Danıştay 12. Daire, üniversitede görevli bilgisayar işletmeninin özel yaşamına ilişkin müstehcen mesajlaşma fiili nedeniyle verilen kamu görevinden çıkarma cezasının hukuka aykırı olduğu yönündeki bölge idare mahkemesi kararını temyiz incelemesi sonucunda onadı.
Özet: Bir üniversite bilgisayar işletmeninin, bir İŞKUR çalışanıyla "müstehcen mesajlaşmalar" içerdiği iddiasıyla disiplin soruşturması sonucunda kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlem, idare mahkemesi tarafından özel hayat kapsamında kaldığı ve cinsel taciz olmadığı gerekçesiyle iptal edildi. Bölge idare mahkemesi, bu iptal kararını tasdik etmekle birlikte, eylemin cinsel taciz olmasa da memuriyet sıfatının gerektirdiği özen yükümlülüğüne aykırı olduğunu ve bu durumun kamu görevinden çıkarma yerine kınama cezası gerektirdiğini belirterek gerekçeyi düzeltti. Danıştay, davalı idarelerin temyiz başvurularını reddederek, bölge idare mahkemesinin disiplin cezasının iptaline yönelik kararını onadı ve davacının kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğuna hükmetti.

T.C.
D A N I Ş T A YONİKİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- ... BaşkanlığıVEKİLİ : Av. ...2- ... Üniversitesi RektörlüğüVEKİLİ : Av....KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: ... Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde bilgisayar işletmeni olarak görev yapan davacının, hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesinin (b) fıkrasının altıncı bendinin (b) alt bendi uyarınca "Kamu Görevinden Çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:... K... sayılı kararıyla; davacının bilgisayar işletmeni olarak görev yaptığı dönemde İş-Kur çalışanı G.Y. ile arasında bir yakınlaşma olduğu, müstehcen içerikli mesajlaşmalar bulunduğu, G.Y.'nin davacıya ve çocuklarına hediyeler aldığı, bu suretle rızaya dayalı söz konusu ilişkinin mahremiyet alanına dahil, özel hayatının sınırları içinde kalan bir eylem niteliği taşıdığı ve cinsel taciz olarak kabul edilemeyeceğinden bahisle, davacının kamu görevinden çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının bilgisayar işletmeni olarak görev yaptığı dönemde İş-Kur çalışanı G.Y. ile arasında bir yakınlaşma olduğu, bu çerçevede şahısların birbirleriyle mesajlaştığı, pişman olarak G.Y.'den uzaklaşmak istemesine rağmen, G.Y.'nin şikayete konu mesajlardan sonra görüşmeye devam etmek istediği ve müstehcen içerikli mesajlaşmalardan sonra da davacıya mesajlar atmak suretiyle görüşmeye devam ettiği, mesaj içerikleri ve resimleri davacının evine ve kuruma gönderdiği, davacının şikayeti ile savcılığa intikal eden bu durum sonrasında taraflar arasında uzlaşma tutanağı düzenlendiği, dolayısıyla eylemin cinsel taciz olarak değerlendirilemeyeceği, netice itibarıyla disiplin cezası hükmüyle, iddia edilen eylemin uyuşmadığı; ancak, Devlet memuru olan davacının, bu yakınlaşma ve mesajlaşmalar nedeniyle, taşıdığı memuriyet sıfatının gerektirdiği özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı anlaşıldığından, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesinin (b) fıkrasının ikinci bendinin (t) alt bendinde yer alan, taşıdığı sıfatın gerektirdiği özen yükümlülüğüne aykırı, genel ahlak ve edep dışı tutum ve davranışlarda bulunmak fiili kapsamında kınama cezasıyla cezalandırılması gerektiğinden, kamu görevinden çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde hukuki isabet bulunmamakta ise de, kararın sonucu itibarıyla yerinde olduğu; öte yandan, davalı idarece karardaki gerekçeler dikkate alınarak yeniden işlem tesis edilebileceği gerekçesiyle istinaf başvurularının gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: ... Kurulu Başkanlığı tarafından; davacının, 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (b) fıkrasının altıncı bendinin (b) alt bendinde yer alan fiili işlediğinin tespiti nedeniyle davacı hakkında tesis edilen kamu görevinden çıkarma cezasının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.... Üniversitesi Rektörlüğü tarafından; davacı ve G.Y. arasında yaşanan ve adli makamlara da yansıyan olayın önce iki kişinin rızası ile başladığı; ancak, davacının, G.Y.'ye gönderdiği mesaj içerikleri ve müstehcen görsellerle kamu hizmeti ile bağdaşmayacak tutum ve davranışlar içerisine girdiğinden, 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (b) fıkrasının altıncı bendinin (b) alt bendi kapsamında yapılan işlemlerde ve değerlendirmelerde mevzuata herhangi bir aykırılık söz konusu olmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararı hukuka uygun bulursa onayacağı, kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onayacağı hükmüne yer verilmiştir.Buna göre; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, "davacının sübuta eren fiilinin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesinin (b) fıkrasının ikinci bendinin (t) alt bendinde yer alan, taşıdığı sıfatın gerektirdiği özen yükümlülüğüne aykırı, genel ahlak ve edep dışı tutum ve davranışlarda bulunmak fiili kapsamında olduğu ve bu fiilin karşılığı olarak kınama cezasıyla cezalandırılması gerektiği" şeklindeki gerekçeye yer verilmesinde hukuki isabet bulunmamakta ise de, bu husus, karardaki diğer gerekçenin hukuka uygun bulunması karşısında, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının gerekçeli olarak reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, gerekçesi düzeltilerek ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.