Hırsızlık davasında, katılanın tebligat usulsüzlüğü ve sanık müdafiinin gerekçeli temyiz uyarısının eksikliği nedeniyle yargılamanın iadesi kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının iadesine hükmetmiştir çünkü hem katılanın yokluğunda verilen kararın tebliğinde usul eksikliği tespit edilmiş, bilinen son adres ve adres kayıt sistemi sırasına uyulmadan geçersiz tebligat yapılmıştır; hem de sanık müdafiine yapılan tebligatta, Ceza Muhakemesi Kanununun 294. maddesi uyarınca gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması gerektiğine dair uyarı bulunmamaktadır, bu nedenle usulüne uygun tebligatlar ve gerekli uyarıları içeren bildirimler yapılarak, gerekirse yeni temyiz dilekçelerinin eklenmesi sonrasında dosyanın yeniden incelenmesi gerekmektedir.
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: █████████ E., ████████ K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 25.05.2023 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;
1. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, bu adrese tebliğ yapılması gerekirken, katılanın yokluğunda verilen kararın, bilinen son adresinden farklı bir adreste tebliğ edilmesi nedeniyle yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğu anlaşıldığından; ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 25.05.2023 tarihli kararı ile temyiz dilekçesinin usulüne uygun olarak katılana (öncelikle bilinen en son adresine tebliğ yapılması, bu adresinde tebligat yapılamaması hâlinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliği ile buna ilişkin belge ve sunulması hâlinde temyiz dilekçesi de eklendikten sonra bu konuda ek Tebliğname düzenlenmesi,
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 25.05.2023 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında yalnızca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291. maddesinde belirtilen 15 günlük süreye ilişkin ihtarın bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 17.03.2021 tarihli ve ... Esas, ████████ Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere aynı Kanun'un 294. maddesine uygun şekilde gerekçeli temyiz başvurusunda bulunulması gerektiğine dair herhangi bir ihtarın bulunmadığı anlaşılmakla, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi tarafından sanık müdafiine "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 295. maddesinde belirtilen 7 günlük yasal sürede gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağı" ihtarını içeren gerekçeli karar tebliğinin yapılması, süresi içinde hükmü gerekçeli olarak temyiz etmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemleri hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!