Tapusuz arazinin mera vasfında olması, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle tescil isteminin reddedilerek temyiz başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesi kararının onanması.
Özet: Davacı tarafından, tapusuz bir taşınmazın 25 yılı aşkın nizasız ve fasılasız zilyetlik ile imar-ihya edildiği gerekçesiyle adına tescili talebiyle açılan davada, ilk derece ve istinaf mahkemelerince, taşınmazın mera vasfında olduğu, özel mülkiyete konu tarım arazisi niteliği taşımadığı, yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleri sonucunda imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı şartlarının oluşmadığı tespit edilerek davanın reddine ve Hazine adına tesciline karar verilmiş olup, temyiz incelemesinde de bu kararlarda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ: Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Ahlat 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Bitlis ili, Ahlat ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan ve fen bilirkişisinin 03.11.2022 tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 28.133,19 metrekare yüz ölçümündeki dava konusu taşınmazın, zeminin taşlık ve benzeri vasıfta olduğu gerekçesiyle kadastro çalışmalarında parsel numarası almayarak tescil harici bırakıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili; dava dilekçesinde sınırları belirtilen tescil harici taşınmazın yirmibeş yıllık süre boyunca nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla zilyedi bulunduğunu, zilyetlik süresinin yirmi yılı çok aştığını, taşınmazın imar ve ihya edildiğini ve düzenli olarak ekip-biçildiğini, zilyetliğinin kesintiye uğramadığını ileri sürerek kazanmayı sağlayan zilyetlik ve imar-ihya nedeniyle taşınmazın müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...; davacı adına kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini ve taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın, (A) harfli ile belirtilen alanlarda mera özelliklerini taşıdığından özel mülkiyete konu tarım arazisi olmadığı, imar-ihya hususunun mahalli bilirkişi ve tanık beyanları, toprak yapısı ve teknik bilirkişi raporları ile de doğrulanamadığı, davacının dava konusu taşınmaz bölümünde malik sıfatıyla zilyetliğinin ve kanunda belirtilen yirmi yıllık sürenin tamamlanmadığı ve bu doğrultuda davacının kazandırıcı zamanaşımına göre adına tescil hakkını kazanamadığı, pulluk derinliğinin bulunmadığı, imar ve ihya ile tarıma kazandırılmadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine, fen bilirkişi raporundaki krokide (A) harfi ile gösterilen 28.133, 19... 'lik alanın yeni bir parsel numarası verilerek davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mahalli bilirkişiler ve tanıkların davacının dava konusu taşınmazı 1979 satın aldığını, ot biçtiğini, tarımsal faaliyette bulunmadığını, etrafında mera bulunmadığını belirttikleri; jeodezi ve fotoğrametri uzmanın 08.11.2022 tarihli raporunda 1984 tarihli hava fotoğrafının araziye görsel uygulaması yapıldığı, hava fotoğrafının stereoskop altında yorumlanması ve bilgisayar ortamında yapılan değerlendirme sonucunda fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmazın çayırlık alanlardan olduğu ve bu kısımda imar-ihyaya konu tarımsal bir faaliyetin yapılmadığının tespit edildiğinin mütalaa edildiği; ziraat ve mülk bilirkişilerinden oluşan bilirkişi heyeti raporunda davacının otların biçilmesi suretiyle tasarrufunun olduğu, emek ve para harcanarak imar ve ihyasının tamamlanmadığı gibi pulluk derinliğinin de oluşmadığı, komşu mera parseli bulunmadığı, ekili ve dikili kültür bitkisi yetiştirmek suretiyle tasarrufun söz konusu olmadığı, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki çayır alanlarından olduğu ve özel mülkiyete konu tarım arazisi olmadığının mütalaa olunduğu; keşfin usulüne uygun icra edildiği, teknik ve zirai bilirkişi raporlarının mahalli ve tespit bilirkişi beyanları ve dosya münderecatı ile uyumlu, aydınlatıcı ve denetime elverişli olduğu, söz konusu raporlara itibar edilerek yazılı şekilde hüküm tesisinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.