraat kararları verildiği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından █████/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu █████/2016 tarihinde, ülke genelinde █████/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar █████/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve █████/2018 tarihinde kaldırılmıştır.
█████/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(a) maddesinde; █████/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'na tabi personelden terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna MGK tarafından karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin ilgili Kuvvet Komutanının teklifi, Genelkurmay Başkanının inhası, Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, █████/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise █████/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra █████/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye Geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti (Anayasa Mahkemesi'nin █████/2021 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararıyla 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;...1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.'' hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(a) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, █████/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu Geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir.
Davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlem ile kamu görevinden çıkarılmıştır.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.
Öte yandan, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen kovuşturma sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacı hakkında beraat kararı verildiği ve anılan kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: ████████, █████/2001; Petersen/Almanya, B. No: ████████, █████/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: ████████, █████/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan yaptırımın uygulanabilmesi için yeterlidir.
Anayasa Mahkemesi █████/2019 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Bununla birlikte iptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinde yer alan, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına karar verilir'' hükmü gereğince davacı hakkında dava konusu işlem tesis edilmiştir.
Bu kapsamda davacı hakkındaki terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönünde davalı idarece yapılan değerlendirmenin de kuşkusuz keyfilikten uzak olması gerekir.
Dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuki denetiminin yapılabilmesi; bu değerlendirmeyi haklı kılan maddi sebeplerin yargılama esnasında davalı idarece ortaya konulmasına ve izah edilmesine bağlıdır. Bu konudaki yükümlülük şüphesiz öncelikle dava konusu işlemi tesis eden davalı idareye aittir. Bununla birlikte idari yargı mercilerince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde öngörülen resen araştırma ilkesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için her türlü inceleme ve araştırmanın yapılması da mümkün hatta olayın niteliğine göre gereklidir.
Dosyanın incelenmesinden; davalı idarece, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin gerekçesi olarak, FETÖ/PDY'nin gizli iletişim yöntemine uyacak şekilde kontörlü/sabit hatlardan 2012-2016 yılları arasında muhtelif defa arandığı, bu aramaların bir kısmının kendisi gibi askeri personel olan şahıslarla ardışık olduğu ve ev arkadaşı olan B.Ç'nin kamu görevinden çıkarıldığı tespitlerine yer verilmiş ise de; dosyada mevcut ankesör/büfe sorgu raporlarının ve tespit ve değerlendirme tutanakları ile davacının beraatına kararı verilen ceza dosyasındaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden;
Davacı adına kayıtlı bulunan ... nolu GSM hattından █████/2015 tarihinde E.D, M.D ve Z.D ile ardışık olarak arandığı iddia edilmiş ise de, davacının görev yerinin Kocaeli ili olduğu, aramanın Yozgat ili, Çekerek ilçesi ... köyünden yapıldığı, davacının ailesinin bu köyde ikamet ettiği ve nüfus kaydının bulunduğu köy olduğu, davacı ile ardışık olarak arandığı iddia edilen E.D, M,D ve Z.D ile davacının akraba oldukları, E.D'nin doğum tarihinin █████/1994 olduğu, M.D nin doğum tarihinin █████/1997 olduğu, arama tarihinde lisede öğrenci oldukları, Z.D isimli şahsın ise askeri şahıs olmadığı, █████/1971 tarihinde doğduğu ve Yozgat ili Çekerek ilçesinde ikamet ettiği tespit edilmiştir. Ayrıca davacı adına kayıtlı telefonun davacının kardeşi H.D tarafından kullanıldığı iddia edilmiştir.
Davacının kullanımında bulunan ... nolu GSM hattından, İstanbul, Zonguldak ve Yozgat illerinden toplam 8 defa arandığı, bu aramaların 2012 tarihinde 4 grup ardışık olacak şekilde kendisi gibi asker şahıs olan Ü.M ile ardışık olduğu tespitine yer verilmiş ise de, Ü.M ile davacının hem çocukluk arkadaşı hem de akrabası (bacanağı) olduğu, ceza dosyasındaki beyanlarında eşlerinin bekar oldukları dönemde İstanbul Anadolu yakasında ikamet ettiklerini, hafta sonu izinleri ile ilgili bilgi almak amacıyla kendilerini aradıklarını, bu aramaların buna ilişkin olabileceğini ifade ettiği, bu ardışık aramalar nedeniyle Ü.M hakkında da silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açılmış ise de ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı dosyasından beraat kararı verildiği görülmüştür.
Yine davacı ile ardışık olarak arandığı iddia edilen E.D'nin de davacının akrabası (dayısının oğlu) olduğu, davacıdan sonra astsubay olarak göreve başladığı, davacı ile ardışık olarak arandığı tespiti ile kamu görevinden çıkarılmış ise de; hakkında herhangi bir adli soruşturma veya kovuşturma bulunmadığı, kamu görevinden çıkarılması işlemine karşı açtığı davada ise ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile ardışık aramanın örgütsel nitelikte olmadığı, akrabalık ilişkisine dayalı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Davacının █████/2012 tarihinde Sivas ilinden ... nolu sabit hattan arandığı iddia edilmiş ise de, ardışık olarak aranan H.Ü isimli şahsın askeri şahıs olmadığı, davacının Sivas ilinde bulunmadığı ve arama gününde davacının nikahının olduğu görülmüştür. Yine ... tarihinde ... nolu sabit hattan Zonguldak ilinden aranmış ise de davacının görev yerinin ve memleketinin farklı illerde olduğu ve Zonguldak ilinde bulunmadığı görülmüştür.
Bu durumda her ne kadar davacının 2012-2016 tarihleri arasında, İstanbul, Yozgat, Sivas ve Zonguldak illerinden sabit hatlardan ardışık olarak arandığı iddia edilmiş ise de, ardışık olarak aranan şahısların akraba oldukları, arayan numaraların bir kısmının davacı ile ilgisi bulunmayan illerden yapıldığı, ardışık olarak aranan Z.D ve H.Ü isimli şahısların askeri şahıs olmaması ve davacının bekar olduğu dönemde birlikte kaldığı ev arkadaşı B.Ş 'nin kamu görevinden çıkarılmış olmasının davacı yönünden örgütle iltisakına veya irtibatına kanaat edinilmesi için yeterli bulunmamıştır.
Bu itibarla, FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisakı ve irtibatına dair somut bir tespit bulunmadığı anlaşılan davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık; davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!