Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında Hazine adına tescil edilen taşınmazların zilyetlikle edinimi iddiaları üzerine yetersiz araştırma nedeniyle bozma gerekçeleri.
Özet: Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin, davacının taşınmazlar üzerinde kadastro öncesinde 20 yıl süreyle malik sıfatıyla zilyetlik koşullarını karşıladığına dair kararı, yetersiz araştırma ve incelemeye dayanıldığı gerekçesiyle bozulmuştur; zira belirtmelik tutanağındaki işgalcilerle davacı arasındaki ilişkinin açıklanmadığı, belgesiz zilyetlik yoluyla edinilebilecek miktar üzerinde durulmadığı, komşu parsel tutanaklarının getirilmediği ve keşifte dinlenen bilirkişilerin ilgili dönemi bilecek yaşta olmadığı tespit edilmiş, bu eksikliklerin giderilmesi, davacı ve murisi adına belgesizden zilyetliğe dayalı tespitlerin araştırılması, komşu parsel kayıtlarının temini ve yeni bir keşifle maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması gerektiği vurgulanmıştır.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yüksekova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda, Hakkari ili, Yüksekova ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 91... parsel sayılı 11.630, 15... yüz ölçümündeki taşınmaz, Toprak Tevzi Komisyonunun 407-408-ve 425 numaralı parselleri içerisinde kaldığı, belirtmesinde bu yerin ..., ... ve ...’ın işgalinde olduğu, kadastro tespitinin yapıldığı zaman ...’in işgalinde bulunduğu belirtilerek tarla vasfı ile Hazine adına; 1 95... parsel sayılı 5.497, 45... yüz ölçümündeki taşınmaz Toprak Tevzi Komisyonunun 466 numaralı parseli içerisinde kaldığı, belirtmesinde bu yerin ...’ın işgalinde olduğu, kadastro tespitinin yapıldığı zaman ...’in işgalinde bulunduğu belirtilerek tarla vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı vekili, asıl davada 1 91... parsel sayılı taşınmaz, birleştirilen davada 1 95... parsel sayılı taşınmaz hakkında zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacı lehine oluşmasına rağmen kadastro çalışmları sırasında taşınmazların hatalı olarak davalı Hazine adına tescil edildiğini ileri sürerek irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine istinaden tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazlar üzerinde tesis edilen tapu kaydı öncesinde 20 yıl süreyle davasız ve aralıksız olarak malik sıfatıyla zilyetlik koşullarının davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın ayrı ayrı kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Mahkemece; toprak tevzi komisyon çalışmalarının yapıldığı 1967 yılından geriye doğru davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddesinde öngörülen 20 yıl süre ile malik sıfatıyla zilyetlik koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede Toprak Komisyonunca 47 53... sayılı Yasalar uyarınca çalışmalar yapılmış; bu çalışmalar sırasında taşınmazın, işgalci olarak belirtilen şahısların herhangi bir belge sunamaması nedeniyle Hazine adına belirtmesi yapılmıştır.
Ne var ki, Mahkemece belirtmelik tutanağında işgalci olarak adı geçen şahıslar ile davacı arasında akdi ya da irsi ilişki açıklanmamış, davacı yönünden belgesiz zilyetlik yolu ile edinilebilecek miktar üzerinde durulmamış, çekişmeli taşınmazlara komşu taşınmazların kadastro tespit tutanakları getirilmemiş, keşifte dinlenilen yerel bilirkişi ve tespit bilirkişilerin yaşları itibarı ile 1947 ilâ 1967 yılları arasını bilebilecek yaşta olmadıkları, en yaşlılarının 1948 doğumlu olduğu anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca; öncelikle, davacı ve murisi adına aynı çalışma alanında belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tespit ve tescil edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı hususu Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğü, Kadastro Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak varsa bu şekilde tespit edilen taşınmazların kesinleşme durumlarını da gösterir biçimde tespit tutanaklarının onaylı örnekleri, kesinleşmiş olanların kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları, hükmen kesinleşenler bulunmakta ise tescil ilamları getirtilerek dosya içine konulmalı, komşu taşınmazlara ait kadastro tespit tutanağı suretleri ile varsa dayanak belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra taşınmaz başında yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, fen bilirkişisi, 3 kişilik ziraat mühendisi kurulu ve jeodezi mühendisi bilirkişi katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşifte; yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların geçmişte ne olduğu, kim veya kimler tarafından ne suretle ve ne zamandan beri kullanıldığı, Hazineden icar ile kullanılıp kullanılmadığı, taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalıp kalmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri, komşu taşınmazların tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli; 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulundan dava konusu taşınmazların öncesinin ne olduğunu, taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni incelenip üzerinde sürdürülen ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığını ve ekonomik amaca uygun zilyetlik varsa hangi tarihten beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğünü açıklayıp tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor istenmeli; hava fotoğrafları jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişilere tevdi edilerek stereoskop aletiyle incelenmeleri neticesinde taşınmazların sınırlarını ve niteliğini, öncesinin ne olduğunu, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor düzenlettirilmelidir.
Mahkemece, tüm deliller bir arada değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yetinilip hüküm kurulması doğru değildir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 371/1-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!