İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin fuarcılık sektöründeki haksız rekabetten kaynaklanan tazminat davasında ticari itibar kaybı ve manevi zarar taleplerini inceleyen kararı.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, denizcilik sektöründe fuar organizasyonları düzenleyen davacı şirketin, rakibi olan davalının, kendi fuarına yakın tarihlerde düzenleyemeyeceği bir fuarı ilan ederek katılımcıları yanıltma ve ticari itibarını zedeleme şeklindeki haksız rekabet eylemleriyle zarara uğradığı iddiasına dayanmaktadır; davacı, bu haksız eylemler neticesinde oluşan maddi ve manevi zararlarının tazmini ile haksız rekabetin tespiti ve ilanını talep ederken, davalı taraf ise iddiaların temelsiz olduğunu, olayın fuar statüsünde olmadığını, zararın ispatlanamadığını ve zamanaşımı itirazları bulunduğunu savunmaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ EsasKARAR NO : █████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI : ████████ Esas- ████████ KararTARİH: █████/2024DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: █████/202İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında Müvekkili Şirket ile Davalı ...A.Ş. arasında aynı konu ve taleplerle devam eden yargılama bulunmakta olduğundan, davaların birleştirilmesinde usuli fayda bulunmakta olup taleplerinin kabulü ile davaların Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında birleştirilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirket, denizcilik sektörü başta olmak üzere bir çok alanda fuar ve organizasyonlar düzenlemekte ve fuarcılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı da aynı sektörde faaliyet gösteren bir firma olduğunu, müvekkili şirket, deniz fuarcılığı başta olmak üzere, her türlü deniz aracının satış ve sergilenmesi, buna ilişkin fuar ve organizasyonların düzenlenmesi alanın da faaliyet gösterdiğini, bu kapsamda olmak üzere 5-13 Ekim 2019 tarihlerinde “... 2019” fuarın ...Marina, Tuzla, İstanbul’da düzenlendiğini, Fuar Oganizasyonu belirli tarihleri kapsadığı için katılımcılara bu tarihler arasında tam ve doğru hizmet verebilmek, katılımcı adayları sözleşme görüşmesi gerçekleştirmek ve katılımı sağlamak organizasyon açısında büyük önem arz ettiğini, ...A.Ş.'nin hukuken ve fiilen iştiraki olan davalı şirket Sektör temsilcilerine ve katılıcımlara gönderdiği E-MAİL ile 16-20 Ekim tarihlerinde ... Marinada ... isminde fuar düzenleceğini ilan ve afişe ettiğini, davalı şirket fuar düzenlemediğini ve düzenleyemeyeceğini bildiği halde, e-mail yoluyla sektör ve katılımcılara ulaşarak müvekkili şirket tarafından düzenlenecek fuarın katılımcı sayısını düşürmeyi bu suretle müvekkili şirketin ticari faaliyetine zarar vermeyi hedeflemekte ve açıkça doğrudan haksız rekabet yoluna başvurduğunu, davalının haksız ve hukuka aykırı eylemleri nedeniyle müvekkili şirket ticari itibar kaybına uğramış olup manevi zarar gördüğünü, şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dâva edebileceğini, bilindiği üzere şirketlerde tüzel kişiliği haiz olduğundan bu tarzda haksız ve hukuka saldırılar nedeniyle tüzel kişiliğin gördüğü zarar, yerleşik yargı kararlarına göre tüzel kişiliğin manevi değerleri içerisinde yer alan ticari itibar kaybının oluşmasıyla ortaya çıkacağını, müvekkili şirket müşterileri ve sektör nezdinde güven kaybına dolayısyla ticari itibar kaybına uğradığı gibi, ayrıca davalı şirket düzenlenmediği ve düzenleyemeyeceği bir fuarı ilan ve afişe etmesi yanlış ve yanıltıcı haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle müvekkil şirket manevi zarara uğradığını, davalının ödeyeceği hiçbir maddi tutar müvekkili şirketin manevi zararının tatmin edemeyecek olmakla birlikte müvekkili şirkete zarar vermek kastıyla hareket eden davalının düzenlemediği 10. Ay 2019 yılı fuarı için müvekkil şirkete 100.000,00(yüz bin)-TL manevi tazminat ödemesini talep ettiklerini, davalının haksız tutum ve davranışı nedeniyle, Müvekkili Şirketin uğramış olduğu manevi zararın telafisinin mahkemece hükmedilecek para ile telafisi mümkün değilse de, Müvekkili Şirketin uğramış olduğu manevi zararın bir nebze de olsa telafisi için, davalının manevi tazminata mahkum edilmesini talep ettiklerini, arz olunan ve resen dikkate alınacak nedenler ile davanın kabulüne, haksız rekabetin tespitine, haksız rekabetin tespitine dair karar özetinin basın yoluyla ilanına, müvekkili şirketin maddi zararlarının belirsiz alacak davamız doğrultusunda tespit edilmesine ve müvekkil şirket lehine haksız rekabet tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte şimdilik 1.000-TL maddi tazminata, davalının haksız ve hukuka aykırı kasti eylemleri nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı ticari itibar kaybı göz önüne alınarak müvekkili şirket lehine haksız rekabet tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle 100.000,00-TL manevi tazminata, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili Mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, alacak zamanaşımı geçtiğini, davala konu etkinliğin fuar statüsünde değil, festival statüsünde olduğunu, haksız rekabet iddiasının asılsız olduğunu, davacının haksız rekabet iddiasını temellendiremediğini, maddi zararın somut delillerle ispatlanması gerektiğini, davanın belirsiz alacak olarak açılmasının mümkün olmadığını, manevi tazminat şartlarının sağlanmadığını belirterek davalı ... Anonim Şirketi vekili davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi █████/2024 Tarih ve ████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararında;İş bu davanın haksız rekabete dayalı tazminat talebine ilişkin olduğu, eldeki davanın, mahkemenin ████████ esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilen Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas ████████ karar sayılı dava dosyası olduğu, söz konusu birleştirilen dosyada henüz dilekçelerin teatisi aşamasının gerçekleştiği ve akabinde dosyanın mahkemeye gönderildiği ve dosyada cevap dilekçesi ile davalı tarafça usulüne uygun yetki itirazında bulunulduğu, bu kapsamda birleşen dosyanın yetki itirazının incelenebilmesi için birleştiği mahkememizin ████████ esas sayılı dosyasından tefriki ile eldeki esasa kaydının sağlanmasına karar verildiğini, eldeki davada dosyanın incelenmesinde, davalı ... Anonim Şirketi süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunmuş ve de ikametgahı Mahkemelerinin yetkili olduğununu belirttiği, 6100 sayılı HMK'nun 6.maddesi "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. " hükmününe amir olduğu, HMK 6.maddesine göre genel yetkili mahkeme davanın açıldığı tarihteki davalının yerleşim yeri mahkemesi olduğu, davalının adresinin Sarıyer/İstanbul olduğu, davalının süresi içerisinde yetki itirazında bulunmuş olduğu, bu nedenle HMK. 6. Mad. Gereğince mahkememizin yetkisiz olduğu" gerekçesiyle;"1- Davanın HMK 114. ve 115. Maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,2-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE3-HMK nun 20. Maddesine göre kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde müracaat halinde dosyanın yetkili ve görevli NÖBETÇİ İSTANBUL (ÇAĞLAYAN) ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE gönderilmesine,aksi halde aynı madde gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından yetkisizlik kararı verilmişse de işbu kararın hukuka aykırı olduğunu, huzurdaki davanın, bir alacak ya da sözleşmeye dayalı talep olmadığını; Türk Ticaret Kanunu’nun 54 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerine dayandığını, dava konusu fiilin, davacı şirketin “... 2019” organizasyonu sürecinde, davalı şirketin gerçeğe aykırı şekilde aynı dönemde fuar düzenleyeceğini ilan etmesi ve bu şekilde davacı şirketin sektördeki güvenilirliğine zarar vererek katılımcı ilgisini azaltmayı hedeflemesi suretiyle gerçekleştirildiğini, bu çerçevede, uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanan ticari nitelikli bir dava olduğunu ve yetki bakımından özel yetki kuralı içeren HMK m.16 hükmüne tabi olduğunu, anılan maddeye göre: "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmüne haiz olduğunu, somut olayda, haksız rekabet eyleminin ... Marina'da (... Cad., No:..., Bakırköy, İstanbul) gerçekleştirildiğini, söz konusu eylem nedeniyle zararın doğduğu veya doğma ihtimalinin bulunduğu yerin de yine Bakırköy yargı çevresi olduğunu, HMK m.16 kapsamında özel yetki kuralı gereğince Bakırköy Mahkemesi’nin yetkili olduğu izahtan vareste olduğunu ve Mahkemenin yetkili olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; haksız rekabetin tespitine ve ilanına, haksız rekabet sebebiyle uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zararın tazminine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece davanın yetkisizlik sebebiyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, davacının 5-13 Ekim 2019 tarihlerinde “... 2019” fuarını ...Marina, Tuzla, İstanbul’da gerçekleştireceğini ilan edip fuar takvimine kaydolduğunu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin yayınladığı yönetmeliğin 15. maddesine göre davalı tarafın fuar gerçekleştirmesinin mümkün olmamasına rağmen davalının bu hükme aykırı olarak fuar takviminde yer almamasına rağmen sektör temsilcilerine ve katılıcımlara gönderdiği e-mail ile 16-20 Ekim tarihlerinde ... Marinada ... isminde fuar düzenleceğini ilan ve afişe ederek haksız rekabette bulunduğunu ve davacının maddi ve manevi zarara uğradığını iddia etmiş olup, dava haksız rekabetin tespiti, maddi ve manevi zararın tahsili talebine ilişkindir. Haksız rekabet ise haksız fiilin özel düzenlemeye tabi tutulmuş halidir. 6100 sayılı HMK'nın genel yetkili mahkeme başlıklı 6. madddesi, "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmünü, yine aynı yasanın haksız fiilden doğan davalarda yetki başlıklı 16. maddesine göre ise “Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmünü içermektedir. Haksız fiilden doğan davalara ilişkin özel yetki kuralı uyarınca somut olayda haksız rekabet olgusunun gerçekleştiği yerin .../İstanbul olduğu, bu durumda Mahkemenin iş bu yargılamada yetkili olduğu anlaşılmakla Mahkemece verilen yetkisizlik kararı hatalı olmuştur. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarih ve █████████ esas- █████████ karar sayılı ilamı)Sonuç olarak; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a3 maddeleri gereğince kaldırılmasına, dosyanın davanın kaldığı yerden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ve ████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a3 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.