Çek bedeli haricen tahsil edildikten sonra cirosu iptal edilmeden keşideciye iade edilen çekin tarihinin değiştirilerek yeniden tedavüle sokulması üzerine açılan borçlu olmadığının tespiti ve ödenen paranın iadesi davası.
Özet: Bu dava, davacı tarafından keşideciden haricen tahsil edildikten sonra cirosu iptal edilmeksizin iade edilen bir çekin, keşideci tarafından düzenleme tarihinin usulsüzce değiştirilerek tekrar tedavüle sokulması ve son hamil olan davalının bu çeke dayanarak davacı aleyhine başlattığı icra takibine karşı, davacının borçlu olmadığının tespiti, haciz baskısı altında ödediği meblağın reeskont avans faiziyle birlikte iadesi ve haksız takip başlatan davalının tazminata mahkum edilmesi taleplerini içermektedir.

T.C.

İSTANBUL
22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağına karşılık keşidecisi ... olan takip konusu ... Bankası ... Caddesi Şubesine keşide edilen ... seri numaralı 15.12.2024 keşide tarihli 150.000,00 TL bedelli çeki ciro yoluyla teslim alındığını, müvekkili takip konusu çeki ... Bankası ... Caddesi Şubesine ibraz ettiğini, keşideci ... çek bedelini haricen ödediğini, bankadan iade alınarak çek keşidecisi ...'a iade edildiğini, müvekkilinin çeki iade ederken cirosunu iptal etmeyi unuttuğunu, çek keşidecisi ..., müvekkilim tarafından kendisine iade edilen çekin 15.12.2024 olan tarihini paraf imza atıp 30 nisan 2025 olarak değiştirdiğini, tekrar kendisi cirolayarak kullandığını, çekin son hamili görünen davalı .... Gıda San. ve Tic. Ltd.Şti., karşılıksız çıkan bu çeke dayanarak müvekkili ... aleyhine icra takibi başlattığını, dosyadan gönderilen tebligat müvekkilinin mernis adresine Tebligat Kanunu 21/2 gereğince yapılıp muhtara bırakıldığını, müvekkilinin tebligattan haberi olmadığını ve takibin kesinleştiğini, davalının takip konusu çeke dayanarak müvekkilime karşı takip hakkı bulunmadığını, müvekkilinin .... İcra 2025/... Esas sayılı dosyasına konu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, haciz baskısı altında ihtirazi kayıtla yatırmak zorunda kaldığı 217.261,00 TL'nin reeskont avans faizi ile birlikte müvekkilime iadesine karar verilmesine, İ.İ.K.m.72/5 gereğince yasaya aykırı olarak haksız ve kötü niyetle müvekkilim hakkında takip başlatan davalının %20 den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak tebligat yapılmış ancak davalı taraf cevap dilekçesi sunmamış ve davayı takip etmemiştir.
DELİLLER :
.... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra dosyası, Çek ve çek kayıtları, Banka kayıtları ve tüm dosya kapsamı.
.... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davalı ... medikal şirketi tarafından borçlu ... ve dava dışı borçlu ... hakkında. 30.04.2025 tarihli ... seri no'lu 150.000,00 TL bedelli çek alacağının tahsili amacıyla 13.08.2025 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz haciz yolu ile icra takibi yapıldığı, 07.01.2026 tarihinde 217.261,00-TL istirdat hakkımız saklıdır kaydıyla icra dosyasına ödeme yapıldığı, 07.01.2026 tarihli tensip tutanağı ile dosya borcu tahsil edildiğinden dosyanın infazen kapatılmasına karar verildiği görülmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE
Dava, .... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı icra takibine konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve haciz baskısı altında ödenen paranın iadesine ilişkindir.
Uyuşmazlık, dava konusu çekin davacı tarafından bankaya ibrazdan sonra çek bedelini haricen keşideciden tahsil ettikten sonra cirosunu iptal etmeksizin keşideciye çeki iade ettikten sonra düzenleyen (keşideci) tarafından düzenleme tarihi usulünce değiştirilmek suretiyle tekrar tedavüle sokulması ve hesapta karşılığının bulunmaması halinde, çekin meşru hamilinin, ikinci tedavülden önceki ciro eden cirantaya karşı çeke dayalı başvuru hakkını kullanıp kullanamayacağının belirlenmesine bağlıdır.
6102 sayılı Kanun’un 748 maddesi hükmü uyarınca : (1) Bir poliçe metni değiştirildiği takdirde, değiştirmeden sonra poliçe üzerine imza koymuş olan kişiler, değişmiş metne ve ondan önce imzasını koyanlar ise eski metne göre sorumlu olurlar.
6102 sayılı Kanun’un 788/3. maddesi hükmü uyarınca: (1) Açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebilir. (2) “Emre yazılı değildir” kaydıyla veya buna benzer bir kayıtla belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ancak alacağın temlikiyle devredilebilir. Bu devir, alacağın temlikinin hukuki sonuçlarını doğurur.(3) Ciro, düzenleyen veya çekten dolayı borçlu olanlardan herhangi biri lehine de yapılabilir. Bu kişiler çeki yeniden ciro edebilirler.
6102 sayılı Kanun’un 790. maddesi hükmü uyarınca: (1) Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.
Tüm dosya kapsamından, davacı dava konusu çekin davacı tarafından bankaya ibrazdan sonra çek bedelini haricen keşideciden tahsil ettikten sonra cirosunu iptal etmeksizin keşideciye çeki iade ettikten sonra düzenleyen (keşideci) tarafından düzenleme tarihi usulünce değiştirilmek suretiyle tekrar tedavüle sokulduğunu iddia etmiş olup ... Bankası kayıtlarından 15.12.2024 keşide tarihli çekin bankaya ibraz edildiği görülmekle çek üzerinde yapılan incelemede de davacıdan sonra çekin keşideci ...'a ciro edildiği, keşidecinin çekin hamili olduğu ve alacaklı, borçlu sıfatları birleştiği daha sonra dava dışı keşideci çeki ikinci defa tedavüle çıkararak dava dışı üçüncü kişiye ciro etmiş ve davalı bu cirolar sonrasında çekin son cirantası olarak hamil olduğu görülmüştür. Gerek ciro edilebilirliğe ilişkin 6102 sayılı Kanun’un 788/3. maddesinde ve gerekse de hamilin müracaat haklarını kullanmasına ilişkin 6102 sayılı Kanun’un 808/1. maddesinde, çekin, geriye ciro suretiyle düzenleyene dönmesi ve özellikle düzenleyen tarafından düzenleme tarihinde değişiklik yapılarak tekrar tedavüle sokulması halinde, son hamilin başvuru haklarını kimlere karşı kullanabileceği konusunda herhangi bir açıklık bulunmamaktadır. Bu bağlamda, 6102 sayılı Kanun’un 788/3. ve 808. maddelerinin, alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesi halinde borcun sükut edeceğine ilişkin TBK’nın 135. maddesinin kıymetli evrak bakımından özel istisnai hükümler olarak düzenlendiği yolundaki görüşe itibar edilemez. Çünkü bu görüşün kabulü halinde, yasa maddesinde herhangi bir ayrım gözetilmediği için, lehdarın cirosu ile çekin hamili olan düzenleyenin dahi lehdar hakkında çeke dayalı başvuru hakkı olduğunun kabulü gerekir ki kanun maddesinin bu yönde bir sonucu amaçlamadığı açıktır. Şu halde, lehdarın/cirantanın düzenleyene cirosu, ayrıksı bir hüküm bulunmadığından, cirantanın üzerinde alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesine ve buna bağlı olarak cirantanın düzenleyene ciro etmekle kambiyo ilişkisinden kaynaklanan borcunun sona ermesine engel teşkil etmez. Esasen, düzenleyene lehdar/ciranta tarafından yapılan cirodan sonra düzenleyenin çekteki konumu lehdara/cirantaya keşide etmeden önceki durumuna döneceği ve keşide tarihinin cirantanın cirosundan sonra çekin ikinci kez tedavüle çıkarılırken yapıldığına ilişkin davacı iddiasına davalı yanca açıkça karşı çıkılmadığından, senet üzerinden ve banka kayıtlarından da bu husus anlaşıldığından artık lehdarın/cirantaların çekin müteselsil sorumluluk zinciri içinde yer alması ve giderek hamilin cirantaya karşı müracaat hakkını kullanabilmesi mümkün değildir. Bu husus senet metninden anlaşılabilir olmakla çeke sonradan hamil olanlara karşı da ileri sürülebilir niteliktedir. Çeklerin ikinci kez tedavülü halinde, sorumluluk ilk kez tedavüle çıktığında çekte imzası bulunan davacı değil, çeki ikinci kez tedavüle çıkaran keşideci dava dışı kişiye ait olacağından önceki ciranta davacının sorumluluk zincirinde yer alması mümkün olamayacağından davalı hamil sadece çekleri kendisine ciro eden cirantalara ve keşideci dava dışı ...'a yönelebileceği, icra dosyasında haciz baskısı altında yapılan tahsilatın haksız olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Kötü Niyet Tazminatı yönünden ; Takip başlatılmasında davalı haksız ise de dosya kapsamındaki delillerle kötü niyetli olduğu hususu ispatlanamadığından İİK 72/5 maddesinde düzenlenen yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın KABULÜ ile; 217.261,00TL nin 09.02.2026 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 14.841,10TL nispi karar harcından peşin yatırılan 3.710,28TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 11.130,82-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 4.579,18-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!