Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ticari satımdan kaynaklı açık satış noktası sözleşmesi ihlali ve cezai şart talebine ilişkin itirazın iptali davası gerekçeli kararı.
Özet: Davacı distribütör, davalıların "açık satış noktası sözleşmesini" erken fesih, ürün alımı yapmama ve lisans yenilememe gibi nedenlerle ihlal ettiğini, sözleşmede kararlaştırılan 230.000 TL cezai şart ve kar kaybı bedelinin ödenmesi gerektiğini belirterek başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmiştir; davalılar ise, tahliye durumu, davacının sözleşmesel taahhütlerini (bedelsiz ürün, tanıtım ücreti) yerine getirmemesi, yanlış kota hesaplamaları ve cezai şartın haksız rekabete aykırı olması nedeniyle geçersizliği gibi gerekçelerle borca itirazlarının haklı olduğunu savunmuştur.

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████B.........................................DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2017KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR Y. TARİHİ : █████/2025GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesi ve maddi hata düzeltme dilekçesi ile özetle; müvekkili distribütör ve davalılar arasında 05.03.2015 tarihinden geçerli olmak üzere “Açık Satış Noktası Sözleşmesi (Standart Sözleşme-Süreli) tanzim ve imza edildiğini, sözleşmenin devam etmesine ve tüm uyarılara rağmen kayıtlarda sabit olduğu üzere davalıların işyerinde ticari faaliyetlerini süresinden önce sonlandırdığını, sözleşme konusu ürünleri TAPDK Toptan Satış Belgesi sahibi yetkili bölge distribütöründen almayarak ve TAPDK belgesini yenilemeyerek Temmuz 2015 tarihinden beri sözleşme konusu ürünleri hiç almamak sureti ile sözleşmenin birçok hükmüne aykırılıklarda bulunarak sözleşmeyi ihlal ettiklerinin anlaşıldığını, sözleşmenin 21. maddesi ile 230.000,00-TL cezai şart ile birlikte şirket ve/veya bayi/distribütörün kar kaybı da dahil olmak üzere uğradığı her türlü zararını itiraz etmeksizin nakden ödemeyi, cezai şartın tenkisini talep etmemeyi kabul ve taahhüt ettiklerini, sözleşmenin 20 ve 21.maddelerinin uygulama koşullarının oluşması karşısında Ankara 15. Noterliği’nin 30.12.2016 tarih ve 23715 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğini, sözleşmenin feshine neden olduklarından yine sözleşmenin 21. maddesi gereği cezai şart ve katkı tutarının ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde ödenmesi, aksi halde yasal yollara başvurulacağı, kanundan ve sözleşmeden doğan başkaca bilcümle hakları saklı kalmak kaydıyla ihtar edildiğinin bildirildiğini, ihtarnamenin semeresiz kalması karşısında Ankara 14. İcra Müdürlüğü’nün ██████████ sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, icra takibinde ödeme emirlerinin tebliği üzerine davalılar tarafından sözleşmedeki imzanın kabul edilmesine rağmen hukuki ve gerçek olmayan biri kısım beyanla borca itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, icra takibine davalıların itirazlarının haksız ve dayanaksız olduğunu beyanla; başkaca ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, Ankara 14. İcra Müdürlüğü’nün ██████████ Esas sayılı takip dosyasından yapılan takipte borca itiraz eden davalılar/borçluların itirazlarının iptaline, takibin takip talebindeki koşullarla devamına, itiraz konusu alacaklarının %20’sinden az olmamak üzere lehlerine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkili ...’nun sözleşmede şahıs olarak imzasının bulunmadığını ve sözleşmenin taraf olmadığını, müvekkili şirketin sözleşmede belirtilen adreste kiracı olarak bulunduklarını, kira sözleşmesinin 10 yılı aştığı için ev sahibi tahliye talep ettiğini müvekkiline bildirdiğini, bunun üzerine müvekkilinin davacı şirket temsilcisine bu durumu bildirdiğini, davacı şirket yetkilisinin de kafeyi devralacak üçüncü kişileri araştırdıysa da bulamadığını, davacı tarafın müvekkiline taahhüdünün 200.000,00-TL bedelsiz ürünün verilmesi ve bundan başka 30.000,00-TL de tanıtım bedeli ödenmesi olduğunu, söz konusu 30.000,00-TL tutarındaki tanıtım bedelinin tutarının sözleşmenin imzalanmasıyla birlikte müvekkiline verilecek olmasına rağmen bu bedelin müvekkiline ödenmediğini, 200.000,00-TL bedelsiz ürünün de 100.000,00-TL bedelsiz ürün verileceğini ve daha sonra 100.000,00-TL para ile ürün verileceğini, bundan sonra ikinci kez 100.000,00-TL bedelsiz ürün ve bedelli ürün verilmesi şeklinde olduğunu, ancak son gruptaki ürünlerin satılırken işin sona erdiğini, davacı şirketin kotasının her zaman satış kotası olduğunu, müvekkilinin kotasının %60’ını bitirdiğini oysa davacı tarafın satış kotasını değil, alış kotasını hesap ederek kotayı %33 olarak belirlediğini ve bunun hatalı olduğunu, sözleşmedeki 5 yıllık sürenin 2.5 yılının bittiğini, bu hususun da dikkate alınması gerektiğini, davacının tüm bunları göz ardı ederek müvekkili hakkında icra takibi yaptığını, müvekkilinin uzlaşma taleplerinin de sonuçsuz kaldığını, davacı tarafın haksız yere zenginleşmek istediğini, davacı tarafın cezai şart ve ferileri taleplerinin, nakit-nakit bazlı katkı tutarları ve ferilerinin yerinde olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin cezai şarta ilişkin kısmının geçerli olmadığını, sözleşmenin nakit-nakit bazlı katkı tutarlarına ilişkin kısmının geçerli olmadığını, sözleşmede bulunan cezai şart ve nakit-nakit bazlı katkı tutarı ödemesinin haksız rekabet hükümlerine aykırı olduğunu, kayıtların bu nedenle geçerli olmadığını, bundan başka söz konusu rekabete aykırı hükümler nedeni ile rekabet kurumu nezdinde yasal başvuru ve şikayet yapılacağını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere bir an için cezai şart ve nakit-nakit bazlı katkı tutarlarına ilişkin maddenin geçerli olduğu düşünülse bile söz konusu cezai şart ve nakit-nakit bazlı katkı tutarlarının müvekkilinin mahvına sebep olacak şekilde fahiş olduğunu ve kabulünün mümkün olmayacağını, hesaplama sözleşmenin büyük ölçüde ifa edilmiş olduğunun dikkate alınmadığını, ticari işletmelerin durumunun özellikle terör saldırılarının etkileri, olağanüstü hal, ülkenin ekonomik durumu dikkate alındığında alacaklı tarafın müvekkilinden herhangi bir talebinin olamayacağını, hesaplamaların doğru bir şekilde yapılmadığını, faaliyetin sona ermesi öncesinde davacı şirkete bilgi verildiğini ve kendilerinin bu konuda muvafakatinin alındığını, hatta kendilerinden yeni bir bayi bulmalarının istenildiğini, davacı tarafın bu konuda çaba sarfettiğini fakat bayinin bulunamadığını beyanla; haklı sebebe dayanmayan davanın reddine, lehlerine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.DELİLLER:Ankara 14. İcra Müd. ██████████ Esas sayılı takip dosyasının tetkikinden; davacının, 230.000,00-TL cezai şart alacağı, 992,47-TL cezai şart alacağına işlemiş faiz, 199.641,92-TL nakit/nakit bazlı kredi alacağı, 66.164,89-TL işlemiş faiz, 413,92-TL ihtarname masrafı ile 915,45-TL tespit ücreti olmak üzere toplamda 498.128,65-TL üzerinden davalı aleyhine ilamsız icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin davalılara ayrı ayrı 20.12.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların süresi içerisinde (23.12.2016) tarihinde takibe borcun esası yönünden itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı-alacaklıya tebliğ edilmediği bu suretle davacının süresi içerisinde iş bu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.Taraflar arasında 05.03.2013 tarihli "Açık Satış Noktası Sözleşmesi" imzalandığı, sözleşmede davacı şirketin şirket, davalı ... ... Hediyelik Eşya İth. San. Ltd. Şti'nin işletici, ... Pazarlama ve Dağ. İnş. Tic. Ltd. Şti'nin ise distribütor/bayi konumunda bulunduğu, bahsi geçen sözleşmenin; 2. maddesinde; “..İŞLETİCİ ...............(1), Çankaya/Ankara adresinde işletilmekte olan işyerinde, ŞİRKET 'in yetkilendirmiş olduğu Bayi veya Distribütör vasıtasıyla dağıtımını yaptığı bira ürünlerini, tüketici taleplerine uygun, düzenli ve süreklilik arz edecek şekilde satın almayı, müşteri talebini karşılayacak şekilde etkin olarak bulundurmayı ve satmayı kabul ve taahhüt eder. İş bu madde ile ŞİRKET 'e ait bira ürünlerinin, İŞLETİCİ'ye ait Satış Noktası'nda bulunurluğunun sağlanması hedeflenmekte; İŞLETİCİ'ye, Rekabet Kurulu'nun 22.04.2005 tarih, 05-██████-80 sayılı kararına aykırı olacak nitelikte tek marka satma yükümlülüğü getirilmemektedir... ”9/b bendinde; “...İŞLETİCİ sözleşme süresince işyerinde bira satışına ilişkin faaliyetleri kısamaz veya bira ve biraların satışını azaltacak ve ŞİRKET 'in ve biraların kalite, marka ve imajını olumsuz yönde etkileyecek herhangi bir davranış ve eylem içine giremez. İŞLETİCİ işyerindeki personelin de bu konuda aynı itinayı göstermesini ve sözleşmedeki hükümlere harfiyen riayet etmesini sağlamakla yükümlüdür... ” 9/e bendinde; “... İŞLETİCİ, işbu Sözleşme süresince işletmesinde bira satışının süreklilik arz edecek şekilde yapılabilmesi için gerekli satış belgesi, ruhsat vs. gibi her türlü yasal zorunlulukları yerine getirmek, bunları güncellemek ve yenilemek için her türlü dikkate ve özeni her türlü mali külfeti de tarafına ait olacak şekilde yerine getirmekle yükümlüdür...” j bendinde; “...İŞLETİCİ, marka bilinirliğine ve imajına katkı amacı ile tüketici faydasına yönelik olarak, ŞİRKET veya BAYİ veya DİSTRİBÜTÖR lerin kendisine sağladığı veya onlardan satın aldığı bardaklar, fıçı tesis ve benzeri bira sunumu ile ilgili malzemeler ile sadece yine ŞİRKET 'in satış ve dağıtımını yaptığı ilgili ürünlerin servisini yapmayı kabul ve taahhüt eder...”o bendinde; “İŞLETİCİ, işyerinde satacağı işbu Sözleşme konusu ŞİRKET ürünlerini bizzat ŞİRKET 'ten yetkilendirilmiş olan ve TAPDK toptan satış belgesini haiz BAYİ ve DİSTRİBÜTÖR 'den veya yine ŞİRKET 'in satma görevi verdiğini bildirdiği yetkili ve TAPDK toptan satış belgesini haiz başka bir teşebbüsten satın almakla yükümlüdür...”19. Maddesinde; “... ŞİRKET, İŞLETİCİ'nin veya onunla birlikte çalışanların, işbu Sözleşme'de veya eklerinde belirtilen hükümlerden, yükümlüklerden veya taahhütlerden herhangi birini yerine getirmemesi veya ihlal etmesi halinde önceden herhangi bir ihtar ve hükme gerek kalmaksızın tek taraflı olarak derhal işbu Sözleşme 'yi feshetmeye, katkının ödenmemiş kısmını elinde tutarak ödememeye ve İŞLETİCİ'den Md.20'de belirtilen her türlü hak ve alacaklarıyla ile birlikte uğradığı her türlü zararı talep etmeye ve kendisine verilen her türlü teminatı önceden herhangi bir ihbara gerek kalmaksızın nakde çevirerek tahsil etmeye ve her türlü yasal yollara başvurmaya yetkilidir. İŞLETİCİ fesihten dolayı ŞİRKET'ten veya BAYİ veya DİSTRİBÜTÖR 'den hiçbir hak ve tazminat talebinde bulunamaz... ”20. Maddesinde de aynen; “...İŞLETİCİ, Sözleşme süresi içinde işletmeyi kısmen veya tamamen çalıştırmaması, işletmeyi devretmesi veya işletmede iş değişikliği yapması veya işbu Sözleşme'de belirtilen hükümlerden herhangi birini ihlal etmesi veya ilgili mevzuata aykırılıktan kaynaklanana nedenler ile faaliyetine son verilmesi veya askıya alınması gibi nedenler ile işbu Sözleşme'nin feshine sebebiyet vermesi halinde, kredi ve/veya katkının kendisine henüz ödenmemiş kısmını talep etme hakkını yitireceği gibi ŞİRKET veya BAYİ veya DİSTRİBÜTÖR kayıtlarındaki borçları ile ŞİRKET ten ve/veya BAYİ ve DİSTRİBÜTÖR 'den almış olduğu nakit veya nakit bazlı mali katkılar ile kredi ve diğer her türlü sabit yatırım harcamaların tümü ile kendisine uygulanan iskonto tutarlarını verildiği tarihten itibaren işlenmiş ticari faizi de dahil olmak üzere T.C. ... Bankası tarafından uygulanan avans işlemlerindeki güncel faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte ŞİRKET ve/veya BAYİ veya DİSTRİBÜTÖR'e nakden ve defaten itirazsız geri ödemeyi ve ayrıca ŞİRKET'e 230.000 TL (ikiyüzotuzbinTL) cezai şart ile birlikte ŞİRKET ve/veya BAYİ veya DİSTRİBÜTÖR 'ün kar kaybı da dahil olmak üzere uğradığı her türlü zararını itiraz etmeksizin nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt eder. İŞLETİCİ, cezai şartın tenkisini hiçbir şekilde talep edemez. Satış noktasında başka marka bira çeşitlerinin satılması hali işbu madde kapsamı dışındadır ve bu durumda cezai şart hükmü uygulanmayacaktır...” düzenlemelerinin bulunduğu, yine aynı sözleşmenin 27. Maddesinden de anlaşılacağı üzere sözleşmenin 01.01.2013 ile 31.12.2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 05.03.2013 tarihinde imzalandığın anlaşılmıştır. Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ değişik iş sayılı dosyasında 16.03.2016 tarihinde "... . No:3/A Çankaya/ANKARA" adresinde yapılan keşifte Bilirkişi Av. .......... tarafından hazırlanan yapılan tespitler sonucu hazırlanan 18.03.2016 tarihli raporda özetle; Keşif mahalli olan ... ...... No:3/A Çankaya/Ankara adresine gidildiğinde; “hobby” işyeri unvanıyla faaliyet gösteren, vergi levhasında mükellefi Maltepe Vergi Dairesi 7810132641 no.lu ... ... Hediyelik Eşya İthal Malları Galerisi Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. olan, ana faaliyet konusu ve kodu “561009-pastanelerin ve tatlıcıların faaliyeti (garson servisi sunanlar ile self servis sunanlar dahil, imalatçıların ve al götür tesislerin faaliyetleri ile seyyar olanlar hariç” olarak belirlendiğini, Çankaya Belediyesinden 11.02.2008 tarihinde verilen 80 01 3 00157 sicil, 32 dosya nolu İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatı'na sahip işletme ile karşılaşıldığını, keşif mahallinin cafe olduğu ... Pazarlama ve Dağıtım Ticaret A.Ş.'nin ürünlerinin satılmadığının tespit edildiğini, İşletmenin çalışanı ve yetkilisi olduğunu beyan eden .......'ın “kendilerine ait olan ..............FE'nin bitişikte olduğu ve “Sİ.............SI” na devrettikleri beyan üzerine keşif heyeti, yandaki bitişik nizamda konumlanmış işyerine gidildiğini, Ana girişi .... ... üzerinde olan ancak kapı numarası olmayan, .... Caddeyi kesen 54. Caddeye de cephesi olduğundan kapı numarasını bu caddeden alan karşı tarafça devredilen ve devirden sonra “... DÜNYASI-Bistro Cafe” adını alan işletmenin adresinin, Yukarı ... Mahallesi 54. ... No:26/A olduğu, Vergi levhasında mükellefin (Maltepe Vergi Dairesi 2280770236 kimlik no.lu) ÇAMLICAM Gıda Sanayi Ticaret A.Ş. Olduğu, Ana faaliyet kodu ve adının “472401-Belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda ekmek, pasta ve unlu mamullerin perakende ticareti (ekmek, bisküvi, pasta, çörek, dondurma külahı vb)” olarak belirtildiği, İşe başlama tarihinin 01.07.2015 olduğu, Çankaya Belediye'sinden verilen 22.02.2016 tarihli 81-70-3/███████████ sicil ve 69 dosya no.lu işyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı sahibi işletmede ... Pazarlama ve Dağıtım Ticaret A.Ş.'nin ürünlerinin satılmadığının" tespit edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalılara keşide edilen Ankara 15. Noterliği'nin █████/2016 tarih ve 13852 yevmiye numaralı ihtarnamenin incelenmesinde; müvekkili ile muhataplar arasında 05.03.2013 tarihinden geçerli “Açık Satış Noktası Sözleşmesi (Standart Sözleşme-Süreli) tanzim ve imza edildiğini, sözleşme devam etmesinde ve tüm uyarılara rağmen Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ D.İş sayılı dosyası ile tespit edildiği, kayıtlarla sabit olduğu üzere muhatapların işyerinde ticari faaliyetlerini sonlandırdıkları, sözleşme konusu ürünleri TAPDK Toptan Satış Belgesi sahibi yetkili bölge distribütöründen almadıkları, TAPDK belgesini yenilemedikleri bu suretle sözleşmeye aykırılıklarda bulunarak sözleşmeyi ihlal ettiklerini, bu sebeple sözleşmeyi haklı olarak feshettiklerini, muhatapların sözleşmenin feshine sebep olduklarından yine sözleşmenin 20. Maddesi gereği 230.000 TL cezai şart ve 230.000 TL yatırım/katkı tutarının verildikleri tarihlerden itibaren işlenmiş faizi de dahil olmak üzere T.C. ... Bankası tarafından uygulanan avans işlemlerindeki güncel faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde ödenmesini aksi halde yasal yollara başvurulacağını, kanundan ve sözleşmeden doğan başkaca bilcümle hakları saklı kalmak kaydıyla ihtar ettikleri anlaşılmıştır. Çankaya Belediyesi'nin █████/2017 tarihli cevabi yazısında; ... ... Hed... Ltd. Şti.'nin bölgeleri dahilinde bulunan adreslerini terk ettiği, Yukarı ... Mahallesi, Aşkaabat Caddesi (.... ...) No:3/A-B (...-9) adresinde DK7 Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. “nin 2. Sınıf kafeterya olarak faaliyet gösterdiği, 22.08.2017 tarih ve 2424 sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatının bulunduğu, Yukarı ... Mahallesi 54. ... (6. ...) No:26/A adresinde ise Çamlıcam Gıda...A.Ş.'nin 3. Sınıf pastane olarak faaliyet gösterdiği, 69 sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatının bulunduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Ulucanlar Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 19.03.2018 tarihli yazısında; kurum kayıt tetkikinde 7810132641 vergi numaralı ... ...... Ltd. Şti.'nin birden fazla işyeri dosyasının mevcut olduğu, sunulan işyeri tescil belgelerinin incelenmesinde; ... .... ..., dış kapı numarası 1-3, iç kapı numarası A/B olan “Oyuncak Satışı” faaliyetine ait işyerinin 09.09.1994 tarihinde tescil edildiği ve çıkış tarihinin olmadığı, ... .... ..., No:1 olan “Lokanta” faaliyetine ait işyerinin 13.03.2003 tarihinde tescil edildiği ve 06.10.2015 tarihinde kanun kapsamından çıkışının yapıldığı, ... Aşkabat Caddesi No:3/B olan “Kafe İşl” faaliyetine ait işyerinin 07.10.2005 tarihinde tescil edildiği ve çıkış tarihinin olmadığı bildirilmiştir. Bilirkişiler Nevra Başkan Ünal, Emre Kaman, Abdulkadir Bozdoğan tarafından mahkememiz dosyasına sunulan █████/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davanın, bayilik sözleşmesine dayalı cezai Şart ve alacağın tahsili amacıyla Ankara 14, İcra Müdürlüğünün ██████████ sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası niteliğinde olduğu, dava değerinin 498. 128,65-TL Olduğu, Davalı ...'nun, taraflar arası sözleşmede “garantör” yahut “kefil” sıfatıyla imzasının bulunmadığı, bu nedenle takip konusu alacaktan dolayı sorumluluğunun bulunmadığı, davacının, takip tarihi itibariyle 196.871,31-TL, nakit veya nakit bazlı kredi ve 230.000,00-TL, cezai şart olmak üzere toplam 426.871,31-TL, asıl alacak ve Ankara 15. Noterliğinin 18.11.2016 tarih 13852 yevmiyeli ihtarnamesinin tebliğ şerhi dosyada bulunmamak kaydıyla, 24.11.2018 tarihinde önce davalı şirkete tebliğ edilmiş olması kaydıyla, taleple bağlı kalınarak 1,71 0,41-TL. işlemiş (avans) faizi alacağının bulunduğu, icra dosyasında 413,92-TL, ihtarname ücreti ile 915,45-TL, tespit ücreti talep edilmiş ise de, ihtarname gideri belgelendirilmemiş olduğu gibi, tespit ücreti de yargılama giderine dahil olduğundan, takip dosyasında ayrı bir kalem olarak talep edilemeyeceği bildirilmiştir. Aynı bilirkişi kurulu █████/2019 tarihli ek raporlarında özetle; davacının takip tarihi itibariyle 196.877,31 TL nakit veya nakit bazlı kredi alacağının bulunduğu, bu alacağına ilişkin faizin, davalı şirketin temerrüde düştüğü ihtarnamenin tebliğ tarihinden 3 gün sonraki tarih olan 26.11.2018 tarihinden itibaren mi, yoksa taraflar arasında imzalanan sözleşme dahilinde katkıların verildikleri tarihten itibaren mi hesaplanması gerektiği Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, davacının taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında 230.000,00 TL cezai şart talep edebileceği, ancak bu tutarın 30.10.2017 tarihinden sonra ticari faaliyeti bulunmayan, varlıklarının yaklaşık ((694.930,██████.419,89) x 100) %97'lik kısmını oluşturan stok ve maddi duran varlıkların fiili olarak bulunup bulunmadığına dosya kapsamından anlaşılamayan şirketin mahvına sebep olabileceği, davalı ...'nun, taraflar arasındaki sözleşme de “Garantör” yahut “kefil” sıfatıyla imzasının bulunmadığı, bu kapsamda takip konusu alacaktan dolayı sorumlu olup olmadığının Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir. Mahkemememizin █████/2024 tarihli celsesinin 2 sayılı ara kararı gereğince Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarihli █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve cezai şart tutarının, ekonomik mahva yol açacak derecede ağır olup olmadığının tespit edilebilmesi bakımından davalının ekonomik bütünlük ve büyüklük durumu yönünden, davalının tüm ticari defter ve kayıtlarının geçmiş yıllara ait bilanço kayıtlarının, son beş yıllık vergi beyannamelerinin yerlerinin bildirmesi bakımından davalıya iki hafta süre verilmesine karar verilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin mahkememizin kararına kaldırma kararı sonrası alınan, aynı bilirkişi kurulu █████/2024 tarihli ek raporlarında özetle; davanın, bayilik sözleşmesine dayalı cezai şart ve alacağın tahsili amacıyla Ankara 14. İcra Müdürlüğü’nün ██████████ Esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, davacının, takip tarihi itibariyle 196.877,31 TL nakit veya nakit bazlı kredi alacağının bulunduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşme dikkate alınarak faturaların düzenlendiği tarihten, icra takip tarihi olan 13.12.2016 tarihine kadar T.C. ... Bankası tarafından uygulanan avans faizi oranları üzerinden hesaplanan faiz tutarının 64.248,38 TL olduğu, davalı şirketin kurulumuza sunulabilen 31.12.2017 tarihli bilançosuna göre şirketin sermayesini kaybetmediği görülmekte ise de; 30.10.2017 tarihinden sonra ticari faaliyeti bulunmayan şirketin stoklar, maddi duran varlıklar ve maddi olmayan duran varlıklarının aradan geçen ... – 8 yıllık süre içerisinde fiili olarak bulunmasının olağandışı bir durum olduğu ve şirketin herhangi bir varlığının bulunmadığının düşünüldüğü, bu kapsamda davacının taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında talep etmiş olduğu 230.000,00 TL’lik ve Sayın Mahkemeniz tarafından 27.06.2019 tarihinde verilen ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamında kararlaştırılan 161.000,00 TL’lik cezai şartın, 30.10.2017 tarihinden sonra ticari faaliyeti bulunmayan davalı şirket tarafından ödenmesinin mümkün olmadığı bildirilmiştir. Kaldırma kararı sonrası alınan, aynı bilirkişi kurulu █████/2025 tarihli ek raporlarında özetle; davanın, bayilik sözleşmesine dayalı cezai şart ve alacağın tahsili amacıyla Ankara 14. İcra Müdürlüğü’nün ██████████ Esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, kök raporda, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları incelenmiş olup, “Satış Geliştirme Faaliyetleri Destek Payı” olarak davalı şirket tarafından dava dışı davacı distribütörü Merpaş… Ltd. Şti.’ne KDV dahil toplam 196.877,31 TL’lik fatura düzenlenmiş olduğu tespit edilmiş ve bir önceki raporumuzda faturaların düzenlendiği tarihten icra takip tarihine kadar T.C. ... Bankası tarafından uygulanan değişen oranlardaki avans faizi oranları üzerinde faiz tutarı hesaplandığı, davacı vekili tarafından belirtilen 199.641,92 TL’lik tutarın dayanak belgeleri bulunmadığından, bu tutara ilişkin bir hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı, bu kapsamda bir önceki raporumuzda da belirttiğimiz üzere; davacının, takip tarihi itibariyle 196.877,31 TL nakit veya nakit bazlı kredi alacağının bulunduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşme dikkate alınarak faturaların düzenlendiği tarihten, icra takip tarihi olan 13.12.2016 tarihine kadar T.C. ... Bankası tarafından uygulanan avans faizi oranları üzerinden hesaplanan faiz tutarının 64.248,38 TL olduğu, davalı şirketin cezai şart ödemesinin mümkün olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi kapsamında, kurulumuzca sadece şirkete ait mali verilerin dikkate alınabileceği, bu kapsamda da kurulumuza sadece 31.12.2017 tarihli mali verilerin sunulabildiği, bu mali veriler doğrultusunda her ne kadar şirketin borçlarının büyük bir kısmının ortaklara olan borçlardan oluştuğu ve şirketin sermayesini kaybetmediği görülmekte ise de; 30.10.2017 tarihinden sonra ticari faaliyeti bulunmayan şirketin stoklar, maddi duran varlıklar ve maddi olmayan duran varlıklarının fiili olarak bulunup bulunmadığı kurulumuz tarafından tespit edilmesinin imkanın bulunmadığı, bu kapsamda, davacının taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında talep etmiş olduğu 230.000,00 TL’lik ve Sayın Mahkemeniz tarafından 27.06.2019 tarihinde verilen ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamında kararlaştırılan 161.000,00 TL’lik cezai şartın, sunulan mali kayıtlar doğrultusunda davalı şirket tarafından ödenmesinin mümkün olmadığı, davacı şirket vekilinin; cezai şart ödenmesinin hukuki gerekliliği yönündeki itirazlarına yönelik kurulumuz tarafından bir değerlendirme yapılmasının imkânı bulunmadığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağı ile katkı payı alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizin █████/2019 tarih, ████████ E, ████████ K, sayılı kararı ile, davanın kısmen kabulü ile davalı ... ... Ltd. Şti. Yönünden davalı ... ... Ltd. Şti.'nin Ankara 14. İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 196.877,31-TL nakit/nakit bazlı kredi tutarı, 861,34-TL işlemiş faiz, 161.000,00-TL cezai şart alacağı, 704,38-TL işlemiş faiz ve 357.877,31-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına, davacının ihtarname ücreti yönünden açmış olduğu davanın reddine, davacının tespit ücreti yönünden açmış olduğu davanın alacağın yargılama giderlerinden sayılması sureti ile reddine, davalı ... yönünden; davanın Reddine, davalı ... yönünden davacının takibe kötü niyetli giriştiği sabit olmadığından davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi yönündeki davalı isteminin İİK'nun 67. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Mahkememizin █████/2019 tarih, ████████ E, ████████ K sayılı kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin █████████ E, ████████ K, sayılı ilamı ile "Davalının tacir olduğu gözetilerek, tarafların aralarındaki kararlaştırmaya göre belirlenen cezai şartın ödenmesinin, davalının ekonomik açıdan mahvına sebebiyet verdiğinin anlaşılması halinde ise hakkaniyete uygun miktara indirilerek ne miktar cezai şart ödeyebileceklerinin işletmeci, mali müşavirlerin bulunduğu uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan denetime elverişli rapor alınıp varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir. Yine taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 21. maddesi uyarınca sözleşmenin feshine sebebiyet verilmesi halinde “…almış olduğu nakit veya nakit bazlı mali katkılar ile kredi ve diğer her türlü sabit yatırım harcamalarının tümü ile kendisine uygulanan ıskonto tutarlarını verildiği tarihten itibaren işlemiş ticari faizi de dahil olmak üzere…..ödemeyi kabul ve taahhüt eder” şeklinde alınmış olan nakit mali katkıların verildiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile iadesinin kararlaştırılmış olduğu, davacının da dava dilekçesinde mali katkıların verildiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile tahsilini talep ettiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında davacı yanca davalıya yapılan katkı bedeli ödemelerine ilişkin ödeme tarihi tespit edilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde yanılgılı değerlendirme ile katı bedeline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle; dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacının diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmeden tarafların istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına" karar verilmiştir. Davacı yan, davalının ... mah. .... Cad. No: 3/A adresindeki işletmekte olduğu işyerinde, müvekkilinin yetkili distribütör aracılığıyla dağıtımını yaptığı bira ürünlerini satışa hazır bulundurması için, taraflar arasında “Açık Satış Noktası Sözleşmesi” imzalandığını, ancak davalı şirketin sözleşme sona ermeden önce işyerini terk ederek akde aykırı hareket ettiğini, sözleşmeyle kararlaştırılan 230.000,00-TL. cezai şart ile 199,641 ,92- TL. nakit-nakit bazlı katkı tutarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı yanın yaptığı itirazın iptalini istemiştir. Davalılar vekili ise, ...'nun sözleşmede taraf olmadığını, şirketin devir kararını kâr etmek maksadıyla almadığını, ülkenin ekonomik sıkıtı içinde olması nedeniyle çalışamaz hale geldiğini, cezai şart ve nakit-nakit bazlı katkı tutarlarının fahiş olduğunu ifade etmiştir. Deliler bölümünde bahsedilen belgeler ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde; sözleşmeyle kararlaştırılan tarihler arasında, davacının ürettiği bira ürünlerini satışa arz etmeyi taahhüt eden davalının, işyerini terk etmek suretiyle, taahhüdünü yerine getirmeye devam etmemesinin, akde aykırılık oluşturacağı kanaatine varılmıştır. Taraflar arasında akdedilen dava konusu sözleşmede davacı şirket, davalı şirket ve Bayinin imzasının olduğu, “Okudum, anladım, kabul ettim” ibaresi altında davalı şirket yetkilisinin imzasının olduğu görülmekte ise de, davalı ...'nun, sözleşmeyi “garantör” yahut “kefil” sıfatıyla imzalamadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, takip konusu alacaktan dolayı davalı ...'nun sorumluluğunun bulunmadığı değerlendirilmiştir. Mahkememizce █████/2024 tarihli duruşmada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin █████████ E, ████████ K, sayılı ilamı doğrultusunda cezai şart tutarının, ekonomik mahva yol açacak derecede ağır olup olmadığının tespit edilebilmesi bakımından davalının ekonomik bütünlük ve büyüklük durumu yönünden davalının tüm ticari defter ve kayıtlarının geçmiş yıllara ait bilanço kayıtlarının, son 5 yıllık vergi beyannamelerinin yerlerinin bildirilmesi bakımından davalı tarafa kesin süre verilmiş davalı vekili tarafından kesin süre içerisinde beyanda bulunulmuştur. Bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporlarda davacının takip tarihi itibariyle 196.877,31 TL nakit veya nakit bazlı kredi alacağının bulunduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşme dikkate alınarak faturaların düzenlendiği tarihden, icra takip tarihine kadar TCMB tarafından uygulanan avans faizi oranları üzerinden hesaplanan faiz tutarının 64.248,38 TL olduğu, davalı şirketin cezai şart ödemesinin mümkün olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi kapsamında sadece davalı şirkete ait mali verilerin dikkate alınabileceği, bu kapsamda davalı şirket tarafından sadece █████/2017 tarihli mali verilerin sunulabildiği, mali veriler doğrultusunda davalı şirketin █████/2017 tarihinden sonra ticari faaliyetinin bulunmadığının tespit edildiği, sunulan mali kayıtlar doğrultusunda davacı tarafından talep edilen cezai şartın davalı şirket tarafından ödenmesinin mümkün olmadığı bildirilmiştir. Taraflar arasında akdedilen sözleşmesinin 20. maddesinde işleticinin işletmeyi kısmen veya tamamen çalıştırmaması ,devretmesi veya sözleşmede yazan hükümlerden birini ihlal etmesi gibi nedenlerle sözleşmenin feshine sebebiyet vermesi halinde katkının kendisine ödenmemiş kısmını talep etme hakkını yitireceği ,kendisine ödenen katkı payının da ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte geri ödeneceği ve 230.000,00 USD cezai şartında davalı tarafından ödeneceğinin hüküm altına alındığı görülmüştür.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarih, █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi "... Yargılamanın aleniyeti mahkeme kararlarına güven ilkesinin doğal bir sonucu olarak, usuli eksikliğe dair Dairemizce verilen karar üzerine hakim taraflara tebligat yaparak yeniden oturum açacaktır. Başka bir anlatımla hakim işten el çektikten sonra davayı yeniden ele alamaması engeli kabul kaldırma gönderme kararı ile kalkmış olacaktır. Hakimin usuli eksikliği giderdikten sonra ilk verdiği karara uygun olarak gerekçeli karar yazma zorunluluğunun kabulü gerekir. Hakim usuli eksikliği giderirken önceki kararla bağlıdır. İlk kararın.... istinaf edildiği gözetilerek bir mahkemenin bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararı sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. Usuli kazanılmış hak olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu kaldırma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK).Bundan başka, ilk derece mahkemesinin kaldırılan hükmü, kaldırma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kaldırma kararı kapsamında ilk derece mahkemesince kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş olan bu kısımları lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK). Aksi halde hukuk güvenliğinin zedeleneceği, ilk kararla taraflar yararına doğan usuli kazanılmış hak ilkesi bozulacağı açıktır. Usul kuralları gereği, hakim yargılamayı bitirerek işten el çektikten sonra karar istinaf incelemesiyle kaldırıldığında kaldırma sebepleriyle bağlı olarak araştırma ve inceleme yapılacaktır. İlk derece mahkemesince kabul kaldırma kararından önce tefhim edilen karara uygun gerekçeli karar yazılması, mahkeme kararlarına duyulması gereken genel saygı ve güven gereğidir. Usuli eksikliğe dair kararın kaldırılması üzerine kabul kaldırma sebepleri dışındaki ilk karar tefhimle birlikte hükmün hukuki varlık kazandığı açıktır. Özetlenirse ilk gerekçeli karar doğmuş ve varlık kazanmıştır.Kabul kaldırma sebebi ile bağlı kalınarak sonradan verilen gerekçeli kararında ilk karara uygun bir biçimde kaleme alınması gerekir. Aslından ayrılan gerekçeli karar kamu düzenine aykırı olup mahkemelere olan güveni sarsar ilk karar geçerlidir. Sonradan yazılan gerekçeli kararın farklılığı işin esasına girişilmeden kaldırma sebebidir.Bu durumda mahkemece yapılacak iş mahkemece kaldırma kararının kapsamında ( şümulü), müktesep hakkın ihlal edilmemesi ve kesinleşen yönlere uygun gerekçeli kararın yazılması gerekir. Kabul kaldırma kararı yasa yoluna başvurmayan taraf için kesinleştiği gözetilerek mahkemece ilk kararın tekrarı ile gerekçeli kararın yazılması gerekir".Tüm dosya kapsamı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin █████████ E, ████████ K, sayılı ilamı, mübrez bilirkişi raporları ve sunulan deliller birlikte değerlendirilmiş olup, somut olayda, davalı şirketin sözleşmeye aykırı olacak şekilde işletmeyi çalıştırmayarak ve davacı şirkete ait ürünleri işletmesinde bulundurmayarak sözleşmeye aykırı davrandığı, söz konusu işletmenin davacı şirket tarafından çalıştırılmadığı ve işletmede davacı şirkete ait ürünlerin bulunmadığının Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ D.İş sayılı dosyası kapsamında tespit raporu ile tespit edildiği anlaşılmıştır. (a) Nakit/nakit bazlı katkı tutarı yönünden yapılan değerlendirmede,Mahkememize ibraz edilen 07.12.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin 2013-2014 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde yaptırıldığı, 2015-2017 yıllarına ait ticari defterlerinin e-defter olarak kayıt altına alındığı, davacı şirket ticari defterlerine göre dava dışı ... ... ... Ltd. Şti. tarafından davalı şirket adına "Satış Geliştirme Faaliyet Destekleme Payı" olarak ödemiş olduğu 199.868,80-TL'lik fatura düzenlendiği, yine Ankara 15. Noterliği'nin 413,92-TL'lik ihtarname gideri ile Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ D.İş dosyasına yapılan 915,45-TL'lik tespit giderinin davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, yine davalı şirketin 2013-2015 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, davalı şirket ticari defterlerine göre, davacı şirket bayisi olan dava dışı ... ... ... Ltd. Şti. adına KDV dahil 196.877,31-TL'lik fatura düzenlendiği ve bu faturaların tamamının davalı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının da dava dilekçesinde mali katkıların verildiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile tahsilini talep ettiği, 196.877,31-TL'lik nakit/nakit bazlı kredi tutarının akdedilen sözleşmenin (11) ve (20) maddeleri gereğince davacının davalı şirketten talep edebileceği, dosya kapsamında taraflar arasında imzalanan sözleşme dikkate alınarak faturaların düzenlendiği tarihten, icra takip tarihi olan 13.12.2016 tarihine kadar T.C. ... Bankası tarafından uygulanan avans faizi oranları üzerinden hesaplanan faiz tutarının 64.248,38 TL olduğuna hükmetmek ve ayrıca likit olan alacak için İİK'nun 67. maddesi gereğince davacı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir.B)Cezai şart alacağı yönünden yapılan değerlendirmede;Davacının akde aykırı nedeni ile davalı şirketten sözleşmenin (20) maddesi gereğince 230.000,00-TL cezai şart isteminde bulunabileceği, yine her ne kadar tarafların tacir olması sebebi ile cezai şarttan indirim yapılamayacağı ve sözleşmenin (20) maddesine göre davalı şirketin cezai şart için tenkis isteminde bulunamayacağı belirtilmiş ise de, cezai şartın bir kimsenin ekonomik mahvına sebep olacak kadar yüksek olması halinde cezai şartın miktarı ahlaka aykırı sayılmakta ve cezai şartı içeren sözleşme hükmünün kısmen ya da tümden geçersizliği sonucunu doğurmaktadır. Ancak bu çerçevede değiştirilebilir kısmi hükümsüzlük uygulaması ile aşırı yüksek olan cezai şartın tenkisinin mümkün olduğu kabul edilmektedir. Bu çerçevede mahkememize ibraz edilen 18.04.2019 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; davalı şirketin 489.629,80-TL borçlu olduğu, varlıkların yaklaşık %97'lik kısmını oluşturan stok ve duran varlıkların fiili olarak bulunduğu tespit edilemediğinden 230.000,00-TL cezai şart alacağının davalı şirket yönünden ekonomik mahfına sebep olabileceği belirtilmekle mahkememizce cezai şarttan takdiren % 30 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak neticeden davacının 161.000,00-TL cezai şart alacağı talep edebileceği kabul edilmiştir.Davacının davalı şirketten cezai şart alacağını Ankara 15. Noterliği'nin 18.11.2016 tarih ve 13852 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile talep ettiği ve ihtarname ile tebliğden itibaren 3 günlük davalı şirkete atifet süresi tanıdığı, ihtarnamenin davalı şirkete 23.11.2016 tarihinde tebliğ edildiği, bu suretle davalı şirketin 28.11.2016 tarihinde temerrüde düştüğü, tarafların tacir ihtilafın ticari iş mahiyetinde olması sebebi ile davacının avans faizi talep edebileceği, bu kabulden hareketle mahkememizce 161.000,00-TL'lik asıl alacak için 28.11.2016 temerrüt tarihinden 13.12.2016 takip tarihine kadar avans faiz oranı üzerinden davacının cezai şart alacağı için 704,38-TL faiz isteminde bulunabileceği, Yine Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilanında belirtildiği üzere dava konusu cezai şart miktarı taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 20. maddesinde belirlenmiş olup likit (bilinebilir) bir alacak olduğundan İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca hükmedilen cezai şartın miktarı üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği, mahkememizin ilk kararının davacı tarafça istinaf edildiği ve kaldırma sebepleri dışındaki ilk kararın tefhimle birlikte hükmün hukuki varlık kazandığı, kesinleşmiş olan bu kısımları lehine olan davacı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğu (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarih, █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı) bu nedenle mahkememizin kaldırılan kararında da belirtildiği üzere davalı şirket yönünden 161.000,00 TL cezai şarta hükmolunması gerekmiştir. c) İhtarname masrafı ve tespit gideri yönünden yapılan değerlendirmede, Davacının takip talebi ile ihtarname masrafı adı altında talep ettiği 413,92-TL'lik ücrete ilişkin dayanak belgeyi mahkememize ibraz etmediğinden ihtarname masrafı yönünden açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca her ne kadar tespit gideri icra dosyasında asıl alacak olarak talep edilmiş ise de, tespit giderinin yargılama gideri olarak mahkememizce resen hüküm altına alınması gerektiği, asıl alacak olarak talebin mümkün olmadığı nazara alınarak, tespit gideri olan 915,45-TL'nin yargılama giderlerinde değerlendirilmesi sebebi ile reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı ... ... Ltd. Şti. Yönünden davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin Ankara 14. İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 196.877,31-TL nakit/nakit bazlı kredi tutarı 64.248,38 TL işlemiş faiz, 161.000,00-TL cezai şart alacağı, 704,38-TL işlemiş faiz olmak üzere ayrıca cezai şart alacağı ve naki/nakit bazlı kredi tutarı bedellerinin toplamı olarak belirlenen 357.877,31-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına davacının ihtarname ücreti yönünden açmış olduğu davanın reddine, davacının tespit ücreti yönünden açmış olduğu davanın alacağın yargılama giderlerinden sayılması sureti ile reddine, İİK.'nun 67. maddesi gereğince hükmolunan 422.830,07 TL alacağın %20'si olan 84.566,01-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Reddedilen miktar yönünden davacının takibe kötü niyetle giriştiği sabit olmadığından davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi yönündeki davalı isteminin İİK'nun 67.maddesi gereğince reddine hükmetmek gerekmiş ve ayrıca cezai şart alacağından yapılan hakkaniyet indirimi sebebi ile davanın reddedilen kısmı yönünden davalı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği kabul edilmiştir.2-Davalı ... yönünden yapılan değerlendirme;Her ne kadar sözleşmede ...'nun davalı şirket yetkili temsilcisi dışında ikinci bir imzası bulunsa dahi kefalet ilişkisi yönünden TBK 583-584 maddelerindeki şekli unsurları içermeyen ilişki sebebi ile anılı davalının kefil olarak alacaktan sorumlu tutulamayacağı gibi sözleşme içeriğinde borçlu yerine ifa, tazminat ödeme yükümlülüğü, para borcunun tekeffülü veya bir fiili tekeffülü gibi ibareler yer almadığından anılı davalının garantör olarak da kabul edilemeyeceği, böylelikle takip konusu alacaktan davalının sorumlu tutulamayacağı mahkememizce kabul edilmiştir.Ayrıca, davalı ... yönünden davacının takibe kötü niyetli giriştiği sabit olmadığından davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi yönündeki davalı isteminin, İİK'nun 67.maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrası tesis kılınmış; istinaf incelemesi sonucu kabul kaldırma kararı ve usuli kazanılmış hak gereğince ilk kararda istinafa başvurmayan taraf davalı ......Ltd. Şti lehine belirlenen vekalet ücreti miktarına hükmolunmuştur. HÜKÜM : Davanın KISMEN KABULÜ ile,1- Davalı ... ... Ltd. Şti. yönünden; Davalı ... ... Ltd. Şti.'nin Ankara 14. İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 196.877,31-TL nakit/nakit bazlı kredi tutarı 64.248,38 TL işlemiş faiz, 161.000,00-TL cezai şart alacağı, 704,38-TL işlemiş faiz olmak üzere ayrıca cezai şart alacağı ve naki/nakit bazlı kredi tutarı bedellerinin toplamı olarak belirlenen 357.877,31-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına,Davacının ihtarname ücreti yönünden açmış olduğu davanın reddine,Davacının tespit ücreti yönünden açmış olduğu davanın alacağın yargılama giderlerinden sayılması sureti ile reddine,İİK.'nun 67. maddesi gereğince hükmolunan 422.830,07 TL alacağın %20'si olan 84.566,01-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,Fazlaya ilişkin istemin reddine,Reddedilen miktar yönünden davacının takibe kötü niyetle giriştiği sabit olmadığından davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi yönündeki davalı isteminin İİK'nun 67. maddesi gereğince reddine2-Davalı ... yönünden;Davanın Reddine,Davalı ... yönünden davacının takibe kötü niyetli giriştiği sabit olmadığından davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi yönündeki davalı isteminin İİK'nun 67. maddesi gereğince reddine,3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 28.883,52-TL harçtan peşin alınan 6.016,16-TL harç ile Mahkememizin █████/2021 tarih, ████████ Harç Numaralı Harç Tahsil Müzekkeresi ile tahsil edilen 18.430,44 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.436,92-TL karar harcın davalı ... ... Ltd. Şti.'den tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul/red oranına göre hesaplanan 67.424,51-TL vekalet ücretinin davalı ... ... Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'ya verilmesine,6-Davalı ......Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden mahkememizin ilk karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 2.725,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ......Ltd. Şti.'ye verilmesine,...-Davacı tarafından kaldırma kararı öncesi ve sonrası yapılan 32.100,00 TL bilirkişi ücreti, 552,05 TL posta ve tebligat ücreti, 31,40 TL başvurma harcı ve 4,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 32.688,05 TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 27.746,82 TL yargılama giderinin davalı ... ... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,8-Davalı ... için yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,9-Davacı tarafından dava açılırken ödenen 6.016,16 TL peşin harcın davalı ... ... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine10-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatırana iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025