İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde dijital reklam hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve icra takibine itirazın iptali davasında, davalının tacir sıfatı taşımaması nedeniyle mahkemenin görevlilik incelemesi.
Özet: Davacı şirketin davalıya sunduğu dijital reklam hizmetleri karşılığında düzenlenen faturaların ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebiyle açılan davada, mahkeme, davalının ticari işletme kaydının bulunmaması ve tacir sıfatına sahip olmaması nedeniyle davanın ticari dava niteliği taşıyıp taşımadığını ve kendi görev alanına girip girmediğini değerlendirerek, Türk Ticaret Kanunundaki ticari dava tanımı ışığında görev hususunu netleştirmeye çalışmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████ KARAR NO : ████████DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜDAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 28.04.2025 tarihinde "Dijital Reklam Hizmet Sözleşmesi" imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkili şirket; davalının ticari faaliyetlerinin ----- ve ----- mecralarında reklam yönetimini yapma, içerik üretme (-----) ve dijital pazarlama danışmanlığı verme borcu altına girdiğini, müvekkili şirket, sözleşmede kararlaştırılan tüm edimlerini profesyonel standartlarda, zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalının reklam hesapları üzerinden yapılan harcamalar, hazırlanan video içerikler ve sağlanan optimizasyon hizmetleri, davalının ticari bilinirliğini ve satışlarını doğrudan artırdığını, sunulan profesyonel hizmetler karşılığında müvekkili şirket tarafından 2025 yılı Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarını kapsayan toplam 5 adet e-fatura düzenlendiğini, sözleşmenin 5. maddesi uyarınca faturaların tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödeme yapılması gerektiğini, davalı taraf, e-fatura sistemi üzerinden kendisine ulaşan bu faturalara TTK 21/2 uyarınca 8 günlük yasal süre içinde hiçbir itirazda bulunmadığını, söz konusu fatura bedelleri, tüm şifahi uyarılara ve sözleşmedeki kesin vadeye rağmen ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla--- İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinde, davalı taraf "borcum yoktur" şeklinde soyut bir itirazla takibi durdurduğunu, davalının bu itirazı, taraflar arasındaki yazılı sözleşmeye, itirazsız kesinleşen faturalara ve ticari dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davalı, hizmetten faydalanmış ancak karşılığını ödemeyerek müvekkil şirketi zarara uğrattığını, bu nedenle davalının --- İcra Dairesi'nin----- Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, takibin asıl alacak, ticari temerrüt faizi ve diğer ferileriyle birlikte aynen devamına, alacağın likit olması sebebiyle davalı aleyhine hükmolunan tutarın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA :Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd. maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir. Davacı, davalı ile aralarındaki ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya faturanın gönderildiğini, davalının bakiye faturaları ödemediğini, fatura alacağı için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı, usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmakla, HMK 128. maddesi gereğince, davacının, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmaktadır.Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, dava şartı olması sebebiyle davanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Mahkememizce görev husus öncelikli olarak incelenmiştir. Burada Ticaret mahkemelerinin görevi ile ilgili bilgi vermekte fayda bulunmaktadır. Ticari dava ve ticari iş birbirinden farklı iki ayrı kavramdır. Her ticari dava ticari iş olmakla birlikte, her ticari iş ticari dava olmamaktadır. TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Dolayısıyla ticari iş kapsamında olmakla birlikte ticari dava sayılamayan durumlarda ticaret mahkemeleri görevli olmayacak, uyuşmazlığın niteliğine göre diğer mahkemelerin görev hususu değerlendirilecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması, diğer bir deyişle mutlak ticari dava olması gerekmektedir. Somut olayda, ----- Vergi Dairesi Müdürlüğüne, ---- Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ve ----- Ticaret Sicili Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevapları dikkate alındığında davalı ... gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, esnaf kaydına rastlanılmadığı, işletme deftersi esasına göre defter tuttuğu ve VUK 177 maddesinde belirtilen hadleri aşmadığı belirtilmiştir. Başka bir deyişle davalı ... tacir değildir. Eldeki davada davalı tacir olmadığı gibi dava konusu fatura alacağından kaynaklanan uyuşmazlık da, Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde öngörülen mutlak ticari davalardan değildir. O halde olayda tarafların sıfatına ve davanın niteliğine göre nispi ya da mutlak nitelikteki bir ticari dava söz konusu değildir.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalının tacir olmaması, eldeki davanın mutlak ya da nispi ticari dava olmaması sebebiyle mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı ve uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE,2-Davaya konu uyşmazlığı incelemeye görevinin ---- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğundan MAHKEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,3-Karara karşı 2 hafta süresi içinde kanun yoluna başvurulmaz ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulur ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye talep edenin başvurup talepte bulunması halinde dosyanın görevli ----- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine; süresi içerisinde talepte bulunulmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin talep edene ihtarına (ihtar edildi)4-Kararın taraflara tebliğinin masrafının davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanmasına,5-6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu m.331/2 uyarınca yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verileceğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,6-Davaya görevli mahkemece devam edilmezse ve talepte bulunulursa yargılama giderleri ile ilgili karar verileceği hususunun talep edene ihtarına (ihtar edildi)7-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.