Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında, Hazine adına kayıtlı taşınmazın belirli kısımlarında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve imar-ihya şartlarının oluşmasıyla davanın kısmen kabulüne yönelik Yargıtay bozması sonrası mahkeme kararının onanması.
Özet: Bu hukuki evrak, kadastro öncesi nedene dayalı olarak Hazine adına tescilli taşınmazların zilyetlik ve imar-ihya yoluyla tapu iptali ve davacı adına tescili istemine ilişkin olup, Yargıtayın önceki bozma kararları doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, çekişmeli 1 46... parselin belirli kısımlarının (f ve g harfleriyle gösterilen) davacı ve murisleri tarafından yirmi yıldan fazla süredir imar-ihya edildiği ve zilyet olduğu gerekçesiyle davacının kısmen haklı bulunarak bu kısımların adına tesciline karar verilmesinin hukuka uygun olduğu tespitiyle, davacı ve Hazinenin temyiz itirazları reddedilerek mahkeme kararının onanmasıdır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ███████ K.Mahkemece verilen karar, davacı vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Kadastro sonucunda, Kayseri ili, Kocasinan ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 1 46... parsel sayılı 54.440, 02... yüz ölçümündeki taşınmaz Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki tarıma dönüştürülmesi mümkün bulunan yerlerden olması nedeni ile ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.Davacı vekili; dava konusu 1 30... , 1 33... , 1 35... , 1 36... , 1 37... , 1 47... ve 86, 1 46... parsel sayılı taşınmazların irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik koşullarının davacı taraf lehine oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ve davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.06.2019 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm için yeterli olmadığı, dava konusu mera parselleri yönünden ... ile ... Belediye Başkanlığının ilgili kamu tüzel kişiliği olarak davaya dahil edilmesi, taraf teşkilinin sağlanması, usulünce mera araştırması yapılması, çekişmeli taşınmazların öncesinin ne olduğu, imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığının tespit edilmesi, davacı adına aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tespit edilen taşınmaz miktarı ile zilyetlikle iktisaba ilişkin yasal kısıtlamaların dikkate alınarak toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne dair verilen karar, davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 14.02.2023 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile “Mahkemece dava konusu 1 30... , 1 33... , 1 35... , 1 36... , 1 37... , 1 47... ve 86 parsel sayılı taşınmazlar hakkında verilen kararın onanmasına, 1 46... parsel sayılı taşınmazda davacının hak iddia ettiği fen bilirkişi raporunda (E), (F) ve (G) harfleri ile gösterilen kısımlara yönelik ziraat bilirkişi kurulundan ve jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden ek rapor alınarak taşınmaz bölümleri üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcı, şekli ve süresinin belirlenmesi, imar-ihyaya muhtaç ise tamamlanma tarihlerinin belirlenmesi” gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, çekişmeli 1 46... parsel sayılı taşınmazda fen bilirkişi raporunda (F) ve (G) harfleri ile gösterilen kısımların imar-ihya edildiği ve tespit tarihine kadar 20 yıldan fazla süredir davacı ve murislerinin zilyet olduğu, fen bilirkişi raporunda (E) harfi ile gösterilen kısım yönünden zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacı taraf lehine oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne fen bilirkişi raporunda (F) ve (G) harfleri ile gösterilen kısımların ayrı bir parsel numarası verilerek davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.Hemen belirtmek gerekir ki, temyizen incelenen kararın, bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin ve davalı Hazine vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazlarının reddine; davalı ... Başkanlığının temyiz isteminin ise temyize konu taşınmazda tapu kayıt maliki olmaması nedeni ile reddine.Davacı vekilinin ve davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;Somut olayda, davacı tarafından 1 30... , 1 33... , 1 35... , 1 36... , 1 37... , 1 47... ve 86, 1 46... parsel sayılı taşınmazlar hakkında dava açıldığı, daha sonra Yargıtay tarafından 1 30... , 1 33... , 1 35... , 1 36... , 1 37... , 1 47... ve 86 parsel sayılı taşınmazlar hakkında verilen kararın onanmasına karar verilip karar düzeltme isteminin reddine karar verildikten sonra bu taşımazlar yönünden karar kesinleştirilmiştir.O halde; bozma kararından sonra yargılamaya, dava ve temyize konu olan sadece 1 46... parsel sayılı taşınmaz yönünden devam edildiğine ve bu taşınmaza yönelik araştırma ve inceleme yapılarak karar verildiğine göre davacı ve davalı taraf lehine vekalet ücretinin sadece bu taşınmazın değeri dikkate alınarak hesap yapılması gerekirken Mahkemece bu hususa dikkat edilmemesi isabetsiz olmuştur.Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Mahkeme kararının; hüküm fıkrasının 7 ve 8 numaralı bentlerinin hükümden çıkarılarak; 7 numaralı bent olarak “Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına, 8 numaralı bent olarak “Davalı Hazine kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazineye verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanun’un 438/7. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Peşin alınan harçların istek hâlinde temyiz eden davacı ve davalı ... Başkanlığına iadesine, Dosyanın Kayseri 8. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.