Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ticari satımdan kaynaklanan CNC dik işleme merkezi bakiye borcu alacağı icra takibine itirazın iptali.
Özet: Bu gerekçeli karar, davacının davalıya sattığı ve teslim ettiği CNC işleme merkezi bedelinin kısmi ödemeler sonrası kalan 38.230 USD bakiye alacağını tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine davalının yaptığı itirazın iptalini talep eden davayla ilgili olup, mahkeme davalının dava dilekçesine cevap vermemesi üzerine, düzenlenen e-fatura ve yapılan ödemeler ışığında, Türk Lirası cinsinden bir bakiye alacak tespit eden bilirkişi raporu ile ispat yükü ve ticari defterlerin delil niteliğine ilişkin yasal hükümleri dikkate alarak yargılama yapmıştır.

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - 2025/9
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : 2025/9 Karar ...DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025YAZIM TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkil şirketin 1 adet CNC dik işleme merkezinin 80.000,00-USD+KDV bedelle satışı hususunda davalı firma ile anlaşmış ve söz konusu makine davalıya teslim edildiğini, bu durum davalının da kabulünde olduğunu, 1 adet CNC dik işleme merkezinin satışına ilişkin ... numaralı █████/2024 tarihli 2.884.512,00-TL bedelli (█████/2024 tarihli Merkez Bankası kuru üzerinden 80.000,00-USD karşılığı + KDV) e-fatura düzenlendiğini, davalı tarafça müvekkil şirkete yapılan █████/2021 tarihli, 50.000,00-TL bedelli ve █████/2021 tarihli 300.000,00-TL bedelli ödemeler; ödeme tarihindeki Merkez Bankası kuru üzerinden hesaplanarak borç miktarından düşülmüş olup faturadan kaynaklanan bakiye 38.230,00-USD alacak müvekkile ödendiğini, müvekkil şirket alacağını talep etmek maksadıyla davalı tarafla şifahen birçok görüşme gerçekleştirdiğini, ancak hiçbir surette bu görüşmelerden sonuç alamadığını, bunun üzerine davalı firma aleyhine .... E. sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı yanın haksız ve tamamen dosyayı sürüncemede bırakmak amacıyla yapmış olduğu itiraz neticesinde icra takibi müdürlükçe durdurulduğunu, icra takibine yapılan itiraz hukuki dayanaktan yoksun ve yersiz olduğunu, davalı taraf müvekkilin alacağına kavuşmasını önlemek amacıyla kötü niyetli şekilde hareket etmekte olduğunu, .bu nedenle .... sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline karar verilmesini, ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup davalı tarafça davaya herhangi bir cevap verilmediği görülmüştür . YARGILAMA VE GEREKÇE:Davanın, ... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu takip temelinin davacı tarafça 1 adet CNC dik işleme merkezinin satışı kapsamında bakiye 38.230,00 USD'nin tahsiline ilişkin olduğu, uyuşmazlığın davacının bakiye alacağı olup olmadığı varsa miktarı hususlarında olduğu anlaşıldı. ...Müdürlüğünün cevabı yazıları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. ... esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden gönderilmiş ve mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.Bilirkişi raporunda özetle; Davacı defter kayıtları ile dava dosyanın incelenmesi neticesinde, 21.04.2024 tarihi itibari ile davacının davalıdan 2.519.512,00-TL alacaklı olduğu, 09.05.2024 tarihli dilekçede yer verilen ‘’ 80.000,00-USD e–fatura düzenleniştir. Ödeme tarihindeki Merkez Bankası kuru üzerinden hesaplanarak borç miktarından düşülmüş olup’’ şeklindeki açıklamalar dikkate alındığında, iş bu raporun 3.3 bölümünde yer verilen TL ödeme tutarlarının, ödeme tarihi itibari ile .... Alış kuru üzerinden hesaplanan karşılığının 43.619,14 USD olduğu ancak bu konuda nihai takdirin Sayın Mahkememize ait olduğu, yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır . TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:.... md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir. █████/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını TTK'nın 84. ve 85. madde hükümleri (HMK 222) uyarınca ispatlamış olur. (... karar sayılı emsal ilamı)Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; Fatura alacağına ilişkin başlatılan ... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkin olduğu, davanın yasal süresinde açıldığı, takip temelinin fatura alacağına ilişkin olduğu, davalı tarafın verilen kesin sürede ticari defterlerini sunmayarak ibraz etmekten kaçındığı, davacı ticari defterlerinin kendi lehine delil oluşturduğu, davalı ve davacının BA-BS formalarının uyumlu olduğu, davalının kesin delillerle aksini ispatlayamadığı anlaşılmakla, davacının bakiye alacağının bulunduğu alınan bilirkişi raporu ile anlaşılmakla, takibin anılan tutar yönünden iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden aynı şartlarla devamına, alacağın likit olduğu dikkate alınarak kabul edilen miktarın %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere;1)Davanın KABULÜ ile; .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına,Kabul edilen miktarın %20' si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2)492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 79.217,50 TL harçtan, dava açılışında alınan 14.006,00 TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 65.211,50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3)6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 14.006,00 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 490,00 TL tebligat ücreti, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 18.423,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 174.354,71 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize .... gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.....